Ali Fuat Yılmazer; Hiç bir operasyon Başbakan’dan izinsiz yapılmadı
Emekli İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer, Bugün TV’de Merkez Siyaset programına gündemi değiştirecek açıklamalar yaptı. Yılmazer, Ergenekon, Balyoz, Oda TV, KCK ve Atabeyler gibi soruşturmaların hepsinin Başbakan’a arz edilerek sürdürüldüğü ve tutuklamaların da Başbakan’ın talimatıyla yapıldığını ifade etti.
Yılmazer’in açıklamaları özetle şöyle:
BAŞBAKAN'DAN TALİMATLARLA TÜM OPERSAYONLAR YAPILDI, NEREDE CEMAAAT
“25 yıllık meslek hayatımda böyle bir devir görmedim. Hukuksuzluk had safhada. Ben Cemaatçi değilim. Fethullahçı olduğuma dair haberlerin kaynağı Aydınlık Gazetesi’dir. Oda TV soruşturmasından sonra sözde Ahmet Şık ve Nedim Şener’i sahte delillerle gözaltına aldığımız iddia edildi ve ben görevden alındım. 2008 yılının başından itibaren operasyon hakkında bizzat Başbakan’a ben bilgi veriyordum. Ondan aldığım talimatlara göre hareket ediyordum. Götürdüğümüz bilgiler ve ondan aldığımız perspektif sayesinde operasyonlar yapıldı, o halde nerede Cemaat?
ODA TV DE BAŞBUĞ'UN TUTUKLANMASI DA BAŞBAKAN'IN TALİMATI
Başbakan, bize ‘tutuklayın’ dedi tutukladık. Oda TV soruşturması Başbakan’ın talimatıyla yapılmıştır. Asıl kırılma İlker Başbuğ’un tutuklanmasıyla başladı. Başbakan’ımızın talimatı ‘mutlaka tutuklansın’ olmuştur.
HEM TUTUKLAYIN DİYOR, HEM TOPLUMA BAŞKA ŞEY SÖYLEDİ
Başbakan, hemen tutuklanmanın akabinde açıklama yaptı, herkes altüst oldu. Hem tutukla diyorsunuz hem de Türk toplumuna bambaşka bir açıklama yapıyorsunuz. Bu açıklamalar, teşkilatı şoke etti ve Ergenekon sürecini sabote etti. Ergenekon, internet andıcı, Oda TV, KCK gibi operasyonlarda bütün bu tutuklamalardan Başbakan’ın bilgisi vardı.
MİT, ÖRGÜTLERİN EYLEMLERİNİ POLİSE HABER VERMEDİ
Metropollerde ölümlü eylemlerden haberi olan MİT elemanları var. Biz engellemesek eylem yapacak olan örgütler var ve MİT bunu biliyor ama bize haber vermiyor. Bunu Başbakan’a arz ettim 2008 yılında. Başbakan’dan perspektif almadan KCK operasyonları yapılmadı. Bize şunu dediler; MİT’i deşifre ettiniz, ben böyle bir şey yapmadım. Adli süreçte tüm ayrıntıları Başbakan’a arz ettim. MİT’in adının karıştığı bir durum söz konusu. Hakan Fidan ifade vermeyecek de kim verecek? İl Emniyet Müdürü’nün makamında oturuyorum, savcı 4 tane MİT’çinin numarasını istiyor ayrıca Başbakan bilgilendiriliyor. Başbakan’ın hiçbir geri dönüşü olmadı. Eğer geri dönüş olsaydı arkadaşlar, bu hassasiyeti savcıya iletirlerdi. Öcalan'ın el yazılı talimatı Kandil'e götürülüp eylemlere ikna edildiler.
7 ŞUBAT'TA 'CEMAAT' LAFI TAMAMEN KARARTMADIR
7 Şubat cemaat işi değildir, bu tamamen bir karartmadır. Ben bu işin göbegindeydim. Kimse milleti kandırmasın! HEDEF başbakan değildi, hedef Hakan Fidan değildi.
CEMAAT İDDİASINA AZİZ YILDIRIM NASIL İNANDIRILDI ANLAYAMIYORUM
Şike sürecinin tüm safhalarından Başbakan'ın haberi vardı. Önüne dosya konuldu. (Aziz Yıldırım'ın 1 numaralı zanlı olduğunu da biliyor muydu? sorusuna) dosya önüne konuldu diyorum lafın tamamını bana didirtmeyin. Cemaat iddiasına Aziz Yıldırım nasıl inandı, nasıl.
7 BİN KİŞİNİN DİNLENMESİ TEKNİK OLARAK DA MÜMKÜN DEĞİL
Dinleme sayılarının basında geçen rakamlarla örtüşmesi mümkün değil. İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'nün dinleme kapasitesi 2 bin 500'dür. 3 bin kişi dinlenemez, teknik kapasitesi yetmez. Takipte olan en az 10 örgüt vardır. İçinde PKK, Devrimci Karargah, sol örgütler, dini referanslı örgütler var. En düşüğü Selam örgütüdür. Bu soruşturmada en fazla dinlenen 300'dür, olsa olsa 500'dür. 7 bin kişi dinlenemez. Emniyet’te havadan dinleme yapan cihazlar yok. Sabri Uzun bu cihazların MİT ve Jandarma’da olduğunu söyledi.