loading
close
SON DAKİKALAR

Arınç: Başta bakanlar Twitter'ı bırakmalı

Arınç: Başta bakanlar Twitter'ı bırakmalı
Tarih: 03.01.2014 - 10:15
Kategori: Gündem

Bülent Arınç bakanlar dahil pek çok kişinin Twitter'dan gündem yaratmaya çalıştığını belirtip, bakanları uyardı ve ''Twitter'da bu kadar zaman geçirmeyi bırakmalılar'' dedi...

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Ankara 'da Başbakanlık muhabirleriyle bir araya geldi.

Bir soru üzerine Arınç kendisinin de sosyal paylaşım sitesi Twitter'da hesabı olduğunu belirtip şunları söyledi;

"Biz Twitter hesabından ciddi şeyler yazmaya çalışıyoruz. Ancak bazı bakan arkadaşlarımız bile sürekli bunlarla uğraşıyor. Bir başkası çıkıyor, iki bin kişilik liste var diyor. Bu öyle bir hastalık haline geldi ki, çıt çıt çıt, sabahtan akşama kadar bunlarla uğraşıyorlar. Danışman sıfatı taşıyan insanlar çıt çıt çıt, şu kadar tweet attım, şu kadar retweet aldı, elinin körü oldu. Bunlar iş değil.
Bunları bırakın. Başta bakan arkadaşlarımız olmak üzere bunları bırakmak gerek.

Biz doğru haberin peşinde olmalıyız. Çok konuşursak çok hata yaparız. Hatalarda politikada gerginliğe neden olur".

Yalçın Akdoğan'ın bir yazsında kullandığı 'orduya kumpas kuruldu' lafıyla alakalı ise; "'Bir kumpas kuruldu' kendi ifadesidir. Kendisine sormak lazım. Bir insan hem milletvekili hem de danışman olmaz. Bu arkadaşımız bir görevini bıraktı ama hala o görevde gibi düşünülüyor. Sen sözü dinlenen bir insansan sözündeki maksadı açıkla denir. O da 'açıkladım' diyor. Bu açıklama yeterli mi değil mi ona bakılır" yorumunu yaptı.

Arınç basın toplantısında şunları söyledi;
" Türkiye kendisi hareketli bir ülke, güçlü bir ülke. Ben baktığımda 11 yıldır devam eden istikrarlı hükümetin önemli işler başardığını görüyorum. Türkiye’de gerçekten maddi planda yapılan ekonomiyi yeniden inşa etmek, makro ekonomik göstergelerden her bireyin refah içinde yaşama kavuşmasına kadar, tüm sektörlerde çok önemli işler başardığını söylüyoruz.

Geçmişte çok kırılgan bir yapı vardı. Siyaset dışı kurumlar hükümetlere de kolaylıkla müdahale edebiliyordu. 11 yılda ilmik ilmik örülen yeni bir yapı var. Yeni Türkiye’de diyebiliriz. Vesayetlerin müdahalelerin ortadan kalktığı sivil asker ilişkilerinin yeniden kurulduğu, Türkiye’den anti demokratik uygulamaların sona erdiği bir dönem yaşıyoruz.

Cumhurbaşkanı seçiminde hileler ortaya çıkabilirİlk defa halk oyuyla cumhurbaşkanı seçilecek. Türkiye’de cumhurbaşkanları seçimi her zaman engellemelerle karşılaşır. Hatta hiç akla gelmeyecek hileler ortaya çıkabilir. 2007’de 367 gibi. Şüphesiz bugün herkes 367’yi gülümseyerek karşılıyor. Ama Türkiye bunu yaşadı. Herkesin gülüp geçtiği saçmalığı hepimiz yaşamıştık.

Aradan yedi yıl geçiyor, başka tartışmalar gündeme gelinebilir. Böyle bir durumda siyasi iktidar güçlü olduğunu göstermek, halk oylamasından altığı neticelerin sandığa yansıyacağını söyleyebilir. CHP açısından farklı şeyler, MHP açısından baktığımızda farklı şeyler gündeme gelebilir.

Bu flu ortamların ortadan kalkacağına yürekten inanıyorum. Sancılar yaşanabilir. Bunların hepsi birer sınamadır. Bunlardan başarıyla çıkacağız. Bugünkü rakamlarla sandığa gidildiğinde yeniden bir güven tazelemesi olabileceğini de düşünüyorum.

Türkiye'de böylesi kırılgan şeylerin yaşandığı ortamda şükür ki güçlü bir hükümet var. Abartılıp köpürtülen haberlerin de aslında maksatlı yayınlandığını biliyoruz. Sükunetle ve elbette olaylara şiddetle değil suhuletle yaklaşılması gerektiğini düşünüyoruz.
Ergenekon ve Balyoz gibi davalarla ilgili olarak Genelkurmay suç duyurusunda bulundu. Delillerin karartıldığı gerekçesiyle yapıldı bu başvuru. Bu başvuruyu nasıl değerlendiriyorsunuz? Yasal bir düzenleme gerekir mi? CHP liderinin de bir açıklaması olmuştu. İktidar partisi adım atarsa destek veririz demişti. Ergenekon ve Balyoz davalarında kademeli bir af çıkarılması yönünde bir iddia var. Hükümetin gündeminde midir? sorusuna Arınç şu cevabı verdi;

Bahsettiğiniz davaların bir kısmı kesinleşmiş, bir kısmı henüz yargı süreci tamamlanmamış. Kimsenin ismini adını ağzımıza almadan, bitmiş davalarla ilgili, şahıslarla ilgili, sivil davalarda olabilir, ceza muhakemesi kanununa baktığımızda o şartı taşıyorsa, tekrar iadeyi muhakeme isteyebilirler.

Ceza davalarında delil serbestliği esası vardır. Dava bitene kadar sanık, şüpheli ve avukatı, bu da görülsün, şu delilde var diye talepte bulunursa mahkeme bunu değerlendirebilir.
Af tehlikeli bir kelime
Bir genel af ve af beklentisi içinde hiç kimse olmasın. Af kelimesi çok tehlikeli bir kelime. Hükümetten parlamentodan birisi konuşursa herkes de büyük bir beklenti oluşur. İçerideki insanları düşünün, afla yatar afla kalkarlar. Hiç birimiz ağzımıza şu veya bu suçlular için af konusunu getirmeyiz. Hükümet olarak da bizim böyle bir düşüncemiz yok.

Bu tartışmanın elbette bazı insanları heyecanlandırdığını düşünebiliriz. Genelkurmay Başkanı'ndan, arkadaşlarım sordu haberim yoktu. Bir başvuruda bulunduğunu duydum.

Başvurunun içeriği ile ilgili bir bilgi yok. Bazı avukatların sözleri var. O avukatlar neyi ne kadar biliyorlar ben bilmem. Ama Genelkurmay Başkanımızın, Genelkurmay mensubu, bunların yargılananları olduğu kadar, aileleri çocukları ve arkadaşları da vardır. Eğer gerçekten bazı konulara yargının dikkat etmelerine inanmışlarsa, başsavcılığa, bir müracaattır şüphesiz. Bunun gerektiğince yeterince değerlendirilmesi gerekir. Bu talepler karşısında, hukuk devleti olan Türkiye’de yargının yapacağı şeyler vardır. Ya bu iddiaları değerlendirdikten sonra bu konuda yapılacak bir şey yoktur, yapılacak şey bunlardır diyebilir.
İçişleri Bakanı'na katılmam doğru olur
Hatay'da durdurulan ve İçişleri Bakanı Efkan Ala'nın Türkmenlere yardım götürdüğünü iddia ettiği TIR'la alakalı Arınç;
Bu sefer ismini söylemeyeyim. Her şeyi 17 Aralık’la irtibatlı görmeyelim. Ama zannediyorum ki bundan sonra da bir süre devam edecek. Dün bu TIR’la ilgili olarak İçişleri Bakanı'nın açıklamaları olmuş. Benim de ona katılmam doğru olanıdır. Suriye’de yaşanan olayların Türkiye’yi etkilememesi mümkün değil. Biz tabi Türkiye olarak çok insani bir iş yapıyoruz. Büyük bir maddi külfet getirmesine rağmen.
Burada görüldüğü kadarıyla TIR şüpheli olma sebebiyle durdurulmuş. MİT mensupları olaya müdahale etmeyin demiş. Vali bir yazı göndererek teyit etmiş. Savcı jandarma gelmiş. Onlara anlatılmış, tutanak tutulmuş. Ama bu resmi yazı karşısında MİT kanunu karşısında belli hükümler var. Bu konunun aranmadan devam etmesine karar verilmiş.
Bunun karşısında söylenecek sözlerin İçişleri Bakanı tarafından nasıl karşılandığı önemlidir. Suriye’deki Türkmenlere gönderilen insani yardım olarak bahsetmiştir. Ancak dün açıklama üstüne açıklama yapan CHP’nin milletvekillerini dinledim üzüldüm. Geçmişte de Esad'ın yanına gitmek için çok gayretleri olmuştu. Onların Esad ailesiyle duygusal bağları olduğunu da biliyoruz. Onlar Türkiye’nin Suriye’deki muhaliflere yardım yapıyor olmasını büyük bir suç olarak kabul ediyorlar.
Bizim Suriye’deki radikal unsurlara bir kuruş bir yardımımız yok. Suriye halkına da ayırt etmeksizin insani yardım yapıyoruz. Dolayısıyla speküle edilmiş haberleri bir kenara koyarak, bakanımızın açıklamasını ben şahsen yeterli görüyorum" dedi.
Emniyette görevden almalar
Bazı görevlere atanacaklar için, kanun ve yönetmelikler bir istihbarat yapılmasını ön görüyor. Uzman yardımcıları için de geçerlidir. Kritik sayılan noktalar için bilgi toplamaya ihtiyaç olduğu kanunla ön görülmüştür. MİT olabilir, bir başka kurum olabilir, talep üzerine yapmıştır. Bunu asker yapıyordur. Sivil de müsteşarından genel müdüre kadar, sahip olduğu 657 şartlarının yanında ahlaki yapısından tutunuz, nasıl bilinir diye sormuştur.

Ailesi eşi çocukları vesaire, inancı bir kenara atılmıştır, Başbakanlığın genelgesi vardır. Bu kanunla yapılmıştır.

Bunun dışında bazı yer değiştirmeler olmuştur. Diyelim ki Kaçakçılık Şube Müdürü alınmıştır, Yabancılar Şubesi'ne getirmiştir. Diyelim ki istihbarattan biri alındı, yerine getirilen kişi tapu kadastrodan mı hayır. Yine Emniyet'in içinden.
Paralel devlet iddiası
Bu tabirleri ben kullanmadım. Kullanmamaya da çalışıyorum. Ama bazı olaylar, bazı kişilerin görevlerini kötüye kullandıklarını, belli amaçlarla hareket ettiklerini gösteriyor. Ama bazı olayların, bu beraberlikler sebebiyle, Türkiye’ye karşı, içeride ve dışarda zor durumda bırakmak amacıyla hareket ettiklerini gösteriyor. Küçük bir grubun birbiriyle bağlantılı olarak böyle bir eylem yapmasını, hiçbir devlet faaliyet olarak göremez.

Derin devlet vesaire tartışmalarına karşı çok güzel bir söz söylenmişti. Devletin iki yüzü olmaz. Devletin bir yüzü olur, o da hukuktur demişti. Herkesin kendi sorumluluğunu bilmesi lazım bir. Eğer paralel yapı, çeteler vesaire, bunlar çok konuşulduğu için ağızlarımıza geliyor. Bir güce sahipse, kendi amaçları için kullanıyorsa, bize düşen onlarla mücadele etmektir. Bu nasıl yapılacaktır? Hukuk içerisinde yapılacaktır. Geçmişteki uygulamalar bizi hiç ilgilendirmez. Unutmayın, dün Mardin’de, çukurlar kazıldı, içinden iki tane battaniyeye sarılı insan kemiklerinin olduğu tespit edildi.

Faili meçhuller, alınıp götürülmelerin yaşandığı bir Türkiye’den herkesin hukuk önünde suçlanabildiği, yargılanabildiği aklanabildiği duruma geldik. Hiç kimse endişe duymasın.

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları