loading
close
SON DAKİKALAR

''Avukatların suçu adalet arayışı mücadelesi vermeleridir.”

''Avukatların suçu adalet arayışı mücadelesi vermeleridir.”
Tarih: 26.01.2013 - 12:19
Kategori: Sağlık, Yaşam

409 haftadır Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelen Cumartesi Anneleri bu haftaki buluşmalarını tutuklu avukatlara ithaf ettiler...

Cumartesi Annelerinin, 409. Haftaki buluşmaları geçen hafta tutuklanan avukatlara, tüm katledilen, kaybedilen ve hapis yatan avukatlara ithaf edildi.


''Devlet araya kalın duvarlar örüyor''

1995 yılında gözaltında kaybedilen Hasan Ocak’ın ağabeyi Ali Ocak, yıllardır bu meydanlarda acılarını paylaştıklarını vurgulayarak, devlete yaptıklarıyla yüzleşmesi için her hafta çağrıda bulunmaları karşısında devletin araya kalın duvar çektiğini belirtti.

Yeni kaybetme politikalarıyla devletin muhalif çizgilere yönelik baskıcı tutumunun devam ettiğini söyleyen Ocak, bunun örneği olarak ise tutuklanan avukatları gösterdi.

Muammer Güler’in İçişleri Bakanlığına getirilmesine yönelik ise ‘’İnsanımız ve vatanımız için tehlikeli görüyorum’’ dedi.


''Suçumuz kendimizi herkes için feda etmemiz''

1994 yılında kaybedilen Nihat Aydoğan’ın karısı
Halime Aydoğan, eşinin gözaltına alınmasından 20 gün sonra kaybedildiğini daha sonrasında ‘’Nihatı bıraktık. PKK’ye katılmıştır’’ dediklerini belirterek, suçlarının kendilerini herkes için feda etmek olduğunu söyledi.

Çocuklarının geçimlerini sağlamak için okuyamadıklarını dile getiren Aydoğan, ‘’Yıllardır bu meydanlarda oturan annelerin çocukların günahı ne?’’ diye sordu.


''Düşmana dahi gül uzatacak kadar alçak gönüllüydü''

90’lı yıllarda gözaltında kaybedilenlerden biri de Cumartesi Annelerinin de avukatlığını yapmış Şevket Epözdemir idi.

Şevket Epözdemir’in ağabeyi
Behçet Epözdemir kardeşinin öz geçmişini okuyarak başladı konuşmasına.

İHD Temsilcisi olduğu 25 Kasım 1993 akşamı saat 20 sularında arabasını park ettiği sırada, kontrgerilla ve işbirlikçileri tarafından kaçırılarak katledildiğini ifade eden Epözdemir, kardeşinin çocukla çocuk, büyükle büyük olduğunu, düşmana dahi gül uzatacak kadar alçak gönüllü olduğunu söyledi.

Kardeşinin "Eğer halkına hizmet etmek istiyorsan, bulunduğun pozisyonun ne ise, o pozisyonda onlara yararlı olabilirsin. Yeter ki mum gibi kendini yak ve etrafını aydınlatma çalış." sözlerini hatırlatan Epözdemir, Her hal ve pozisyonda halkının yanındaydı ve halkını aydınlatmak için bir mum gibi tutuştu, etrafını aydınlattı ve şehadet mertebesine ulaştı’’ dedi.

Bu haftanın basın açıklamasını kayıp yakınlarının avukatlarından
Av. Gülizar Tuncer okudu. 

Tuncer, yargının konumuna değinerek şunları ifade etti:“Yargının hukuksuz işleyişinin, kayıplarımıza ulaşma ve faillerinden hesap sorma mücadelemizin önündeki en büyük engellerden biri olduğunu söylüyoruz. Yargının evrensel hukuktan bağımsız işleyişinin rejimin politik bir tercihi olduğunu söylüyoruz.”

Açıklamada Tuncer, kayıp yakınları avukatlarından Av. Şevket Epözdemir ve Av. Metin Can'ın kaybedilmesi ve katillerinin korunması sürecini aktararak, avukatlara yönelik bugün de baskıların sürdüğünü ifade ederek sözlerini sürdürdü.

Avukatlara kumpas kurulduğunu ifade eden Tuncer şunları söyledi: “Biliyoruz ki avukatlarımızın en büyük suçu gözaltında kaybedilenlerin, infaz edilenlerin, işkence görenlerin insan hakları ihlallerine maruz bırakılanların adalet arayışının mücadelesini vermeleridir.”



Vişne Haber Ajansı/Rojda Duygu Yeşilgöz


ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları