loading
close
SON DAKİKALAR

Barış Meclisi: Barış herkese lazım!

Barış Meclisi: Barış herkese lazım!
Tarih: 22.10.2015 - 15:37
Kategori: Gündem

Türkiye Barış Meclisi, KCK tarafından ilan edilen Tek Taraflı Eylemsizlik kararını değerlendirmek ve çatışmasızlığa geçiş önerilerini paylaşmak için Taksim Hill Otel’de basın toplantısı düzenledi.

Türkiye Barış Meclisi, 22 Ekim 2015 Perşembe saat 11:30’da KCK tarafından ilan edilen Tek Taraflı Eylemsizlik kararını değerlendirmek ve çatışmasızlığa geçiş önerilerini paylaşmak için Taksim Hill Otel’de basın toplantısı düzenledi.

Türkiye Barış Meclisi’nin bugün Taksim Hill Otelde düzenlediği ve Erol Katırcıoğlu, Yüksel Taşkın, Ticaret Ünv. Öğretim Üyesi Halil İbrahim Yenigün, Eski Çalışma Bakanı Ziya Halis, Avukat Nurcan Kaya, Meral Saklayan’ın konuşmacı olarak katıldığı basın toplantısında Sözcü Hakan Tahmaz’ın okuduğu metin şöyle:

''Türkiye adım adım yeniden silahların konuştuğu, cenazelerin kalktığı, dağların ve ovaların bombalandığı, hendeklerin kazıldığı, yaygın sokağa çıkma yasaklarının uygulandığı, kitlesel katliamların yapıldığı, çocuklarının kurşunlara hedef olduğu bir ülkeye döndü. Hâlbuki son iki yılda, Çözüm Süreci’nde barış yolunda önemli gelişmeler yaşanmıştı. Küçümsenemeyecek başarılar ve deneyimler edinilmiş, barış umudu, isteği güçlenmişti.

Yanlışlarda ısrar etmek, eksiklikleri görememek, alışkanlıkları ve eski bakışları terk edememek ve nihayetinde küçük, günlük dar siyasal hesaplar yeniden savaş kapısını araladı. Türkiye, geri dönülmesi zor bir yola sokulmaya çalışılıyor.

Savaş siyaseti, demokratik siyaset ve demokratik mücadele zeminlerine ağır darbeler vuruyor. Cezaevleri yerel yöneticilerle ve siyasetçilerle dolmaya başladı. İki gün önce Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin başına gelenler, HDP Seçim Bildirgesi’nin bir yerel mahkeme tarafından toplatılması gibi uygulamalar Türkiye’nin nasıl bir karanlığa sürüklendiğini gösteriyor.

10 Ekim’de Ankara Barış Mitinginde 102 kişinin yaşamını yitirmesine, 500’e yakın insanımızın yaralanmasına yol açan katliam Diyarbakır ve Suruç’tan sonra yeni bir milat oldu. Barışın inşasını kökten sarsan ve zora sokan yeni toplumsal sorunlara yol açtı. İnsanlarda barışamama duygusunu ve düşüncesini derinleştirdi. Farklı kesimlerde “bunlarla barış olmaz” sözünü fazlasıyla duyar olduk. Karşılıklı güvensizlik büyüyor.

Bu, çözümün bedelini ağırlaştırıyor ve yolumuzu uzatıyor. 30 yılı aşan savaştan çıkarılan dersleri bir çırpıda unutmak ve ağır bedeller ödediğimiz yöntemlere dört elle sarılmak aklın yolu olmaz. Nefret, öfke ve güç gösterisine dönüşen bu savaşı durdurmakta geciktiğimiz her an, zifiri karanlığa daha fazla yaklaşıyoruz.


Bu nedenle bu gidişatı durdurmak zorundayız. Mümkün olan en kısa sürede yeniden kaldığımız noktaya dönülmelidir. Herkes artık Yeni Çözüm Süreci’nin eski gibi olmayacağının farkında. Türkiye’nin ve hepimizin bunun nasıl olacağını konuşmaya, tartışmaya ve çözüm yolunu bulmaya ihtiyacı var. Buna mecburuz. Barış herkese lazım. Bundan kaçış olamaz. Dünyayı yeniden keşfetmeyeceğiz.

Dünya deneyimlerinden ve iki yıl süren Çözüm Süreci’nden çıkarılacak derslerle kendimize has Yeni Yol Haritası oluşturmalıyız.

Ancak bütün bunlar için zamana ve sükûnete ihtiyacımız var. Önce ölümlerin önüne geçilmedir. Ankara Katliamı’nın olduğu 10 Ekim 2015 tarihinde KCK tarafından 1 Kasım seçimlerine kadar geçerli olacak Tek Taraflı Eylemsizlik açıklandı. Hükümet ise, bunu muhatap almadığını, askeri ve siyasi operasyonları sürdüreceğini açıkladı. Nitekim aynı günün akşamı Türkiye yastayken askeri ve siyasi operasyonlar yapıldı. Eylemsizlik karşılık bulmadı. Ölümler sürüyor. Eylemler durmadı.

Bu eylemsizlik kararının gerçek anlamda uygulanabilmesi şu an hayati önemdedir. Bu bir ilk adım olabilir. Bunun hızla son iki yılda olduğu gibi karşılıklı çatışmasızlığa dönüşmesi yeni bir sürecin başlatılması açısından elzemdir.

Bu nedenle Barış Meclisi ve birçok kurum, bu doğrultuda üç aydır yoğun bir çaba gösterdi. Ancak ortaya çıkan fırsat değerlendirilemedi. 1 Kasım seçimlerine çok az zaman kaldı. Türkiye’nin bugünkü gerilimi daha fazla kaldıramadığı çok açık ortadadır. Herkes bunu dikkate almalı ve hızlı hareket etmelidir.

Biz ilk adım olarak Abdullah Öcalan’ın tecridine son verilmesi ve görüşmenin sağlanmasının zorunluluğuna dikkat çekmek istiyoruz. 10 Ekim’de ilan edilen eylemsizliği çatışmasızlığa dönüşmesinin yolu İmralı’dan geçiyor. Bundan geri durmak ölümleri önemsememek anlamına gelecektir.

Bunun için parlamentodaki bütün partiler cesaretle çatışmasızlığa geçiş sağlayacak bir açılım geliştirmeliler. Bu gün AKP ve CHP, bu düğümü açacak kilit bir konuma sahipler. Oy hesabıyla bu sorun aşılamaz. Kaldı ki, 1 Kasım’da seçmenin felakete gidişi durduracak iradeye güç vereceğinden emin olmalıyız. Bu ülke insanlarının büyük çoğunluğu savaş değil, çözüm istiyor. Bunu Ankara Katliamı’ndan sonraki protesto gösterilerinde bir kez daha gördük.

Şimdi yapılması gereken şudur: KCK eylemsizlikte ısrar etmeli, parmağını ettikten çekenlere karşı yapılan operasyonlar durdurulmalı, çatışmasızlığa dönmek için Abdullah Öcalan ile görüş sağlanmalı ve yeni bir çözüm iradesinin ortaya çıkaracak bir seçim süreci yaşanmalıdır. Bu ancak Hükümet ve ana muhalefet partisi başta olmak üzere bütün partilerin, sivil toplum örgütlerinin ve seçmenin kendi sorumluluklarını doğru ve zamanında yerine getirilmesi halinde başarılabilir. ''

Vişne Haber Ajansı - Çiçek Güçlü

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları