loading
close
SON DAKİKALAR

CHP İstanbul il yönetimi Dilek Doğan'a ziyaret etti

CHP İstanbul il yönetimi Dilek Doğan'a ziyaret etti
Tarih: 25.10.2015 - 12:22
Kategori: Gündem

Dilek Doğan'ı hastanede ziyaret eden CHP İstanbul İl yönetiminin oluşturduğu heyeti Dilek Doğan'ın annesi ve babası tarafından karşılandı.

Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl Başkanlığı'nın oluşturduğu Ali İsmail Korkmaz Çalışma Grubu 25 Ekim Pazar günü saat 12.30’da Dilek Doğan’ı tedavi gördüğü Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ziyaret etti...

Dilek Doğan'ı hastanede ziyaret eden CHP İstanbul İl yönetiminin oluşturduğu heyeti Dilek Doğan'ın annesi ve babası tarafından karşılandı.

Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl Başkanlığı, barış ve demokrasi talebiyle bir araya gelen İstanbullularla dayanışma ve işbirliği içerisinde hareket edebilmek amacıyla Ali İsmail Korkmaz Çalışma Grubu adı altında bir platform kurdu. Toplumun farklı kesimlerinin emek, barış ve demokrasi talebiyle yürüttükleri çalışmaları ortak eylem ve etkinlik zemininde buluşturmayı hedefleyen platformda gazeteci, işçi, sendikacı, sanatçı, akademisyen, öğrenci, memur gibi farklı meslek gruplarından isimler yer alıyor.

Ziyarete katılacak isimlerden bazıları şöyle; CHP İstanbul İl Yönetim Kurulu Üyeleri Cemal Coşkun, Elif Uluğ, Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Doğan Demir, İstanbulgecegi.com Genel Yayın Yönetmeni İmambakır Üküş, CHP Hatay Milletvekili Hilmi Yarayıcı, CHP İstanbul Milletvekili İlhan Cihaner, Fevzi Gümüş, İnan Güney, Yüksel Mansur Kılınç, Dursun Bulut, Gazeteci Yazar Miyase İlknur, Yazar Şükrü Yıldız ve Gezi Gazileri Dayanışma Platformu’ndan Aydın Aydoğan katıldılar...


Dilek Doğan'ı hastanede ziyaret eden CHP İstanbul İl yönetiminin oluşturduğu heyeti Dilek Doğan'ın annesi ve babası tarafından karşılandı.



Dilek Doğanı ziyaret eden heyet Annesi ve Babası ile birlikte bir basın açıklaması düzenledi. 


CHP İstanbul il basından sorumlu başkan yardımcısı Elif Uluğ basın açıklamasını okudu. Açıklamada;

Sevgili basın emekçileri;

Tam bir hafta önce, bugün…



Bir emekçi halk çocuğu, masum kardeşimiz Dilek Doğan,

Maalesef, yurttaşlarımızın can güvenliğini korumakla görevli ve sorumlu olan bir polis memurunun kahrolası kurşunu yüzünden yaşam mücadelesi veriyor…

Masum insanların hayatının bu kadar ucuz olduğuna, çürümüş dikta rejimlerinde sıkça rastlardık… Diktatörler ve piyonlarının keyfi eylemleri ve katliamları uzun sürmedi. Diktatörler, piyonları ile birlikte ağır bedeller ödeyerek tarihin çöplüğündeki yerlerini aldılar…

Sevgili basın emekçileri;

Yavrumuzun canına kasteden bu şahıs; hiç kuşkunuz olmasın adalet önünde hesabını verecek ve masum insanların canlarına kastetmenin bedeliyle adalet önünde yüzleşecek…

Bunun takipçisi olmaya devam edeceğiz…



Sevgili basın emekçileri;

Masum yavrumuzun hayatına karşı işlenen suç; yasalarda tanımlandığı gibi adam öldürmeye tam teşebbüstür. Suçun maddi ve manevi unsurları tümüyle oluşmuştur. Bu şahsın devlet memuru olması, bu suçun ağırlaştırıcı unsurudur.

Soruşturma savcısının gizlilik kararı, son yıllarda kural haline gelmiştir. Oysa, gizlilik kararı yasanın özüne ve ruhuna aykırıdır. Hukuk devletinde, ancak ve ancak sıradışı ve istisnai hallerde gizlik kararı mümkündür.

Dilek Doğan soruşturmasında, daha önceki benzeri suçlarda tecrübe edindik ki, bu tür kararlar maalesef suçluları koruma tedbiri olmuştur.

Savcı, soruşturmanın selameti gerekçesi ile dosya hakkında kısıtlılık talep etmiştir. Sulh ceza hakimi ise; maalesef ,talebi aynen hüküm altına alarak, Dilek Doğan nezdinde topluma ve yaşam hakkına karşı işlenen suçun gizlenmesine neden olmuştur.

Eğer savcının ve sulh ceza hakiminin soruşturmanın selametinden kaygısı olsaydı….

1.Öncelikle ,soruşturmanın başlığına kasten adam öldürmeye teşebbüs yazarak başlaması gerekirdi.

2.Dilek Doğan’ın hayatına kasteden saldırgan, tutuklama talebi ile hakimliğe sevk etmesi gerekirdi.

3.Hukuk devletlerinde yargıçlar bu şahısları, suçun niteliğini dikkate alarak tutuklar; sanığı da, işlediği suçun utancıyla yüzleşme hakkından mahrum etmezdi...

4.Hukuk devletinde, emniyet müdürlüğü, bu şahsı açığa alır, silahına da el koyardı…

5.Emniyet, Dilek Doğan’a karşı işlenen suçun sorumluluğunu üstlenir, ailesinden ve toplumdan özür dilerdi.

Hayır, bunu yapmadılar… İleri süreçte işlerine yarayabilir diye, yaşam mücadelesi veren kızımız hakkında soruşturma başlattılar…

Oysa… Bir empati yapabilseler, gözlerini bir an kapatıp bu gün yaşam mücadelesi veren Dilek Doğan değil de kendi çocukları olduğunu bir an düşünebilseler… İşte o zaman, insan hayatının ne kadar değerli olduğunu daha iyi anlayabilecekler. Ama bu onlar için uzak bir şey, bununda farkındayız…

Emin olduğumuz bir şey var… Artık adalet, adaletsizliğin adresi oldu. İyi niyetli yargıçlara, savcılara ve polislere rağmen, adalet tüm unsurları ile siyasetin tam göbeğinde taraf olmuş ve siyasetin emrinde yerini almış…

Adalet için en büyük tehlike, adaleti temsil eden kişilerin siyasi kaygılarla veya inandıkları siyasi görüşlerine uygun hareket etme güdüsüdür…



Bir yargıç, bir savcı, bir polis “bizimkiler ve onlar” dediğinde faşizm en güçlü dayanağını bulmuş olur… Ve dolayısı ile en güçlü direnişi karşısında bulur…

Özellikle son on yıldır, masum insanlarımıza karşı işlenen açık suçların hiçbirisi gözümüzden kaçmıyor, hukuk gün gelecek masum insanların sesi ve gücü olacak, elbette sorumlular hesap verecek…

Sevgili basın emekçileri, sevgili yurttaşlar,

CHP… Her zaman olduğu gibi, kimsesizlerin kimsesi olacak, nerede zalim varsa safını mazlumun yanında alacak…

Hiç şüpheniz olmasın, hukuku, adaleti, barışı, demokrasiyi, özgürlüğü savunmaya devam edecek…

Dil, din, cinsiyet ayırmadan insanı, sadece insanı savunmaya devam edecek…

Hepinize teşekkür eder, Dilek yavrumuza acil şifalar dileriz, ailesine ve halkımıza geçmiş olsun…

Vişne Haber Ajansı - Dilfiraz Değerli

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları