loading
close
SON DAKİKALAR

CHP Sözcüsü Öztrak: 2018 ekonomide riskin arttığı, hukukun tepelendiği, güvenin kaybolduğu bir yıl oldu

CHP Sözcüsü Öztrak: 2018 ekonomide riskin arttığı, hukukun tepelendiği, güvenin kaybolduğu bir yıl oldu
Tarih: 28.12.2018 - 09:03
Kategori: Gündem

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak 2018'in ekonomi karnesini değerlendirdi.

"2018 evine ekmek götürmekte zorlanan, doğalgaz yakmamak için kazak üstüne kazak giyen, iş bulamayan, evlenemeyen, hayal kuramayan yüzbinlerce vatandaşımız için çok zor bir yıl oldu" diyen Öztrak, "Kriz bitmedi. Türkiye 2019'a derin bir travmayla giriyor" dedi.

Öztrak'ın açıklamaları şöyle:

"Saray 2018'de ekonomiye ilişkin kendi değerlendirmelerini yapıyor. Bunlar içinde borca batırılan milletin evinin tapusunu bankalara kaptırma korkusuyla yaşadığını, vatandaşın hayat pahalılığı altında inim inim inlediğini, işsizlerin kendilerini yaktıklarını duymuyoruz. Saray damadı bakan milletle adeta alay ederek 2018'de ekonominin güçlü bir performans yakaladığını söylüyor. Bu sözler saray mensuplarının milletten nasıl koptuklarını ortaya koyuyor. Kayınpeder ise teröre yardım ve yataklıktan tutukladığı 'bu fakir bu görevde kaldıkça göndermem' dediği papazı ABD başkanının emriyle Trükiye'den oval ofise 24 saat içinde gönderdiği tarihi milat almış. 1 yılda 12 ay olduğunu unutmuş ekonomiyi bu tarihten itibaren ortaya çıkan gelişmelerle birlikte değerlendiriyor. Milletimiz 1 yılda 12 ay olduğunu biliyor. 

2018 evine ekmek götürmekte zorlanan, doğalgaz yakmamak için kazak üstüne kazak giyen, iş bulamayan, evlenemeyen, hayal kuramayan yüzbinlerce vatandaşımız için çok zor bir yıl oldu. Kriz bitmedi. Türkiye 2019'a 2018'den devraldığı derin bir travmayla giriyor. 2018 Türk ekonomisinde risk ve belirsizliklerin arttığı bir yıl oldu. TL dolar karşısında tarihi düşüşler yaşadı, Türkiye'nin risk primi olağanüstü seviyeye çıktı. 2017 sonunda vatandaşımız elindeki 1000 TL ile 265 dolar alabiliyordu şimdi aynı parayla sadece 188 dolar alabiliyor. TL dolar karşısında yüzde 29 değer kaybetmiş.
Türk Lirası IMF ile anlaşma yapmak zorunda kalan Arjantin'den sonra kendi liginde en fazla değer kaybeden para. Ülkelerin borçlarını ödememe riskine karşı yapılan sigorta priminde olağanüstü artış yaşandı. 1 milyon dolarlık borç için 16 bin ödüyordu bu 36 bin 500 dolara çıkmış. Burada da Arjantin'le beraber ilk 2'deyiz. 2018 ekonomik güven endeksi geriledi.
Politika faizi en yüksek 3. ülkeyiz. Önümüzde yine Arjantin ve Surinam var. 2018 ekonomide riskin arttığı, hukukun tepelendiği, güvenin kaybolduğu bir oldu.
2009 krizinden bu yana ilk kez yatırımlar geriledi. Aynı dönemde mevsim etkilerinden arındırdığımızda Türkiye yüzde 1.1 küçüldü. Ekonomi resesyona girmiş vaziyette. Ortada yüksek de bir enflasyon var. 2018 kasımında enfalasyon yüzde 11.8.
Dünyada en yüksek enflasyona sahip 10 ülkeden biriyiz. Vatandaşlarımızın çarşıda pazarda yaşadığı enflasyon bu rakamların çok üzerinde. 2018'de milli gelirimiz düştü. Gerileme özellikle Erdoğan'ın cumhurbaşkanı sçeildikten sonra 'farklı bir cumhurbaşkanı olacağım' dediği tek adam ucube parti devleti sistemine geçildiği tarihten itibaren belirginleşti.
İlk 10 ekonomiye mevcut kriterlerle girme şansımzı kalmadı. Vaat hesaba uymazsa vaatlerimizi hesaba uydururuz dedi. Sıkılmadan satın alma gücünden bahsediyor. Herhalde saray efradının satın alma gücünden bahsediyor. Daha düne kadar emeklilkte yaşa takılanların haklarını vermeyenler, bu sabah bakanların haklarını bir karanameyle çözüverdiler.
Bu senenin asgari ücretinin açıklandığı tarihte asgari ücretle 422 dolar alınıyordu, aynı asgari ücretle ancak 381 dolar alınıyor.
Vatandaşına iş imaknı sağlayamayan bir ekonomide kurlarla faizlerle değerlendirmeye kalkarsanız ya faiz lobisi mensubu ya da yandaşısınızdır.
İşsizlikte de durumumuz kötü. İşsiz vatandaşlarımızın sayısı geçen senenin sonundan bu yana yarım milyon artmış. 3 milyon kayıtlı işsiz var. Gençlerimizin 5'te 1'i işsiz. Sarayın bunu görmesi mümkün değil. Çünkü orada işsizlik yok. Saray halkı Beştepe'den milletimize dürbünü ters tutarak bakıyorlar. Millet bağırıyor ama bu ses saraya ulaşmıyor.
Rakamlar halka refah getireceğiz, istikrarı sağlayacağız, diyen ucube saray rejiminin hiçbir şey getirmediğini, bir tek saraya yaradığını açık seçik anlatıyor.
Bu yılın ocak ayında protesto edilen senetler yüzde 42 artmış 15 milyar TL'ye çıkmış. Bankaların alacakları yüzde 40 artmış. Kimse kimseye borç ödemek istemiyor. 31 Mart'ta milletten göreceği sarı kart sarayın kimyasını bozuyor. FOX TV ve Halk TV'ye yayın yasağı getiriliyor, milletvekilllerinin dokunulmazlığını kaldırıyorlar. Sınırlamaya tabi olmadan cumhurbaşkanının olanakları kullanacak YSK kararıyla. Anayasa çiğneniyor Meclis başkanı istifa etmeden aday olmasının önü açılıyor. 16 yılda şişirilen ekonomimizin uçurumun kenarına geldiğini ortaya kokuyor.
Ucube bütçeyi de gördük. Bütçeden millete hizmet etmek için verilen ödenekler sadece yüzde 13 artıyor. Faizlere yüzde 54 artıyor. Cami avlusunda faize karşıyız diyen bu iktidar faiz lobisine hizmette sınır tanımıyor. Bu kardeşinize oy verin ne olacak görün, demişti. Gördük işte.
Saray IMF ile anlaşma için çoktan düğmeye basmış. Her şeyi cevap yetiştirmeye çalışan saray bir tek buna cevap vermedi. Siz IMF ile söz kesmişsiniz. Nişanı ve nikahı birlikte 31 Mart'tan sonra yapacaksınız. Saray seçim kazanmak için ekonominin tüm dengelerini dağıtacak sonra da IMF'ye toplatacak. (Ekonomik krizi) Önce dış güçlere yıktı, asprin tedaisiyle geçiştirmeye çalıştı. Acaba görmezden gelerek sorunları çözebilir miyim, diye düşündü. Sorunları çözemeden içilecek ilacın dozu her gün ağırlaşacak. Bu ilacı vatandaş içecek.
IMF'nin Arjantin'e verdiği reçetede sıkı bütçe politikası uygulayacaksın, maaşı artırmayacaksın, ilave vergi koyacaksın, enerjie verdiğin desteği sıfırlayacak, bütçeyi keseceksin, diyor. Arjantin'de faizler yüzde 60.
Ülkemiz IMF kapısına düşmesin, üreterek büyüme aşamasına geçelim. Yerli tedbirlere vatandaşa az hasar verecek şekilde krizi atlatalım, dedik.
Ekonomiyi ehil ellere verin, demokrasinin ayarlarıyla daha fazla oynamayın, MB ve bağımsız kurulların işlerine karışmayın, akılcı dış kaynak yönetimini tesis edin dedik. Kamu ihalelerinde TL'ye dönün, yandaşa ve adrese teslim ihale düzenini sonlandırın, Sayıştay'ın elini kolunu bağlamayın, Varlık Fonu'na son verin, borçlanmaya disiplin getirin, vergi cenneti listelerini yayınlayın, kamuda israfa son verin, dedik. Bunları yaparsanı millet IMF binasında yazılacak acı ilacı içmek zorunda kalmaz. İsrafı azaltmak nerede, daha da artırdılar.
İhalelerle ihale yapmayın dedik. Dolar, euroyla milletten borçlanmaya kalktılar.
Türkiye'nin çok büyük bir ekonomik potansiyel sahip olduğunu bilelim. İyi yönetildiğinde başarılmayacak bir şey yok. Tarım toprakları hepimizi doyurabilir ,sanayisi hepimize iş verebilir. Hukuk tanımayan bu iktidarın elinde ülkemiz kötü yönetiliyor. Yaklaşan sandık kibir abidesi iktidara uyarı fırsatıdır. Milletimizin bunu yapmak için sabırsızlandığını görüyorum.

(Kılıçdaroğlu'nun 'Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığı meşru değil' sözleri) OHAL şartlarında bir referandum yaptık. Bu şartlarda referandumun adil olmadığı bilinir. Referandum sürecinde maç bitti, oyunun kurallarını değiştirdik. Mühürsüz pusulaları geçersiz saydık. Karşı taraf devletin imkanlarını kullandı. Muhalefetin ise sesini duyurma imkanı kısıtlıydı. Yüzde 52 oy aldım diyor. Yüzde 50 ile rejimi değiştirmeye kalktınız. Bu getirilen sistem ne kadar meşrudur. Cumhurbaşkan deyince cumhurun başını kastedersiniz. 1940'ta bu ayrılmıştır. Cumhurbaşkanı mı olmak isityorsun parti genel başkanlığından vazgeçeceksin. Cumhurbaşkanının sahip olduğu her korumaya CHP genel başkanıyla milletin önünde yarışıyor. Bunun neresi adil? Cumhurbaşkanı gerçekten milltetim cumhurbaşkanı değildir, meşru da değildir.
(İYİ Parti ile ittifak) Arkadaşlarımız müzakerelere devam ediyorlar. En kısa zamanda açıklanacaktır.
(Bahçeli'nin Kılıçdaroğlu'na yönelik sözleri) Sarayın bekçisinin bugün izlemekte olduğu sert üslup karşısında genel başkanımızın üslubunu sert diye elştirmeye hakları yok.

Kaynak : Vişne Haber Ajansı-www.istanbulgercegi.com

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları