loading
Yükleniyor
close
SON DAKİKALAR

CHP’den Kürt sorunu için sekiz öneri

CHP’den Kürt sorunu için sekiz öneri
Tarih: 12.02.2012 - 20:00
Kategori: Siyaset

Parti Meclisi’ne sunulan ve görüş istenen raporda 8 öneri yer aldı.

Parti Meclisi’ne sunulan ve görüş istenen raporda şu öneriler yer aldı: 
1-Eşit anayasal vatandaşlık, 
2-Hakikatlerin araştırılması, 
3-Temsilde adalet, 
4-Anadilin öğretilmesi, 
5-Düşünce özgürlüğü, 
6-Yerel yönetimlerin güçlendirilmesi, 
7-Koruculuğun kaldırılması, 
8-Şiddet ve çatışma ortamının sona ermesi.

CHP’nin Kürt politikalarında etkili ismi Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu’nun hazırladığı rapor, üyelerin önerilerini almak için Parti Meclisi’ne sunuldu. CHP PM’de önceki gün ele alınan ve birçok tartışmanın yaşanmasına yol açan “Kürt sorunu olarak adlandırılan Türkiye’nin Kürt kimlikli vatandaşlarının hak ve özgürlük talepleri ve CHP’nin çözüm yaklaşımları için öneriler” başlıklı rapora VATAN ulaştı. “Kürt Kimlikli Vatandaşlar” ifadesi kullanıldı ve “Kürt Kimlikli Vatandaşların ortaklaştığı” sorunlar 8 ana başlıkta değerlendirildi. 18 sayfalık raporda, SHP’nin 89 raporu, CHP’nin kurultaylarında gündeme getirilen görüşler ve CHP’nin gerçekleştirilmesini isteyeceği reformlar ve gündem yaratacak öneriler yer alıyor.

Raporu PM’ye anlatan Tanrıkulu, “Dünyada bütün terör sorunlarını sol partiler çözdü. ETA, IRA gibi sorunları sol partiler çözdü. Biz CHP olarak harekete geçmezsek bu sorun çözülmeyecek. Bu sorunlar bu raporda yazan politikalarla çözüldü. Bunu değerlendirelim, tartışalım” dedi.

Toplantıda yaklaşık 4 saat tartışılan rapora ilişkin öneriler bir sonraki PM toplantısında ele alınacak.

8 başlıkta talepler

Türkiye’nin Kürt kimlikli vatandaşlarının “homojen” ve “tekçi bir yapıya” sahip olmadığı belirtilen raporda, Kürt vatandaşların taleplerinin BDP gibi partilerin önceliği olsa da CHP açısından bu konuların ele alınmasına engel olamayacağı kaydedildi. Raporda, “Kürt kimlikli vatandaşların siyasal ve kültürel konularda ortaklaştığı talepleri” şu maddelerde ele alındı:

1-Eşit anayasal vatandaşlık /Yeni ve demokratik bir Anayasa

2-Hakikatlerin araştırılması / Faili meçhullerin açığa çıkarılması

3-Temsilde adalet ve siyasal yaşama (kendi kimliği ile) katılım /Seçim barajı ve siyasi partiler yasası

4-Ana dil sorunu / Ana dilin öğretilmesi ve eğitimi / Ana dilde eğitim

5-Düşünce, ifade ve örgütlenme özgürlüğü

6-Yerel yönetimlerin güçlendirilmesi ve yetki ve sorumluluklarında karar alma iradelerinin/özerkliklerinin genişletilmesi

7-Köy Koruculuğunun kaldırılması

8-Şiddet, terör ve çatışma ortamının sona erdirilmesi

Soyut değil

Bu 8 talebin temel gerekçelerinin de sıralandığı raporda, “CHP bu sorunun çözüm hedefinin genel çerçevesini tespit ettiği zaman referans olarak kullanılacak insan hakları, demokrasi, eşitlik, adalet ve hukukun üstünlüğü değerleridir. Adı geçen değerler soyut kavramlar değildir. Uygulamaları ile somutlaştırılmış pratik adımlardır” denildi.

CHP’nin reformları

Raporda, 8 talebin tespiti yapıldıktan sonra 2011-2015 döneminde ağırlık verilmesi istenen ve “CHP iktidarında” uygulamaya konulacak reformlar hakkında da bilgiler yer aldı.

CHP’nin yeni Anayasa çalışmasında vatandaşlık tanımı ile vatandaşların hak, özgürlük ve yükümlülüklerinin etnik kimliklere, dini inançlara ve siyasi düşüncelere bağlılığı ifade eden vurgulardan arınmış bir içerikte olması için çalışacağı belirtilen raporda şöyle denildi: CHP, eşit anayasal vatandaşlık hedefine uygun vatandaşlık ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının hak, özgürlük ve yükümlülüklerinin tarif edilmesi yoluyla, toplumsal uzlaşı, barış ve demokrasinin birlikte yaşama iradesi ile güçleneceğine inanır. Yeni Anayasa etnik kimlik vurgularına yer vermemeli, yasalardaki ayırımcı dil ortadan kaldırılmalıdır.”

Yerel özerklik

Hakikatleri araştırma komisyonu kurulması, seçim barajının düşürülmesi, ana dil eğitimi Kürtçe’nin müfredat programında farklı bir dil / seçmeli dil olarak yer alması da önerilen raporda yerel özerklik ise şöyle anlatıldı:

Türkiye’nin bugüne kadar Yerel Özerklik Şartı’na koymuş olduğu çekincelerin neredeyse tamamı yerel yönetimlerin önüne konulan gereksiz engellerin sürdürülmesi kaygısından kaynaklanmıştır. 

Bu nedenle, söz konusu çekincelerin kaldırılması güçlü bir yerel yönetim yapısının kurulmasına yönelik sadece somut politikaların hayata geçirilmesinin önünü açmayacak, aynı zamanda bir zihniyet değişikliğini de sağlayacaktır. 

Böylece yerel yönetimler mali, yönetsel ve siyasi özerkliklerini anlamlı biçimde kullanabileceklerdir.

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları