CHP Genel Başkan Yardımcısı Çetin Osman Budak, Kanal V’de gündeme ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
Kanal V’ye gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan CHP Genel Başkan Yardımcısı Çetin Osman Budak, AKP hükümetinin iç ve dış politikadaki tutarsız politikaları nedeniyle Türkiye’nin tarihinin en derin krizini yaşadığını kaydetti. Suriye politikasının tam yenilgi olduğunu, Cumhurbaşkanı ve hükümetin sürekli tutum değiştirmek zorunda kaldığını belirten Budak, “Türk Halkı onurludur. Yöneticilerinden de bu çerçevede hareket etmelerini bekler. Ne yazık ki, Türkiye dış politikada sürekli zikzaklar çizdi, kırmızı çizgileri delik deşik oldu. ‘Suriye’ye Esed’i devirmek üzere girdik’ diyen Cumhurbaşkanı 3 günde bu açıklamasını düzeltmek zorunda kaldı. Bugün Türkiye üç terör örgütüyle mücadele ediyor. Hain PKK, hain FETÖ, hain IŞİD. Hergün şehit haberleri geliyor. Biz CHP olarak terörle mücadele için her türlü desteğe hazırız. ‘Gücünüz yetmiyorsa biz varız’ dedik. Ama sözümüz dinlenmedi. Ciddiyetsiz iç politika, ciddiyetsiz dış politika gencecik fidanların toprağa düşmesine neden oluyor. Bu şehitlerin hesabı verilmelidir” dedi.
Dikakatör yetkileri
AKP’li milletvekillerinin imzalarıyla TBMM’ye sunulan anayasa teklifinin, birbiriyle çelişkili hükümler içerdiğini ve cumhurbaşkanına çok geniş yetkiler tanıdığını kaydeden Budak, bugün içinden geçilen sürecin de anayasa tartışmaları için uygun bir zemin oluşturmadığını söyledi. Budak, “Getirilmek istenen başkanlık ta değil, cumhurbaşkanlığı da değil, diktatörlüktür. Cumhurbaşkanına yasama, yürütme, yargı ile ilgili geniş yetkiler veriliyor. Ordu’nun başkomutanı. Anayasa Mahkemesi ve HSYK’nın tüm üyeleri Cumhurbaşkanı ve partisi tarafından belirlenecek. Böyle bağımsız yargı, bağımsız yüce divan olur mu? Bu kadar yetki kime verilirse verilsin, en demokrat insana da verilse diktatör olur. Bana da verilse doğru değil. Milletimiz mutlaka bu teklifi okumalıdır. Okuduğunda gerçekleri görecektir. Her şey bir adamın iki dudağı arasında sıkıştırılıyor. O ne derse o olacak. O ne kadar özgürlük uygun görürse o kadar olacak” dedi. Budak şunları söyledi:
“El kaldır, indirle rejim değiştirilemez. Buna izin verilmez. Bu ülkede rejim Cumhuriyetle değişti. Cumhuriyet kanla, göz yaşıyla kuruldu. Ülke topyekün savaşın içindeydi, savaşı kazandı, özgürlüğünü aldı, Cumhuriyeti kurdu. Şuanda OHAL düzeniyle Meclis baypas edilmiş durumdadır. Bir yandan Suriye’de savaş var. İçerde yoğun bir terör var. Ekonomi daralıyor. Bu şartlar içinde rejim değişikliği dayatılıyor. Türkiye’nin çıkış yolu ayrışmak değil, bütünleşmek. Bırakın OHAL kalksın, terör minimize edilsin ve ülke biraz normalleşsin. Bu şartlarda sağlıklı bir anayasa tartışması olmaz, olamaz.”
Ekonomi güvenle yürür
“Ülke kötü yönetildiği zaman, istikrarsızlık olduğu zaman ekonomi bozulur” diyen Budak, Türkiye’de tek başına iktidarın da istikrar getirmediğinin açıkça görüldüğünü söyledi. Budak, “7 Haziran seçimlerinden sonra, istikrar denilerek Türkiye yeniden seçime sürüklendi. Tek başına iktidar çıktı. Peki istikrar geldi mi? Tek başına iktidar var ama siyasi istikrar yok, ekonomik istikrar yok. Sürekli çelişkili açıklamalar yapılıyor. Bu kadar zafiyet olursa turizm olmaz, sanayi olmaz, üretim olmaz. İnsanlar kendini huzurlu hissetmeli ki yatırım olsun, üretim olsun. Türkiye’de huzur kaldı mı? Turizmde Rusya ile birlikte Avrupa pazarı da kaybedildi. Çünkü Türkiye’nin imajı bozuldu. Turizm çökünce, örtü altı üretimde çöktü, diğer sektörler de çöktü. Türkiye’de bir an önce hukuk devleti, demokrasi egemen olmalı. Dışarıya Türkiye’de adalet var, özgürlük var, huzur var diyebilmeliyiz” dedi.
Vişne Haber Ajansı