CHP Zonguldak Milletvekili Ünal Demirtaş, TBMM Anayasa komisyonunda söz aldı. Demirtaş, 'Milli egemenliğin Meclisten alınıp Saray’a verileceği ve yürürlükteki Anayasa’ya da açıkça aykırı olan Anayasa değişikliklerini görüşüyoruz' dedi.
CHP Zonguldak Milletvekili Ünal Demirtaş, TBMM Anayasa komisyonunda söz aldı. Demirtaş, 'Milli egemenliğin Meclisten alınıp Saray’a verileceği ve yürürlükteki Anayasa’ya da açıkça aykırı olan Anayasa değişikliklerini görüşüyoruz ve geri dönüşü olmayan bir yolun başındayız' dedi.
Demirtaş, Başkanlık sistemini de içeren Anayasa Komisyonu toplantısında yaptığı konuşmada, Anayasa değişikliklerinin Anayasa’ya aykırı ve değiştirilemez denilen ilk 3 maddeye aykırı olduğu görüşünü dile getirdi.
Ünal Demirtaş şunları söyledi:
"Bir defa, bugün bu konuştuğumuz Anayasa değişikliği Saray’dan gelen talimatla hazırlanmıştır. Bunu hepimiz biliyoruz, görüyoruz çünkü üst akıl yıllardır bunu söylüyor açık ve net hep 'Başkanlık istiyorum' diyor. Şimdi, 93 yıllık parlamenter rejim geleneğinin değiştirileceği, Saray vesayetinin tesis edileceği ve Türkiye’yi yüz yıl geriye götürecek, 93 yıllık cumhuriyet kazanımlarının, demokrasinin, kuvvetler ayrılığının, hukuk devletinin, başbakanın yok edileceği, yargı bağımsızlığının tamamen bitirileceği, bakanların ise bir sekretere dönüşeceği ve millet egemenliğinin en üst tecelli ettiği yer olan Millet Meclisi'nin bir tabelaya dönüşeceği, milletvekillerinin ise bir muhtar kadar yetkisinin kalmayacağı ve milletvekillerinin bir bankamatik memuru olacağı, Türkiye’yi geri götürecek ve bölecek, Türkiye’yi geri kalmış bir Orta Doğu ülkesine dönüştürecek bir diktatörlük rejimini konuşuyoruz. Bakın, burada, milli egemenliğin Meclisten alınıp Saray’a verileceği ve yürürlükteki Anayasa’ya da açıkça aykırı olan Anayasa değişikliklerini görüşüyoruz ve geri dönüşü olmayan bir yolun başındayız maalesef.”
"Bir korku iklimi var"
Anayasaların toplumsal mutabakat metinleri olduğunu ifade eden Demirtaş, "Anayasalar koşulları olursa elbette değiştirilebilir, değiştirilmelidir, buna hiçbir itirazımız yok. Bakın, daha önce 1982 Anayasası’nın birçok maddesi değişti ama şu anda toplumda bu yönde bir talep yok, şu anda Anayasa değişikliğini yapacak ne toplumsal, ne sosyolojik, ne ekonomik ne de psikolojik iklim var" dedi. Demirtaş, AKP ve MHP'lilerin de değişiklik talebinde olmadığını vurguladı.
15 Temmuz gecesi parlamentonun çok önemli bir görev yaptığını ifade eden Demirtaş, “Meclis Başkanımız, bütün grup başkanvekillerimiz çıktılar ve açıklamalarda bulundular. Ortak metin açıkladılar. Savaş dönemlerinde çalışan gazi meclisi bir kez daha çok iyi bir sınavdan geçirdik. O günden sonra bir mutabakat havası vardı ama şimdi geldiğimiz noktaya bakıyoruz, bu hava kalmadı. Bakın, bir korku iklimi var. Açık konuşuyorum, ben korkudan Kızılay’a gidemiyorum. Eşimi göndermiyorum, herkese de gitmeyin diyorum" diye konuştu.
Ünal Demirtaş, Anayasa Komisyonu'nda yaptığı konuşmayı şu sözlerle sürdürdü:
"Türkiye’de asli kurucu iktidar 29 Ekim 1923’te kuruldu. Burada bunu özellikle göz ardı edersek, Anayasa’ya aykırı olur. 1982 Anayasası’nın başlangıç hükümlerinde şöyle bir ifade var, Sayın Şentop her şeyden bahsetti ama bundan bahsetmedi: 'Millet iradesinin mutlak üstünlüğü, egemenliğin kayıtsız şartsız Türk milletine ait olduğu ve bunu millet adına kullanmaya yetkili kılınan hiçbir kişi ve kuruluşun bu Anayasa’da gösterilen hürriyetçi demokrasi ve bunun icaplarıyla belirlenmiş hukuk düzeni dışına çıkamayacağı…” ve bunların üzerine inşa edilen 1’inci madde var: “Türkiye devleti bir cumhuriyettir.” Yine, cumhuriyetin nitelikleri 2’nci maddede sayılmış, 3’üncü maddede devletin bütünlüğü, resmî dili, bayrağı vesaire sayılmış ve demiş ki en son: “İlk 3 madde değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez.' Burada bir kişiye verilen yetkiler millet iradesinin Meclis'ten alınıp o kişiye verilmesidir.
Burada getirdiğiniz Anayasa değişikliğinin en temel özelliği maalesef budur. Çünkü cumhuriyetin getirmiş olduğu en önemli kazanım budur, millet iradesidir, kayıtsız şartsız hâkimiyetin millete ait olduğudur. 'Hâkimiyet milletindir' diyorsunuz. 'Kayıtsız şartsız'ı ortadan kaldırıyorsunuz.
Sayın Erdoğan'ın seçimi kazanıp kazanmayacağı da belli değil. Seçimi biz de kazanabiliriz, bir başka parti de kazanabilir. Burada beş yıl sonra, on yıl sonra, elli yıl sonra bunları düşünmemiz lazım. Çünkü rejimi değiştirecek bütün yetkileri bir kişiye verecek bir düzenlemeyi konuşuyoruz.
"Getirmek istediğiniz maddeler darbeci Kenan Evren’in yetkilerini fersah fersah aşıyor"
1982 Anayasası’nın birçok maddesi değişti ama ilk 4 maddenin dışında değişmeyen en önemli maddeler Cumhurbaşkanının yetkilerine yönelik olan maddeler.
Peki, şu an Cumhurbaşkanı hangi maddeleri kullanıyor? Bu maddeleri kullanıyor, darbeci Kenan Evren’in kendisi için getirmiş olduğu yetkileri kullanıyor. Öyle değil mi? Ve hatta Cumhurbaşkanı ne yapıyor? Bu yetkileri beğenmiyor, yetersiz görüyor, aşıyor o yetkileri. Bakın, bu da yetmiyor. Getirmek istediğiniz maddeler darbeci Kenan Evren’in yetkilerini fersah fersah aşan maddeler.
Bizler milletvekilleri olarak sadece tabela milletvekili olacağız, bir bankamatik milletvekili olacağız. Bütçe yetkisini almışsınız, olduğu gibi tek kişiye veriyorsunuz. 79 milyonun rızkını, çoluğunun çocuğunun rızkını bir kişiye teslim etmek kadar yanlış bir şey olamaz. Kâğıt üzerinde bir Meclis olacak burası. Belki bu konuşmaları bile yapamayacağız, açık ve net."
"En medeni 20 ülkenin 16'sı parlamenter sistemle yönetiliyor"
Havuz medyasında Başkanlık sistemiyle yönetilen ülkelere dair çıkan bir habere de değinen Ünal Demirtaş, "Başkanlık sistemiyle buraya aldıkları 43 ülke. 1’inci sıraya Afganistan’ı yazmışlar, 2’nci sıraya Amerika Birleşik Devletleri’ni koymuşlar. Başkanlık sisteminin uygulandığı ve başarılı olduğu tek ülke Amerika Birleşik Devletleri, bunu ayrı tutuyorum. Ama diğer ülkelere bakıyorum: Bolivya var, Dominik Cumhuriyeti, Ekvador, El Salvador, Guatemala, Haiti, Honduras, İran, Kenya, Kolombiya, Kosta Rika, Liberya, Nikaragua, Nijerya, Peru, Seyşeller, Sri Lanka, Tanzanya, Uganda, Venezuela ve Zambiya var. Bu sayılan ülkelerin Amerika Birleşik Devletleri dışındakilerin tamamı üçüncü dünya bile demiyorum, dördüncü dünya ülkeleri. Başkanlık sisteminin getirdiği model bu model. Dünyanın en medeni, insanların en rahat yaşadığı 20 ülkenin 16’sı parlamenter rejimle yönetiliyor."
Türkiye'yi düdüklü tencereye benzeten Demirtaş, "Türkiye’nin düdüklü tenceresinde 6, 7 tane düdük var. Bakın, kaynadıkça toplumun bir yerinde bir sorun olduğunda o düdüklerden birisi öter ve oraya müdahale edilir. İktidarınız maalesef, bu uyarı mekanizmalarını kapattı. Basını da kapattınız. 4 kişiden 1’inin oy verdiği Cumhuriyet Halk Partisi ve bazı sivil toplum örgütleri kaldı. Bu tıkalı mekanizmayı açmanız gerekirken bu Anayasa değişikliğiyle tamamen kapatıyorsunuz. Türkiye bunu kaldırmaz. Bu şekilde tencere hepimizin yüzüne patlayacak ve ağır bedeller ödeyeceğiz" şeklinde konuştu.
Vişne Haber Ajansı
ETİKETLER : türkiye gerçeği, vişne haber ajans, vişne ajans, istanbul gerçeği, türkiye haberleri, son dakika haberler, istanbul haberleri, sondakika, CHP'li Demirtaş: Egemenlik Meclis'ten alınıp Saray'a verilecek, ünal demirtaş, chp