loading
close
SON DAKİKALAR

CHP'li Engin Altay: 'Libya'da şehidimiz var' diyen Erdoğan'dır. Bir yargılama olacaksa önce Erdoğan’ı yargılamak lazım

CHP'li Engin Altay: 'Libya'da şehidimiz var' diyen Erdoğan'dır. Bir yargılama olacaksa önce Erdoğan’ı yargılamak lazım
Tarih: 24.06.2020 - 12:40
Kategori: Siyaset

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay TBMM'de basın açıklaması yaptı.

Engin Altay'ın açıklamaları şöyle:

"-Türkiye'nin ve yönetenlerin artık darbe paranoyasından kurtulması azım. Türkyie'nin süratle yüzleşmeye, sivilleşmeye, ayrışmamaya ihtiyacı var. AK Parti genel başkanı Erdoğan ayrışma konusunda artık engel tanımıyor. Kendisine itaat etmeyen, boyun eğmeyen herkesi ya terörist olarak zanlıyor ya da ya da kendisine karşı kurum veya kuruluları bölerek o postta çok uzun süre oturacağını zannediyor. Erdoğan'ın unutmaması ebir şey var. Bugün orada oturuyorsa bunu demokrasiye, cumhuriyetimize borçludur. Parlamentoya borçludur. Bir şiir nedeniyle seçimlere sokulmazken CHP'nin katkılarıyla yapılan anayasa değişikliğiyle siyaset hakkı kazandığını, bu hakkı kullanmasının demokrasye borçlu olduğunu unutmaması lazım.

Bütün darbelerin bir dış ayağı vardır, bu dönem kapanmıştır.

Demokrasiye askerin, postalın, tankın vurduğu darbeden daha ağırını sivil ellerin vurması toplum vicdanını daha çok kanatır.

Keşke 1960'la hesaplaşılırken hala TBMM'de 12 Eylül faşist darbe anayasasıyla ve yargı mevzuatıyla çalışıyor olmasaydık. Keşke 12 Eylül'le de 12 Mart'la da yüzelebilseydik. 15 Temmuz FETÖ darbesinin siyasi ayağıyla Türkiye yüzleşebilseydi.

Demokrasimiz Erdoğan marifetiyle her gün tahrip ediliyor. Bütün diktatörler önce insaniliklerini kaybederler. 

Erdoğan'a şu tavsiyeyi zaruret görüyorum. Erdoğan'ı kendisini eleştirenleri susturmak yerine saygı göstermesini bekliyoruz. 

Erdoğan toplumu kamplaştırmaya, bölmeye son sürat devam ediyor. Bundan biz zarar etmeyiz, iki şey zarar eder. Bir aziz milletimiz, bir de Erdoğan zarar eder. 

Demokrasiyi tramvaya benzetsen de, demokrasi standartlarının yükselmesi senin siyaset yapmanın yegane yoludur.

-Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması için kanun teklifi geldi. Buna şiddetle karşı çıkacağız. Kenan Evren ayağa kalksa bu teklifi görse 'Ben bunu niye düşünemedim' der. Bu teklifle kamuda hatta özel sektörde işe girecek herkesle ilgili anayadanın çok sayıda maddesine aykırı düzenleme getiriliyor. Bunun adı fişleme. Bugünkkü teklif kimin kamuya gireceğini cumhurbaşkanın oluşturacağu bir kurulun iki dudağının arasına terkeden bi teklif. Keyfilik var. Kişisel verilerin ne zaman imha edileceği muğlak. CMK ortadayken komisyondaki teklif anayasaya karşıdır. Verilerin kim tarafından belli değil. 

-Türkiye'de demokrasi sadece insanların rüyasında var. İl Başkanımız Canan Kaftancıoğlu’nun yerel mahkemedeki cezası çok büyük bir tesadüfle yenilenen İstanbul seçimlerinin yıldönümünde 23 Haziran’da istinaf mahkemesi tarafından onandı. Bu çok açıkça yargı sopası ile siyaset dizayn etmektir. Canan Kaftancıoğlu’nun 7 yıl önce attığı tweetlerden dolayı 9 yıl 8 ay cezasının Bölge Adliye Mahkemesi tarafından onanmaması ceza verildiği anlamına gelmez. Canan Kaftancıoğlu’na otokrasi tarafından jüristokrasi marifetiyle ceza verdirildiği anlamı taşır. Biz bunu böyle okuyoruz. 7 yıl önce atılan tweetten 9 yıl ceza alınıyorsa ben bu hakimlere sesleniyorum. Pensilvanya’da diz çökerek fotoğraf çektireli daha 7 yıl anca oldu. Bülent Arınç, MİT Müsteşarı başta olmak üzere çok sayıda siyasetçi 7 yıllık süre içinde Pensilvanya’da çok diz çöktü, çok temas yaptı. 

Emre Cemil Ayvalı, 7 yıl öncesine kadar ‘Evet iş birliği yaptık’ diye itiraf etti. Ben bu hakimlere, savcılara soruyorum, daha 7 yıl öncesine kadar FETÖ ile iş birliği yaptığını açıkça beyan eden Emre Cemil Ayvalı hakkında soruşturma açacak bir tane vatansever cumhuriyet savcısı yok mu bu ülkede? Yargının içinde bulunduğu hali milletin görmesi ve yargıya olan güvenin yerlerde süründüğü görmesini, yargı mensuplarının da kendilerine çeki düzen vermesini bekliyoruz.

İl başkanımızı, gazetecileri hapse atarak, milletvekillerinin dokunulmazlığını kaldırarak Erdoğan'ı eleştirmemizi, Erdoğan'a direnmemizi engelleyemezsiniz. 

Mücadeleye ödenecek bedel ne olursa olsun devam edeceğiz. Erdoğan'a sesleniyorum: Türkiye 83 milyon, vasay ki yarısı seni destekledi. Geri kalan 42 milyonu koyacağın bir cezaevin yoksa inşa et. Sen bu kafayı değiştirmezsen yapacağın başka bir şey yok. 

-Barış Terkoğlu, Barış Pehlivan, Aydın Keser, Hülya Kılınç, Ferhat Çelik, Murat Ağırel yargılanıyor. Neden yargılanıyorlar? Libya’daki MİT mensubunun cenazesini haber yapmışlar. Böyle bir yargılama olacaksa önce Erdoğan’ı yargılamak lazım. Hepimize 'Libya’da şehitlerimiz var diyen kim? Hepimize 'TSK mensubu olmamakla birlikte Libya’da şehit unsurlarımız var’ diyen kim? Libya’da şehit olan MİT mensuplarımıza Allah’tan rahmet dilerim. Bu kafaya göre, şimdi ben de suç işledim. Ama ben bunu Erdoğan’dan duydum. Bana Erdoğan söyledi. ‘Libya’da şehidimiz var, Libya’da TSK mensubu olmayan unsurlarımız’ var dedi. Başka siyasilerde TBMM’de bunu gündeme getirdiler. Erdoğan’a tavsiyem olsun; bu intikam davası sana bir şey sağlamaz. Basına had bildirerek iktidarını perçinleyemezsin. Devleti bir tehdit mekanizması olarak kullanamazsın. Burun sürttürmeye, had bildirmeye çalışıyorsun, çalıştıkça da batıyorsun. Bir an önce o ihtirasından, öfkenden vazgeç diyorum Erdoğan’a.

-Demirtaş’ın tahliye edilmemesi garip bir durumdur. Demirtaş adeta siyasi rehine gibi içeride tutuluyor. Çok sayıda gazeteci, siyasetçi, düşünür bir rehine mantığı ile bir gözdağı mantığı ile cezaevinde tutuluyor. Biz Erdoğan’ın 2002 seçimlerinden önce hakkını, hukukunu nasıl savunduysak bugün de haksız hukuksuz özgürlüklerinden mahrum bırakılmış herkesin hakkını hukukunu savunmayı kendimize görev ve şiar edindik."

Kaynak : www.istanbulgercegi.com

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları