CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Bülent Tezcan MYK sonrası açıklamalarda bulundu.
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Bülent Tezcan MYK sonrası açıklamalarda bulundu.
Tezcan, Gezi direnişinin 'yaşam tarzını savunma kararlılığı ve inancının en güzel örneği' olduğunu belirterek, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Ensar Vakfı Genel Kurulu'ndaki '15 Temmuz'da sokağa çıkanlar Gezi Parkı gençleri değildi" sözlerini eleştirdi. Tezcan, "Bu konuşma aslında bir ideolojik arka planın ürünüdür. Anadolu'da binlerce yıldan bu yana Ortaasya'dan gelip Anadolu'da buluşan o büyük kültürü yok edip İhvan kültürü yerleştirmeyi amaçlayan bir yaklaşımdır." dedi.
"Gezi'yi itibarsızlaştırmak ve Gezi üzerinden darbe tarif etme niyetlerinin OHAL koşullarında son dönemlerde revaçta olmaya başladığını hissetmeye başladık" diyen Bülent Tezcan şöyle konuştu:
"Gezi direnişi gencecik evlatlarımızın yaşam tarzına müdahaleye karşı en yüksek derecede çığlığıdır. Gezi direnişi yaşam tarzını savunma kararlılığı ve inancının en güzel örneğidir; Özgürlük ve demokrasi mücadelesinin son yıllarda verilmiş en güzel şeklidir. Gezi direnişinden sadece toplumun değil iktidarların da özellikle ders alması gerekir. Zorbalıklar, baskı ve zulümle toplumları uzun süre baskı altında tutamazsınız, Gezi'nin en önemli mesajlarından biri budur. Gezi direnişinin 4. yıl dönümünde ilginçtir AK Parti Genel Başkanı Tayyip Erdoğan Ensar Vakfı'nda yaptığı konuşmada, yaşam tarzı üzerinden gençleri kamplaştırmanın yeni adımını atmıştır. Sayın Erdoğan'ın ayrıştırma, çatıştırma dili artarak devam etmektedir. Bu konuşmada Gezi gençliğiyle 15 Temmuz darbe girişimine karşı mücadele eden gençlerimiz karşı karşıya getirilmek istemiştir. Bu konuşmayla gençler bizzat devletin en tepesindeki kişinin ağzından iki karşıt kampa bölünmek istemiştir. Oysa Gezi gençliği de 15 Temmuz gençliği bizimdir. Aklınızı başınıza alın, ülkenin gençlerini yapay eksenlerde ayırmaya çalışmak yeni bir çatışmanın kapısını açar. Bu konuşma aslında bir ideolojik arka planın ürünüdür. Anadolu'da binlerce yıldan bu yana Ortaasya'dan gelip Anadolu'da buluşan o büyük kültürü yok edip İhvan kültürü yerleştirmeyi amaçlayan bir yaklaşımdır. Sayın Erdoğan o konuşmasında sosyal ve kültürel hegomonyamızı henüz sağlayamadık demiş, bir hedef göstermiştir. Söylediği sosyal hegemonya İhvan hegemonyasıdır. O anlayışın Ortadoğu'yu kan gölüne çevirdiğini görüyoruz. Asıl çözüm Anadolu coğrafyasının binlerce yıllık birikiminden ortaya çıkan Hacı Bektaş-ı Veli, Mevlana Celaleddin Rumi ile simgeleşen ahilik kültürüyle bütünleşen Anadolu'nun o kardeşlik kültürüdür."
Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu'nun raporuna karşı komisyonun CHP'li üyelerinin önümüzdeki hafta kendi raporlarını açıklayacağını dile getiren Tezcan, "Burada çarpıcı olan darbe komisyonu ön raporu diye açıklanan rapor darbenin siyasi ayağını gizleme çabasının açıkça görüldüğü bir rapordur. Bu rapor AK Parti'nin FETÖ ile ittifakını unutturma ve saklama raporudur. Komisyon Başkanı Reşat Petek çok iyi bilinmektedir ki Ergenekon davaları devam ederken biz Cumhuriyet Halk Partisi milletvekillerini 'Ergenekon'un Meclis'teki uzantıları hocaefendiye çete diyor' diye Pensilvanya'ya şikayet etmiştir. Hocaefendiyi savunma telaşına düşen Reşat Petek, bugün komisyonun başkanı olarak AK Parti'nin oradaki katkısını ve sorumluluğunu örtme telaşı içindedir" dedi.
"Rapora göre FETÖ önceki dönemlerde varmış, AK Parti kucağında bunu bulmuş" diyen Bülent Tezcan, "Bu algıyı kurgulamaya dönük taslakla karşı karşıyayız. FETÖ'nün devlete sızmasından söz ediliyorsa bu sızma AK Parti döneminden önceki hükümetler dönemi için söylenebilir ama AK Parti dönemi için sızmadan bahsedilemez. Tam tersine AK Parti'nin FETÖ'yü doğrudan doğruya devlete yerleştirmesi söz konusudur. AK Parti döneminde sızma yoktur, yerleştirme vardır" diye konuştu.
Yargıçlar Sendikası Başkanı Mustafa Karadağ'ın Ankara'dan Urfa'ya sürüldüğünü hatırlatan Tezcan, "Yargının bağımsızlığı konusunda kararlı duruş gösteren yargıçlara dönük saldırılar devam ediyor. Hükümet, yargı örgütlenmesine dönük bir darbe girişimi içindedir. Bir yargıç iktidara, siyasete boyun eğmediği için, biat etmediği için sürülmüştür. Kanuna aykırı şekilde sürülmüştür üstelik" dedi.
Tezcan, 5 Haziran'da iş dünyasının ve sendika temsilcileriyle kıdem tazminatına ilişkin çalıştay yapılacağını söyledi.
Avrupa ile ilişkilerin yumuşamanın kendilerini memnun edeceğini kaydeden Tezcan, "Avrupa ve dünya ile iyi ilişkiler kurulması esastır. Hükümet AB'nin fasıl açmasını beklememelidir. Bizim kendimizin fasıl açmamız gerekir. Standartlar bellidir. Türkiye'yi o standartlara taşıyalım. Demokratik standartlarımız çok tahrip olmuştur. OHAL kaldırılmalıdır" ifadelerini kullandı.
Tezcan, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'nin 16 Nisan referandumuna ilişkin yayınladığı raporla ilgili olarak, "Mühürsüz seçime karşı mücadelemiz devam edecek. AKPM mühürsüz seçimin gayrimeşru durumunu yansıtan rapor yayınlamıştır. İktidarın şaibeli uygulamalarını tespit etmiştir" şeklinde konuştu.
Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar'ın Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu'nun soruların yazılı yanıt vermesine ilişkin, "Genelkurmay Başkanı komisyona giderek ifade vermeliydi. Diyalog halinde olunması gerekirdi. Neden bundan kaçındığını anlamak istiyoruz. Genelkurmay Başkanını oraya gönderme yetkisine sahip siyasi iradenin neden göndermediği de izaha muhtaç" diyen Tezcan, Akar'ın yanıtları arasında 'dişe dokunur bir şey' olmadığını söyledi.
Vişne Haber Ajansı
ETİKETLER : türkiye gerçeği, vişne haber ajans, vişne ajans, istanbul gerçeği, türkiye haberleri, son dakika haberler, istanbul haberleri, sondakika, CHP'li Tezcan: FETÖ, AK Parti döneminde devlete sızmadı, yerleştirildi, bülent tezcan, chp, myk