loading
close
SON DAKİKALAR

Çorlu tren katliamı davasının 16. duruşması bitti; Dava 23 Kasım'a ertelendi

Çorlu tren katliamı davasının 16. duruşması bitti; Dava 23 Kasım'a ertelendi
Tarih: 01.09.2023 - 12:20
Kategori: Gündem

Çorlu Tren Katliamı davasının Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen 16. duruşması Halk Eğitim Merkezinde 1 Eylül 2023 Cuma günü görüldü. Mahkeme heyeti davanın 23 Kasım 2023 saat 9.30'a bırakılmasına oy birliği ile karar verdi.

Çorlu Tren Katliamı davasının Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen 16. duruşması Halk Eğitim Merkezinde 1 Eylül 2023 Cuma Saat; 09.30'da görülmeye başladı.

Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde 8 Temmuz 2018 yılında meydana gelen, 7’si çocuk 25 kişinin hayatını kaybettiği ve 300’den fazla kişinin yaralandığı tren katliamına ilişkin 13 sanığın yargılandığı davanın 15'inci duruşması yapıldı. Mahkeme heyeti, dosyanın esas hakkında mütalaanın hazırlanması için savcılığa gönderilmesine ve üst düzey yetkililer hakkındaki suç duyurusunda bulunulması talebinin reddine karar vererek duruşmayı 23 Kasım 2023 tarihine erteledi.

Çorlu 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nce Çorlu Halk Eğitim Merkezi konferans salonunda yapılan duruşmaya sanıklar, müştekiler ve avukatlar katıldı. CHP Tekirdağ milletvekilleri İlhami Özcan Aygun ve Nurten Yontar, CHP Parti Meclisi (PM) üyesi Candan Yüceer ve Çorlu Belediye Başkanı Ahmet Sarıkurt da duruşmayı izledi.

Çorlu Tren Katliamı davasının 16. duruşması yoklama işlemi ile başladı.

Duruşmada Tanık Gürel Yaprak dinlendi.

Tanık Gürel Yaprak: Katılanları iş sebebiyle tanıyorum. 2018 Ocak ve Mayıs ayında menfez temizliğini yaptık. Üst amirim Özkan Polat, altımda Celalettin Çalık var. Özkan Polat olmadığında şefliği vekaleten ben yaparım. Önceki kontrollerde menfezde bir sıkıntıyla karşılaşmadım. Dolgu temizliği yapılıp yapılmadığına ilişkin bir şey görmedim. Kazanın meydana geldiği yerdeki menfezlerin içinin temizlenip temizlenmediğini hatırlamıyorum. Nöbetçi ekip sadece uzun süreli bayram dönemlerinde kurulurdu. Nöbette mıntıkamızı turne yapıyorduk, hava durumunu takip ediyorduk. Olaydan önce hava durumunu takip etmiyorduk. Nöbetçi ekip turne yapıyordu,mıntıkamızın sonuna kadar gidip geri dönüyorduk.Trenlerin durumunu, hava durumunu takip ediyoruz.Hafta sonları vs nöbetçi ekip kurulmuyordu. Kendi kısım şefimizle nöbetçi ekip iletişim kuruyordu bölgeyle doğrudan irtibatımız yok. Yol bekçiliği kadrosunda personel eksikliği vardı.' dedi.

Davacıların Avukatı Akçay Taşçı: Yargılananlardan hiçbirinin bir menfezi yapıp, tadilatını ortaya çıkarabilecek, katliamdan 3 saat sonra başlatılan tadilatı başlatmaya yetkisi yok. Raporlarda bir ihale sürecinin yapıldığı, alt yapının ihaleye ihtiyaç duyulduğunu ve iptal edildiğini dolayısıyla riskin öngörülebilir olduğunu ortaya koydu. Genel Müdürlük seviyesinde bu durumun tespit edildiğini açıkça görüyoruz. Biz, genel müdürlük seviyesinde riskin tespit edildiğini, adımlar atıldığını ancak hiçbir şey yapılmadığını görüyoruz. Bilirkişi raporunda TCDD nezdinde bazı daire başkanlıklarının da sorumlu olduğu tespit edildi. Karar mekanizmamız hangisi? Burada yüksek mühendislere, 35 yıllık mühendislere sorduk, kimin karar verdiğini söylemediler, ben karar vermedim demekle yetindiler. Eğer ki herhangi biri bunu söylemediyse genel müdürlüğe bakılması gerekir. Bu kadar büyük olmayan bir alt yapı ihalesinde bile, menfezin yapılmasında bile genel müdürlük karar veriyor. Biz bu yüzden size bu yargılamanın burada kalmaması gerektiğini söyledik. Bir çok sanık müdafiileri ile de ortaklaştık, bu yargılama bu salondakilerle sınırlı kaldığı sürece gerçek sorumluları ortaya çıkarmamış olacağız. TCDD’nin alt yapıyı ön plana almadığını raporlarla tespit ettik, bu bir yönetimsel tercihtir. Yatırımları başka yerlere yapmaları, alt yapıyı, personel eksikliğini gidermemeleri yönetimsel bir tercihtir. Önleme yükümlülüğü konusunda makamların her birini uzun uzun tartıştık ancak isim alamıyoruz. Savcılık soruşturmayı bitirdi biz buna itiraz ettiki her duruşmada önümüze yeni deliller çıktıi AYM bunların varlığını tespit etti ve yargılama devam ediyor.' dedi.

Mahkeme heyeti davaya 12.00 a kadar ara verdi. Adan sonra karar çıkması bekleniyor.

Üst düzey yetkililer hakkında suç duyurusunda bulunulması talep edildi
Mahkeme heyeti, dosyanın esas hakkında mütalaanın hazırlanması için savcılığa gönderilmesine ve üst düzey yetkililer hakkındaki suç duyurusunda bulunulması talebinin reddine karar verildi. Sanıkların tutuksuz yargılanmasına devam edilecek duruşma, 23 Kasım 2023 tarihine ertelendi.

Mahkeme heyeti davanın 23 Kasım 2023 saat 9.30'a bırakılmasına oy birliği ile karar verdi.

Çorlu Tren Kazası aileleri ve davanın avukatları açıklama yaptılar.

Çorlu Tren Katliamı duruşması 23.11.2023 tarihine ertelendi! Takipsizlik kaldırılmadan, gerçek sorumlular yargı karşısına gelmeden vazgeçmeyeceğiz! Adaletin yol ayrımındayız! Ya gerçek sorumluların yargılandığı bir sürece gireceğiz ya da mevcut sanıklar ile bu davayı bitirecekler! Çorlu 1. Sulh Ceza Hakimliğinin önündeki dosyadan takipsizlik kararı çıkana kadar mücadeleye devam edeceğiz! #CorluTrenKatliamı #ÇorluİçinAdalet

Duruşma öncesinde ailelerden adalet yürüyüşü

Aileler, dava öncesinde Çorlu Santral’dan başlayarak “Adalet istiyoruz” yazılı pankartla ve “Gün gelecek, devran dönecek. Katiller halka hesap verecek” sloganlarıyla duruşmanın yapılacağı salona kadar yürüdü. Katliamda oğlu Oğuz Arda Sel’i yitiren Mısra Öz, “Biz bugün 15. duruşmada bizim davamız için ne yaptıklarını soracağız. İçeridekiler de artık staj yapmayı bıraksınlar" dedi.

Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinin Sarılar Köyü yakınlarında 8 Temmuz 2018’de meydana gelen, 7’si çocuk 25 kişinin hayatını kaybettiği, 300’den fazla kişinin de yaralandığı tren katliamına ilişkin yargılamanın 15’inci duruşması, bugün Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı. Duruşma öncesinde aileler, Çorlu Santral önünde bir araya gelerek duruşmanın yapılacağı Çorlu Halk Eğitim Merkezi’ne kadar yürüyüş yaptı.

Aileler, yürüyüş sırasında, katliamda yaşamını yitirenlerin resimlerinin yer aldığı “Adalet istiyoruz” yazılı pankartla “Hak, hukuk, adalet; kaza değil, cinayet”, “Çorlu’nun hesabı sorulacak” ve “Gün gelecek, devran dönecek. Katiller halka hesap verecek” sloganları attı. CHP Tekirdağ milletvekilleri İlhami Özcan Aygun ve Nurten Yontar ile CHP Parti Meclisi (PM) üyesi Candan Yüceer’in de katıldığı yürüyüşün ardından duruşmanın yapılacağı yere ulaşan aileler, katliamda yaşamını yitirenlerin isimlerini okuyarak hep bir ağızdan “Burada” ve “Adalet istiyoruz” dedi.

"İçeridekiler artık staj yapmayı bıraksınlar"

Katliamda eski eşi Hakan Sel ile birlikte oğlu Oğuz Arda Sel’i yitiren Mısra Öz, duruşma öncesinde “Biz bugün 15. duruşmada bugüne kadar gelmeyen adaletin, biten adli tatil döneminin ilk gününde olarak içeridekilere iyi tatiller dileyip bizim davamız için ne yaptıklarını soracağız. Adalet rayların altında kalmasın diyoruz. Hak, hukuk, adalet diyoruz ve biz adalet bekliyoruz. İçeridekiler de artık staj yapmayı bıraksınlar" diye konuştu.

"Bu yolda bir usulsüzlük var"

Oğuz Arda Sel'in dedesi Mehmet Öz de şöyle konuştu:

“Geçen mahkemede Mümin Karasu'nun söylemiş olduğu bir söz var; bu tren yolu atık malzeme ile yapılmıştır. Bunun üzerine savcılık makamı hiç gitmiyor. Bizim talebimiz bu tren yolunun yapılış şekli nedir, ne değildir, bunun üzerine gidilmesi ve savcılık makamının üst makamlara taleplerimiz doğrultusunda ret kararı vermemesi. Bu yolda bir usulsüzlük var bu usulsüzlüğün ortaya çıkmasını istiyoruz.”

"Benim oğlumla torunumu ne yaptınız?"

Tren faciasında oğlu Hakan Sel ile torunu Oğuz Arda Sel'i kaybeden Necmettin Sel de şunları dile getirdi:

“Tek kelimeyle ceza alsınlar talebindeyim. Üst düzeydeki genel müdürün, o dönemin bakanının adaletin önüne çıkmasını talep ediyorum. Mümin Karasu'nun alt düzeyi işaret etmesiyle olmaz. Mümin Karasu yanındaki genel müdürü vermiyor, alt düzeydeki adamı veriyor. Genel müdür emir vermeden alttaki adam görev yapabilir mi, mümkün mü yani? Lütfen genel müdürün, bakanın adalet önüne çıkmasını ve onların yakasına yapışmak istiyorum. Benim oğlumla torunumu ne yaptınız? onun hesabını versinler bana, ondan sonra ben de rahat uyuyayım. Onların çocukları öyle olsaydı bu adalet bu kadar uzun sürer miydi?”

Kaynak : wwww.istanbulgercegi.com

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları