Cumartesi Anneleri, 701. hafta eyleminde engellemelere rağmen Ertak ve Elçi için adalet istedi

Cumartesi Annelerinin 701’inci hafta etkinliği için yolu kesen polis, eyleme izin vermedi. Polislerin yolu kestiği noktada açıklama yapan anneler, 1992’de gözaltına alındıktan sonra kaybedilen Mehmet Ertak ve onun dosyasını AİHM'e taşıyan avukatı Tahir Elçi için adalet istedi.
Geçtiğimiz hafta 700. kez Galatasaray Meydanı'nda toplanan ve polis şiddetine maruz kalan Cumartesi Anneleri, bugün bir kez daha bir araya geldi.
Sabah saatlerinde Galatasaray Meydanı ve İstiklal Caddesi’ne çıkan tüm yollar bariyerler ile kapatılırken, bölgede çok sayıda TOMA konuşlandırıldı.
Cumartesi Anneleri’nin toplandığı Hazzopulo Pasajı da polisler tarafından kepenkleri indirilerek kapatıldı.
Cumartesi Anneleri'nin eylem yaptığı alanda 10'larca çevik kuvvet polisinin oturarak beklemesi dikkat çekti.

"701 HAFTADIR GÖZALTINDA KAYBEDİLEN SEVDİKLERİMİZİ ARIYORUZ"
Kayıp yakınları ellerinde karanfiller ve göğüslerinde kaybettikleri yakınlarının fotoğraflarıyla İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi’nden Galatasaray Meydanı’na doğru yürüyüşe geçtiler. Anneler, Büyük Parmakkapı Sokak'ta engellendi. Büyük Parmakkapı Sokak'ta oturma eylemi yapan kayıp yakınları burada bir basın açıklaması yaptı. Maside Ocak'ın okuduğu açıklamada, "701 haftadır gözaltında kaybedilen sevdiklerimizi arıyor ve kaybedenlerden hesap soruyoruz. 701 haftadır; kayıplarımızın akıbeti açıklanmadığı için, mezar yerleri gizlendiği için suçlular bilinmelerine rağmen cezalandırılmadıkları için Galatasaray'dayız" ifadelerine yer verildi.
.jpg)
Açıklamanın tam metni şöyle:
“701 haftadır gözaltında kaybedilen sevdiklerimizi arıyor ve kaybedenlerden hesap soruyoruz.
701 haftadır; kayıplarımızın akıbeti açıklanmadığı için, mezar yerleri gizlendiği için, suçlular bilinmelerine rağmen cezalandırılmadıkları için Galatasaray’dayız.
701 haftadır; hak talep edenlere yönelmiş her türden şiddeti bertaraf etmekle ve adaleti sağlamakla görevli olan devletin, kendi yarattığı inkar, baskı ve şiddet ortamında hukuka, hakikate ve adalete ulaşamadığımız için Galatasaray’dayız.
701 haftadır; eksilmeyen yasımız, bitmeyen bekleyişimiz, tükenmeyen umudumuz, solmayan karanfilimizle Galatasaray’dayız.
701. haftamızda Mehmet Ertak’ın iktidardan iktidara cezasızlıkla devreden dosyasını hatırlatmak ve ‘26 yıllık ısrarımızdan vazgeçmeyeceğiz, Mehmet Ertak'ı kaybedenlerden davacıyız!' demek için buluştuk.
Şırnak'a bağlı Rezuk Mezrasında yaşayan 32 yaşındaki 4 çocuk babası Mehmet Ertak, bölgedeki bir kömür ocağında işçi olarak çalışıyordu.
Mehmet Ertak daha önce 2 kez gözaltına alınarak ağır işkenceler gördükten sonra serbest bırakılmıştı. 20 Ağustos 1992 tarihinde, aynı iş yerinde çalıştıkları 3 akrabası ile birlikte işten eve dönmek üzere yola çıktı.
Bindikleri araç kontrol noktasında resmi giyimli polislerce durduruldu. Kimlik kontrolü sonrasında Mehmet Ertak gözaltına alınarak Şırnak Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Beraberinde bulunan 3 akrabası Mehmet Ertak'ın gözaltına alındığına, 6 kişi de gözaltında işkence edilirken gördüğüne tanıklık etti.
Baba İsmail Ertak savcılığa başvurdu, tanıklar gördüklerini savcıya anlattı. Olay soru önergeleriyle Meclis'e taşındı. Ancak Ailenin yaptığı tüm başvurular sonuçsuz kaldı. Mehmet Ertak’ın gözaltına alındığı inkar edildi.
Şırnak Emniyet Müdürlüğü emrinde 'sorgu elemanı' olarak çalışan Jitem personeli Murat İpek, 1997 yılında yaptığı itiraflarında; “Mehmet Ertak’ı Şırnak Emniyet Müdürü Necati Altuntaş ve Terörle Mücadele Şubesi Müdürü Mehmet Kaplan'ın emriyle öldürüp gömdük” dedi. Yaptıkları tüm infazların dönemin OHAL Valisi Ünal Erkan’ın bilgisi dahilinde gerçekleştiğini söyledi.
İç hukukta sonuç alınamayan dosyayı Avukat Tahir Elçi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşıdı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Mehmet Ertak’ın gözaltında ölümünden ve bedeninin kaybedilmesinden Hükümetin sorumlu olduğu ve buna Devlet yetkililerinin neden olduğu sonucuna vararak Türkiye'yi oy birliği ile mahkûm etti. (Ertak/ Türkiye 09.05.2000 - 20764/92)
Toplumsal hafızamızda yer etsin diye bir kez daha açıklıyoruz: Mehmet Ertak’ın kaybedilmesinden; dönemin, Şırnak Emniyet Müdürü Necati Altuntaş, Terörle Mücadele Şube Müdürü Mehmet Kaplan, Şırnak Tugay Komutanı Mete Sayar, OHAL Valisi Ünal Erkan sorumludur.
Mehmet Ertak’ın kaybedilmesinden 49. SHP-DYP hükümeti sorumludur.
Mehmet Ertak’ın akıbeti açıklanıncaya ve onu kaybedenler evrensel hukuka uygun olarak yargılanıncaya kadar bu dosya bizim için kapanmayacak.
Bu davanın avukatı Tahir Elçi de Mehmet Ertak gibi katledildi ve 143 haftadır dosyasında hiçbir ilerleme kaydedilmedi. Mehmet Ertak ve Tahir Elçi için adalet istemekten vazgeçmeyeceğiz!"
Cumartesi Anneleri Erdoğan'dan randevu istedi
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları












