loading
close
Dolar: 5,68 TL
Euro: 6,30 TL
Sterlin: 7,07 TL
SON DAKİKALAR

Cumartesi Anneleri 752. haftada Konca Kuriş'in akıbetini sordu

Cumartesi Anneleri 752. haftada Konca Kuriş'in akıbetini sordu
Tarih: 24.08.2019 - 15:32
Kategori: Kadın

Cumartesi Anneleri kayıplarının akıbetini sormak için 752’nci haftada bir araya geldi. Kayıp yakınları, gözaltında kaybedilişinin 21’inci yılında feminist yazar Konca Kuriş’in akıbetini sordu.

İçişleri Bakanlığı'nın "yasaklaması" nedeniyle 53 haftadır Galatasaray Lisesi önünde açıklama yapamayan Cumartesi Anneleri, bu haftaki eylemlerini de İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi'nin bulunduğu Çukurluçeşme Sokak'ta gerçekleştirdi.

Kaybettikleri yakınlarının fotoğrafları ve karanfiller taşıyan Cumartesi Anneleri'ne CHP milletvekili Sezgin Tanrıkulu ile HDP’li milletvekilleri Oya Ersoy ve Hüda Kaya da destek verdi.

Ocak: “Güle güle annemiz gözün arkada kalmasın”

Basın açıklamasını okuyan Hasan Ocak’ın kız kardeşi Maside Ocak şöyle konuştu: 

“37 yaşındaki 5 çocuk annesi Konca Kuriş Mersin’de yaşıyordu. Mütedeyyin bir kadındı. 90’lı yıllarda din adına kadın haklarının ihlal edilmesine itiraz ediyor, cinsiyetle ilgili baskı ve sömürüyü sorguluyordu. Cesur söylemi onu ana akım medyada popüler hale getirirken ağır tehditlerin de hedefi yapmıştı. Konca Kuriş, 1998 yılının 16 Temmuz’u 17 Temmuz’a bağlayan gecesi, evinin önünde eşini silahla etkisiz hale getiren 3 kişi tarafından kaçırıldı. Kuriş’i kaçıranlardan biri görgü tanıkları tarafından belirlenmesine rağmen bu kişinin yalnızca ifadesi alınıp serbest bırakıldı.Tüm arama çalışmalarına rağmen kendisinden haber alınamadı.

Bir dönem devletin açıkça desteklediği, işlediği vahşi suçları cezasız bıraktığı Hizbullah’a, 2000 yılında bir polis operasyonu gerçekleştirildi. Kanlı örgüt devlet açısından işlevini tamamlamıştı. Bu operasyonda Konca Kuriş’in izine rastlandı. Yakalananlardan biri Kuriş’in kaçırılması talimatını veren Hizbullah yöneticisiydi. Bu kişi polis sorgusunda Konca Kuriş’in Konya Meram’daki bir Hizbullah evinde aylarca tutulduğunu, 38 gün işkence gördüğünü, vahşice öldürüldükten sonra evin bodrumuna gömüldüğünü itiraf etti.

Ailesi 555 gün sonra Konca Kuriş’in cansız bedenine ulaştı. Diş protezinden kendisini teşhis etti. Onu katledip bedenini kaybedenlerin de içinde olduğu Hizbullah sanıklarına verilen hapis cezasında ‘iyi hal’ indirimi yapıldı. 2011 yılında Yargıtay kararıyla yüzlerce vahşi cinayetin sanığı olan bu kişiler, uzun tutukluluk gerekçesiyle uluslararası hukuk göz ardı edilerek salıverildi. Tahliye sonrasında adli kontrol takibi yapılmayan Hizbullah’ın beyin takımını oluşturan sanıklar, kayıplara karıştı.

Konca Kuriş için adalet sağlanmadı. Onu kaçırarak, işkence ile öldürenler, bedenini 555 gün boyunca kaybedenler hak ettikleri biçimde cezalandırılmadı."

Eren: "Annelerimiz devletten alacaklı gitti"

Ocak’ın ardından konuşan Elmas Eren’in kızı İlkbal Eren ise şöyle konuştu:

“Annem son dönemde buraya gelemez haldeydi. Her Cuma akşamı beni arardı ‘Yarın gidecek misin?’ diye sorardı. ‘Gideceğim’ dediğimde de ‘Herkese selam söyle, sağlıkla gel’ diyordu. 

“Cumartesi günleri saat 14:00 gibi benim telefonum çalardı. ‘Ne yaptınız, nasıl geçti, var mı bir şey?’ diye sorardı. Bu şunu gösterdi, annem hep umutlarıyla yaşadı. 39 yıl hiç umudunu yitirmedi, mücadelesinden vazgeçmedi tüm annelerimiz gibi. Şahsenem anne, Asiye anne, Baba Ocak belki evlatlarına kavuştular ama hesabını soramadan aramızdan ayrıldılar. Berfo Anne, Fincan anne, Kiraz Şahin, Kemal baba hiç evlatlarına kavuşamadan bu meydandan uğurlandılar. Devletten alacaklı olarak gittiler. Artık biz onların mücadelesinin devamcısıyız. Asla, asla vazgeçmeyeceğiz.”

Cumartesi Anneleri Elmaz Eren'i unutmadı

Cumartesi Anneleri, geçen hafta hayatını kaybeden Elmas Eren’i de unutmadı. Ocak, “Elmas Eren 39 yıllık bekleyişini, 39 yıllık arayışını, 39 yıllık kararlığını ve 39 yıllık direnişini bizlere emanet ederek aramızdan ayrıldı. Güle güle annemiz; gözün arkada kalmasın. Her zaman giysilerini temiz ve ütülü giyilmeye hazır tuttuğun Hayri’nin akıbeti bizlere emanet. Unutmadın unutmayacağız. Affetmedin, affetmeyeceğiz. Vazgeçmedin, vazgeçmeyeceğiz” diye konuştu.

Ocak, son olarak şunları söyledi: “Galatasaray’ı bizden gasp edenler bugün de Mardin, Diyarbakır ve Van’da demokrasinin ilk şartı olan halkın iradesini gasp ettiler. Bu hukuksuzluğu eleştirmek için toplantı ve gösteri hakkını kullanmak isteyen yurttaşlara, güvenlik güçleri bize yaşatıldığı gibi doğrudan işkence niteliğinde müdahalede bulundu.

İktidar; sistematik bir politika haline getirdiği ağır insan hakları ihlallerine ilişkin eleştirileri ve açıklamaları susturmak için, ülkeyi adeta bir işkence mekânına dönüştürdü. Türkiye iktidarın denetimsiz ve adaletsiz güç kullanımının felaketini yaşıyor. Susarak, itiraz etmeyerek bu felakettin suç ortağı olmayacağız.”

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları