loading
Yükleniyor
close
SON DAKİKALAR

İBB Davası’nda itirafçının telefon kumpası çöktü

İBB Davası’nda itirafçının telefon kumpası çöktü
Tarih: 21.08.2026 - 17:05
Kategori: Siyaset

İBB Davası’nda, itirafçı Erol Naim Özgüner’in avukatı Mehmet Yıldırım’ın İmamoğlu’nun evindeki telefona ilişkin iPhone 16 Pro Max iddiası, kısa sürede resmi belgelerle çürütüldü.

İBB Davası’nın 2. celsesinin 3. gününde, Ekrem İmamoğlu’nun evinde bulunduğu belirtilen telefon üzerinden yeni bir tartışma yaşandı. İtirafçı Erol Naim Özgüner’in avukatı Mehmet Yıldırım, cihazın iPhone 16 Pro Max olduğunu söyledi ve eski telefon iddiasını yalanladı. Ancak asıl yalanın avukat Yıldırım’ın sözleri olduğu yarım saat içinde resmi belgelerle ortaya çıktı.


İBB Davası’nın 2. celsesinin 3. gününde tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam edildi.

Saat 11.15’te tutuklu sanıklar, avukatları, gazeteciler, izleyiciler ve mahkeme heyetinin salondaki yerini almasının ardından duruşma başladı. Sanık kürsüsüne ilk olarak tutuksuz sanık Emin Türe çıktı. Türe, daha önceki savunmalarının geçerli olduğunu belirterek beraatini talep etti. Türe’nin savunması ve sorgusunun ardından İBB protokol görevlisi Emre Manav’ın savunmasına geçildi.

KAMERANIN BANTLANMASINI ANLATTI: 'MAHREM BİR DURUM VARDI'

Emre Manav’ın savunması ve sorgusunun ardından diğer İBB protokol memuru Özgür Türkmen sanık kürsüsüne geldi. Duruşma savcısı, Ekrem İmamoğlu’nun programlarında kameraların bantlanıp bantlanmadığını sordu.

Türkmen, olayın yalnızca bir kez gerçekleştiğini belirterek, “O bir kere oldu. Yapma sebebim, ekibin oraya yetişememesiydi. Kıyafet değişimi olacaktı, mahrem bir durum vardı. Kamera Ekrem Başkan’ın kişisel kullanım alanının açısındaydı, o nedenle kapattım” dedi. Türkmen ayrıca, “Bana bu konuda bir talimat gelmedi, bu zaruri bir prosedürdür” ifadelerini kullandı.

METİN GÜL: 'ÇALIK’IN BENDEN KİŞİSEL BİR TALEBİ OLMADI'

Türkmen’in savunması ve sorgusunun ardından Metin Gül savunma kürsüsüne geldi. Gül, önceki ifadelerini tekrar ettiğini belirterek savunmasını tamamladı.

Tutuklu Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Gül’e, “Sizden kişisel bir talebim oldu mu?” diye sordu. Gül, “Hayır, olmadı” yanıtını verdi.

Ekrem İmamoğlu’nun siyasi danışmanı Necati Özkan da Gül’e, “Geçmişte sizinle çalıştığımız ilk projeden itibaren benimle ilgili bir şikayetiniz oldu mu?” sorusunu yöneltti. Gül, “Hayır, aksine çalışmanız çok mutlu etmişti bizi” dedi.

Fatih Keleş’in avukatı Baran Kaya ise Gül’ün daha önceki ifadesindeki “Beni arayıp 2 milyon TL istediler” sözlerini hatırlatarak konunun ne olduğunu sordu. Gül, “Bizim muhasebeden böyle bir şey geldi, sonra iptal oldu” yanıtını verdi.

Kaya’nın, “Müvekkilim sizden hukuka aykırı bir talepte bulunur muydu?” sorusuna da Gül, “Hayır, bizim muhatabımız Adem Soytekin’di. O da bize çok yakın olduğu içindi. Yoksa bizim işlerimizi takip eden mühendislerimiz ve mimarlarımız var” karşılığını verdi.

WEST SIDE ORTAĞI ÜNAL: 'PARA ADEM’DE Mİ KALDI, BAŞKASINA MI GİTTİ BİLMİYORUM'

Metin Gül’ün ardından West Side projesinin ortaklarından Erhan Ünal’ın savunması ve sorgusuna geçildi. Ünal, “West Side’ın iskan sürecinde Adem Soytekin’e 3 milyon 540 bin lira ödendi diye biliyorum. Para Adem’de mi kaldı, başkasına mı gitti bilmiyorum” dedi. Ünal ayrıca, “Mehmet Murat Çalık, Ekrem İmamoğlu ve Hasan İmamoğlu ile bu proje kapsamında bir görüşmem olmadı” ifadelerini kullandı.

DÖRT DAİRE SORUSUNA: 'ORTAKLARIN ORTAMINDA DUYDUM, BİLGİM YOK'

Mahkeme başkanı Ünal’a, önceki ifadesinde yer alan, “Projede 4 daire Hasan İmamoğlu’na devredilmiştir. Karşılığında da ödeme alınmamıştır. Böyle olmuş diyorlar” sözlerini hatırlatarak, “Bu ne demek?” diye sordu. Ünal, “Ortakların olduğu ortamda duydum, bir bilgim yoktur” yanıtını verdi.

Duruşma savcısının da dört dairenin devrine ilişkin soru yöneltmesi üzerine Ünal, “Ben sonradan duydum efendim. Hiçbir bilgim yok” dedi. Mehmet Murat Çalık ise Ünal’a, “Size 22 günde inşaat ruhsatı vermişiz. Bunu çok büyük bir gecikme olarak mı görüyorsunuz?” diye sordu. Ünal, “Bana öyle anlatıldı. Duyduklarım bu şekildeydi” yanıtını verdi.

NAHİT KİLER: 'BENDEN HİÇ PARA İSTEMEDİNİZ'

Erhan Ünal’ın ardından eski AK Parti Milletvekili Vahit Kiler’in ağabeyi, tutuksuz sanık Nahit Kiler sanık kürsüsüne geldi. Kiler, belediye için kreş yaptırdığını, inşaatı iş yoğunluğu nedeniyle Adem Soytekin’e ait Asoy İnşaat’a yaptırdığını söyledi.

Kiler’in savunmasının ardından Mehmet Murat Çalık söz aldı ve “Ben maddi menfaatim için sizden para istedim mi?” diye sordu. Kiler, “Benden hiç para istemediniz, kreş yapımı için şirkete yönlendirdiniz” yanıtını verdi. Çalık ise iddianamedeki suçlamaya ilişkin, “İddia makamının rüşvet pazarlığı yapıldı dediği tarihte ben cezaevindeydim. Nahit Bey ancak Adalet Bakanlığı’nın izniyle gelip benimle pazarlık yapabilir” dedi.

Kiler’in savunması ve sorgusunun ardından mahkeme başkanı öğle arası verdi. Mahkeme başkanı ayrıca tutuksuz sanıkların savunma ve sorgularını eylül ayı sonunda tamamlamayı planladıklarını, bunun için günde en az 20 kişiyi dinleyeceklerini açıkladı.

İSMET KOYUN: 'NE İÇİN BURADA OLDUĞUMU BİLMİYORUM'

Öğle arasının ardından duruşma saat 14.30’da yeniden başladı. İtirafçı sanıklar Naim Erol Özgüner ile Ertan Yıldız da duruşma salonundaki yerini aldı. İki isim selamlaşıp öpüşerek yerlerine geçti.

Aranın ardından İsmet Koyun’un savunmasına başlandı. Koyun, “Ne için burada olduğumu bilmiyorum. Hüseyin Gün’ü ömrümde görmedim. Sözde İBB ile bir iş yapmış ama benim bundan haberim yok” dedi.

'ERDOĞAN İBB BAŞKANIYKEN DE İBB’YLE ÇALIŞTIM'

KOBİL adlı firmanın sahibi olan Koyun, İBB ile ilk çalışmaya başladığı dönemde Recep Tayyip Erdoğan’ın İBB Başkanı olduğunu anlattı.

“Akbil projesini yaptım. Erdoğan projeyi bizzat takip etmiştir. E-Devlet projesini yaptım” diyen Koyun, “Bu ülke için birçok teknoloji geliştirdim. Gurur duyulması gereken yerde şimdi buradayım. Çok ağrıma gidiyor” ifadelerini kullandı.

Dünyada ve Türkiye’de birçok markaya güvenlik sistemi sattığını belirten Koyun, “Böyle bir adam alnına silah dayasalar böyle bir işe girmez. Benim ömrümü verdiğim şeyle beni suçluyorlar” dedi.

Mahkeme başkanı Koyun’un savunması sırasında araya girerek, “Farkındayım hayal kırıklığı yaşamışsınız ama buraları geçelim” dedi. Koyun, hakkında hazırlanan üç raporda da bilgi sızıntısı bulgusunun bulunmadığını söyledi.

'İSTANBUL SENİN’E CASUSLUK PROGRAMI YÜKLEMEK MÜMKÜN DEĞİL'

İstanbul Senin uygulamasına ilişkin suçlamalara da yanıt veren Koyun, “İstanbul Senin programına casusluk programı yüklemişiz. Bunu kim iddia ediyorsa ispatlamak zorunda. Böyle bir şey mümkün değil. Bunu yapan adamın gerizekalı ya da manyak olması lazım” dedi.

Koyun ayrıca, “Ben ne Hüseyin Gün’ü ne Murat Ongun’u gördüm İstanbul Senin için” ifadelerini kullandı. Necati Özkan’ın, “2019’dan bu yana herhangi bir örgüte şahitliğiniz oldu mu?” sorusunu da yanıtlayan Koyun, “Hayatımda bir defa 18 yaşında bir örgüte üye olacaktım, sonra kardeş kavgasına dahil olmayayım diye Almanya’ya gittim” dedi.

'BU İŞ CASUSLUĞA KADAR VARDI'

Koyun savunmasının devamında, “Birisi bir kuyuya taş attı, çıkartmaya çalışıyoruz. Bu iş casusluğa kadar vardı. Bu iftirayı yazan ve yazdıranlar verileri ABD ve Almanya’ya göndermekle suçluyor. Böyle bir sistem mümkün mü? Ben anlamıyorum bu işten. Kursam burada değil, dünyada kurardım” ifadelerini kullandı. İtirafçı Erol Naim Özgüner’in avukatı Zeki Karaarslan, “USOM raporu alt platform kullandığınızı söylüyor” dedi.

Koyun ise buna, “Raporda öyle bir şey yok. Erol Bey’e sorun, data onun elindeydi. Öyle sorular soruyorsunuz ki, insan öncesinde bir bakar ChatGPT’ye sorar. 20 dolarınızı ben vereyim” sözleriyle karşılık verdi.

ÖZGÜNER: 'HÜSEYİN GÜN’LE HİÇBİR İLİŞKİM VE İRTİBATIM OLMADI'

İsmet Koyun’un ardından eski İBB Bilgi İşlem Daire Başkanı Erol Naim Özgüner’in savunmasına geçildi. Kendisini tanıtırken Askıda Fatura uygulamasının fikir babası olduğunu ileri süren Özgüner, Hüseyin Gün ile hiçbir ilişkisi ve irtibatı olmadığını söyledi.

Özgüner, Ekrem İmamoğlu’nun yıllardır kullanılmayan telefonunu evinde “saklamadığını”, “muhafaza ettiğini” belirtti.

Savunmasının tamamlanmasının ardından sorgusuna geçildi.

İMAMOĞLU: 'BENİM TELEFONUMU NEDEN EVİNİZDE SAKLADINIZ?'

Özgüner’in sorgusu sırasında Ekrem İmamoğlu söz aldı. İmamoğlu, Özgüner’e “Benim telefonumu neden evinizde sakladınız?” diye sordu. Özgüner, “Saklamadım, muhafaza ettim” yanıtını verdi.

İmamoğlu, söz konusu telefonun güncel kullandığı bir cihaz olmadığını belirterek, “Bu telefon 6-7 yıl önce kullandığım, sonra da özel kaleme yönlendirilmiş bir cihazdır” dedi. İmamoğlu’nun Özgüner’e soru yönelttiği sırada mahkeme başkanı müdahale ederek, “Böyle soru sorulamaz, sanığı baskı altına almaya çalışıyorsunuz” ifadelerini kullandı.

'ÖRGÜTE VAR VEYA YOK DİYEMEM'

İmamoğlu daha sonra Özgüner’e, “Çalıştığınız sürede bir örgüt gördünüz mü? Bir örgüte üye misiniz?” diye sordu. Özgüner, “Örgüte var veya yok diyemem. Ama ben bir örgüt üyesi değilim” yanıtını verdi.

Özgüner’in savunmasının tamamlanmasının ardından mahkeme başkanı saat 17.50’de duruşmaya ara verdi. Aradan sonra Özgüner’in sorgusuna devam edileceği, ardından avukatının savunmasına geçileceği belirtildi.

TELEFONDAKİ TARİH SORULDU: 'UZUN SÜRE KAPALI KALIRSA ESKİ TARİHİ GÖSTEREBİLİR'

Duruşma saat 19.05’te yeniden başladı. İSTTELKOM Genel Müdürü Melih Geçek’in avukatı Yiğit Gökçehan Koçoğlu, Özgüner’e sorular yöneltti.

Koçoğlu, Ekrem İmamoğlu’nun “ikinci telefonu” olarak kamuoyuna duyurulan ve Özgüner’in evinde bulunan cep telefonuna ilişkin, “12 Mayıs 2025 tarihinde telefon ele geçirildi. Ama servis edilen fotoğraflarda telefonun tarihi 23 Mart olarak görünüyordu. Bu nasıl mümkün oldu?” diye sordu. Özgüner, “Telefon uzun süreli kapalı kalırsa eski tarihi gösterebilir” yanıtını verdi.

'VERİ SIZDIRMADIM, VERİLERE ERİŞİMİM YOKTU'

Koçoğlu daha sonra, “Yurtdışına herhangi bir veri sızdırdınız mı ya da sızdırıldığını gördünüz mü?” sorusunu yöneltti.

Özgüner bu soruya, “Veri sızdırmadım, verilere erişimim yoktu” sözleriyle yanıt verdi.

AVUKATI: '27 KİŞİNİN TUTUKLANDIĞI İDDİASI YALAN'

Özgüner’in sorgusunun tamamlanmasının ardından adı “İBB Borsası” iddialarında da geçen avukatı Mehmet Yıldırım’ın savunmasına geçildi. Yıldırım, müvekkilinin verdiği ifade nedeniyle 27 kişinin tutuklandığı yönündeki iddianın gerçeği yansıtmadığını söyledi.

Kendisi hakkında da bir algı operasyonu yürütüldüğünü ileri süren Yıldırım, müvekkilinin ticari anlamda zarara uğradığını ve çocuğu nedeniyle yurtdışına gitmek zorunda olduğunu belirtti.

Yıldırım, Erol Naim Özgüner hakkındaki yurtdışına çıkış yasağının kaldırılmasını, ardından da beraatine karar verilmesini talep etti.

TELEFON KUMPASI ÇÖKTÜ

"İtirafçı Naim Erol Özgüner'in savunması ve sorgusunun ardından KOBİL çalışanı Abdullah Uygun sanık kürsüsüne geldi.

Uygun'dan önce savunma yapan Erol Naim Özgüner'in avukatı Mehmet Yıldırım, Ekrem İmamoğlu'nun telefonunun Iphone 16 Pro Max olduğunu ve piyasaya 2025'in başında çıktığını ileri sürerek, eski bir telefon olmadığını ve bunun yalan olduğunu söyledi.

Melih Geçek'in avukatı Yiğit Gökçehan Koçoğlu ise, Yıldırım'ın beyanının yalan olduğunu, telefonun Iphone 11 olduğunu ve bunun belgesini de mahkemeye UYAP sistemi üzerinden sunacağını belirtti.

AVUKAT KOÇAK: 'SAVCILIK PERİ BACALARINI BALİSTİK FÜZE YAPMAYA ÇALIŞIYOR'

KOBİL çalışanı Abdullah Uygun ile İdris Yıldırım’ın savunma ve sorgularının tamamlanmasının ardından duruşma, Yıldırım’ın avukatı İdris Koçak’ın savunmasıyla devam etti.

Koçak, iddianamede “Eylem-13” olarak adlandırılan suçlamaya ilişkin, “Savcılık peri bacalarını balistik füze yapmaya çalışıyor” ifadelerini kullandı.

İdris Yıldırım’ın savunma ve sorgusunun ardından mahkeme başkanı saat 22.00’de duruşmaya ara verdi.

BÜYÜKHATİPOĞLU: 'AVUKATLIK FAALİYETLERİM NEDENİYLE SUÇLANIYORUM'

Aranın ardından saat 22.25’te duruşma yeniden başladı. Sanık kürsüsüne, itirafçı Adem Soytekin’in geçmişte avukatlığını yapan Onur Büyükhatipoğlu geldi.

Büyükhatipoğlu, Soytekin’in vekâletinin halen kendisinde bulunduğunu belirterek, avukatlık faaliyetleri nedeniyle suçlandığını söyledi.

SOYTEKİN’İN SÖZLERİNE TUTANAKLARLA YANIT VERDİ

Büyükhatipoğlu, Adem Soytekin’in kendisi hakkında “Davalarıma katılıp katılmadığını bilmiyorum” şeklindeki ifadesine de yanıt verdi.

Soytekin’in Anayasa Mahkemesi’ne yaptığı hak ihlali başvurusunu kendisinin takip ettiğini söyleyen Büyükhatipoğlu, Soytekin adına katıldığı davalara ilişkin tutanakları mahkeme heyetine sundu.

'ETKİN PİŞMANLIK BAŞVURUSUNDA BAŞKA AVUKATLAR DEVREYE GİRDİ'

Adem Soytekin’in 19 Mart’ta tutuklanmasının ardından da avukatlığını yapmaya devam ettiğini belirten Büyükhatipoğlu, müvekkili hakkında tutuklamaya itiraz hazırladığı sırada başka avukatların devreye girdiğini söyledi.

Büyükhatipoğlu, bu süreçte Soytekin’in etkin pişmanlık başvurusunda bulunduğunu ifade etti.

'MADEM 7 MART’TA TOPLANTI YAPTIK, İKİ KARE FOTOĞRAF ÇEKSELERDİ'

Büyükhatipoğlu, Adem Soytekin’in Mehmet Pehlivan’ın da tutuklanmasına gerekçe olan “7 Mart’ta toplantı yaptık” şeklindeki ifadesine de değindi.

Söz konusu toplantı iddiasına karşı çıkan Büyükhatipoğlu, “Madem toplantı yaptık, polis takibindeydi, iki kare fotoğraf çekselerdi” dedi.

'MEHMET PEHLİVAN ASLA YOKTU, HÜSEYİN KÖKSAL’I İLK KEZ DAVADA GÖRDÜM'

Büyükhatipoğlu’nun savunmasının ardından sorgusuna geçildi.

Mehmet Pehlivan’ın avukatı, “19 Mart’tan önce yaptığınız söylenen toplantıda müvekkilim var mıydı?” diye sordu.

Büyükhatipoğlu, “Asla yoktu. Hatta Hüseyin Köksal da yoktu. Ben Hüseyin Köksal’ı ilk kez davada gördüm” yanıtını verdi.

Onur Büyükhatipoğlu’nun savunması ve sorgusunun tamamlanmasının ardından Fatih Keleş’in makam şoförü Hüseyin Yurddaş sanık kürsüsüne geldi.

YURDDAŞ: 'SİLAH VE ANAHTAR DEDİM, İDDİANAMEDE KASA ANAHTARI YAZILDI

Onur Büyükhatipoğlu’nun savunması ve sorgusunun ardından Fatih Keleş’in makam şoförü Hüseyin Yurddaş sanık kürsüsüne geldi.

Yurddaş’ın savunmasının ardından sorgusuna geçildi. Yurddaş, daha önceki ifadesinde Ekrem İmamoğlu’nun yakın koruması Mustafa Akın’ın çantasında “anahtar ve silahı” bulunduğunu söylediğini, ancak bu ifadenin iddianamede “kasa anahtarı” olarak yer aldığını belirtti.

Yurddaş’ın savunma ve sorgusunun tamamlanmasının ardından Mahir Gün sanık kürsüsüne geldi.

GÜN: 'SUÇ ÖRGÜTÜ ÜYESİ OLSAM EVİME İCRA GELİR MİYDİ?'

Mahir Gün, hakkında sosyal medyada gerçeği yansıtmayan paylaşımlar yapıldığını söyledi. Alevi olmasına rağmen Alevileri tehdit ettiği yönünde fotoşoplu paylaşımlar hazırlandığını belirten Gün, suç örgütü üyesi olduğu iddiasını da reddetti.

Gün, “Ben suç örgütü üyesi olsam, 11 bin lira kirası olan evime icra gelir miydi?” diye sordu. Hakkında başlatılan çok sayıda icra işlemine ilişkin belgeleri de dava dosyasına sunduğunu ifade etti.

İKİNCİ CELSENİN 3. GÜNÜ SONA ERDİ

Mahir Gün’ün savunması ve sorgusunun tamamlanmasının ardından İBB Davası’nın 2. celsesinin 3. günü saat 00.35’te sona erdi. Tutuksuz sanıkların savunma ve sorgularına yarın kaldığı yerden devam edilecek.

 

Kaynak : istanbulgercegi.com

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları