Demirtaş'tan mahkeme heyetine: Sizden tahliye istemem çünkü ben siyasi tutukluyum

Tutuklu yargılandığı davanın duruşmasında savunma yapan Selahattin Demirtaş, "Yaşım 90’a da gelse, ağzımda diş kalmasa gelirim, yine de sizden tahliye istemem. Çünkü ben siyasi tutukluyum" dedi. Demirtaş, AİHM kararını tanımayan mahkeme heyetine davadan çekilme çağrısı yaptı. ...
HDP eski Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın "terör örgütü kurma, yönetme, örgüt propagandası, suç ve suçluyu övme" suçlamalarıyla tutuklu yargılandığı davanın duruşması Ankara Sincan Cezaevi'nde görülmeye başlandı. Dava, 12-13-14 Aralık tarihlerinde sürecek.
Bizzat katıldığı duruşmada Demirtaş, savunmasında şunları söyledi:
"Leyla Güven'i ve 35. gününe giren açlık grevi eylemini selamlıyorum. Eylemi haklıdır. Siyasi taleplerinin arkasındayım. Aynısını ben de talep ediyorum.
Yaşım 90’a da gelse, ağzımda diş kalmasa gelirim, yine de sizden tahliye istemem. Çünkü ben siyasi tutukluyum.
Cumhurbaşkanlığı seçiminde beni Yunanistan sınırına götürüp bıraksaydınız kalmaz, geri gelirdim; öyle bir durumdaydım. Buna rağmen tutukluluğu devam ettirdiniz. Siz, AKP seçimi kazansın diye Demirtaş’ı içeride tuttunuz.
(Mahkeme heyetine) AİHM kararı kesinleşti mi diye Adalet Bakanlığından görüş istediniz. Adalet Bakanlığı, Hükümeti AİHM'de temsil eden kurumdur. Yani taraftır. Siz, davamda taraf olan bir kurumdan görüş isteyerek alenen taraf tuttunuz. Tutukluluğun devamına karar verirken "dijital deliler var" dediniz. Hangi deliller? Sahte gizli tanık, sahte dinleme, olmayan ses kayıtları, olmayan telefon görüşmeleri. Tarafsızlığınızı ve güvenilirliğinizi yitirdiniz.
AİHM, benim kararımı açıkladığı gün, Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Saray'da AKP Genel Başkanı ile fotoğraf çekiyor ve paylaşıyor. Tesadüf. Hoş tesadüfler...
Hukuku uygulayacak bir mahkeme gelecektir. Bugün gelmez, yarın gelir. Çünkü AKP hep iktidarda kalmayacak. Bu dünya Sultan Süleyman'a kalmadı, Erdoğan'a mı kalacak? Krala yaslanan düşer.
"İhlaller çok açık, AİHM'den etkili bir karar çıkacak, önlem alalım" diyen Hükümetin Demirtaş masası bir formül buldu: İstanbul'daki mahkemeden ceza çıkarttılar. (Sırrı Süreyya Önder ile birlikte Demirtaş'a verilen 4 yıl 8 ay hapis cezası.)
(Mahkeme heyetine) Tüm ısrarlarımıza rağmen İstanbul'da ceza çıkarılan dosyamla şu an yargılandığım ana davamı birleştirmediniz. Yüksek yerlerden fısıldanan her ne idiyse...
Denildi ki, "Demirtaş'ın o dosyasına kimse karışmasın. O dosya, Hükümetin siyasi operasyon dosyasıdır." Beni ilk tutuklatan savcı, "bu dosya çok uyduruk, bundan bir şey çıkmaz" diye birleştirmemişti.
Ceza verilen İstanbul'daki barış konuşmama propaganda demek için sağır, vicdansız, ahlaksız olmak lazım. O mahkeme öyle yaptı. Barış konuşmamıza, verebileceği en ağır cezayı verdi. Fiili tahliyemi engelleyecek süreyi öngörerek yaptı bunu.
İlginçtir, İstanbul'daki mahkemenin verdiği 4 yıl 8 ay mahkumiyet süresi neye tekabül ediyor biliyor musunuz? 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerine. Benim niyetim yok 2023 için, fakat böyle hesap edilmiş. İnce bir mühendislik hesabı.
İstanbul İstinaf Mahkemesi, bütün dünyanın gözü önünde, hiç sıkılmadan AİHM'in tahliye kararına rağmen cezayı onayladı. Üyelerden biri de 8-10 yıl önceden AKP'li bir avukat. Hakimliğe geçmiş, jet hızıyla da istinaf üyesi olmuş. Belli ki, siyasilerin söylediklerini açık direktif olarak anlamışlar. Usule, yasaya, aykırı ceza dosyasını bir paragrafla ve gerekçesiz şekilde onayladılar.
Bizleri yetiştiren hocaları, bu mesleği seçmiş olduklarına pişman ettiniz. "Utanıyoruz. Öğrencilere ne anlatacağız. Ne hukuku?" Bir ceza hukuku profesörü, artık bir dosyayı incelediğinde sonucunu kestiremiyor. Reddi hakim talebimi kabul etseniz, davamdan çekilseniz ve yerinize yeni bir heyet atansa da adımız gibi eminiz ki karar neyse aynı çıkacak. Karar verilmiş: Demirtaş içeride kalacak. Bakalım. Kim içeride, kim dışarıda zaman gösterecek. Ben siyasetçiyim, hücremden siyaset yapmaya devam ediyorum. Partimin desteği de yanımda olarak.
Halk gerçek duygularını söyleyemiyor. Gazeteciler, akademisyenler, öğrenciler, kadınlar... Kimse konuşamıyor. Herkes onu sevsin istiyor. En azından, hep öyle görünsün istiyor.
(Mahkeme heyetine) Tutanağa şu şerhi geçip çekilin: “Bu koşullarda, yargı baskı altındayken, kamuoyunda oluşturulan algılar ve siyasetçilerin yaptığı açıklamalar bizim bu dosyada bağımsız ve tarafsız yargılama yapmamızı imkansız hale getirmiştir." Sizlerin bugün, “Mahkememizin saygınlığı, hukukun onuru, adaletin şahsiyeti ve sanığın hukuki güvenliğini korumak açısından Selahattin Demirtaş yargılamasından çekiliyoruz” demeniz lazım. Kendimi kurtarmak veya davayı uzatmak için demiyorum. İsterseniz bana ceza verip bu davadan öyle çekilin. Bu dava vesilesiyle, Türkiye’de can çekişen yargıya umut olun."
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları












