Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Doğan Demir TRT’de canlı yayına katıldı. Demir, Alevilerin darbelere karşı olduğunu belirterek, darbe girişiminin gerçekleşmesi halinde bundan en çok Alevilerin etkileneceğini ifade etti.
TRT’nin canlı yayınına katılan Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Doğan Demir, Alevilerin darbelere karşı net bir duruşu olduğunu ifade etti. Darbe girişiminin ardından Alevilerin de sokağa çıktığını belirten Demir, provokasyon amaçlı Alevi mahallelerine yönelen bazı gruplar olduğunu Alevi-Sünni çatışmasının önüne geçmek için Alevilerin kendilerini geri çektiğini söyledi.
Alevi toplumunun laikliğin ve cumhuriyetin kazanımlarının yanında durduğunu belirten Doğan Demir, “Aleviler iç çatışmalara ve mezhep ayrılıklarına asla prim vermemiştir” dedi.
Darbe girişiminin ardından sağlanan uzlaşının devam etmesi gerektiğinin altını çizen Demir, “Bütün siyasi partilerin, bütün sivil toplum örgütlerinin el birliğiyle mücadele etmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Darbe girişiminden 2 gün sonra Alibeyköy Cemevi’nin kurşunlandığını dile getiren Demir, “Cemevini niye kurşunlarsınız? Alevi-Sünni çatışması çıkarmak için. Alevi kurum başkanlarına suikast yapılacağı, cemevlerine saldırı olabileceği söyleniyor. Biz tüm tedbirlerimizi alıyoruz ama bu tür duyumlar zaten hep var. Yeni bir şey değil. Yıllardır Alevilerin evleri işaretleniyor. Devlette, kamu kuruluşlarında özellikle FETÖ tarafından nasıl fişlendiğimizi, tayinlerde nasıl yer almadığımızı, Alevi olduğumuz için her yerde dışlandığımızı yıllardır haykırıyoruz. Bunu hükümet de, devlet de biliyor. Tüm uyarılarımızda haklı çıktık” diye konuştu.
“Cami-cemevi projesi Alevilerin içine sızma girişiminin bir parçasıydı”
Cemaatin Alevilerin arasına sızmaya çalıştığını söyleyen Demir, 4 yıl önce Tuzluçayır’da yapılmaya çalışılan Alevi toplumunda tepki çeken cami-cemevi projesinin de bu sızma girişiminin bir parçası olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:
“Fethullah Gülen bundan yaklaşık 4 yıl önce Türkiye’den bir iki arkadaşımızı Pensilvanya’ya çağırıp bu Alevilerle Sünnileri barıştırmamız, bunun için de proje üretmemiz gerekiyor, cami cemevi ortak bir alanda yapılsın istiyorum demiş. Maalesef içimizde birkaç arkadaşımız bu işe meyillendiler. Mamak Tuzluçayır’da cami-cemevi projesinin temeli atıldı. Tuzluçayır çok hassas bir yer. Orada toplumu kandırmak için yolumuz Şah-ı Merdan’a çıkar diye paneller düzenlemişlerdi. Cemaatin amacı Alevilerin içine sızmaktı. O günlerden beri mücadele ediyoruz. Bunları hükümete de söyledik. Mitingler de düzenledik. Mitinglerde söylediklerimizden dolayı yargılandığımız oldu. Fethullah Gülen’in ‘Aleviler teröristtir, ateisttir’ diye ses kayıtları var. Bunlara asla fırsat vermeyin diyen bir adam nasıl bir anda Alevi dostu oluyor. Türkiye’de 102 şubesi 70 bin üyesi olan devasa kurumun başkanlığını yapıyorum. Diğer bütün Alevi kurumlarıyla ortaklaşa bu adamla mücadele ediyoruz ve içimize sızmasına izin vermedik. Haklılığımız 17 Aralık operasyonunda ortaya çıktı ki cami-cemevi projesi orada sonlandırıldı.”
“Darbe gerçekleşseydi en çok Aleviler etkilenecekti”
Darbe girişiminin gerçekleşmesi halinde bundan en çok Alevilerin etkileneceğini ifade eden Doğan Demir, “Demokrasi mitinglerinde halkımız duyarlı davrandı ve ülkesine sahip çıktı ancak darbe yapılmış olsaydı sokağa çıkan insanların yüzde 70’ini, 80’ini göremeyecektik. Ama biz yine sokakta olacaktık, Alevi kurumları olarak mücadele edecektik. Belki biz yine katledilecektik ama her şeye rağmen tam bağımsız Türkiye, özgürlükler, demokrasi ve insan hakları için mücadele etmeye devam edecektik” dedi.
OHAL’in ardından çıkarılan kanun hükmünde kararnamelerle 13 Alevi derneğinin kapatıldığını belirten Demir, dernekler kapatıldıktan sonra derneklerin cemaate yakın olup olmadığının teyidi için İçişleri Bakanlığı Dernekler Dairesi Başkanlığı’ndan arandıklarını söyleyerek, “Biz 3-4 yıldır söylüyorduk çakma dernekler kuruyorlar diye. Toplumu dernekler üzerinden dizayn etmeye çalıştılar ama beceremediler” diye konuştu.
“Maraş’ta Alevileri katleden 1 numaralı sanığı çağırıp Alevi Çalıştayı’nı konuşursanız sonuç alamazsınız”
Alevi açılımının cemaate yakın isimlerle yapılmaya çalışıldığı için sonuçsuz kaldığını kaydeden Demir şöyle konuştu: “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başlattığı o çalışmanın içinde maalesef Türkiye’deki örgütlü Alevi kurumları olmadı. Siz Zaman gazetesinin yazarlarını, Maraş’ta Alevileri katleden 1 numaralı sanık Ökkeş Şendilleri çağırıp Alevi Çalıştayı’nı konuşursanız oradan sonuç alamazsınız. Uzun süre çalıştaylar yapıldı ama sonuç alınamadı. Davutoğlu başbakan olduktan sonra, demokratik, örgütlü Alevi dernekleriyle bir araya gelmişti, orada işin yanlış yapıldığını söylemiştik. En son Davutoğlu cemevlerinin hukuki statüsü ile ilgili bir çalışma başlatmıştı ancak başbakan değiştikten sonra herhalde askıya alındı. Binali Yıldırım’dan da Alevi dernekleri olarak bir randevu talep ettik ancak görüşemedik.
Biz de önümüzdeki günlerde Başbakan’ı ziyaret edip hem Türkiye Cumhuriyeti’nin yaşadığı bu kaosta birlikte olduğumuzu anlatmak adına hem de Alevilerin askıya alınan temel hak ve özgürlükleri talebiyle ilgili nasıl bir çalışma yapacağımız konusunda ortak bir alan yaratmak istiyoruz.”
"Devlet cemaatleri beslemesin"
Alevilerin, eşit yurttaşlık, cemevlerine ibadethane statüsü verilmesi, zorunlu din derslerinin kaldırılması ve Alevi dergahlarının iadesi gibi talepleri olduğunu anlatan Demir, “Geçtiğimiz hafta Hacı Bektaş’ı anmaya gittik. Kendi dergahımızda Kültür Bakanlığı’ndan izin alarak cem yapıyoruz. Bu topluma yapılmış bir zulümdür. Hükümetin bir an önce bu çalışmaları sonlandırması lazım. Kimsenin inancıyla, yaşamıyla sorunumuz asla olmadı. Bizim için insanların dini, dili, ırkı hiç fark etmiyor. Biz insanı odak noktasına koyduğumuz için devletin de vatandaşına öyle bakması gerektiğine inanıyoruz.
Bugün Gülen cemaatinin ülkede yarattığı sendroma bakın. Cemaatlere karşı duruyoruz. Devlet cemaatleri beslemesin istiyoruz. Cemevlerimizi analarımızın, bacılarımızın lokmaları, rızalıklarıyla yapıyoruz. Belediyeler zaman zaman yardım etse de çok şeyi kendi imkanlarımızla yapıyoruz. Devlet bize nasıl mesafeli duruyorsa bütün cemaatlere de aynı mesafede durmalı. Bugün Gülen cemaatinin yerine başka cemaati koyar beslerseniz yarın başka bir sendrom yaşarız. Umarım başta cumhurbaşkanı olmak üzere hükümet ve siyasi partiler bu yaşananlardan dersler çıkarırlar ve cemaatlerle ilgili o mesafeyi korurlar. Bu ülkede önemli olan şey laiklik, demokrasi, cumhuriyet. Yakalanan uzlaşı kültürünü sürdürmemiz gerekiyor. Bu saatten sonra Türkiye başka bir darbeyi, ayrışmayı kaldıramaz, iç savaşa doğru gidebilir” dedi.
“Maraş, Çorum, Sivas ve Gazi katliamlarıyla ilgili dosya hazırlıyoruz”
“Ali Tatar’ı bilirsiniz. Alevi bir vatandaştı. Ali Tatar gibi gerek Türk Silahlı Kuvvetleri’nde gerekse devletin her kademesinde yıllardan beri bu örgüt ya da birileri tarafından mağdur edilmiş bir Alevi vardır” diyen Demir, Alevilerin devletin her kademesinde yer bulması gerektiğini belirtti.
Doğan Demir, Maraş, Çorum, Sivas ve Gazi’de yaşanan katliamların ve faili meçhul cinayetlerin araştırılmasını istediklerini ifade ederek bir dosya hazırladıklarını söyledi. Demir, “Davaların yeniden başlamasını istiyoruz. Gereken müracaatı yapacağız, hükümet de üstüne düşeni yaparsa toplum vicdanında bir rahatlama olur” diye konuştu.
Vişne Haber Ajansı
ETİKETLER : türkiye gerçeği, vişne haber ajans, vişne ajans, istanbul gerçeği, türkiye haberleri, son dakika haberler, istanbul haberleri, sondakika, Doğan Demir: Cemaatin içimize sızmasına izin vermedik, doğan demir, alevi kültür dernekleri, akd