Hükümetin 4+4+4 şeklindeki yeni “zorunlu eğitim” modeli, eğitimciler ve sivil toplum örgütleri başta olmak üzere büyük tepki aldı.
Hükümetin 4+4+4 şeklindeki yeni “zorunlu eğitim” modeli, eğitimciler ve sivil toplum örgütleri başta olmak üzere büyük tepki aldı. Son rötuş, yani devam zorunluluğunu dörtten sekize çıkarma hamlesi de bu modele dair temel itirazları yatıştırmayacak.
İşte temel itirazlar:
1- Her şeyden evvel, AKP’nin 2011 seçim beyannamesinde “4+4+4”e dair bir taahhüt, bahis yok. Beyannamenin 80. sayfasında “Birkaç yıl içerisinde 81 ilimizde okulöncesi eğitim, zorunlu eğitim kapsamına alınacak“ sözü de tutulmuyor! Çünkü son yasa teklifine göre okul öncesi zorunlu değil.
2- Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) gibi yıllardır eğitim sistemine katkıda bulunan, eksileri ve artıları iyi bilen sivil toplum örgütleri, teklifin geri çekilerek konunun taraflarıyla tartışılması gerektiğini savunuyor. Bu acele niye?
Temel becerilerde 41’inciyiz
3- Son kanun teklifi, Türkiye’nin son 10 yılda temel eğitimde yaptığı önemli reformları sekteye uğratacak ve çocukların gelişiminde kritik öneme sahip ilköğretim eğitimini olumsuz etkileyecek. Zira “yeni” sistem, kesintisiz eğitimi hem kesintili hale getiriyor, hem de devam zorunluluğu belirsizleşiyor.
4- İlköğretimde, okullaşma oranı yüzde 100’ü bulmuşken bu geri adımı atmak niye? Özellikle kız çocuklarının okula erişimini engelleyecek bu formül, okulun sadece bir eğitim mekânı değil, aynı zamanda “sosyalleşme” alanı olduğunu da tamamen ıskalıyor.
5- Türkiye, zaten çocukların okul dışı veya sonrası sosyo kültürel imkânlarının en düşük ve en eşitsiz olduğu ülke! Yeni formül, çocukları ev içi ve dışında birçok riske maruz bırakacak. Açık öğretimdeki eşitsizlikleri de artıracak.
6- OECD’nin üç yılda bir yaptığı PISA sınavında Türkiye, 65 ülke arasında 41’inci olabildi. Mevcut şartlarda bile 15 yaşındaki bir Türk öğrenci, OECD üyesi ortalama bir öğrencinin matematik, fen ve okuma becerilerinden bir eğitim yılı geride! Kesintili eğitim, bu tabloyu daha da vahimleştirecek.
Meslek seçimi için çok erken
7- Temel eğitim, herkese eşit ve kaliteli eğitim sağlamanın başlangıcı. Çocuk yaşta meslek eğitimi, temel eğitimi sekteye uğratacak.
8- İlköğretim çağı, meslek seçimi için çok erken! Çocuk psikiatristi Dr. Yankı Yazgan, “Liseyi bitirirken nasıl bir meslek seçeceğine bir türlü karar veremeyenlerin yapamadığını, ilkokul dördüncü sınıftakilere meslek empoze ederek (çocukları hayata iteleyerek) yapmak nasıl iş?” diye soruyor.
9- Temel eğitim, sekize çıkartılırken kapsamlı bir müfredat reformu yapıldı. Bunun için ciddi bir kamu kaynağı harcandı. Şimdi tüm bu kazanımlar ve yatırımlar bir kenara itiliyor.
Anlayacağınız eğitim sistemiyle oynamak yerine, eğitim kalitesine yatırım yapmanın zamanı geldi de geçiyor. Eğitim yeniden yapılandırılacaksa, öncelik nitelikli ve etkili öğretimde olmalı. Kesintiler ve tuhaf yan formüllerde değil.
Yeni yasa teklifi, toplumun bir kesimi olan engellilere karşı ayrımcılığın kapısını açıyor. Oysa AKP, engelli vatandaşlara özel önem veriyordu. Ne oldu?
- Tohum Otizm Vakfı, yeni yasa taslağının engelli öğrencilerin kaynaştırılması, gelişmesi ve sosyalleşmesi için büyük önem taşıyan okul öncesi eğitimin kapsam dışı bırakılmasının çok ciddi bir sorun olduğunu açıkladı.
- Teklifte hâlâ muğlaklığını koruyan dördüncü sınıftan sonra açık öğretim ve mesleki yönlendirme, engelli öğrencilerin kolayca örgün eğitim dışına itilmesine neden olacak.
- Evde eğitimden etkilenecek kesim, sadece kız öğrenciler değil. Özel eğitime ihtiyacı olan engelliler de evlere kapatılacak. Peki, kimin evde eğitim göreceği hangi kriterlere göre, kimler tarafından belirlenecek? Evde eğitimi kim verecek?
Anlayacağınız bu teklif, pek çok dezavantajlı çocuğun temel eğitim hakkının elinden alınması anlamına geliyor.
- TRT-1’de yayınlanan “Leyla ile Mecnun“ dizisi, bu hafta inceden inceye kapitalizm eleştirisi yaptı. Son bölümde, mahallenin bakkalından taksicisine, herkes para kazanmak için bir şirketin tekeline geçiyordu.
- Dizi, yoksulu borçlandırarak çıkmaza sokan, boş alan gördü mü hemen “buraya inşaat yapalım” diyen, “hadi bir de sosyal sorumluluk projesi yapalım“ diyerek günahlarını perdelemeye çalışan zihniyeti espriyle karışık, zekice teşhir etti.
- Dizilerdeki reklam sürelerinden patronun “fiziği güzel“ diye bir kadını işe almasına, kapitalist sistemin güncel sorunlarını doğrudan değil de mizahla eleştirmek, bu ülkede çok ihtiyaç duyduğumuz bir şey.
Mehveş Emin