loading
close
SON DAKİKALAR

Fenerbahçe'den hakem kararlarına tepki: Bunu yapanlar, yaptıranlar koltuklarında rahat oturduklarını düşünüyorlardır ama yanlarına bırakmayacağız

Fenerbahçe'den hakem kararlarına tepki: Bunu yapanlar, yaptıranlar koltuklarında rahat oturduklarını düşünüyorlardır ama yanlarına bırakmayacağız
Tarih: 09.02.2020 - 07:40
Kategori: Spor

Fenerbahçe Süper Lig'in 21. haftasında kendi sahasında Alanyaspor ile karşı karşıya geldi. Maç 1-1 berabere biterken hakem kararları tarışma yarattı.

Fenerbahçe ve Alanyaspor dün akşam (8 Şubat 2020) Şükrü Saraçoğlu'nda karşı karşıya geldi. Maçta her iki takım da penaltılardan birer gol kaydederken maça verilmeyen penaltı tartışmaları ve hakem kararları damga vurdu.

Maç sonrası Fenerbahçe cephesinden birbiri ardına açıklamalar yapıldı. 

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, BeinSports canlı yayınına telefonla bağlanarak "Gerek Antalya’da yaptığım basın toplantısında, gerekse bugün Yüksek Divan Kurulu’nda yaptığımız toplantıda Fenerbahçe özelinde ve üzerinde bazı oyunlar oynandığını, bazı çelişkili kararlar verildiğini, gerek bazı medya organlarında algı operasyonları yapıldığını anlatmaya çalışmıştım. Çünkü görünen köy kılavuz istemez bir durumla karşı karşıyayız" dedi.

Ali Koç sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ligin ikinci yarısının başlamasıyla, genelde de zaten futbolda bu hep böyledir. Bir operasyon yapılacaksa, bir şeyler yapılacaksa, bir takımın önü kesilip, bir takımın önü açılacaksa genelde bu işler ligin ikinci yarısı başlar. Nitekim de beklediğimiz korktuğumuz başımıza geldi. Bugün yaşanan pozisyonda, pozisyonlara baktığımız zaman kısaca Jailson’un hareketi penaltıysa, maçın sonuna doğru yaşanan olay da açık ve net bir şekilde penaltıdır. Burada birinde VAR’a gitmek, diğerinde VAR’a gitmemek, son derece enteresan.

İkinci pozisyona baktığımız zaman, bizim verilmeyen penaltı pozisyonuna baktığımız zaman; dikkat ederseniz, ceza sahası içinde hakem gayet net ve iyi bir pozisyonda. Muhteşem bir pozisyon almış durumda. Olayın tümünü görebiliyor. Onu söyleyelim. Dolayısıyla birincisi hakemin direkt bir şekilde bu penaltıyı vermesi gerekirdi. Diyelim ki göremedi, atladı. Olabilir. İnsanlık hali. Hakemlik zor bir meslek. Diyelim ki atladı. Çok şükür ki artık iki sezondur teknoloji var. Teknolojiden yararlanıyoruz. Bu teknolojinin ana amacı insan hatasını minimize edebilmek. Tabi çok kez VAR ile ilgili spekülasyonlar yaratılıyor. Yeni bir sistemdir, oturması zaman alacaktır. İşin bütününe baktığınız zaman, artısı eksisine; artısının çok daha fazla olduğuna inanıyorum. Bu gece ilk penaltıda dikkat ederseniz; yan hakemde, orta hakemde penaltıyı vermedi. Hakem VAR’a çağırıldı. Bizim pozisyonumuzda ise hakem çok çok iyi bir pozisyonda olmasına rağmen penaltıyı görmedi veya atladı diyelim, fakat VAR’a çağırılmadı. Pozisyona net şekilde baktığınız zaman kol apaçık, kola değmese iki tane oyuncumuzun önüne düşecek. Nispeten boş bir kaleye gol olması yüksek bir oran olan bir pozisyon ile karşı karşıya kalacağız. Ama ne yazık ki, bana sorarsanız bilerek, yani hata olarak değil, bilerek, VAR hakemi ki bu maçtan önce bu hakemle ilgili dikkatli olmamız konusunda da uyarılmıştık. Onu da ifade etmek istiyorum. VAR hakemi burada ciddi bir çifte standart uygulamıştır. Dolayısıyla maçın özeline bakarsak böyle ama ligin geneline bakarsak bugün Türkiye Süper Ligi’nde bir takımın önünün açılması için bir takımın da önünün kapatılması için bazı çabalar, eforlar sarf edilmektedir. Buna neler ekleyebiliriz? İşte Vedat’ın Trabzonspor maçından sonra PFDK’ya sevki, niyet okuyarak. Bunun hiçbir şekilde akılla, mantıkla izahatı yoktur. Ya da bugün de ifade ettiğim gibi Kayseri maçında Emre’nin bir pozisyonda rakip oyuncuyla yaşadığı diyalog ki hakem hiçbir şey yapmadı. Ama sırf Emre’ye ceza verebilmek için mevzuata aykırı olmasına rağmen hakemlerden ek rapor istenmesi, Göztepe maçında attığımız ikinci golde 4 dakika 17 saniye boyunca nizami golümüzün incelenmesi, bunlara baktığımız zaman harcama limitleri, transfer yapamamamız için kılı kırk yarmak, tüm bunlara baktığımız zaman net bir şekilde Fenerbahçe’nin üzerine oynanmaktadır. Ben bunu daha evvel de ifade ettim ve 3 Temmuz’da kupamızın -haklı kupamız, alın terimizle kazandığımız kupamızın- nasıl alınmaya çalışıldığını bütün Türkiye gördü. Bu sefer de dedim ki, muhtemel bir şampiyonluğumuzun önü kesilmeye çalışılıyor dedim. Bunda ne yazık ki doğru, haklı çıkmak istemezdim ama saha içinde ve saha dışında bütün yaşadıklarımıza baktığımız zaman ne yazık ki bu düşüncemizin istemesek de kuvvetlenerek artığını görüyoruz. Ve inanın bu olay sosyal-toplumsal çok büyük olumsuzluklara sebebiyet verebilecek noktaya gelmiştir. Benim en büyük korkum da budur.

"Fenerbahçe camiasında büyük bir infial var. Bu böyle gitmez"

Maçlar kazanılır, maçlar kaybedilir, sporun içinde olan olaylar yaşanabilir. Kimse her sene şampiyon olacak, kimse garanti şampiyon olacak diye bir olay yoktur ama bizler çok büyük finansal sıkıntılar içinde büyük emekler ve çabalar sarf ederek iyi işler yapmaya çalışırken, bu yaşadıklarımızı kabullenmemiz kesinlikle söz konusu değildir, mümkün de değildir. Biz, bunları kabullensek dahi Fenerbahçe sahipsiz değildir. Fenerbahçe’nin sahibi milyonlarca taraftarı vardır. Ve insanlar aptal değillerdir. İnsanların akıllarıyla bu şekilde ‘kör göze parmak’ şeklinde oynanması sonuçta hepimize zarara verecek bir unsurdur. Dolayısıyla bugün yaşananlar bizim için sürpriz olmamakla beraber büyük bir şok etkisi, hayal kırıklığı ve ileride olabileceklerin de işareti olarak görülmektedir. Bizler ne yapabiliriz, Ne diyebiliriz? Hocamızın dediği gibi bundan sorumlu insanlar bunun açıklamasını nasıl verirler? Bizler konuşup gerçekleri ifade ettiğimiz zaman neredeyse her zaman ceza yemekle karşı karşıyayız. Futbolcuların alın teri ve emekleri yenmektedir. Peki, bu işten sorumlu kişiler, federasyonumuz, hakemlerimiz, MHK, onlara nasıl yaptırımlar uygulanacak? Bunu sormak istiyorum. Bu düzen de bu şekilde gidemez. Korkarım ki bu gidişat çok daha vahim olaylara sebebiyet verecek. Günlerdir bunu anlatmaya çalışıyorum. Fenerbahçe Spor Kulübü olarak hakkımız olmayan hiçbir şey istemiyoruz. Özel bir muamele, ayrıcalık istemiyoruz. Ama harcama limitlerinde yaşadıklarımız, bize yaşatılanlar… Yeniden yapılandırmaya şartlarından dolayı bankalarla imza atamadık. Buna rağmen kendi imkanlarımız çerçevesinde münferit anlaşmalar yaparak en azından 1-2 transfer yapabilmek için çok büyük mücadeleler verdik. Karşılaştığımız duvar, gördüğümüz muamele de saha içinde de çok tatsız olaylarla karşılaşacağımızın göstergelerinden bir tanesiydi.

"Bu serzenişlerimin Alanyaspor ile de alakası yok"

Ne yazık ki bu akşam bunlar yaşanmıştır. Yarın neler yaşanacağını bilmiyorum. Bugün çok mu iyi oynadık? Hayır. Bugün Alanya’nın emeklerine ve alın terine haksızlık yapmak istemiyoruz. Bu Alanya’yı ilgilendiren bir konu değildir. Süper Lig’in iyi futbol oynayan, iyi yönetilen takımlarından biri. Hem futbolda hem de Yönetim Kurulu’nun, Başkanı’nın çok iyi yönettiği bir kulüptür. Bu serzenişlerimin Alanyaspor ile de alakası yoktur. Günlerdir bir şeyi anlatmaya çalışıyorum. Fenerbahçeliler olarak endişe duyduğumuz konuları gündeme getiriyoruz. Bazı mevzuları sorguluyoruz. Bunu şu an sorgulayan tek takım da biziz. Ama inanın ki adil rekabet ortamına çok büyük zarar verecek bu konu da er ya da geç pek çok takım tarafından sorgulanmaya da başlayacaktır. Esas sıkıntılar da o zaman başlayacak. Fenerbahçe Spor Kulübü, sahipsiz değildir. Biz olalım ya da olmayalım. Ne yönetim olursa olsun. Hatta yönetim bile olmasın, bu kulüp sahipsiz değildir. Bu kulübün sahibi milyonlarca taraftarıdır. Bu taraftarlar da şu an Türk futbolunda neler döndüğünü, nasıl oyunlar oynandığını gayet net bir şekilde farkındadırlar. İnşallah futbol artık sadece sahada oynanır. Bu yanlışlardan dönülür. İnsanların kafasındaki soru işaretleri, kuşkular yok edilmese dahi en azından minimize edilir. Yani şu maç bittikten sonraki geçen 2-2,5 saat içinde bize gelen mesajlar, kulübe gelen mesajlar, e-mailler, SMSler… Haddi hesabı yok. Fenerbahçe camiasında büyük bir infial var. Bu böyle gitmez, gidemez."

Fenerbahçe başkanvekili Semih Özsoy: Hakeme de çok kızmamak lazım, çünkü o verilen talimatı yerine getirdi

Fenerbahçe başkanvekili Semih Özsoy da maç sonrası açıklamlarda bulundu. Özsoy, Fenerbahçe adına kötü bir gecenin yaşandığının altını çizerek, "Şimdiye kadar bizim söylediklerimizi ispatlarcasına malumun ilanı olduğu bir gece. Bunu yapanlar utanmalıdır. Ama bununla birlikte yanlarına da kalmayacağını buradan bilmelerini ve bunun ciddiyetinin farkına varmalarını isteriz" dedi.

Özsoy şöyle konuştu:

"Şimdi bu söylediklerimizden dolayı belki de ceza alacağız ama bence bunu da bir gözden geçirmeleri lazım. Sayın Nihat Özdemir, bir federasyon başkan olarak bütün ekipleriyle rahatlıkla toplantı yapıp, isim isim bizleri, kulüp adını vererek kulüpleri zan altında bırakıp kendine göre yorumlar yaparak istediğini söyleyebiliyor. Yorumcular yorum yapabiliyor ama biz bunlara cevap vermek durumunda kaldığımızda acaba ceza yer miyiz diye düşünüyoruz. Daha önce de söylemiştik;  Fenerbahçe’yi, Fenerbahçe Spor Kulübü’nü, Fenerbahçe’nin yöneticisini cezalarla ürkütemezsiniz, korkutamazsınız, bildiğimizden sapmayız. Bugüne gelince ilk bakışta söylememiz gereken ‘hakem kötü’ demek olacak ama esasında hakeme de çok kızmamak lazım. O da verilen görevi, talimatı yerine getirdi, bugün. Çok belliydi ki, tek tek pozisyon olarak değerlendirmeyeceğim. Zaten büyün kamuoyu hemfikir. Belki de uzun yıllardır hemfikir olmadığı kadar bir konuda hemfikir. Gülelim mi, ağlayalım mı, bilemiyoruz. Pozisyonları incelemeye hiç gerek bile yok. Ama şunu çok rahat anladık ki biz bugün 3 tane atsaydık, 4 tane de yedireceklerdi. ‘Gece nasıl başladı?’ diye soracak olursanız, esasında gecenin fragmanını saat 5’te gördük. 5’teki maçta ne olduğunun belirtisi geldi, filmin tamamı da akşam 8’de ortaya çıktı. Bunu yapanlar, bunu yaptıranlar eminim koltuklarında rahat oturduklarını düşünüyorlardır ama kesinlikle ve kesinlikle bunları onların yanlarına bırakmayacağız. Bununla birlikte Sayın Nihat Bey, ‘güvenin, şeffafız, her şeyi biliyoruz ve ona göre hareket ediyoruz.’ diyor. Umarım gereğini yapar. Sayın Nihat Özdemir, bizim de ismimizi vererek Zorlu toplantısı veya başka konularla ilgili ‘transfer yapamıyordunuz, ne oldu?’ dedi. Kendine göre yorumları var. Gerektiği zaman onların da cevabını vereceğiz. Bugün gündem değişmesin diye söylüyorum. Ama şeffaflığın grisi olmaz, şeffaflık ya siyahtır ya da beyazdır. Dolayısıyla görüşmelerin tamamını, kendi anlattıklarının da tamamını söylemelidir. Bunlardan bir tanesi de 4 dakika 17 saniye bir gol için neye baktılar dediğimizde, ‘bilemiyoruz, o da şaşırmış, ne yapacağını bilememiş’ deyince benim kendisine ifadem aynen şu olmuştur: ‘belki de hiçbir kusur bulamayınca golü vermenin üzüntüsünden şoka girmiş’ dediğimde kendileri bize, ‘Evet, olabilir’ demişlerdir. Dolayısıyla konuşmaların tamamını anlatırlarsa bugüne nasıl geldiğimizi kendileri de çok iyi bilirler.

"Tepkimize sonuna kadar devam edeceğiz"

Hakikaten utanç verici bir gece. Katledildiğimiz bir gece. Dolayısıyla bugün Başkanımızın söyledikleri, aylardır söyledikleri, günlerdir söyledikleri bir kere daha ortaya çıktı. Bu federasyonla, MHK ile ilgili oturup karar vermeleri gerekirken kendi içlerinde karar verip Fenerbahçemize hiçbir şey olmaz. Ama onlar şapkaları önlerine alsınlar ve bir düşünsünler. Bununla birlikte sabah da söylediğimiz aspor’un yorumcu zatları biraz önce bir saygısızlık ve hadsizlik yapmışlar. Demişler ki, ‘gördünüz mü, bize muhtaç Fenerbahçe. Bize muhtaç olur, doğruları biz söylüyoruz.’ Ben onlara buradan sadece, ‘hadi oradan’ diyorum. Fenerbahçe onlara hayatta muhtaç kalmaz. Onlar aldıkları parayı hak edebilmek için, talimatları yerine getirebilmek için işlerine devam etsinler ama kimsenin dillendiremiyor dediğini Fenerbahçe taraftarı dillendirir, öteki yorumcular dillendirir. Dolayısıyla onlar da hadlerini aşmasınlar. Tepkimize sonuna kadar devam edeceğiz. Tamamen legal, yasal yollarla hakkımızı arayacağız. Hakikaten bu işleri yapanların peşlerinde şöyle olacağız; bugünkü hakemin kötü bir hakem olduğu, evveliyatı çok iyi biliniyor. Dolayısıyla daha önce mimli bir hakem, beceriksiz bir hakem ama inanın bu hakem belki de kariyerinin en iyi maçını yönetti, kendi açısından. Dolayısıyla bu buraya nasıl atandı, kimler tarafından atandı, niye buraya yapıldı, bundan sonra ne yapacak, işte bunlara bakmak lazım. Dolayısıyla bugün seyircimiz de galeyana geliyordu. En çok korktuğumuz oydu, Allah’tan çok sağduyu hakim oldu ve hiçbir olay olmadı. Fakat oyuncuların bile belli bir dakikadan sonra performansının düştüğünü, demoralize olduğunu çok rahat görebiliyorsunuz. Çocukların da bir emeği, bir hakkı var. Ama onların da kapıldığı his, biz ne yaparsak yapalım bize kazandırmayacaklar. Dolayısıyla biz hakkımızı hukuki yollarla ve sportif çerçeve içinde, bunları dillendirerek ve sonuna kadar takipçisi olarak değerlendireceğiz."

Ersun Yanal: Eşitlik ve adalet istiyoruz

Fenerbahçe Teknik Direktörü Ersun Yanal da maç sonrası açıklama yaptı.

Ersun Yanal'ın açıklamaları şöyle:

“Futbolun içinde kalmak ve futbolu konuşmak için çok çaba sarf ediyoruz. Bugün de aynı şekilde futboldan bahsedeceğim. Çok mu iyi oynadık? Hayır. Çok mu etkiliydik? Hayır. Bu etkinliği rakibe kabul ettirdiğimiz zaman var mıydı? Zaman zaman vardı. Bunda çok mu etkili olduk? Hayır. Futbolun dışında şeyler var. Tabii ki hakem hata yapabilir. Onlarla ilgili asla konuşmuyoruz. Hatalar tabii ki olacak. Biz de bazen iyi oynayamıyoruz ya da gol kaçırıyoruz. İyi pas atamıyoruz veya boş kaleye kaçırıyoruz. Ama elektronik ortamda ve övündüğümüz büyük bir teknolojik ortamda bazı uygulamalar gerçekleştiriyoruz. Neden bu standart oluşmuyor? Kime hesap soracağız? Herkes bizden hesap soruyor, konuşuyor. İyi oynayamadın, kötü oynuyorsun, kötü pas veriyorsun, performansın kötü. Biz kime hesap soracağız? Nasıl anlayacağız, nasıl öğreneceğiz? Bugün kaybedebilirdik de futbol bu. Ama bir standart bana uygulanıp diğerine uygulanmıyorsa ve eşit değilse bunu kimden öğreneceğim? Koskoca bir camia var. Siz bu camianın ayarlarıyla oynuyorsunuz. Bunun sonunun ne olacağını merak ediyorum. Yakında sosyal medyaya veya televizyonlara pozisyonlar düşecektir. Bu pozisyonların sebebini nasıl açıklayacaklar? Pardon mu diyecekler? Pardon dedikten sonra ne olacak? Şimdi futbolun dışında şeyleri konuşmak bize yakışmıyor. Ama bu kadar net bir şeyi bile elimize, ağzımıza bulaştırdık. Bunun sorumlusu kimse çıksın. Nasıl biz çıkıp aslanlar gibi konuşuyorsak o da çıksın konuşsun ya da konuşturulsun. Neyse yapılsın. Hep mi bizden başlangıç olarak geliyor. Kabak tadı verdi, tatsız bir hal aldı. Koskoca Fenerbahçe camiası çok üzgün. Onlar takımlarının yenemediğine, mücadelesine, kalitesine, standardına üzülecekler ve sevinecekler. Bir de bu türlü bir üzüntü eklendiğinde bu başka bir boyuta geçecek. Kimse kusura bakmasın. Herkes şapkasını önüne koysun. Fenerbahçe büyük bir camia. Her şeyin üstesinden gelir. Biz mücadelemize devam edeceğiz. Son maça kadar da mücadelemizi bırakmayacağız. Ama bu ayarları da bozanlar bir an önce düzeltmeliler. Çünkü ayaklarını denk almalılar. Eşitlik ve adalet ilkesine sahip çıksınlar. Eşitlik ve adaletin olmadığı yerde hiçbir şey olmaz. Eşitlik ve adalet istiyoruz. Başka da bir şey istemiyoruz. Bu eşitliği ve adaleti sağlayamayacaklarsa yapabilecekler gelsin. Kusura bakmasınlar.

"VAR’daki adam çekirdek mi çitliyor?"

Adaletin olmadığı yerde futbol da olmaz. Hiçbir şey olmaz. Fenerbahçe idari kararlarla, adil olmayan yöntemlerle baş edilecek, asime edilecek bir camia asla olamaz. Herkes bu konuda ayağını denk alacak. Futbol ortamı gerilmeye başladı. Bu gerginlik hiçbirimize bir şey katmayacak. Hakemlerle ilgili yorum yapmıyoruz. Hakemlere saygı duyuyoruz. Yanlış karar verebilir, saygı duyuyoruz. Çok büyük bir teknolojik standart oturttuk. Bununla da gurur duyuyor ve Avrupa’nın en iyisini olduğumuzu iddia ediyoruz. Sen bu pozisyonda gitmiyorsan, çok da netse biz kötü oynayabiliriz, maç 2-2 de bitebilir, 3-2 yenilebiliriz. Ama sen hakkımızı nasıl yersin? Hakkımı yiyemezsin. Bu hakkı bana verdiysen yiyemezsin.  Bu hakkı yiyorsan bunun hesabını kim verecek? Burada oturuyorum her şeyi söylüyorum. Bu iş selfie çektirmeye benzemez. Bu iş ciddi bir iştir. Bu komünikasyon nasıl gerçekleşiyor, onu da anlamıyorum. Ama sen VAR’a gitmen gereken pozisyonda gitmiyorsan, bana VAR’dan haber gelmediğini söylüyorsan, VAR’daki adam da uyuyorsa ya da çekirdek mi çitliyor, ne yapıyorsa… O kadar çok tepki var ki. Rakibin pozisyonlarında çok rahat gidiyorsun. Tabii ki gideceksin. Adalet uygulanacak. Herkese adalet uygulanacak. Eğer bende varsa, bizim pozisyonda gitti ve gerekeni yaptı. Asla bundan yüksünmüyoruz. Bu hakkı ve yetkiyi kimden alıyorsun? Bu hakkı ve yetkiyi kim veriyor sana? Bu işler nasıl olacak? Bu şartlarda futbolu konuşmak da bu kararları kabul etmek demektir. Bu kararları kabul etmiyorum. Ben futbol konuşmak ve futbolun içinde kalarak takımımı konuşmak istiyorum. Gelecekte futbolla ilgili olması gerekenleri konuşmak istiyorum. Türk futbolunda bunlara kitlendik kaldık. Değiştirelim bunu nasıl değiştireceksek. Bir kaos vardır gidiyor. Kim elini ayağını çekecekse bu işten çeksin artık ve rahatlasın. Futbola bakalım. Niye bunu konuşuyoruz? Sizler de bu konuyu değerlendirin. Medya bu konuda önder. Topluma, halka, kamuoyuna anlatan, açıklayan, aktaran ve olması gerekeni ortaya koyansınız. Sadece Fenerbahçe için değil; Türk futbolu ve adaleti için. Bizi istemiyorlarsa biz bir süre çekilelim ve dinlenelim. By-pass yapsınlar. Fenerbahçe çok büyük bir camia. Fenerbahçe ile bu konuda ciddi olmak lazım.

"Bence bu iş Ümit Öztürk’lük bir iş değil"

-Oyuncular da mutlu değiller. Çocuklar istediğimiz oyunu da oynayamadıklarını söylediler. Rakip bize baskı yaptı, hamlelerde geç kaldık gibi şeyleri konuşuyor olsak keşke. Ama kitlendik kaldık bir pozisyona. Çok komik ya. Adamın eline çarpacak top, bizim adamın önüne düşecek ve gol olacak. Adam bunu VAR’da görmüyor.

-Adaletin olduğu yerde ben adamı nasıl suçlayayım? Adalet diyoruz. Ben kendim için istediğim adaleti başkası için de ‘vay bunu görmedi. Şöyle yaptı, böyle yaptı’ nasıl diyeyim. Ben sana nasıl derim? Bilmiyorum, ondan duymak lazım veya yetkililerin çıkıp bunu konuşması gerekiyor. tamam Altay çıktı, penaltıyı kurtardı, 3 cm ölçmüşler. Eyvallah tamam, doğrudur.  Bu kararı uygulayın tamam yapın. Keşke futbolu konuşsak.

-VAR’dan uyarı gelip gelmediğini ben hakeme soramam ki. Ben bunu nasıl sorayım? Biz, hakemlerle filan konuşmuyoruz. Böyle bir adetimiz yok. Gidip de onların yakasına yapışıp da gel kardeşim buraya ne oldu vs. Biz, saygı duyuyoruz. Adama demek ki bilgi gelmedi. Bir yerde var bir problem, bir telekomünikasyon problemi var. Ya hatlar kesiliyor, bugün de galiba kesilmiş hat. Birden bire hat da kesiliyor. Siz ne düşünüyorsunuz?  Sizin bu konudaki fikrini ne? Merak ediyorum.

-VAR sisteminde bazen inisiyatif hakeme bile kalmıyor. Sonuçta o kadar motive ve düzgün bir şekilde önlerine konuyor ki bu iş ki bizim penaltıda, penaltı çizgisinde bazı şeyler var. Hepiniz mutlaka izlemişsinizdir; pozisyonu. Hiçbir tartışmam yok, keşke 3-2, 4-2-, 5-2 mağlup olsaydık, hiç fark etmez benim konuşmam. Sonuçta adaletli bir şekilde bu uygulama herkese geçerliyse biz de bu uygulamanın geçerliliği konusunda kendimize ya da başkasına adalet istiyoruz. Uygulandı, hatta 3-4 dakika bizim bir penaltıda geçen süre. Olsun, adalet yerini bulsun. Ben çok adaletli bulmuyorum.

-Bence bu iş Ümit Öztürk’lük bir iş değil. Tırnak açın, iklimi yaratan kimlerse hepsi salkım salkım birgün mutlaka dökülecek.  Çünkü FIFA ve UEFA’nın yaptığı Finansal Fair’in anlamı da bu. Bu oyun adaletli oynanmalı. Finansal Fair’in amacı da o. Hakemler, kurallar var. Bunun amacıda adalet. Bu oyunu mümkün olduğunca adaletli bir organizasyon haline getirmek istiyorlar. Bizse başka bir koşulun peşindeyiz. O çok tehlikeli bir şey. Ve iklimi yaratan biziz. Hepimiz. Özellikle bir kesim, bazı cenahlar. Bu işin içerisinde olmaması gerekenler, derhal çekilmek zorunda. Spor başka bir dünya. Net.

-Biz Trabzon’da (hakemi) yenemedik.  Baya da iyi oynadık. Bazen olmuyor.

-(Dün Trabzonspor’a verilen penaltı) Belki daha iyisini, belki daha kötüsünü kazanırız. Ben orada değilim. Çok net teknolojiyi kullanarak, geldiğimiz bu noktada bu değerlendirme neden yapılmıyor. Bana bunun cevabını verin. Gözümün içine baka baka değerlendirmiyorsun? Neden? Bunun cevabını kim verecek. Bunun cevabı kimde? Ben onu merak ediyorum. Kimseden hesap falan soramam. Bulunduğum yer gereği sormaya kalksam ceza yerim. Bunun muhattapları mutlaka bunu alıyordur. Bana anlatın, bu nasıl olacak? Bu iklimi bozan kim? Birileri şampiyon olacak. Şampiyonluklar önemli tabi ki, bu iklimi mahvedenler ne olacak? Ne kazanacak, neler kaybedilecek."

Kaynak : www.istanbulgercegi.com

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları