Aydın Şehir Hastanesi’nde nasıl bir sözleşme imzalandı?
Çiğdem Toker: Aydın Şehir Hastanesi için Sağlık Bakanlığı’nın kamuoyuna bilgilendirmesi, Türkiye Cumhuriyeti’nin vergi yükümlüsü yurttaşları açısından yerinde olacak...
Bütün dünya ölçeğinde dahi yüksek bir hastane yapım maliyetine karşılık gelen ve en pahalı şehir hastanesi yatırım tutarının üzerine çıkan Aydın Şehir Hastanesi için Sağlık Bakanlığı’nın kamuoyuna bilgilendirmesi, Türkiye Cumhuriyeti’nin vergi yükümlüsü yurttaşları açısından yerinde olacak...

Aydın Şehir Hastanesi açılışı
Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı (CSSB) tarafından hazırlanan 2018 tarihli KÖİ Raporunda, Sağlık Bakanlığı’nın Yap Kirala Devret modeliyle yaptırdığı 18 şehir hastanesi ile ilgili veriler de yer alıyor.
Bu rapordaki 18 şehir hastanesinin yatırım tutarını alt alta topladığınızda ulaştığınız büyüklük, 10 milyar 206,5 milyon ABD dolarıdır.
Yine aynı CSSB raporuna göre 18 şehir hastanesi arasında, en yüksek yatırım tutarına sahip şehir hastanesi 1 buçuk milyar ABD doları ile Başakşehir Çam ve Sakura Hastanesi’dir. Söz konusu hastanenin yatak sayısı aynı rapora göre (güncel durumda artmıştır) 2 bin 682’dir.
Bu verileri neden aktardım?
Geçen cumartesi (24 Ocak’ta) Cumhurbaşkanı Erdoğan başta olmak üzere yüksek devlet erkanının katılımıyla açılışı yapılan Aydın Şehir Hastanesi’nin yatırım büyüklüğü 65 buçuk milyar TL olarak açıklandığı için.
Bu tutar, günümüzün güncel döviz kuruyla 1 buçuk milyar dolara karşılık geliyor.
Yani -2018 yılı resmi rapora göre- 2 bin 682 yataklı ve 1 buçuk milyar dolar yatırım büyüklüğü olan Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi ile 1300 yataklı Aydın Şehir Hastanesi’nin yatırım tutarları birbirine denk.
Anlatmayı sürdüreceğim ama önce bir ayrımı vurgulamak gerekiyor. Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi ile Aydın Şehir Hastanesi’nin, yaptırılma modeli ile bağlı oldukları hukuk kuralları ve iktisadi yapıları aynı değil. AKP iktidarı ve onun sözcüleri her ne kadar hepsine ‘şehir hastanesi’ dese de, ilki Kamu Özel İşbirliği üst modelinin Yap Kirala Devret yöntemi ile yaptırılmış bir şehir hastanesi.
İkincisi, yani Aydın Şehir Hastanesi ile Kamu İhale Kanunu’nun 21. Maddesinin b fıkrasına göre açılmış ve sonra da ikmal ihalesi yapılmış bir şehir hastanesi.
Nasıl bir hastane ve sözleşme?
İlkinde, uzun vadeli bir sözleşme, yurtdışından sağlanmış finansman ve Sağlık Bakanlığı’nın bu hastaneyi yapıp işleten Rönesans şirketine, her sene ödediği kullanım ve hizmet bedelleri söz konusu.
İkincisinde uzun vadeli bir sözleşme yok. Ya da biz öyle varsayıyoruz. Çünkü Kamu İhale Kanunu’na göre yaptırılmış bir hastanenin yatırım tutarının 65 buçuk milyar TL olarak açıklanması, izaha muhtaç bir durum.
Her ne kadar, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, Aydın Şehir Hastanesi konulu X mesajında, 65 buçuk milyar TL yatırım büyüklüğü rakamının yanında: “365 adet poliklinik, 34 adet ameliyathane, 1300 yatak kapasitesi, nükleer tıp merkezi, 16 adet yanık, 250 adet yoğun bakım yatağı, 3 adet MR, 3 adet tomografi, 2269 araçlık açık ve 2 adet kapalı otopark” bilgileri verilmiş olsa da, bütün bu kapasite ve tıbbi donanıma rağmen, tutarın çok yüksek olduğuna dikkat çekiliyor.
Aydın Şehir Hastanesi
Ayrıntılı bilgi zorunlu
Sağlık Bakanlığı tarafından 2020 yılında ilk ihalesi açılan ve o dönem 950 yataklı olacağı duyurulan Aydın Şehir Hastanesi’nde, Kolin-Zey Yapı ortaklığı 976 milyon TL teklifle işi üstlenmişti. Hastane zamanında bitirilemedi. Sonrasında 2023 yılında ikmal ihalesi yapıldı. Bu ikmal ihalesini de 3,7 milyar TL Zey Yapı, Pakhan İnşaat, Zeki Peker ve Gülten Peker iş ortaklığı 3,7 milyar TL bedelle aldı.
Davet usulü (21/b) yapılan iki ihalenin de verileri ortadayken, Aydın Şehir Hastanesi’nde yatırım büyüklüğünün 65 buçuk milyar TL olarak açıklanması, imzalanan sözleşmelerin içeriği, kapsamı ve süresi konusunda kamuoyuna daha ayrıntılı bilgi verilmesini gerektiriyor.
Bütün dünya ölçeğinde dahi yüksek bir hastane yapım maliyetine karşılık gelen ve KÖİ modeliyle yaptırılan 20-25 yıllık en pahalı şehir hastanesi yatırım tutarının üzerine çıkan Aydın Şehir Hastanesi için sözleşmeye eklerin, protokollerin ve değişikliklerin yapılmış olduğu tahmin ediliyor.
Enflasyon ve fiyat farklarının bu sözleşmelere nasıl yansıtıldığı konusunda Sağlık Bakanlığı’nın kamuoyuna bilgilendirmesi, Türkiye Cumhuriyeti’nin vergi yükümlüsü yurttaşları açısından yerinde olacaktır.
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları





