loading
close
SON DAKİKALAR

Çiğdem Toker: Akkuyu’ya yeni şirketler

Çiğdem Toker
Tarih: 13.12.2017

Çiğdem Toker: Akkuyu A.Ş’nin CEO’su ile birlikte diğer yönetim kurulu üyelerinin tamamının denetim kurulunda yer alması, şirketin yüzde 49’a kadar Türk şirketlerden oluşabilecek ortaklık yapısını doğrudan etkileyecek.

Üreteceği elektriğin kilovatsaatini, Türkiye’ye 12.35 sent’ten satacak olan Akkuyu Nükleer Güç Santralı (NGS), 20 milyar dolar proje bedeli, 49 yıllık yatırım süresi ve enerji satış anlaşmasıyla, Cumhuriyet tarihinin en büyük yatırımı.
Bu ölçekteki bir proje, ülkemizin geleceğini hepimizin sandığından çok ilgilendiriyor. Sadece güvenlik açısından değil, siyaset, diplomasi ve hukuk alanında da. Fakat Türkiye’nin ve toplumun geleceğini birden fazla alanda ilgilendiren bu ölçekteki bu projeyle ilgili gelişmeler, farklı nedenlerle hak ettiği ölçüde tartışılmıyor.
Ankara merkezli bir şirket olan Akkuyu Nükleer A.Ş’de yakın zamanda alınan bir kararı dün aktarmıştım.
Milletlerarası anlaşma uyarınca yüzde 51 hissesi Rusya’da bulunan şirketin, olağanüstü toplantıya gitme ihtiyacı duyması aslında hepimizi ilgilendirmeli.
25 Aralık’ta yapılacak olağanüstü genel kurulda ana sözleşme değiştirilecek.
Konu, denetim maddesi. Halihazırda şirketin yönetim kurulu üyelerinin denetim kurulunda da üye olmasına bir engel yok. Ama “CEO hariç” istisnası var. İşte yılın son haftasında yapılacak değişiklik ile bu önemli ibare metinden kaldırılacak.
7 Aralık 2017 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi’nde yayımlanan değişiklik metni şöyle: “Denetleme Kurulu üyeleri, şirket hissedarlarının teklifi üzerine yönetim kurulunca onaylanır. Yönetim kurulu üyeleri aynı zamanda denetim kurulu üyeleri olabilir. Şirket çalışanları denetleme kurulu üyesi olamaz. Denetleme kurulu, faaliyetlerinde yönetim kurulu tarafından onaylanan Denetleme Kurulu Yönetmeliği’ne uygun olarak hareket eder. Denetleme kurulunun tüm üyeleri, yetkileri kapsamında faaliyetlerini yerine getirmek amacıyla, Şirket’in tüm belgelerine sınırsız erişim hakkına sahiptir.”

***

Akkuyu A.Ş’nin CEO’su ile birlikte diğer yönetim kurulu üyelerinin tamamının denetim kurulunda yer alması, şirketin yüzde 49’a kadar Türk şirketlerden oluşabilecek ortaklık yapısını doğrudan etkileyecek. Rusya açısından projenin finansmanına Türk şirketlerden katkı yapılması hayati önem taşıyor.
Düne kadar, Akkuyu A.Ş’nin yüzde 49’unun hissedarı olacağı açıklanan CKK (Cengiz Kolin, Kalyon) ile henüz hissedarlık sözleşmesinin yapılmamış olması, bu alandaki mali sorunların henüz aşılamadığına işaret ediyor.
CKK’nin Akkuyu’ya ortak olacağının açıklanmasının üzerinden altı ay geçti. Bugüne dek sözleşmenin hâlâ imzalanmamasının, Rosatom’un CKK üzerinde başlattığı denetim süreciyle bağlantılı olduğu vurgulanıyor.
Bu çerçeve içinde Rusya Devlet Nükleer Enerji Kurumu Rosatom Başkanı Aleksey Lihaçev’in son demeci tablodaki sorunları üstü kapalı da olsa doğruluyor.
Lihaçev, Akkuyu NGS’de hisse sahibi olmak isteyen Türk şirketlerine yenilerinin eklendiğini haber veriyor. Normalde “olumlu” algı yaratması beklenen bu gelişmenin ülkemizdeki hiçbir resmi kaynak tarafından açıklanmaması ilginç. Lihaçev, Akkuyu’nun yüzde 49’unun hangi şirketlere satılacağı konusunda ise “Kamuoyuna açıklama yapamam” diyor.
Daha önce nihai anlaşmanın 2017 sonuna kadar imzalanmasının hedeflendiği belirtilmişti. Şimdi temel soru: 25 Aralık’taki olağanüstü genel kurulun ardından Akkuyu NGS’deki hissedarlık sözleşmesinin, yıl bitmeden imzalanıp imzalanmayacağı. Bu soru henüz cevaplanmamış olsa da Rusya’nın, 20 milyar dolarlık bir dev projede, Türk şirketlerine yönelik denetim gücüne sahip olma niyeti açıkça görünüyor.

Çiğdem Toker: Cumhuriyet

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları