loading
close
SON DAKİKALAR

Organize ihaleler

Çiğdem Toker
Tarih: 07.08.2019
Kaynak: Çiğdem Toker-Sözcü

Çiğdem Toker: Bugün o arsada ne olduğu herkesin gözünün önünde.

Atatürk'ün hepimize mirası olan Atatürk Orman Çiftliği (AOÇ), iktidarın uzun süredir değişik amaçlarla gözdesi olan “arazi”.
Bir kısmı Cumhurbaşkanlığı Sarayı için kullanılan saha, AKP'ce ticari gözle bakılan bir gayrımenkule dönüştü. Şaşırtıcı olan iktidarın bir kamu arazisine ticari gözle bakışı değil tabii.
AOÇ'nin madden ve manen değeri büyük arazilerinin binbir hukuk ve mevzuat oyunuyla parça parça ticarileştirilmesi, vatandaşlık haklarımızı ihlal ediyor.

★★★

Medipol Üniversitesi, devleti yöneten AKP'nin, partili sermayedarları lehine AOÇ arazilerine yaptığı saldırıların yeni kazananı.
Ankara Tren Garı kampüsü içindeki TCDD Misafirhanesi'nin ve TCDD Müzesi'nin yanı sıra AOÇ arazisi içerisindeki büyük bir alanın da Medipol Üniversitesi'ne kampüs alanı olarak devredildiğini Mimarlar Odası Başkanı Tezcan Karakuş Candan belgeledi.

★★★

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın kurucusu olduğu Medipol'ün iktidara yakınlığı ise bugünün konusu değil. Siyaset ve ticaret kulislerinde yıllardır konuşulur durur.
Siyasal İslam, ideolojisi ve rantı uğruna kent hafızalarını silse de insan hafızasını silemiyor. Medipol bünyesindeki Bağcılar Medipol Hastanesi'nin (sonra 15 Temmuz kanlı darbe girişimine kalkışacak -o zamanki adıyla- Gülen cemaatinin Emniyet içindeki yapılanmasının uygulamaya koymak isteyip durdurulan), 17/25 Aralık Yolsuzluk ve Rüşvet Operasyonu fezlekelerine yansımışlığı da var.

★★★

Etiler Polis Okulu arazisi üzerindeki rant planlarını aktaran (geçersizleştirilmiş) fezlekenin üzerinden neredeyse 6 yıl geçti. Darbe olarak tanımlanan operasyonların durdurulduğu, TBMM'de tersi amaçla kurulan komisyon aracılığıyla AKP'nin olası yargılamaları önlediği, rüşvetle itham edilen bakanlarına “Aklanıp gelin” diyemediği, bazı kayıtların devletçe yok edilip değiştirildiği, bu konulardaki bazı haber ve yazıların erişimini engellediği çoğumuzun hatırında.

★★★

Erişime engellenen yazılardan birinin de benim yazım olduğunu yeni öğrendim. Cumhuriyet'te 15 Şubat 2014'te yayımlanmış “Etiler'deki şirket AKP'li çıktı” başlıklı yazı, o günlerde sayısız gazete ve internet mecrasında yayımlanan sonra geçersizleştirilmiş fezlekelerdeki verileri esas alıyordu.
Yazımın maddi gerçeklik bakımından yanlış içermeyen son yorum paragrafı engelleme konusunda fikir veriyor:
“Devralan belediye, imar planını değiştiren belediye, onay veren Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, ‘riskli alan' ilan eden Bakanlar Kurulu, değer tespit ihalesini ayarlayan belediye şirketi, değer tespiti yapacak olan şirketin sahibi belediye meclis üyesi… Para basacak rant merkezini kuracaklar ise Başbakan'ın çevresi… ‘Organize İşler' bir filmin çok ötesi.”

★★★

Bugün o arsada ne olduğu herkesin gözünün önünde.
Etiler Polis Okulu arazisi üzerinde İstanbul'un hava akımını kesecek, trafiğini mahvedecek hançer gibi 3 kule yükseltileceği Sözcü haberiyle ortaya çıktı.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın 2.5 emsal artırdığı bu saha, bir tahmine göre 500 milyon dolarlık ranta konu.
Üç gökdelen ile bir AVM'yi yükselten firmaları, yerel seçimler öncesinde  İBB iştiraki KİPTAŞ belirledi. İşin ilginç yanı KİPTAŞ da bu arazi üzerinde İBB'nin Nisan 2018'de açtığı ihaleyi “kazanarak” söz sahibi olmuştu.

★★★

KİPTAŞ'ın Etiler arazisi için belirlediği firmalar Astaş ile Yapı ve Yapı.
(Yapı ve Yapı İnşaat'ın önceki yönetim kurulunda yer alan Zeki Yeşildağ'ın 2017'de ES Medya hisselerini Ethem Sancak'tan devraldığını anımsatılım.)
Yapı ve Yapı, bir başka büyük projenin daha müteahhidi:
Ankara Millet Bahçesi.

Şirket, geçtiğimiz mart ayında TOKİ'nin gizli yaptığı ihaleyi yaklaşık 400 milyon TL teklif vererek kazanmıştı. (İlgilisi 18 Mart 2019 tarihli yazıma bakabilir)
İki rant projesinin aynı firma dışında ilginç bir ortak özelliği daha var: İkisinde de ihale süreçleriyle ilgili bilgi verilmemiş olması.
Son hatırlatmamız da büyük depremin beklendiği İstanbul'da “riskli alan” kavramının kullanılışına dair olsun.
Etiler Polis arazisi üzerinde hançer gibi yükselecek üç rant kulesi, varlığını Bakanlar Kurulu'nun 24 Temmuz 2013 tarihli “riskli alan” kararına borçlu.
Bölge riskliyse neden 50 katlı üç kule yaptırıyorsunuz ey devlet?

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları