loading
Yükleniyor
close
SON DAKİKALAR

Anayasa Mahkemesi’nin T24 sınavı

Çiğdem Toker
Tarih: 23.10.2026
Kaynak: Çiğdem Toker - T24

Çiğdem Toker; T24, 17 yaşına girdikten kısa süre sonra getirilen hukuksuz erişim engeli kararına, bu kararın pratikte yol açtığı zorlayıcı koşullara rağmen, “buluşma” iradesinde tereddüt etmedi.

Herkes aynı soruyu soruyor: Anayasa Mahkemesi’nden ümitli misiniz?

T24 Yıllık Buluşmaları kapsamında, bu sene daha çok emek yoğun bir hazırlıkla düzenlenen konferansı izlemek üzere İstanbul’dayım. T24, 17 yaşına girdikten kısa süre sonra getirilen hukuksuz erişim engeli kararına, bu kararın pratikte yol açtığı zorlayıcı koşullara rağmen, “buluşma” iradesinde tereddüt etmedi.

Bu yıl beşincisi düzenlenen T24 buluşmasının konusu: “ALGORİTMA REJİMİ – Yapay Zekâ, Birey, Toplum, Siyaset, Ekonomi, Edebiyat”.

T24’ün kurucu Genel Yayın Yönetmeni Doğan Akın, içinde lise öğrencisi Doğan Akın’a yaşatılan ağır hukuksuzluğun hikâyesinin de olduğu, dayanışmanın hayatı zenginleştiren, yaşamı anlamlı kılan yönlerini anlattığı ve herkesin gözlerini yaşartan bir konuşma yapıyor.

* * *

Dolu dolu bir program; iş dünyası, akademi, medyadan isimlerin katıldığı ufuk açıcı paneller, tanıdık simalar, selamlaşmalar. Ve oturum aralarında, kahve molalarında döne döne sorulan o soru: Anayasa Mahkemesi’nden ümitli misiniz?

“Evet, ümitliyiz” diyorum kendi payıma.

Şimdi de sahadan bildiriyorum ve ümidin neden güçlü hukuksal temelleri olduğunu anlatmaya, paylaşmaya çabalayan bir yazı olacak bu da.

Konu elbette T24. Türkçe yayın yapmasına karşın dünyadaki ilk 315 haber sitesi içinde yer alan, yapay zekâ platformlarının Türkçe bilgi doğrulama süreçlerinde başvurduğu bir numaralı mecra (Stanford Üniversitesi araştırması) olan gazetemiz T24’e getirilen erişim engeli kararları.

Ve bu kararlar için Anayasa Mahkemesi’ne yapılan bireysel başvuru.

İhlaller dizi dizi: Basın, çalışma, mülkiyet, adil yargılanma

Önce bir not:

T24’e erişim engeli getirilmesi, ilk günden bu yana ağırlıklı olarak basın ve ifade özgürlüğü açısından tartışılıyor. Ki bu doğal ancak sulh ceza hâkimliklerinin verdiği kararların yol açtığı yıkıcı etkiler, basın ve ifade özgürlüğü ile sınırlı değil.

Ne kadar fark edildiğini bilmiyorum ama kararların kapsama alanı, görünenden geniş ve katmanlı.

Her şeyden önce T24 bir gazete. Yayınının, üretiminin internet üzerinden olması, onun bir gazetecilik kurumu ve kuruluşu olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Bir kere bu olgunun iyi anlaşılması gerekiyor. T24 bu yönüyle, bir işletme olarak aynı zamanda bir vergi yükümlüsü.

Dolayısıyla T24’ün erişiminin engellenmesi, basın ve ifade özgürlüğü, halkın haber alma hakkının yanı sıra çalışma özgürlüğü ve mülkiyet hakkını da ihlal ediyor.

Bitmedi, adil yargılanma hakkını da ihlal ediyor.

“Önleyici tedbir”: Hemen şimdi

Saydığım hakların tamamı anayasal koruma altında. Dolayısıyla bu çoklu ihlallerin yol açtığı sonuçların ivedilikle kaldırılması gerekiyor.

İvedilikle ne mi demek? Mümkünse hemen şimdi. Başka bir anlatımla, çoklu hak ihlallerinin büyümemesi için Anayasa Mahkemesi, esas hakkındaki kararını verinceye kadar önleyici tedbir uygulamalı.

Uygulamalı ki 17 yıl önce kurulan ve şimdi basın ve ifade özgürlüğü, çalışma özgürlüğü, mülkiyet hakkı ihlal edilen ve içinde tam mesaili onlarca editörün, muhabirin, yazarın, emekçinin çalıştığı gazetenin yaşam alanı göz göre göre daraltılmasın, varlığı sona erme tehdidiyle karşı karşıya kalmasın.

* * *

Anayasa Mahkemesi, esas hakkındaki kararı vermeden önce, daha doğrusu çok geç olabilecek esas hakkındaki kararını verinceye kadar “önleyici tedbir” kararı alabilir, almalı.

Tıpkı idari yargıdaki yürütmenin durdurulması kararı gibi.

Tıpkı anayasa yargısındaki yürürlüğün durdurulması kararı gibi.

Artık bireysel başvurularda da önleyici tedbir kararı alınması bir yılı aşkın süredir mümkün...

Tam bu nedenle ivedilikle tedbir kararı alması gerekiyor Anayasa Mahkemesi’nin.

Anayasa Mahkemesi, bunu mümkün kılacak yolu, geçen yıl bizatihi kendisi açtı çünkü.

5 Ağustos 2025 tarihli Anayasa Mahkemesi İçtüzük değişikliği ile Yüksek Mahkemenin her türlü temel hak ve özgürlük hakkında geçici tedbir kararı verebilmesinin önü açıldı.

T24’ün (Av. Gökhan Tekşen) Anayasa Mahkemesi’ne yaptığı hak ihlali başvurusunda işte bu yeni hukuk yolu imkânı kullanılarak geçici tedbir talep ediliyor.

Geçici tedbir kararını gerektiren zorunlu durumun ne olduğuna başvuru dilekçesinden birlikte bakalım:

Telafisi imkânsız zararlar doğmasın diye

“T24 yayınının tamamına erişim engeli getirilerek kadrolu 43 editör ve muhabir, 160’ın üzerindeki düzenli yazar/yorumcu ve sayıları 30’u aşan telifli çalışan muhabir, işlerinden mahkûm bırakılmıştır. Müvekkil (T24) kadrolu çalışanlarının en temel yasal haklarından olan kıdem tazminatlarını bile ödeyemeyecek duruma düşürülmüştür. Hukuksuz, orantısız ve ölçüsüz bir kararla yayının bütününe erişimin engellenmesi, çalışanların da haklarına telafisi imkânsız zararlar verme sonucunu doğuracaktır.”

Neler olacak?

Anayasa Mahkemesi, tedbir kararı verirse hemen giderilmesi güç olan zararlar azalacak. Ama bu kararı vermezse neler olacak biliyor musunuz?

- Çalışanların göreve bağlı basın kartları iptal edilecek.

- Resmî İlan Yönetmeliği hükümleri uyarınca resmî ilan gelirleri kesilecek.

(Nitekim Basın İlan Kurumu, 2 Ekim 2026 tarihinde müvekkile tebliğ ettiği yazısında, erişim engelini gerekçe göstererek resmî ilan yayımlama hakkının durdurulduğunu, erişim engeline neden olan ihlalin ortadan kaldırılmaması hâlinde resmî ilan yayımlama hakkının sona ereceğini bildirdi.)

Bu tablo ise ülkenin ve dahi dünyanın en önemli internet haber sitelerinden olan T24’ün varlığını sürdüremez bir eşiğe taşınması anlamına geliyor.

Görüyorsunuz değil mi meselenin sadece 118 içerikten nasıl ibaret olmadığını?

İçinden geçtiği zor dönemler hiç bitmeyen Türkiye’de şu anki zor dönemin bedelini, bu tabloda hiçbir sorumlulukları olmadığı hâlde en ağır ödeyen kesimlerin başında geliyor gazetecilik ve gazeteciler.

Özveriyle kurulan, büyük emekle yaşatılan ve dünya ölçeğinde referans kaynağına dönüşen bağımsız internet gazetesi T24’ün varlığını sürdürmesi adil bir yargılamayla mümkün olabilecek.

Gazeteciler, sorumlusu olmadıkları hukuksuzluklar üzerinden ağır sınavlara tabi tutulurken tek bir kararla, aynı anda basın ve ifade özgürlüğü, çalışma özgürlüğü, mülkiyet hakkı, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği T24’e erişim engeli de Anayasa Mahkemesi’nin sınavına dönüşmüştür.

* * *

Sahadan, yani T24 Konferansı sürerken yazdığım bu satırları, Doğan Akın’ın açış konuşmasının sonlarındaki mesajla bitireyim:

“Görevimiz: Bu fırtınada yaşamak, birbirimize sarılarak ayakta kalmak. Tarafımız: Gazeteciliğin evrensel ilkeleri, insan hakları, hukuk, adalet ve bu fırtınada kendisi de savrulan Anayasamıza sadakat!”

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları