Yeni Siyaset
Melih Aşık; Milletvekillerinin yarıdan çoğu Özgür Özel’in çizdiği rotayı desteklemediğini ortaya koyarken. Özel’in ve Parti’nin izlediği Kürt politikasını onaylamadığını da ortaya koymuş oldu.
Seçim bölgelerinin sesini dinleyerek Çerçeve yasaya “hayır” diyen 54 Yeni Parti milletvekili hem Özgür Özel’i hem partilerini uçurumdan kurtardı.
Özgür Özel’in eğilimi yasaya evet demekti.
Fakat sosyal medyada o kadar büyük gürültü koptu ki...
Lider çareyi milletvekillerini serbest bırakmakta buldu.
Vekiller tam kadro “evet” deseydi parti baş aşağı giderdi.
Parti yönetimi yatıp kalkıp tepkili ve bilinçli seçmene dua etsin...
Bu arada Özgür Özel hesapta olmayan bir güven oylamasından geçti.
Milletvekillerinin yarıdan çoğu Özgür Özel’in çizdiği rotayı desteklemediğini ortaya koyarken...
Özel’in ve Parti’nin izlediği Kürt politikasını onaylamadığını da ortaya koymuş oldu.
Umarız parti yönetimi bu sonuçtan gerekli dersi çıkaracaktır.
★ ★ ★
Deniyor ki, Özgür Özel yasaya hayır oyu verse teröre destek olmakla suçlanacaktı o yüzden evet oyu vererek AKP’nin oyunlarını bozdu!
Biz de soralım:
- Yeni Parti’nin lideri Özgür Özel terörü desteklemek değil tam tersine önlemek amacıyla hareket ettiğini izah etmekten aciz midir?
- Kendisi TBMM’de vereceği oyu partisinin programı ve ilkelerine göre değil de “Acaba AKP ne der?” endişesine göre mi belirliyor? Bundan sonraki yasalarda da böyle mi davranacak?
Son söz...
Sayın Özgür Özel başında bulunduğu partinin tabanının Atatürkçü ve Cumhuriyetçi bilincini önemsemek ve özümsemek zorundadır.
Tıpış tıpış devri geçti.
EMEKLİ KAHVESİ
Emeklileri sevindiren iki haber...
Biri Bodrum’dan...
Pınaraltı emekli kafesi törenle hizmete girdi...
Kafede çay 5, kahve 15 liradan satılacak...
Sabahları birkaç da gazete alınırsa...Değmeyin o civardaki emeklilerin keyfine...
İkinci haber Manisa’dan...
Orada bir emekli kafe zaten varmış.
Şimdi o kafede berber ve kuaför hizmeti başlatılmış.
Erkek berberin fiyatı 200 TL, kadın saçı 300 TL...
Emeklilere yönelik bu tür hizmetler arttırılmalı...
Ayda 20 bin lira dolayında paralar ile geçinmek zorunda kalan emekliler bu tür desteklere gerçekten muhtaç...
Bizim Kadıköy civarında belediyenin kafeleri var. Yalnız emekliler değil her sınıftan insan, diğer kafelerde 70 - 80 lira olan çayı buralarda 15 - 20 liraya içebiliyor. Tabii amaç sadece çay içmek değil. Amaç çayla birlikte bir - iki saat dinlenip temiz hava almak. Halka bu kadar lüksü çok görmemeli!
ŞUTLAN
Ceylan Özerengin arkadaşımız yazmış:
“Medyada kullanılan öyle 2 sözcük var ki, ben dahil kimse ilk duyuşta anlamıyor!
Biri “seyyanen”, diğeri de “butlan”...
Oysa bu Arapça sözcüklerin çok anlaşılabilir karşılıkları var.
Seyyanen: Herkese eşit miktarda yapılan zam.
Butlan: Geçersiz / hükümsüz.
Neden Türkçeleri kullanılmaz?
SEVR
Bu hareketli haftanın başında, 10 Ağustos günü, tarihimizdeki bir önemli olayın da yıl dönümüydü.. Sevr Antlaşması’nın 106. yıldönümü...
Antlaşma Fransa’nın porselenleriyle ünlü Sevres (Sevr) kentinde imzalanmıştı.
Bugünkü Türkiye: yaklaşık 784 bin kilometrekaredir. Sevr ile Türkiye’ye iç Anadolu’da 350 bin km2 toprak bırakılıyordu.
Doğu’da geniş bir alan Ermenistan’a ayrılıyordu.
Doğu Trakya Yunanistan’a veriliyordu.
İzmir ve çevresi hukuken Osmanlı toprağı sayılsa da Yunan yönetimine bırakılıyor, 5 yıl içinde halkoylaması öngörülüyordu.
Güneydoğu’da özerk Kürdistan kurulurken daha sonra bağımsızlık ihtimali öngörülüyordu.
Boğazlar ve çevresi uluslararası komisyonun denetimine giriyordu.
Görülmemiş bir teslimiyet ve mahkûmiyet antlaşmasıydı Sevr...
Türk milleti bu anlaşmayı savaşarak yırttı, yerine Lozan’ı koydu...
Türkiye Cumhuriyeti’ni kurdu...
SALKIM
Türkiye’nin adalet tarihi hayli zengindir...
İçinde adalet az, zulüm çoktur.
İstanbul’da 1955 yılında ünlü 6/7 Eylül olayları patlak verir.
Sokağa salınan lümpen kitleler “Kıbrıs Türk’tür Türk kalacaktır” diye haykırarak özellikle Rumlara ait dükkanları, mağazaları, kiliseleri, lokantaları yıkar yağmalar... Ertesi gün büyük bir komünist tevkifatı başlar. Adı komüniste çıkmış ne kadar yazar, şair, aydın varsa toparlanır, hapse atılır. Aziz Nesin onlardan biridir. Sıkıyönetim Komutanı onlardan “Salkım salkım asılacak adamlar” diye söz etmekte, hapishanelere korku salmaktadır.
Aradan 4 ay geçer. Bir gün aniden tüm mahkumlar salıverilir. Aziz Nesin o günleri anlatırken:
- Hakkımızda ne iddianame vardı ne mahkemeye çıktık, bir anda özgür kaldık, der...
Öylesine 4 ay yatıp çıkmışlardır.
Tabii devlet “pardon” bile dememiştir.
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları





