Askeri nakliye uçağının teslim töreninde konuşan Gül ''Çoğu sıkıntı Türkiye'nin çevresindedir. Stratejik açıdan önemli bir adım atıyoruz'' dedi...
Türkiye ’nin Fransa’dan sonra ikinci kullanıcısı olduğu Airbus A400M askeri nakliye uçağı, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün de katıldığı resmi törenle Hava Kuvvetleri envanterine alındı. Kayseri-Erkilet 12’nci Hava Ulaştırma Üs Komutanlığı’nda yapılan törende konuşan Gül, “Uzak mesafelere süratle kaydırılması gereken sadece askerler değil, gelişmiş silahlar ve malzemelerdir. Bu ölçekte bir taşıma kapasitesi ve hız, askeri mücadelenin kaderini tayin edecek durumdadır” dedi.
Airbus’ın İspanya’daki tesislerinde 4 Nisan’da teslim alınan uçak, 16 Nisan’da Kayseri’deki üsse getirildi. Görev yapacağı birlikteki kontrolleri de tamamlanan A400M’in resmi envantere giriş töreni Cumhurbaşkanı Gül’ün katılımıyla yapıldı. Törende konuşan Gül şunları söyledi:
“Türkiye araba yapmadan önce uçak yapıyordu. Her ne kadar buna ara vermiş olsak da bugün dünyanın en gelişmiş uçaklarında ortak olan bir ülke olduk. Küresel kriz ortamında çoğu ülke savunma harcamalarını kısarken Türkiye bugün TSK’nın ihtiyaçlarını karşılamaya devam ediyor. Çoğu sıkıntının Türkiye’nin çevresinde olduğu bir gerçektir. Stratejik açıdan çok önemli bir adım atıyoruz. Bu tür yeteneklerin NATO ittifakının diğer unsurlarıyla çalışır halde geliştirilmesi kararı alınmıştı. İşte bu kararlar uygulanıyor. Bu uçaklar maliyet etkinlik dengesinde çok iyi gözüken bir proje dahilinde geliştirildi. Geçmiş devlet adamlarına da bu karardan ötürü minnettarız. Soğuk Savaş sonrası yeni güvenlik risk ve tehditleri kuvvet yapılarının gözden geçirilmesini zorunlu hale getirdi. Artık konvansiyonel sabit birlikler kadar mobil birliklerle uzak mesafelere süratle konuşlanabilir esnek kuvvetlere ihtiyaç var. Bugünkü savaşlar eski savaşlar gibi değil. Savaşlardan kaçınmak en büyük arzumuzdur ama barışı sağlamak için de savaşa hazır olduğumuzu her zaman göstermek mecburiyetindeyiz.”
Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Akın Öztürk ise “Artık stratejik ulaştırma yeteneğine sahip olduk. TSK’nın harekât çapı da bu uçakla birlikte arttı. C-160 uçakları da zamanla envanterden çıkacaktır” diye konuştu.
Savunma Sanayii Müsteşarlığı tarafından yürütülen A400M projesine Türkiye, Almanya, Fransa, İspanya, İngiltere, Belçika ve Lüksemburg ile birlikte 1988’de katıldı. Ülkeler Airbus firması ile 27 Mayıs 2003’te üretim için sözleşme imzaladı. Sözleşme kapsamında ilk olarak 180 olarak belirlenen toplam uçak sayısı daha sonra 170’e düşürüldü. Bu sayı içinde Türkiye toplam 10 uçak teslim alacak. Türkiye’nin Fransa’nın ardından ikinci kullanıcı olduğu projede, her yıl iki adet A400M teslimatı planlanıyor. 2018 yılına kadar Türkiye 10 uçağını da teslim almış olacak. Projenin Türkiye’ye maliyeti ise 1.3 milyar dolar. Teslim edilen ilk uçak, Kayseri’deki 221. Filo’da görev yapacak.
Teslim krizi çıkmıştı
Airbus yetkilileri, geçen şubat ayında uçağı teslim almadığı için Türkiye’yi uyaran bir açıklama yapmıştı. Türkiye ise uçağın teslimatıyla ilgili sözleşmede belirtilen şartlara uyulmadığı için bir süre daha teslim almayacağını açıkladı ve 6 aylık gecikmeden dolayı Airbus firmasına yaptırım uyguladı. Yaptırımla, firmadan bir miktar yedek parçanın ücretsiz olarak alındığı kaydedildi.
Türk savunma sanayii firmalarının da tasarımcı ve üretimci olarak dahil olduğu program kapsamında, A400M’in ön orta gövde, arka gövde üst bölümü, paraşütçü kapıları, acil çıkış kapısı, arka üst kaçış kapağı ve kuyruk konisi, kanatçık, sürat frenleri, aydınlatma sistemleri ile atık/temiz su sistemlerinin tasarım ve üretimi TUSAŞ tarafından yapılıyor.
A400M nakliye uçağı çok uzun mesafelerde lojistik destek sağlıyor. 76,5 ton ağırlığındaki uçak, 37 ton yük taşıyabiliyor. Uçak yakıt ikmali yapmadan 9 bin kilometre menzile kadar uçabiliyor.
Sınırları zorlandı
A400M’in sıcak hava testleri Körfez ülkelerinde, soğuk hava testleri Almanya Hamburg, İsveç’in Kirune şehri ve Kanada’da, yüksek irtifa testleri ise Bolivya’nın başkenti La Paz’da gerçekleştirildi. Hava Kuvvetleri Komutanlığı ve Savunma Sanayii Müsteşarlığı’ndan bir ekibin de uçağı İspanya’dan teslim almadan önce zorlu bir ‘havada yana yatış’ ve ‘irtifa sınırı’ testine soktuğu kaydedildi.