Gökhan Günaydın; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlanan 'Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği' ile ilgili basın açıklaması yayınladı ve 'Kuzu, Kurda Emanet' edilmiştir dedi.
CHP Ankara Milletvekili ve PM üyesi Gökhan Günaydın; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlanan “Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği” ile ilgili basın açıklaması yayınladı ve 'Kuzu, Kurda Emanet' edilmiştir dedi.
Günaydın açıklamasında; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlanan “Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği” 14 Haziran 2014 tarihinde Resmi Gazete ’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Yönetmeliğin yürürlüğe girmesiyle, “Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmelik” ve “Çevre Düzeni Planlarına Dair Yönetmelik” yürürlükten kaldırılmış; imar planlarına ait düzenlemelere, tüm illeri etkileyecek düzeyde değişiklikler getirilmiştir.
Yeni düzenleme ile 30 Mart 2014 yerel seçimleri öncesinde “Yerel Yönetimler Reformu” yaptığını ileri süren AKP hükümeti tarafından, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın belediyeler üzerindeki denetim yetkisi arttırılmıştır. Yerel demokrasiye ve Kent Hukukuna aykırı bir şekilde getirilmiş olan bu “merkezi denetim” yetkisi, kentli haklarını açıkça ihlal etmektedir. Merkezi yönetimi elinde bulunduran AKP hükümeti, yerel yönetimleri kontrol etmek ve kendi güdümünde tutmak için hukuki ve fiili mekanizmaları kendi çıkarları uğruna kullanma alışkanlığından bir türlü vazgeçmemektedir.
Zira 6360 sayılı Yasa ile turizm beldelerini, mevsimsel nüfusu görmezden gelerek kapatan AKP hükümetinin, yönetmelik ile “turizm merkez ve bölgelerindeki yılın belirli dönemlerindeki nüfusu gerekçe göstererek gerekli kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanları ile ihtiyaca karşılık gelecek otopark alanlarının ayrılmasını zorunlu kılması”, bu turizm beldelerini sadece “oy kaygısı” ile kapattığının bir kanıtıdır.
Yönetmelikte AKP’nin “klasik ayrımcı tavrı” da hüküm altına alınmıştır. İmar planlarında küçük camilerin 250 metre, semt camilerinin 400 metre, mescitlerin ise takriben 150 metre mesafe dikkate alınarak planlanabileceği belirtilmiş; Türkiye’deki inanç çeşitliliği görmezden gelinerek Cemevleri ve diğer ibadethaneler düzenleme dışı bırakılmıştır.
Bir başka taraftan; söz konusu yönetmelik ile doğal, tarihi ve kültürel değerlerin korunması, kıyı ve etkileşim alanlarına ilişkin planların Bakanlık onayına tabi tutulması, kat adedi ve bina yüksekliğini arttıran imar planı değişikliklerinin “siluete” uygunluk koşulları hüküm altına alınmış ise de; bugüne kadar Kanun Hükmünde Kararnameler aracılığıyla olağanüstü yetkilerle donatılan Bakanlıkların, tarihi ve doğal sit alanlarının derecesini ve/veya niteliğini değiştirerek Atatürk Orman Çiftliği’ne Saray, Urla’ya villa yaptıkları; Tarihi İstanbul Yarımadası’nın siluetini göz göre göre bozdukları ve bozanlara sadece “küstükleri” gerçeği, tüm bu hükümlerin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın zaten geniş olan yetkilerini daha da arttırmaktan başka bir anlam ifade etmeyeceğini ortaya koymaktadır.
Tüm bu gerekçelerle, Türkiye’deki imar kirliliğinin başlıca müsebbibi olan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yetkilerini arttıran bu düzenlemenin “kuzuyu, kurda emanet etmek” anlamı taşıyacağına tereddüt yoktur.
Kamuoyuna Saygıyla Duyurulur.
Doç. Dr. Gökhan Günaydın
CHP Ankara Milletvekili ve PM Üyesi
Vişne Haber Ajansı - Dilfiraz Değerli