CHP İBB Meclis Üyesi Hüseyin Yılmaz, İETT'nin performansı ve Bütçesi üzerine İBB Meclis kürsüsünde konuştu...
CHP İBB Meclis Üyesi Hüseyin Yılmaz, İETT’nin performansı ve Bütçesi üzerine İBB Meclis kürsüsünde konuştu: “İETT yönetimi geçen yıl 336 milyon eski parayla 336 trilyon kar etmiş. Yani günde hemen hemen 1 trilyon. Buna karşı diyorlar ki; “gelirler giderleri karşılamıyor, zam yapacağız.” “Vatandaş her gün 1,5 – 2 saat ayakta, yağmurda, çamurda, karda otobüs beklemektedir.
Bu kadar eziyet hangi Avrupa şehrinde var? Hangi modernlikte var, insana saygıdan bahsediyorsunuz. İstanbullunun sabah ve akşam sıkışıklık seyahatini daha rahatlatmak için tür tedbirler alınıyor?” Başkan Topbaş zam yapıyor sonra çıkıp “öğrenci zammını geri alıyorum” diyor. Aldım-Verdim. Bir kişinin dudağı arasında “zam yaptım, geri aldım”
“İDO çok kısa zamanda fiyatlarına % 50 zam yaptı.
Vapura geçiş için 70 TL’si olanlara sıra beklemeden geç dediler. Ama parası az olanlara yani 50 TL’si olanlara ise saatlerce beklettiler. İDO’nun yeni sahipleri yani bu çok akıllı insanlar dediler ki; “Ya biz yanlış yaptık, bu uygulamayı kaldırdık, artık bunu yapmayacağız” dediler. Tabi bu zamanda beklerdik ki Büyükşehir Belediye Başkanımız Kadir Topbaş “ya siz ne yapıyorsunuz, bizim sözleşmemizde sizin bu uygulamanız yasak, yapamazsınız” demesini beklerdik.
“İstanbul’un göbeğinde Kadıköy ve Eminönü Hareket Amirliklerini gidip görün, buraların tamire ve düzenlemeye ihtiyaç olduğunu görürsünüz, mezbelelik Eminönü’ne yakışıyor mu? Tarihi mekana, İstanbul’un çok önemli siluetine yakışıyor mu? Değerli Yöneticilerimiz boş lafları, modern, uluslar arası, filan falanı bırakın da Kadıköy ve Eminönü’ndeki Hareket amirliklerini düzenleyin Allah, Peygamber aşkına”
''Günde bir trilyon kar ettiğini söyleyen İETT, İstanbulluyu çok mu seviyor! Yoksa İstanbulluyu kazıklıyor mu?''
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Meclisinin 2012 yılı Kasım ayı toplantılarının 16 Kasım Cuma günkü birleşiminde İETT Genel Müdürlüğü’nün Bütçesi görüşüldü.
Gerçekleşen oylamada CHP Grubu, İETT’nin 2013 yılı performans programı ve bütçesine ret oyu verdi, AKP Grubunun oy çoğunluğu ile bütçe 2 milyar 71 milyon 669 bin TL olarak kabul edildi. Toplantıda, İETT’nin 2013 yılı performans programı ve bütçesi hakkında Cumhuriyet Halk Partisi grubu adına CHP Güngören ve İBB Meclis Üyesi Hüseyin Yılmaz, İBB Meclis kürsüsünde Meclis Üyelerine hitaben görüş, öneri ve eleştirilerini sıraladı. CHP’li Yılmaz’ın 5 sayfalık uzun konuşmasındaki satırbaşları şöyle;
“Sayın Genel Müdür maaşlı bir memur olduğunu, İETT’ye hizmet etmek için bulunduğunu unutmuş. Bir siyasi Partinin sloganı olarak “Hedef 2023 diyerek” siyasi aktör olduğunu söylemekte. Sen siyasi aktörlüğü bırak, makam odandan çık, şöyle Uzunçayır durağına git. Vatandaşın evine gitmek için 1,5 – 2 saat durakta ayakta beklediğini gör... AKP’nin slogan başı mısın?
2 gün orada otobüs bekle de sizi de görelim biz. Vatandaş her gün orada 1,5 – 2 saat ayakta, yağmurda, çamurda, karda otobüs beklemekte. Evet, siz de bir gidin görün orada. Bu kadar eziyet hangi Avrupa şehrinde var? Hangi modernlikte var, insana saygıdan bahsediyorsunuz”
“İETT yönetimi geçen yıl 336 milyon eski parayla 336 trilyon kar etmiş. Yani günde hemen hemen 1 trilyon. Buna karşı diyorlar ki; “gelirler giderleri karşılamıyor, zam yapacağız. Ama halkın alım gücü ödeme gücünü gözetmek zorunda olduğumuzdan zam yapamıyoruz.
Halk zamdan doğrudan etkilenmekte” demekteler. Yani diyor ki, bu İstanbullu halk fakir, fukara, alım gücü düşük, ondan zam yapamıyoruz. Bunu 12.06.2012’de söylediler. Şu zihniyete bakın Arkadaşlar. Kendilerini Ağa zannediyorlar, İstanbulluyu da maraba.
Ama Ağalarımız bize acımadılar, zammı yaptılar. Biletleri 1 lira 95 kuruşa çıkardılar. 236 trilyon kâr elde edildiği halde yine tüm masraflarını, personel giderlerini, amortismanlarını düştükten sonra net oldu elde ettiği gelir. Sonra Belediye Başkanı çıktı “öğrenci zammını geri alıyorum” dedi. Aldım verdim. Bir kişinin dudağı arasında “zam yaptım, geri aldım.” Hâlbuki bunun bir sistematiği, bir kuralı olması lazım değil mi Arkadaşlar?”
“Bir de şunu sormak istiyorum. Halk otobüslerinde Akbil başına ne prim alıyorsunuz? Akbillerin sayım sistematiği nasıl belirleniyor, araç sahibi İETT’ye karşı Akbil sayımında bir güvensizliği söz konusu mu? Üst yönetim ve alt kadroları sahada gerekli incelemeleri yapsalardı, örneğin yolcu sayıları çok olan duraklarda yağmur ve karda vatandaşın açıkta ıslandıklarını, üşüdüklerini, rüzgâra maruz kaldıklarını görselerdi, gerekli önlemleri alırlardı. Buradaki duraklar da uzatılabilirdi. Vatandaş daha rahat, yağmurdan, çamurdan, kardan etkilenmeden beklerlerdi. Ama bunu bile göremediler”
“Üst Yönetim Performans programında “hizmet kalitesini uluslararası düzeye çıkaracağız” demekte. İstanbul’un göbeğinde Kadıköy ve Eminönü Hareket Amirliklerini gidip görün. Gerçekten uluslararası modern gelişmiş ülkeler kalitesindeler mi yoksa Sudan’daki, Kenya’daki, Cubiti’deki, Moritanya’daki yahut ta Bangledeş’teki şuradaki buradaki gibi mi hareket amirlikleri? Orada görün.
Buraların tamire ve düzenlemeye ihtiyaç olduğunu bu yıl 4. aydaki konuşmamızda buralarda insanımızın eziyet çekerek otobüs duraklarına ulaşabildiğini bu kürsüde anlattım. Ama 7 ay geçmesine rağmen hiçbir girişimde bulunulmadı. Belki gidip yalan mı, doğru mu? Diye bakılmadı.
“Eminönü’ndeki perona ulaşmak çok zor, Balıkçıların kendisine ayrılmış alanın dışına taşmış ki orayı geçmek zor, hadi geçtik. Sonra satıcılar istedikleri yere konmuşlar. Aralarında zikzak yaparak geçtik. Daha sonra orada bir lokma satan var ki, yanından geçerken kokudan burnunun direği kırılır. Adamlar nasıl yağ kullanıyorlar. Şeker yerine nişasta veya mısır şurubu kullanıyorlar ki, pis bir koku gelmekte ki, burası turistin çok gelip geçtiği bir yer. Bu mezbelelik Eminönü’ne yakışıyor mu?
Tarihi mekana, İstanbul’un çok önemli siluetine yakışıyor mu? Eğer bu söylediklerim Başkanlık Makamına ulaşıyorsa lokmacının kaldırılmasını, diğer satıcılar ise vatandaşların geçmesine engel olmayacak bir şekilde düzenlenmesini talep etmekteyim. Daha sonra Arkadaşlar, merdivenden çıktık, bir otobüs geçişi engellemiş. Şoföre “arkadaş geçişi kapatmışsınız” deseniz bir sürü laf işitirsiniz.
Daha sonrada otobüsün tozunu elbisenizle temizleyerek durağa ilerlersiniz. Ama bir kişi geçebilir genişlikte var. İkinci kişiye yer yok. Değerli Yöneticilerimiz boş lafları, modern uluslar arası, filan falanı bırakın da Kadıköy ve Eminönü’ndeki Hareket amirliklerini düzenleyin Allah aşkına, peygamber aşkına. Bir vatandaş, bir Belediye Meclis Üyesi olarak sizden rica ediyorum.
“İETT’nin otobüs ve personel sayısı azalıyor. Ama Otobüs AŞ’nin otobüs sayısı çoğalıyor. Hatları nereden buluyorlar? Paydaşları kimdir, nasıl oluyor bu anlamıyorum? 2010’daki Belediye Meclisinde sayısını tam olarak hatırlamıyorum, 800 veya 1.000 adet otobüs hâsılat paylaşımı marifeti ile hat kiralanacaktı.
Şimdi düşünüyorum bu hatlar ihalesiz Otobüs AŞ’ye mi verildi? Çünkü ihaleyi hiç duymadık, Basında yansımadı. Günlük trajı az olan bir gazeteye mi verildi bu ilan? Bu gazetenin tamamı da satın alındı veya yakıldı mı? Kimlere verildi bu hatlar soruyorum?”
“Bir de Otobüs AŞ’ye alınan şoförler çok uzun saatler çalıştıklarını ve yorulduklarını, sık kaza yaptıklarını ve vatandaşa son derece kaba davrandıklarını duyuyoruz. İETT yönetimi bu raylı sistemi yapıyor, parasını harcıyor, ondan sonra hat bitiyor, sonra bu hatlar Ulaşım AŞ tarafından işletiliyor.
Nasıl bir iş bu anlamak mümkün değil. Hâsılat kime gidiyor veya kimlere? Kimdir bu Ulaşım AŞ. Ortakları? Kimdir parasını İETT’nin verdiği bu raylı sistem, neden işletmesi bunlara veriliyor, paylar nedir? İETT’nin harcamaları nasıl ödeniyor veya ödenmiyor? Bütçede bir açıklaması yok”
“Çalışan personele ne sıklıkta davranış, motivasyon eğitimleri verilmekte, araç kullanırken İstanbullunun konforu ve emniyeti için ne tür çalışmalar yapılmakta ve uygulamaları sahada denetleniyor mu? Zararlı gaz salımının azaltılması ve çevreye zarar vermemek için çalışmalar yapıldı mı, yapılıyor mu? Filosunu elektrikli, CNG’li yakıtlı ve hibrit teknojisine geçmek için çalışma yapılıyor mu?
Bu amaca uygun faaliyetler var mı? İstanbullunun sabah ve akşam sıkışıklık seyahatini daha rahatlatmak için tür tedbirler alınıyor? “Toplu ulaşımda hizmet kalitesinin yükseltilmesi yolunda atılacak adımların başında dakiklik ve düzenlilik gelmektedir” denmektedir. “Araç bekleme ve seyahat sürelerinin iyileştirilmesinin İETT’nin yolcu memnuniyetini artırmaya yönelik hedefleri arasındadır” denmekte.
“2013’te 1.700 otobüs satın alınacakmış. Dikkat etsinler de, daha önce Hollanda’dan alınan otobüsler gibi İstanbullu kazıklanmasın, ortada rüşvet, iltimas dönmesin. 2 katrilyondan fazla bir Bütçenin tahmin edilen 2013 yılında bu büyüklüğü doğru kullanılırsa işletmenin kayıp ve kaçakları, işe gelmeden maaş alanlar varsa önlenirse yaptığınız zammı geri alırsanız, İstanbullunun vicdanında belki aklanabilirsiniz”
“İETT 141 yıllık bir işletme, İstanbul’un öz malıdır. Kimseye satılacak veya peşkeş çekilecek bir Kurum değildir. 89 yılda kazanımlar satılıyor ama 141 yıllık İETT İstanbul malı olarak kalacak. Değerli Meclis Üyeleri: 2 katrilyon 234 trilyonluk Bütçenin idaresinin iyi yapılamayacağını, yukarıdaki çekincelerimiz ve anlattıklarımızdan dolayı bütçeye Cumhuriyet Halk Partisi olarak “ret” oyu vereceğimizi belirtir, hepinizi saygıyla selamlıyorum”
Vişne Haber Ajansı