loading
close
SON DAKİKALAR

İSYÖN Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Günaydın: İstanbul'da 16 milyona hizmet için "Engelleri aşmakta kararlıyız"

İSYÖN Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Günaydın: İstanbul'da 16 milyona hizmet için "Engelleri aşmakta kararlıyız"
Tarih: 08.04.2020 - 13:02
Kategori: Gündem

İBB iştiraki İSYÖN AŞ.'nin Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Günaydın, "Engelleri aşmakta kararlıyız. 500 bin yardım kolisi hazırlanıyor. İBB veri tabanında 230 bin yoksul aile var. Bu sayı 500 bin aileye çıktı. Her gün yeni listeler geliyor. Yardım kolilerini götürmeye devam ediyoruz" dedi....

İBB iştiraki İSYÖN AŞ.'nin Yönetim Kurulu Başkanı ve CHP PM üyesi Gökhan Günaydın, Halk TV'de ekonomist Mustafa Sönmez'in sunduğu Para-metre programına konuk oldu.

Gökhan Günaydın'ın açıklamaları şöyle:

"Türkiye'de tarım uzun zamandır kötü. Neoliberal politikalarla 1980'lerde 'bir kamyon buğday üretirken ancak bir bilgisayar alırsın, hangisini tercih edersiniz' dediler. Sanayi devrimini yaşamış, teknolojik sıçrama yaşayan ülkeler diğer ülkelere buğday satıyorlar.
Bu sorun sadece son 17 yılın ve AKP'nin sorunu değildir. Ancak 18 yılda bu kasten yıkıma dönüşmüştür.
Üreticinin sattığı para etmezken gübre, ilaç, elektrik, su her şey pahalılandı. Son 18 yılda 30 milyon alanı çiftçi ekmekten vazgeçti. 8 milyon çiftçi de mesleğini terk etti. Çiftçinin yaş ortalaması 60'tır. Gençler bu işe girmiyorlar. 

"Dış ticaret açığımız net 4 milyar dolar"

Türkiye sanayisizleşti. Tarım da çökertiliyor. Bu istihdam açısından da pahalıya patlıyor.
Tarım sektörü dünyada en kolay yalan, istatistiklerle en kolay oynanabilen sektördür. Yıllardır Türkiye'de tarım çöküyor derken, Mehdi Eker'den başlayarak tarım bakanlarının hepsi 'Türkiye Avrupa'da 2., dünyada 7. sırada yer alan ülkedir' dediler. Matematikle arayı bozarsanız bu nutuklar inandırıcı olabilir. 2019'da Türkiye 9,5 milyar dolar tarımsal hammadde ithal etmiş. Dış ticaret açığımız net 4 milyar dolar. Çimentoda dünya lideriyiz diye herkes övünür. Halbuki ABD, Fransa dünyada birinciyken nasıl sen birincisin? Çevreyi kirlettiği için bu işleri sana bıraktılar.
Gıdada ihracatcıyız. 2019'da 19 milyon ton buğday ürettik. 10 milyon ton da ithal ettik. İthal ettiğini makarna, irmik, bisküvi yaptın dışarıya sattın. Türkiye, 10 milyon ton buğday için 2.3 milyar dolar harcadı. İşlenmiş ürünlerden edilen gelir 2.2 milyar dolar. Başa baş durumdasınız. Türkiye tarımsal dış ticaret hammaddesinde net ihracatçıdır. 3,5 milyon ton mısır, 2.6 ton soya fasulyesi, 1 milyon ton ayçiçeği küspesi ithal ediliyor.

"Tarım bakanı 'paramız var, ithal ederiz' diyordu. Paramız var mı görüyoruz bugün"

Tarım bakanı çıkıyor 'Covid-19 bize bir şey yapmaz. Gıdamız bize yeter' diyor. Sen normal zamanda dışarıdan tarımsal mal almaya mahkumsun. Covid-19 zamanı Rusya gibi ülkeler buğday satmayacağız, diyor.
Yaş sebze-meyve ihraç ediyoruz. Pazalar daralıyor. Dövizdeki artış gübre, ilaç fiyatlarına zam olarak yansıdı. Milyonlarca fide toprakla buluşmayı bekliyor, üretici üretirsem para yetiştirebilir miyim derdinde.
Temel yağ bitkilerinde ya ithal etmekte çok zorlanacağız ya da çok yüksek faturalarla ithal edeceğiz.
2010'da Türkiye'nin nüfus projeksiyonuna bakılmalı, demiştik. Çiftçinin iflas etmesinin önüne geçilmeli, tüm tarım alanlarını kullanmalıyız. Sulama yatırımı yapmalıyız. Yeni sulama yatırımı yapılamıyor. 3,5 milyon ton soya talebi var. 200 milyon ton bile üretemiyoruz. Tarım toprağını doğru dürüst planlamak, üreticiyi, mühendisi katarak üretim devrimine girmek zorundasınız.
Tarım bakanı 'paramız var, ithal ederiz' diyordu. Şimdi olsa da edemez. Paramız var mı görüyoruz bugün. Mercimeği Hindistan'dan, nohutu Kanada'dan almanın mantığı var mı?

"Tedarik zinciri kırılgan bir yapıya girdi" 

Gıda tedariki deyince önce üreticiler gelir. Arkasından haller gelir. Bu hallerden mal alıp, kentlere dağılmasını sağlayan pazarlar ve sonrasında da marketler. Lokantalar da var ama şu an devreden çıktı. Bu zincide ciddi sorunlar var. marketler ma almaya devam ediyorlar ama fiyatlar arttı.
Büyükşehir belediyeleri pazarları açık tutmak için seferberliğe girdi. İstanbul'un yılda 4 milyon yaş sebze-meyve tüketimi var. pazarları kapatırsanız bunun lojistiğini nereden sağlayacaksınız? Herhangi bir vatandaşa 400 metre uzaktayız, diyor marketler. Yüksek fiyatla online alışveriş yapmakla ucuza almak arasında fark var. Tedarik zinciri kırılgan bir yapıya girdi. Biz üretimi, var olması ve dağılması üzerinden konuşuyoruz. Bu kriz üretime de ciddi balta vurursa bugünkü durumu da çok arayacak duruma geleceğiz.
(Tarımda mevsimlik işçilerin istihdamı) 20 bin umreden dönen insanın izolasyonunu sağlayamadığın için virüs sıçramasına neden olmuşken 1 milyonun salgına yakalanmamasını nasıl sağlayacaksın? Yapabiliyordun da bugüne kadar niye yapmadın?

"Engelleri aşmakta kararlıyız"

İstanbul 16 milyon nüfusa sahip. Sınıfsal çelişkileri en bariz göründüğü kent. Covid-19 bu görünümü daha kötü noktaya sürükledi.
Büyükşehirlerin yaptıkları bağış kampanyasını nasıl engellediklerini gördük. İsmailağa cemaati bağış topluyor, İçişleri Bakanı belediyenin bağış toplamasını devlet içinde devlet olarak niteliyor. Bu, psikolojinin konusudur.
Bu akıl, yardımların ulaşamamasına neden oluyor. Engelleri aşmakta kararlıyız. 500 bin koli hazırlanıyor. 230 bin yoksul aile var İBB veri tabanında. Bu sayı 500 bin aileye çıktı. Her gün yeni listeler geliyor. Yardım kolilerini götürmeye devam ediyoruz. 16 Ekim'den beri 100 bin çocuğumuza süt dağıtmaya devam ediyoruz. Binlerce filizi Çatalca'ya, Sİlivri'yi ekeceğiz. 3 gölet yaptık. Sulanabilen alanları artırdık. İlacı, fideyi, gübreyi vereceğiz. Sera ve açık alanlarda üretim yapılacak. Üreticiden satın alacağız. 

"Halk market ve halk lokantaları açacağız"
Zor günlerden geçiyoruz ama enseyi karartmayalım Bütün belediyelerimiz engelleri de parçalayarak halkla beraber olmaya devam ediyor.
(İstanbul'un) İlçelemizin tamamında birbiriyle sırt sırta verecek 2 yapımız olacak. Biri halk market diğeri halk lokantası. Anadolu'nun her yerindeki ürünleri İstanbul'a getireceğiz. Çok uygun fiyatlarla tüketicinin talebine sunacağız. Hemen yanında halk lokantası olacak. 8-9 TL'ye 3 kap yemeği ve kahvaltıyı halka sunacağız. Askıda yemek olacak. Biz İBB olarak 100 askıda yemeği garanti edeceğiz. Bağışlar ve katkılarla bunu 10 bin yemeğe çıkartacağız, inanıyorum. Cebinde 5 kuruş olmayan insan da bilecek ki halk lokantasına ulaştığımda karnımı doyuracağım."

 

Kaynak : www.istanbulgercegi.com

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları