Cumartesi Anneleri 438. haftada 18 yıl önce gözaltına alınıp kaybedilen ve failleri korunan Osman Buluttekin'in dosyasını paylaştı...
438. kez bir araya gelen Cumartesi Anneleri 23 Ağustos 1995 yılında üzerinde ki pijamalarıyla gözaltına alınan ama gözaltına alındığı inkar edilen Osman Buluttekin'in akıbetini sordu.
Bulutekin ailesi her cumartesi saat 12.00'de Diyarbakır Koşuyolu'nda Osman'ın akıbetini soruyor. Ailenin ''Bir mezarımız olsa, gözümüz dağın taşın altında olmaz. İnsanın evde ölüp gömülmesi başka, kayıp olması, bir mezarının bile olmaması başka. Geride bıraktıkları için bir insanın kaybedilmesi, öldürülmesinden kat be kat acı verici. Keşke bir mucize olsa da çıkıp gelse diye beklemenin acısı anlatılabilir mi? Başbakan kayıpların suçu neymiş bize söylesin. Bizim suçumuz nedir? Bunu bize anlatsın. Başbakan üstüne düşen sorumluluğu yerine getirsin. Herkesi vicdana davet ediyoruz. Çünkü kayıplara seyirci kalan herkes bu suçtan sorumludur'' diyen sesleri bu hafta Galatasaray Meydanı'ndan yükseldi.
23 Ağustos 1995 gecesi civardaki çatışma nedeniyle Diyarbakır’ın Kulp ilçesine giriş çıkışlar yasaklandı. O gece yarısı Buluttekin Ailesi’nin jandarma karakoluna ve kaymakamın konutuna 100 metre mesafedeki evine kendilerini polis olarak tanıtan ağır silahlı 4 kişi tarafından baskın yapıldı. 35 yaşındaki Osman Buluttekin, üzerinde pijama, ayağında terlik ile götürüldü.
6 çocuk babası Buluttekin’den bir daha haber alınamadı. 18 yıldır ailesi onu arıyor.
Bu hafta ilk olarak 1995 yılında kaybedilen Murat Yıldız'ın annesi Hanif Yıldız konuştu.
Yıldız, Kendilerinin tüm dünyada yaşanan katliamları da kınadıklarını belirterek, 18 yıldır bizi görmeyenler failleri yargılamayanlar, bugün Mısır'da yaşanan olaylarda tüm insanları seferberliğe çağırdı.
''Erdoğan bütün ülkelerin Başbakanlığını yaparken Türkiye'de Başbakanlık yapmayı unutuyor'' diyen Yıldız, Başbakan ne zaman kayıplarımızın faillerini yargılayacak, Roboski'de suçlu olanları ne zaman açıklayacak diye sordu.
Başbakanın ülkeleri kınarken kendi ülkesinin kınadığının farkında olmadığını söyleyen Yıldız, Başbakanın önce ülkesinde olan cinayetleri durdurması gerektiğini söyledi.
Osman Buluttekin'in kaybedildiği yıllarda Diyarbakır'da görev yapan CHP'li Sezgin Tanrıkulu, Buluttekin'in kendisini polis olarak tanıtan kişiler tarafından gözaltına alındığını, evinin jandarma lojmanlarına 100 metre uzaklıkta olduğunu söyleyerek, yıllarca verilen kayıplara karşı mücadele seslerinin sessiz duvarlara çarparak geri geldiğini belirtti.
''Hala bugün failler belli olmadan cinayetler işleniyor. Gezi parkında öldürülen gençlerin failleri hala ortada yok'' diyen Tanrıkulu, bu meydanlarda mücadelelerini sürdüreceklerini söyledi.
Bu haftaki açıklamayı Cumartesi İnsanlarından Sabire Özdemir okudu.
''Gözaltında kaybetme suçu bu topraklarda korku ve dehşet salmak için bir savaş politikası olarak uygulandı'' şeklinde açıklama yapan Özdemir, Osman Bulutekin'in kaybedilmesinde sorumlu tuttukları Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Başbakan Yardımcısı Tansu Çiller, İçişleri Bakanı Nihat Menteşe, OHAL Bölge Valisi Ünal Erkan, Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar, Jandarma Genel Komutanı Aydın İlter, Genel Kurmay Başkanı İ. Hakkı Karadayı'nın yargılanmasını isterken, Osman Buluttekin'in akıbeti hakkında bilgisi olanları tanıklık yapmaya savcıları ise görevlerini yapmaya çağırdı.
Vişne Haber Ajansı/Rojda Duygu Yeşilgöz