Bozdağ, "Terör örgütlerine istihbarat amaçlı sızarken suç işlemeden sızmak mümkün değil."
Meclis Adalet Komisyonu'nda
MİT Müsteşarının soruşturulmasını Başbakan'ın iznine bağlayan değişiklik teklifinin görüşmeleri tartışmalara neden oldu.
Yer kavgası ile başlayan toplantıda MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, "Üstünlerin hukukuna kılıf aranıyor", CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan, "Bu kendi çeteni koru yasasıdır" dedi.
BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, cezaevindekilerin, "Heval Hakan ne zaman gelecek?" diye sorduğunu belirtirken milletvekilleri arasında da "Başbakan'ın soruşturmalara izin vermeyeceğini nereden biliyorsunuz" sözleri üzerine "Sultan Süleyman tabi, istediğine izin verecek" tartışması yaşandı.
Teklifin görüşüleceği Adalet Komisyonu toplantı salonunun küçük olması tartışmalara neden oldu. BDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder oturacak yer bulamayınca, "Nerede bu devlet" dedi. BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık, "Genel Kurul'da yapalım" diye önerdi. Bu arada salona giren BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan da, "Dünyanın 16. ekonomisi ama bir salon bulamıyoruz. Böyle yönetilemez. Milleti, Meclis'i susturmak niyetiniz. Doğru düzgün salonda yapın. Böyle rezalet olur mu?" diye tepki gösterdi.
Kaplan'a Başkanvekili Hakkı Köylü'nün sorunu çözeceği söylendi. Bu arada kameraların çıkması istendi. BDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü ise, "Kameralar engel değil. Basın çıkmasın. Başkan çıksın biz onun yerine oturalım" dedi.
Bu arada Kaplan'ın "Böyle kaliteli yasa mı olur?" sözlerine AKP Karaman Milletvekili Mevlüt Akgün, "Şov yapma. Ne diyorsun sen. Niye bağırıyorsun" diye tepki gösterdi. Komisyondaki yer tartışması toplantının KİT Komisyonu salonuna alınmasıyla bitirildi.
KİT Komisyonu'nun geniş salonunda devam eden toplantı, "Daha büyük yere geçelim", "Spor salonunda yapalım" esprilerine neden oldu.
"Biz kazma sapıyız"
Toplantının açılışında komisyon başkanvekili Hakkı Köylü bu kez de komisyon üyesi milletvekillerinin oturamadığını söyledi. Köylü'nün sözlerine Kaplan, "İçtüzükte öyle bir hüküm yok" diye yanıt verdi. Köylü de "Aksine de hüküm yok" deyince Kaplan, ayağa kalkarak, "Zorbalık yapamazsınız. Beni kaldıramazsınız" diye bağırdı. Köylü, "Size kalkın dedim mi?" diye tepki gösterdi. Bu arada "Ben ayakta dururum" diyerek yerinden kalkan Sırrı Süreyya Önder, "Binnaz Hanım da kalksın komisyon üyesi değil, Süheyl Bey siz de değilsiniz" diye oturan milletvekillerine laf attı. Batum, "Biz milletvekiliyiz" diye karşılık verince, Önder, "Biz kazma sapıyız" diye esprili karşılık verdi.
Usul tartışmasında elbisesine bahis
CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk usul hakkında söz isteyerek komisyonun başkanvekili tarafından toplantıya çağrılamayacağını söyledi. Benzer bir sorunun Plan Bütçe Komisyonunda yaşandığını ve toplantı çağrısının daha sonra yok sayıldığını söyleyen Öztürk'ün sözlerine, teklifin sahibi Recep Özel, "Başkan 2 ay gelmeyince komisyon toplanamayacak mı? Tribünlere dönük bir itiraz" diye karşı çıktı. "Toplantı yok hükmündedir. Sizin çağırmaya yetkiniz yoktur. Sayın Özel sen yeterince tribünlere oynuyorsun" diye Özel'e karşılık veren Öztürk, Plan Bütçe Komisyonu örneğine itiraz eden Özel'e söylediği yanlışsa takım elbise alma vaadinde bulundu. Köylü itirazları reddederek toplantıyı sürdürdü.
"Teklifim leylekler gibi uçmuş gitmiş"
BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, CMK ve Özel Yetkili Mahkemelerle ilgili bir teklifi olduğunu ve bunun birleştirilerek görüşülmesini istedi. Komisyon Başkanvekili Köylü tekliften haberdar olmadığını söyledi. Kaplan, "CMK özel yetkili mahkeme teklifim gündemlerde yok. Nereye uçurdunuz teklifimi. 7 Ekim de vermiştim. Uçmuş, buharlaşmış, leylekler gibi uçmuş gitmiş. Kanun teklifi aranıyor. Benim kanun teklifim kaybolmuş. Bunu bulup birleştirin, sonra görüşelim" diye bağırdı. Köylü, "Bulacağız efendim" diye Kaplan'ı yatıştırmak istedi. Kaplan, "Yok şimdi istiyorum" diye karşılık verdi.
"Üstünlerin hukukuna kılıf aranıyor"
Toplantıda ilk sözü MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural aldı. Devlet millet hayatına hukuk düzenine etki edecek bir düzenlemenin bir milletvekilinin teklifi ile getirilemeyeceğini söyleyen Vural, MİT'in ifadeye çağırılmasıyla ilgili iddiaları hatırlattı. KCK yapılanmasının devletin denetim gözetimi eşliğinde tamamlandığı iddiasını anımsatan Vural, bu teklifin getirilmesinin de pazarlık yapıldığı, suçlamaların doğru olduğu kanaatini güçlendirdiğini söyledi. Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ'ın "Suç yok vazife var" sözlerini "Tüyler ürpertici" olarak nitelendiren Vural, "Böyle bir vazifeyi kim veriyor? Bakan nasıl bir vazife yapıldığını açıklasın. Anayasada 'kimse hukuk dışına çıkamaz' deniliyor. Yürütmenin birine özel görev vermesi nasıl hukuki olabilir. Hukuk devletinde kimseye imtiyaz tanınamaz" dedi. Hukukun üstünlüğünün gidip üstünlerin hukukuna kılıf arandığını ileri süren Vural, teklifin geri çekilmesini istedi. Vural, "Bir takım özel taleplerle Türkiye'de her faili belli olmayan olayın arkasında devletin ilgili teşkilatları olduğu kanaati oluşur. Bu teklifi alın.
MİT müsteşarı gidip ifade vermelidir. Hukuk dışına çıkılmadığı iddia ediliyorsa onların yargıdan kaçmasına gerek yoktur" dedi.
Bir Veysi Kaynak olayı ile karşı karşıya olunduğunu söyleyen Vural, "İşlenen suçların üstünün örtülmesini istemiyorsanız bu teklifi çekin. Sayın Bakan siz de toplantıdan ayrılarak bu teklifin görüşülmesini engelleyin" çağrısında bulundu.
"Kendi çeteni koru" yasası
CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan,
MİT müsteşarına verilen görevi bilmediklerini ama üstünün örtülmeye çalışıldığını herkesin gördüğünü ileri sürdü. Getirilen teklifin yasa tekniğine uygun olmadığını, CMK uygulamalarını etkileyecek bir garabet için kalem oynatıldığını ileri süren Tarhan teklif için, "Objektif sınırlama yok. Kişilere özeldir. Başbakanın kurduğu, kurmaya çalıştığı örgütleri korumaya yöneliktir. Devlet için kurşun atmaya meşruiyet sağlayacaktır. Kendini koruma teklifidir. Gladio'ya ne görev vermiş merak ediyoruz. Özel Yetkili Mahkemelerin tek görevinin muhalifleri ezmek olduğu bu düzenleme ile ortaya çıkıyor. Anayasanın 137-138'inci maddeleri ihlal ediliyor. Kamuoyunun gündemindeki bir soruşturmaya doğrudan müdahale ediliyor. Kişilere açıkça suç işleme imtiyazı tanınıyor. Başbakan'ı da Hakan Fidan'ın da şaibeli kılınmasını sağlıyor. Bu şekilde Başkanı korursanız Başbakan sonsuza kadar şaibeli kalır" dedi.
Bu teklifle Uludere ve Dink cinayeti faillerinin de korunabileceğini söyleyen Tarhan, "Bu kendi çeteni koru yasasıdır. Bazı olayları örtme yasasıdır. İktidarın kozmik odasının kapatılması yargının oraya sokulmaması yasasıdır. Devleti çete devlet haline getirir, devleti hukukun dışına çıkartır. Derhal geri alınmalı. Çete devletinde yaşanmasından bıktık bunun tescil edilmesini kabul etmeyiz" dedi.
"Cezaevindekiler 'Heval Hakan'ı bekliyor"
BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, teklifte özel görevlendirmenin sınırlarının belli olmamasını eleştirdi. Kaplan, "Elinde belge olan istediği gibi cinayet işler iznini de Başbakan verecek. Başbakan bunu yapacak diye söylemem, düşünmem ama bu bir yetkidir ve bu yasa geçtiğinde karanlık cinayetlerin arkasında bu korunan kişiler aranacak" dedi. Kürt Sorunu'nun karanlık dehlizlerin, karanlık görüşmelerin, istihbaratların girişimiyle değil bu Meclis'te çözülmesi gerektiğini söyleyen Kaplan, "Siyasi irade sorumluluk alamadığı için çözülemedi. Bütün partiler bu çatışmadan ölenlerden sorumluyuz" dedi. Bütün grupların yer alacağı özel bir kanunla bir heyetin yetkilendirilmesi önerisinde bulunan Kaplan, bu heyetin
MİT dahil görüşmeler yapabilir, sorumsuz bir yapıda kurulması talebinde bulundu. Tartışma konusu olan görüşmelerde sadece
MİT değil, Genelkurmay, Emniyet, Jandarma, İçişleri-Adalet Bakanlıkları ve Milli Savunma Bakanlığından da yetkililer olduğunu iddia eden Kaplan, "Karayılan 'MİT'le görüşmedik, devletle görüştük, heyette bir kişi yoktu' diyor. Diğerlerini kim koruyacak peki?" diye sordu.
Teklifin geri çekilmesini, Özel Yetkili Mahkemelerin kaldırılması gerektiğini söyleyen Kaplan, "Bahar geliyor ben korkuyorum. Baharın gelmesi demek çatışma, korku, cenaze demek. Kişileri kurtararak, hükümeti koruyup kollayarak, bunun sonunu getiremeyiz" dedi. Cezaevinde yaptığı görüşmelerde "Heval Hakan ne zaman gelecek" diye sorulduğunu söyleyen Kaplan, çözüme kapalı olmadıklarını söyledi. "Hukuk, adalet, izin, ferman, fetva sizin" diye seslenen Kaplan, "Bu konuda ışık görürsek bahar silahları susturur, olmazsa cenazelerin altında iktidarı muhalefeti ile ezileceğiz. Bu sorunu 30 yılda çözemediğimiz için de bizi millet yargılayacaktır" dedi.
Sultan Süleyman tepkisi
CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, "Çatlıların yanına CIA uzmanlarını da katmış olacaksınız. Onları da kurumsal olarak himaye etmeye başlayacaksınız" diye eleştirirken CHP İzmir Milletvekili Rıza Türmen, teklif ile Başbakana suç işleme yetkisi verildiğini ileri sürdü. Türmen konuşurken AKP'li bir milletvekili, "Başbakan'ın soruşturmalara izin vermeyeceğini nereden biliyorsunuz" diye karşılık verdi. Bunun üzerine bir başka milletvekili, "Sultan Süleyman tabi, istediğine izin verecek" diye tepki gösterdi.
CHP Eskişehir Milletvekili Süheyl Batum da teklifi "Başbakana bağlı özel bir çete kurma yetkisi veren teklif" olarak nitelendirdi. Bunun benzerinin dünyada olmadığını ileri süren Batum, suç duyurusunda bulunduklarını hatırlatarak Fidan'ın yargılanması gerektiğini söyledi.
"MİT'çileri imtiyazlı kitle haline getiriyoruz" diyen Batum, "Hakan Fidan'ı korumak için anayasaya aykırı bir işlemi yapmayacağınıza inanıyorum" dedi.
"Terör örgütlerine girip suç işlemek yok"
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, "Suç yok vazife var" ve "KCK'ya sızan
MİT elemanlarının suç işleyebileceği" yönündeki sözlerine gelen eleştirileri yanıtladı. Yaptığı açıklamanın yanlış anlaşıldığını, aktarıldığını söyleyen Bakan Bozdağ, "Terör örgütlerine istihbarat amaçlı sızarken suç işlemeden sızmak mümkün değil.
Ancak asker, polise kurşun sıkılması, canlı bomba olunması terör eylemine katılınması mümkün değildir" dediğini aktardı. Terör örgütüne sızıldığında sadece örgüte üye olma suçu işlendiğini anlatan Bozdağ'ın sözlerine MHP Milletvekili Ali Uzunırmak "Yalan" diye tepki gösterdi. Sözlerinin terör örgütüne katılanların terör eylemlerine katılıp yurttaşa eylem yaptığı şeklinde yorumlanamayacağını belirten Bozdağ, MİT'in 26. Maddesini hatırlatarak ilk kez geliyormuş gibi yorumlanmasını eleştirdi. Bozdağ'ın bu sözlerine "O zaman niye değiştiriyorsunuz? Başbakanı kurtarmaya çalışıyorsunuz" diye tepki gösterildi. Bozdağ, "Gözümün içine baka baka çarpıtmayın, dediğimin arkasındayım. Terör örgütlerine girip suç işleme yok. Terör örgütü üyeliği suçu işlenir, o kadar" dedi.
"Çocuk mu kandırıyorsunuz adam kalbine gidiyor"
CHP Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz, Bakan Bozdağ'a "Ne türden suçlar işlenebilir" diye sordu. Yılmaz'ın sorusuna Komisyon Başkanvekili Hakkı Köylü, "Yürüyüşe girerek, örgüte üyelik suçu işleyenler" yanıtı verdi. Bir milletvekili bunun üzerine, "Çocuk mu kandırıyorsunuz adam kalbine gidiyor" diye tepki gösterdi. Nereye kadar eylem yapıldığını açıkladığını söyleyen Bozdağ, yurttaşa yönelik eylem yapmanın suç olduğunu söylediğini anımsatarak, "Böyle bir şey de yoktur. Suç işleyen de cezasını çekecektir" dedi.