loading
close
SON DAKİKALAR

Kerbela; haksızlık ve zulmün sembolüdür‏

Kerbela; haksızlık ve zulmün sembolüdür‏
Tarih: 11.02.2012 - 23:20
Kategori: Siyaset

CHP İstanbul İl Genel Meclis Üyesi Muhittin Çalağan, bugün 10 Muharrem gününün anlam ve önemine binaen İl Genel Meclisinde gündem dışı söz alarak aşağıdaki konuşmayı gerçekleştirdi;

“Sayın Başkan Çok Değerli İl Genel Meclis Üyeleri, Kıymetli Bürokratlar,  Muharrem ayı münasebetiyle şahsım adına söz almış bulunmaktayım. Hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Dünya tarihi pek çok kanlı olaylara ve katliamlara sahne olmuştur. Gerek insanlık ve gerekse İslam tarihi açısından en önemli olay; İslam’ın Yüce Peygamberi Hazreti Muhammed’in torunu Hazreti Ali’nin oğlu ve Ehl-i Beyt mensubu olan Hazreti İmam Hüseyin ve 72 aile efradının Kerbela’da şehit edilmeleri ve sonrasında yaşanan olaylardır. Kerbela olayı sadece Müslümanlar için değil, bütün insanlık için, temel ders alınacak tarihsel bir olaydır. Hazreti İmam Hüseyin’nin sadece kendinin değil, tüm sevdiklerinin şehit edileceğini bilmesine rağmen; inancı uğruna Kerbela’da zalim-zorba hükümdar Yezid’e biat etmeyip, onurlu duruşu seçerek zulme baş kaldırması tüm insanlık için örnek olmuştur. İmam Hüseyin’in Kerbela’da ki davası saraylarda şekillendirilen ve saltanat aracı olarak kullanılan görüntüdeki din yerine, gerçek İslam’ı yaşatma mücadelesidir.
 
“Bu gün yeryüzünün her neresinde haksızlık ve zulüm yapılıyorsa orası sembolik olarak Kerbela’dır”
 
Kerbela olayı, üzerinde 1400 yıla yakın zaman geçmiş olmasına rağmen unutulmamış, haksızlığa karşı hakkı savunanların ilk başvurdukları referans olmuştur. İmam Hüseyin zulme başkaldıranların önderi olmuş, ”Kerbela’’ ise haksızlık ve zulmün yapıldığı yerin adı halini almıştır. Bu gün yeryüzünün her neresinde haksızlık ve zulüm yapılıyorsa orası sembolik olarak Kerbela’dır. Haksızlığa ve zulme baş kaldırılarak onurlu duruşun gösterildiği gün ise Kerbela olayı’nın yaşandığı Muharrem Ayı’nın 10’uncu günü olan Aşura’yı sembolize etmektedir. Tüm İslam coğrafyasında tarihi, siyasi ve geleneksel olarak bu denli önemli yere sahip olan Kerbela olayı’nın yaşandığı ay olan Hicri takvime göre Muharrem Ayı ile Muharrem Ayı’nın 10’nuncu günü olan “Aşura Günü’’ tarihten bu güne ülkemiz için de özel bir öneme sahiptir.
 
“Aleviler her yıl Kerbela olayının yıl dönümünde Muharrem yası tutar, karalar bağlar”
 
Muharrem Ayı’nın ülkemizde yaşayan özelikle milyonlarca Alevi, Caferi, Nusayri, Bektaşi ve Mevleviler Kerbela Olayı’nı anmak amacıyla geçmişten beri çeşitli etkinlikler düzenlemekte ve muharrem Ayı’nın 10’uncu günü, yani Aşura Günü’nde bu yurttaşlarımız en sevdiklerini, en yakınlarını kaybetmiş gibi o günün anlamına uygun olarak ‘’matem’e’’ bürünerek; günlük faaliyetlerini bırakıp İmam Hüseyin ve yakınlarını anmak amacıyla çeşitli merasimler yaparlar. Aleviler her yıl Kerbela olayının yıl dönümünde Muharrem yası tutar, karalar bağlar. Yas bitiminde de İmamların neslinin tamamen kesilmediğine şükür eder, kurban keser ve Aşure pişirir. İmamların neslinin devamı için yapılan tüm İbadetler aslında önceden Kuran’da belirtilmiştir.

      
 
“Size 2 Emanet bırakıyorum. Biri Allahın kelamı Kuran-ı Kerim, diğeri benim Ehli Beyt’imdir”
 
Hz. Muhammed’e müşrikler tarafından nesli kesik denildiği için‚ ’’(Resûlum!) Kuşkusuz biz sana Kevser'i verdik. Şimdi sen rabbine kulluk et ve kurban kes. Asıl sonu kesik olan, şüphesiz sana hınç besleyendir’’ (Kevser 1-3) iner. Burada İmamların neslinin yürüyeceği görülerek Peygambere ‘’Şükür et ve Kurban kes’’ denilmektedir. Aleviler de Kerbela Vakasından kurtulan Ehli Beyt nesli için Muharrem yası bitimi kurban keser ve Aşure dağıtarak şükür ederler.
     
Hz. Muhammed’in 23 Şubat 632 tarihinde, Gadirhum’da, Veda Hutbesinde rivayetlere göre 80 bini kişiyi aşkın bir topluluğa söylediği ‘’Size 2 Emanet bırakıyorum. Biri Allahın kelamı Kuran-ı Kerim, diğeri benim Ehli Beyt’imdir. Kuran ve Ehl-i Beytin ipine sım sıkı sarılın. Kevser Havuzunda her iki emanet bir birinden ayrılmadan bana ulaşacaktır. Ehli Beyt’im, Nuh’un gemisi gibidir. Gemiye binenler kurtuldular, binmeyenler helak oldular’’ vasiyetine Aleviler sım sıkı sarılarak, arada bir gelen İmamlar, Evliyalar ve diğer Din Ulularının yaptığı gibi candan, gönülden bağlanarak Muharrem yasını, bugünlere taşıdılar.

Sözlerimi bitirirken ehlibeyt ve kerbela mazlumlarının nezdinde tarihteki bütün mazlumları saygı ile anıyor, özellikle Hazreti İmam Hüseyin’in ruhaniyetini derin bir ürperme eşliğinde selamlıyorum. Matem – i Muharrem’de Hz. Hüseyin için gözyaşı döken Müminlerin yüksek bilinç ve inançları karşısında saygıyla eğiliyor, Şefaat -i Hüseyin’i biricik ilticagahım addediyorum. Bedir’den Kerbela’ya, Kerbela’dan Çanakkale’ye, Çanakkale’den Günümüze Tüm Şehitlerimize Selam Olsun. Beni sabırla dinlediğiniz için Teşekkür eder saygılarımı sunarım”

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları