loading
close
SON DAKİKALAR

Kılıçdaroğlu'ndan cumhurbaşkanı adaylığı açıklaması: Kişiler değil, önce ilkelerde anlaşacağız

Kılıçdaroğlu'ndan cumhurbaşkanı adaylığı açıklaması: Kişiler değil, önce ilkelerde anlaşacağız
Tarih: 03.09.2020 - 08:05
Kategori: Siyaset

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu NTV'de Seda Öğretir ve Ahmed Arpat'ın sorularını yanıtladı.

Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları şöyle:
"-Seçimle 2023'te olacaksa bugünden 2023'ün adayı kim olacak tartışmasına gerek var mı? Kişiler bazında tartışacaksanız ilkelerden vazgeçersiniz. Daha güçlü parkamenter sistem olsun, yargı bağımsızlığı olsun diyorsunuz, tek adam rejimi değil milletin iradesine saygı olarak milletin vekilini liderler değil millet seçsin diyorsunuz, bunları bir tarafa bırakıyorsunuz cumhurbaşkanı kim olacak? Bu absürd bir tartışma. Biz önce ilkeler üzerinde mutabakat sağlayacağız ki ilkelerin gereğini yapacak kişileri seçelim. 
Cumhurbaşkanlığı güçlü olmayacak, sembolik olacak. Yürütme işlevini başbakan yerine getirecek. Bunları bir kenara bırakacaksın o mu olsun bu mu olsun. Bunlar sarayın dayatmasıyla yapılan yapay tartışmalar. Türkiye'nin süratle iç politkaya, dış politikya, ekonomiye dönmesi lazım.
Seçim 6 ay sonra olacaksa oturup adayı tartışalım. Hem Erdoğan hem Bahçeli seçimlerin 2023'te yapılacağını söylüyor o zaman bekleyeceğiz. Rahmetli Demirel, siyasette 24 saat çok uzun bir zaman derdi.
-(Bir belediye başkanının cumhurbaşkanlığı adaylığına nasıl bakıyor) Kamuoyuna, ittifaka bakarız. Cumhurbaşkanı adayı bir kişi mi çıkaracağız, her parti kendisi mi çıkarsın adayını? Bu bugünden tartışacağımız bir şey değil. 
Siyaseti saygın kılmayan temel olay ilkelerden yoksun olmasıdır. Şu parlamentonun saygınlığı var mı? Halkın yüzde 70'e yakını 'bu parlamentoya güvenmiyorum' diyor. 
Bu ülkede yüz binler çöp konteynerinden besleniyor parlamento sessiz kalyorsa güvenilmezdir. Biz gazi meclisi eski saygın günlerine kavuşturmak zorundayız. 
-Önümüzdeki seçim bir siyasi parti seçimi, sağ-sol seçimi değil, demokrasiden yana olanlar ya da totaliter rejimden yana olanların seçimi. 
- Türkiye bölgesinde güçlü olmalı, eğitim sistemi yeniden çağdaş şekilde yapılandırılmalı. Dış politika barış ekseninde izlenmeli.
-(Muharrem İnce) Partimizin üyesidir. 4 Eylül'de hareket başlatıyor. Türkiye'nin içinde bulunduğu sorunları anlatır. Bölünmeye neden olmaz partide. Partimizin kültüründe demokrasi var.
-Devleti yönetenlerin olgun insanlar olması lazım. Ben söyledim, ben yaptım doğrudur anlayışı Ortaçağ anlayışıdır. 21. yüzyılı Ortaçağ anlayışıyla yönetmezsiniz. Bakanlar atanmış devlet memuru. Bakanlar konuşurken 'sayın cumhurbaşkanımızın talimatı üzerine' diyor. Senin kafan yok mu, sen politika oluşturamıyor musun?  Ben iradesi olmayan kişiyim, demektir. Demokraside böyle bir şey olur mu? 
2 yıl oldu tek adam rejiminde. Türkiye nerden neredeye geldi iki yılda? Yetkiyi aldı dolar ne oldu? Dolar 7 TL'yi aşmasın diye 105 milyar sattılar. Dolar 7 TL'yi aştı, fatıurayı 83 milyon ödeyecek. 
-Muharrem İnce'nin ihracı söz konusu değil. Bir partilimiz dilekçe vermiş, genel merkeze gelmedi. Bir dilekçe verildi diye ihraç olur mu? Parti içinde kavga edilmesini istemiyorum. Kavga edeni partiden ayıracağım. Parti için çalışanın başımın üstünde yeri vardır. 
-Son 7-8 yılır sadce sorunu anlatmıyoruz, çözümü de anlatıyoruz. 
171 milyar dolar ödeyecek Türkiye. Bütçe açığı var. Cumhuriyet tarihinin en büyük açığı, 137 milyar açık verdi. 7 ayda 80 milyar lira faiz ödendi. Faizi ödemek için de borçlanmak zorundasınız.
Yerliyiz milliyiz, diyorlar. Ne yerli ne milliler. Sarayın bekçisi de dahil tamamı gayrımilli. Bankalardaki mevduatın tamamı döviz.
Borçlar İdaresi Genel Müdürlüğü kurdular. Duyun-u Umumiye. O kadar çok borç var ki yönetmek için ayrı birim kurdular. Osmanlı'nın son dönemindeki gibi. 
Türkiye'nin bütün sorunlarını çözmeye talibiz. Bunları çözemedikleri sorunları çözeriz. Adres TBMM.
Önümüzdeki yüzyılı düşünüyoruz biz. Güven veren, ahlaklı, kimseyi ötekileştirmeyen bir anlayışla yola çıkıyoruz. Türkiye'yi böyle yönetmek istiyoruz.
-Müyesser Yıldız, Barış, Hülya hanım, Murat Ağırel doğruları yazdıkları için hapiste. AİHM kararlarına rağmen Osman Kavala hala hapiste. Bu Türkiye'de demokrasi yoktur, yargı bağımsız değildir algısını getiriyor. Algı da değil gerçek.
-Trump Erdoğan benim sözümü dinler, dedi. Bu can bu tende kaldığı sürece papazı vermeyiz diyen Erdoğan bir telefonla hazırola geçti.
36 askerimiz öldürüldü. Ruslar vurdu, Putin bunları (iktidar heyetini) kapıda bekletti, 'askerlerinizin orada olduğunu bize söylemediniz' dedi. 36 askerin günahı onların boynundadır. 
-Şu anda sorunumuz ekonomi, yoksulluk. 
Suriye parçalandı. Kim parçaladı, Erdoğan. Erdoğan'a parçala diye talimatı Obama verdi. Erdoğan BOP eş başkanıydı. Kendisi söyledi. Niye emperyal güçler seni seçiyor, çünkü sana talimat veriyorlar gir diyorlar, giriyorsun.
-(Doğu Akdeniz'deki gerilim) Dış politikada da buhran yaşıyoruz. İhvan politikası, İhvan anlayışı nedir. Bozulma, Akdeniz'den bir tekneye bindirip İsrail'e göndermeyle başladı. Mavi Marmara'yla... Gidilmemesi gerekirdi. İsrail geldi oradaki vatandaşlarımızı öldürdü. Erdoğan meydan okudu sonra ne oldu? İsrail bir vakfa para verdi her şey bitti. Tazminat dediler, İsrail 'ben tazminat ödemem, bağış yaparım' dedi. Bu sözleşmeyi gece yarısı Meclis'ten geçirdiler.
-Mısır 2015'ten itibaren ilişkilerin sıcak tutulması gerektiğini söyledik. Mısır'la kavga etmek Türkiye'yi Akdeniz'de felakete sürüklemek demektir.
İhvan'ın logosunu kendi partilerinin logosu haline getirdiler. Orta Doğu'nun halifeliğine soyunuyorsun. Git bakayım, nasıl halifesin? 
-Mısır'la ilişkileri düzeltin, dedim. Mısır kalktı, Yunanistan'la anlaşma yaptı. Akdeniz'in güneyinde Mısır, kuzeyinde Türkiye var. 
Sarrac Macron'un davetiyle Fransa'ya gitti. (Türkiye-Libya anlaşması) Parlamentolarından anlaşma geçmedi henüz. Onların parlamentosunda anlaşma reddedilirse ne olacak? Erdoğan o koltukta oturamaz. Mavi vatanı bu hale getiren Erdoğan'dır. 
-Kendi karasularımızda haklarımızı savunmamız, Türkiye'nin arama yapması doğal. Türkiye kendi çıkarlarını korurken uluslararası destek de gerekir. Çıkacak doğalgaz var. Onun Türkiye üzerinden Avrupa'ya gitmesi lazım. O avantajdan yararlanılmasını düşünmeyen bir kişi var, Erdoğan. Ege'de çatışma ihtimali görmüyorum. Vatan millet edebiyatıyla gidiyor. İki ülkenin de çatışmaya gireceğini düşünmüyorum. 
-AB ile ilişkilerimiz neredeyse kopmuş vaziyette. 
-Önümüzdeki seçimler önemlidir. Vatandaşı ikna edersek sorunların tamamı çözülür. Türkiye 5 yıl içinde tüm sorunlarını çözer. 
-(ABD'nin Güney Kıbrıs'a silah ambargosunu kaldırması) Erdoğan niye bir şey söylemiyor. Muhalefet konuşsun diye bekliyor herhalde. ABD de emperyal güçler de güçlü Türkiye istemezler. Baölgesinde zayıf, her an ekonomisini çökertebilecekleri bir devlet isterler.
-Şehir hastaneleri yapıyorlar. Ne kadara mal edildiyor açıklanmıyor. Bu firmalara danışmanlık yapan İngiltere'deki bir danışma şirketinin internet sitesinden öğreniyoruz maliyetleri. Siyaset vatandaşa hesap vermek zorundadır.
-(Koronavirüsle mücadele) Bir devlet vatandaşına yanlış bilgi vermez. Devlet yalan söylememeli. Rakamlar konusunda herkesin endişesi var. Vali açıklama yapıyor 'şu kadar kaybımız var' diye, bakan ayrı açıklama yapıyor. Sağlk Bakanlığının saygınlığı vardı, kendi saygınlığını törpüledi. Bilim Kurulu sözcüü olmalı. Açıklamayı o yapsın.
Önlemleri bıraktılar, yeniden arttı vakalar. Suçlu vatandaş oldu. Düğün yaptın diyorlar, sen izin veriyorsun.
-En zor şartlarda bile ülkeyi ayağa kaldırmış bir gelenekten geliyoruz. Umutsuzluğa kapılmasın kimse."
 
Kaynak : www.istanbulgercegi.com

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları