loading
close
SON DAKİKALAR

''Mahkeme heyeti suç işledi''

''Mahkeme heyeti suç işledi''
Tarih: 17.09.2012 - 08:03
Kategori: Gündem

Avukatlar HSKY’ya suç duyurusunda bulunacaklarını bildirdi...

Türk Cumhuriyeti tarihinin en büyük gazeteci operasyonuna konu olan 36’sı tutuklu 44 gazetecinin davasına ilişkin kamuoyuna bilgilendirmede bulunan avukatlar, gazetecilere ilişkin kararın “sanıksız”, “avukatsız” ve “izleyicisiz” verildiğini belirterek, “Mahkeme heyeti suç işlemiştir” dedi. Avukatlar HSKY’ya suç duyurusunda bulunacaklarını bildirdi.

Müdafi avukat Ercan Kanar, 15. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı’na gazeteciler hakkındaki İddianamenin değerlendirilmesi ve değerlendirme sürecinde reddi gerektiği konusundaki görüşlerini bildirdi. Avukat Hüseyin Boğatekin ise aynı mahkemeye “hukuka aykırı delillerin tespiti, bu nedenle iddianamenin iadesi veya hukuka aykırı delillerin dosyadan çıkarılması hususunda beyan ve taleplerini" sundu.

Müdafi avukatlar ayrıca, 10-13 Eylül tarihleri asında görülen ilk üç duruşmanın değerlendirmesini yaparak, kamuoyuna bilgilendirmede bulundu. Avukatlar, bir sonraki duruşmanın 12 Kasım tarihine ertelenmesinin keyfi bir uygulama olduğunu belirterek mahkeme heyetinin suç işlediğini ifade etti.

Duruşmanın 12 Kasım'a ertelenmesi keyfi bir uygulama

Avukatlar şu bilgilendirmelerde bulundu: “Cumhuriyet tarihinin en büyük gazeteci tutuklamasının ilk duruşması 3. gününde hakimin kararıyla sonlandırıldı. Hakim, duruşmayı ilan ettiği tarihten önce bitirdi ve kararı kağıt üzerinde vereceğini yazılı olarak beyan etti. Böylece sanıksız, avukatsız, izleyicisiz bir biçimde dolayısıyla duruşma yapılmadan mahkeme heyetinin keyfine göre bir karar verildi. Hâkim sorgusuz sualsiz arkadaşlarımızın tutukluluklarının devamına hükmetti. 2 kişiyi ise göstermelik tahliye etti.

36 kişinin tutuklu olduğu ve 44 gazetecinin yargılandığı Özgür Basın emekçilerinin davası, mahkeme heyeti tarafından 10-14 Eylül günlerinde yapılacağı kararlaştırılmışken heyet duruşmaya keyfi bir şekilde son vererek duruşmayı 12 Kasım tarihine erteledi. Mahkeme heyetinin bu kararı aslında suç teşkil etmektedir. Duruşmanın başladığı günden beri adeta 12 eEylül faşizminin sıkıyönetim mahkemelerini andırırcasına tutum alan heyet; davaya bakmak, duruşmayı görmek yerine sanıklar, seyirciler ve avukatlarla uğraştı.

Öncelikle 6352 sayılı kanun değişiklikleri ile bu Özel Yetkili Mahkemeler (ÖYM) kaldırılmışken bu mahkemenin yargılamaya devam etmesi Anayasa’nın eşitlik ilkesini düzenleyen 10. maddesine, doğal yargıç ilkesine aykırıdır. Siyasal iktidar ÖYM’leri "adil yargılama yapamıyor" diyerek kaldırırken devam eden davaların bu mahkemelerde görülmesinin hukuki hiçbir dayanağı kalmamışken, bu mahkemenin yargılama yetkisinin olmadığı yönündeki talebimiz reddedilmiştir.

Tutuklular ve izleyiciler kayıt altına alındı

Tarihin en büyük basın yargılamasının yapıldığı bu davaya doğal olarak ilginin büyük olması, tutuklu basın emekçilerinin sahiplenilmesi, avukat sayısının çokluğu birlikte değerlendirildiğinde, dünyanın en büyük adliyesi olduğu belirtilen Çağlayan Adliyesi’nde davaya uygun bir yer dahi ayarlayamayan heyet, avukatları dışarı çıkarmaya çalışarak avukatlara seyircilerin yerinde oturmasını söyledi.

Yargı erkinin üç ayağından biri olan savunma makamını hiçe sayan mahkeme heyeti, avukatların duruşma salonunun düzeni, dinleyicilerin içeri alınması ile ilgili tüm taleplerini reddetti. Öte yandan basın mensuplarının içeri girişinde ciddi sorunlar yaşandı, birçok dinleyici ve basın mensubu duruşma salonuna giremedi. Böylece yargılamanın en temel ilkesi olan “yargılamanın aleniyeti” ilkesi ihlal edildi. Avukatların hiçbir talebi ve beyanı doğru düzgün tutanaklara geçmedi. Avukatların tüm taleplerine rağmen görüntülü ve sesli kayıt talebi reddedildi. Buna karşın tutuklular ve izleyiciler kayıt altına alınarak, mahkeme tutuklu ve izleyicilerin davranışlarını kayıtlardan izleme kararı aldı.

Talepler kabul edilmedi

Avukatların bazı konuşma talepleri kabul edilmedi,

Sanıklar anadilde savunma talebinde bulundu. Mahkeme heyeti bu talepleri hukuki olmayan ve tamamen siyasal olan gerekçelerle reddetti. Yargılama bu haliyle tıkanmış durumda. Çünkü sanıklar savunma yapamayacaklar. Bu haliyle yapılacak “yargılama” halkların vicdanında yok hükmünde olacak.

Bu iddianamenin Ceza Muhakemeleri Kanunu’ndaki zorunlu şartları taşımadığı için iadesi ve yeni bir iddianame düzenlenmesi talebi de reddedildi. Adeta siyasi bir rehin alma belgesi olan, Kürtlerin adına bile SÖZDE diyerek kin kusan 800 sayfalık bu metnin tamamı, tutuklu gazetecilerin yaptığı haberlerin suç kapsamına alınmasıyla oluşturulmuş. Basın emekçilerinin işleri gereği yaptığı tüm haberlerin suç olarak değerlendirildiği bu metnin iadesi talebi de mahkeme heyeti tarafından reddedildi.

Yargılanan gazeteciler siyasi iktidarın rehineleridir

Bu davanın soruşturması bizzat yürütmenin emriyle yapılmıştır. Yargılanan gazeteciler, kriminal bir dosyanın sanıkları değil, siyasi iktidarın rehineleridirler. Davaya dayanak teşkil eden soruşturma kirli yürütülmüştür. Hukuk dışı yöntemlerle delil elde edilmiş ve delil yaratılmıştır. Arama ve el koyma tutanakları, telefon dinlemeleri, tanık ve gizli tanık beyanları tamamen usul ve yasaya aykırı oluşturulmuş, adeta kin kusan bir mantıkla gazetecilerin tutuklanması için sahte deliller yaratılmıştır. Mahkeme heyetinin adil bir yargılama yapabilmesi için hukuka aykırı, sözde delillerin dosyadan çıkarılması talebi de reddedilmiştir. Oysa ki adil bir yargılama kirli delillerle sahte delillerle yapılamaz. Evrensel ceza muhakemesi hukukunun en temel ilkelerinden biri de kirli delillerle yargılama yapmamaktır.

Duruşmanın 3. günü için dinleyicilerin salona alınmasına izin vermeyen mahkeme heyeti, milletvekillerinin bile duruşma salonuna girmesine izin vermemiştir. Halk adına yargılama yapan mahkeme heyeti, yargılamada aleniyeti ortadan kaldırmış halkın mahkemeye erişim hakkını engellemiştir.

Mahkeme heyeti suç işledi

12 Eylül darbesinin yıl dönümüne denk gelen ve adeta darbe yargılamalarını aratmayan bir pratik ortaya koyan mahkeme heyetinin darbe zihniyetini bile aratır bu tavrına karşı savunma avukatları tüm taleplerimizin reddedilmesinden sonra bu yargılamada figüran olmayacaklarını belirterek "bir gün için" duruşmayı terk ettiğini belirtti.

Sanıklar da, savunmaya yapılan saldırılara karşı, anadil talebinin reddine karşı, İmralı'da ve F tipi cezaevlerinde süren tecride karşı ve 12 Eylül darbesinin yıl dönümünde darbeyi protesto etmek amacıyla ağızlarını siyah bantlarla kapatarak alkışlarla heyeti protesto etti.

Duruşmaya ara veren mahkeme heyeti kimlik tespitlerinin yapılması ve tahliye taleplerinin alınması için duruşmayı ertesi güne ertelemesi gerekirken adeta yangından mal kaçırırcasına duruşma günlerini de iptal ederek duruşmayı 12 Kasım tarihine erteledi.

Mahkeme heyeti suç işlemiştir. Savunma avukatları, heyetin bu tavrına karşı HSYK'ya suç duyurusunda bulunacaklar. Ayrıca 3 günlük pratiği ve aldığı hukuk dışı ara kararlarla ihsası reyini belli eden mahkeme heyetinin reddi konusunda bir tartışma yürütecekler.”

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları