Meclis açlık grevleri için devrede

Meclis 50'nci günde mahkumların sesini duydu Meclis, yarın Bolu'ya gidiyor...
ANKARA– TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’nun bünyesinde kurulan Cezaevleri Alt Komisyonu, açlık grevlerinin sona erdirilmesi için ilk somut adımı yarın atacak.
Alt Komisyon, Bolu’daki cezaevlerinde açlık grevine katılan mahkumları ziyaret edecek. TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı AKP Sakarya Milletvekili Ayhan Sefer Üstün’ün başkanlık edeceği ziyarete, Alt Komisyon’un AKP’li Başkanı Çorum Milletvekili Murat Yıldırım ve muhalefet partilerinin milletvekilleri de katılacak.
Alt Komisyon üyeleri hem Bolu F tipi cezaevinde açlık grevi yapan mahkumları, hem de cezaevi yönetimini dinleyecek.
Türk tabipler birliği'nden Erdoğan'ın sözlerine tepki
Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve İstanbul Tabip Odası, cezaevlerindeki açlık grevlerinin sona erdirilmesi için herkesi sorumlu davranmaya çağırarak, sorunun hekimler üzerinden çözülmeye çalışılmamasını istedi.
Türk Tabipleri Birliği ve İstanbul Tabip Odası'ndan yapılan yazılı açıklamada, cezaevlerindeki açlık grevlerinin 50. gününde İstanbul Tabip Odası'nın Cağaloğlu Bürosu'nda TTB Başkanı Prof. Dr. Özdemir Aktan, TTB Merkez Konseyi Üyesi Dr. Osman Öztürk ve İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Taner Gören'in katılımıyla bir basın açıklaması düzenlediği belirtildi.
Açıklamada, açlık grevinde bulunanlarla ilgili yapılan görüşme taleplerinin yanıtsız bırakıldığı savunularak, açlık grevi yapanların sağlık durumundan endişe edildiği bildirildi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan 'ın konuya ilişkin sözlerine değinilen açıklamada, bu tür açıklamaların sorunun çözümüne katkı yapmayacağı ileri sürüldü.
Sorunun hekimler kullanılarak çözülemeyeceğinin vurgulandığı açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“Böyle bir beklenti, mesleğimizin evrensel etik değerleriyle uyuşmamaktadır. Açlık grevlerinde hekimlerin nasıl davranması gerektiği, tıp dünyası tarafından birçok kez tartışılmış ve özellikle Dünya Tabipler Birliği'nin 1975 tarihli Tokyo ve 1991 tarihli Malta Bildirgelerinde tanımlanmıştır.
Malta Bildirgesi'nde açık olarak tarif edildiği gibi, açlık grevinde olan kişiyle hekim arasında bir hekim-hasta ilişkisi vardır. Hekim, herhangi bir hastasıyla girdiği ilişkide olduğu gibi, uygulamasını öneriler ya da tedavi yoluyla yapabilir. Bu ilişki, hasta bazı tedavi ve müdahaleleri kabul etmese de sürebilir. Bir hekim açlık grevcisinin bakımını üstlendiği andan itibaren, o kişi hekimin hastası olur. Bu durumda, hasta-hekim ilişkisindeki tüm uygulama ve sorumluluklar, karşılıklı güven ve gizlilik de dahil olmak üzere geçerlidir.
Cezaevlerindeki açlık grevlerinin hiç kimsenin bedenine ve yaşamına zarar vermeden çözülmesi kuşkusuz ki herkesten önce biz hekimlerin mesleki, insani ve vicdani temennisidir. Ancak, hiç kimse hekimleri meslek etiğine aykırı davranmaya ve sorunu hekimler üzerinden çözmeye çalışmamalıdır.”
Radikal
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları












