loading
close
SON DAKİKALAR

Merkez Bankası Başkanı Kavcıoğlu: Rezervler kaybolmadı, yer değiştirdi

Merkez Bankası Başkanı Kavcıoğlu: Rezervler kaybolmadı, yer değiştirdi
Tarih: 24.04.2021 - 09:10
Kategori: Ekonomi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Şahap Kavcıoğlu, ''Enflasyonu düşüreceğim sıkı politikaya devam edeceğiz'' dedi. Kavcıoğlu, rezerv tartışmalarına ilişkin, "Merkez Bankasının rezervleri varlık ve yükümlülük olarak yer değiştirdi" ifadelerini kullandı.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Şahap Kavcıoğlu, TRT Haber, CNN Türk, A Haber ortak canlı yayınına katıldı.

Kavcıoğlu'nun açıklamaları şöyle:
"2020, 2019, 2018 yılında geriye doğru gittiğimizde, Türkiye'nin yaşadıklarına baktığımızda, bu tartışmalar daha bir anlam kazanıyor. Bugün rezerv konusu tartışılırken, o günkü şartları göz önüne getirmemiz ve o günkü şartlara bakmamız gerekir. 2020'ye girdiğimizde, dünyaya baktığımız zaman, gelişmiş ülkelerde ve gelişmekte olan ülkelerde doğrudan yatırımların ve portföy yatırımlarının azaldığını görüyoruz. Türkiye'de bu global dünya içerisinde, buradan aldığı pay ister istemez azalıyor. 2020 pandemi krizi gerçekten dünyayı çok kötü şekilde etkileyen bir kriz. Diğerlerinden ayıran en önemli şey bence daha önceki krizlerin bir alt yapısı vardı. 2020'deki kriz birden ortaya çıkan bir kriz, bir hastalığın birden ortalığı kasıp kavurduğu, ülkelerin kapandığı, en önemli gelirlerinin tamamen bittiği bir dönemi yaşadık. Bu ortamda Türkiye'ye baktığımız zaman biz biraz iyi daha ayrışıyoruz.

2018'de Başkanlık krizi ile birlikte oluşan ve 2018'in ağustos ayında başlayan kur atakları vardı. Bu sürecin hatırlanması, 2020'yi ve yapılanların neler olduğunu anlamamız için çok önemli. O günlerde hatırlayın, 'IMF'ye gidilecek' mesajları verildi, IMF'ye gitmek zorunda olduğumuz haberleri hep yapıldı ama Türkiye diğer ülkelerden farklı olarak, bu süreci hem sağlık açısından çok iyi yönetti, hem de para ve mali politikalar açısından çok iyi şekilde yönetti. Şimdi kur baskılaması için neler yapıldığı, kredi imkanları gibi konularda eleştirildiği noktalar var ama bunların hepsini kendi şartları, kendi dönemi içinde değerlendirmemiz lazım. 2020 yılında dünyanın yaşadıklarını hatırlayın. Türkiye'ye dönün, bu dönemde yapılanları göz ardı edemeyiz. 

2020 sonu itibarıyla reel sektörün döviz pozisyon açığı 208 milyar dolardan 157 milyar dolara indi. Bu, rezervlerden ya da Merkez Bankası'nın yaptığı bu işlemlerden karşılandı. Sizin bu talepleri bir şekilde karşılamanız lazım. Karşılamazsanız, o zaman oluşacak şeylerle Türkiye yüzleşecektir, karşı karşıya kalacaktır. 

Bu sürecin sağlıklı işlediğini şuradan görebiliriz, daha sonra faiz yükseldiğinde yabancılar yine gelmiştir. Başkan değişikliğinden sonra alıp geri gitmiştir. Türkiye'de bazı şeyleri tartışabiliriz ama insanlar Türkiye'ye istediği zaman parasını getirip istediği zaman parasını alıp gideceği bir ortamın olduğunu çok net biliyorlar ve yaşıyorlar. Döviz talebi karşılanmasaydı ne olurdu? Merkez Bankası piyasaya bırakabilirdi. Hatırlayın 2000'de Merkez Bankası, 'Piyasaya para vermiyorum.' dedi, sonuçlarını hepimiz hatırlıyoruz. Merkez Bankası piyasaya bıraksaydı o gün, bu kadar döviz talebini, piyasadaki faiz ve kuru... Televizyonlardan arkadaşları dinliyorum, söyledikleri şu; 'kur bir yere giderdi, oradan gelirdi.' O iş öyle değil. Pandemi şartlarını dünyada göz ardı etmememiz gerekir. Bu taleplerin karşılanması için Merkez Bankası, Hazine ile beraber oluşturulan protokoller dahilinde yapılan işlemler var.

Rezervler Türkiye'de 1980'lerden sonra oluştu ve o dönemlerde hiçbir şeyi karşılayamayacak seviyelerde bulunyordu. Daha sonra sermaye hareketlerinin, döviz girişlerinin artmasıyla, Türkiye'de kurun da baskılanması döneminde, ona rağmen düşük kurdan oluşturulan rezerv var, 130 milyara kadar oluşan rezerv var. Yurt dışından gelen dövizlerin alım ihaleleriyle oluşturuyorsunuz bunu. Türkiye 2020'de de bunu yapmıştır. Şuraya gitmiş, bunun hesabına geçmiş; bu ifadeler doğru değil.

2003'e kadar rezerv bulunmuyordu. Şu an 90 milyar dolar brüt rezervimiz var. Rezervin açılımı da önemli. Yaklaşık yüzde 40'ı üzerinde Türkiye'nin kendi altın rezervi. 2003'ten sonra oluşan rezervler nasıl oluşmuş? Portföy girişleriyle, sıcak para girişleriyle.

Reel sektörün ihtiyacı rezervlerden karşılandı. Döviz işlemlerinin sonucunda vatandaşın, yurt dışı yatırımcısının, reel sektörün burnu kanamadan 2020 pandemi krizi atlatılmıştır." ifadesini kullandı. Piyasada oluşan talep ve kurun sağlıklı bir dengede oluşması için de yapılan işlemler olduğunu kaydeden Kavcıoğlu ''Bu talebi karşılayabilmeniz için piyasada bir arz oluşmuyorsa bazı adımlar atmanız lazım. Gelemezse ne oluyor Merkez Bankası devreye giriyor. 2018'in Ağustos ayında kurun nerelere gittiğini, 2020'de nasıl olduğunu görüyoruz. 2,5 yıllık bir periyottaki kur atakları, dış politikadaki olaylar kurun belli bir seviyeye gelmesine sebep oluyor. Süreci böyle değerlendirmek daha doğru olur. 2020 sonunda Türkiye bütün bu taleplere cevap vermiştir. Hem reel sektör yurtdışı borçlarını ödemiştir, bankacılık finansal borçlarını ödemiştir, kendi ithalat borçları dahil varlıklarını artırmıştır.

TCMB'de hukuki bir dayanağı olmayan hiçbir işlemin yapılmadı. Hazine'nin TCMB'deki hesaplar kullanılarak döviz alım satımıyla piyasa arzının dengelenmesi 2017'de. TCMB dalgalı kura geçtikten sonra döviz alım ihaleleri 2016'ya kadar yapıyor, 2016'dan sonra bunu bırakıyor. Protokolün tamamen hukuki dayanağı var. TCMB'de hukuki bir dayanağı olmayan hiçbir işlem yapılmaz. Bugüne kadar yapılmamıştır, bundan sonra da yapılmaz. Bu protokol dahilinde, 2017 Şubatından itibaren yapıldı. 2020'de yapılmasının nedeni de pandemi şartları. Bu işlemler gizli yapıldı, protokol açıklanmadı, rakamlar verilmiyor. Peki siz bu rakamları nereden biliyorsunuz? Biz bu rakamları açıklamadık. Dünyada en şeffaf veri açıklayan merkez bankalarından biri TCMB'dir. Günlük olarak açıklanır. Analitik bilanço okumasını bilen herkes buradan bu rakamları alır. Bizim analitik bilançomuzda o veriler günlük yayınladığı için zaten orada var. Gizlenen saklanan bir şey yok. Gizli kalsaydı, biz kimseye 128 rakamını söylemedik. Bu arkadaşlar bu sayıyı nereden aldılar? Böyle bir şey olabilir mi? 

Japonya Merkez Bankası sadece yıl sonu toplu olarak veriyor rakamları. Siz neden 2017'yi, 2018'i sormuyorsunuz? Daha önce döviz müdahaleleriyle yapılan işlemleri niye sormadınız? Daha önce döviz müdahaleleriyle yapılan işlemleri niye sormadınız? 2013, 2014 gibi dünyada oluşan bir ters gidiş, kuru baskılamak zorunda olduğunuz dönemlerde döviz satım müdahalelerinde bulunursunuz. Dönem dönem Merkez Bankası bunu kuru sağlıklı bir şekilde oynaklığının devam etmesi için müdahaleleri olmuş. 2016'dan sonra başka bir yol denenmiş.'

Düşük kurdan döviz satmak mümkün değil. Bilançodan görüldüğü kabul edildiği zaman bu sefer kimlere satıldı demeye başladılar. Dünyada bu şekilde bir veri açıklama söz konusu değil. TCMB bireylere döviz satmıyor. İnsanların kafasını karıştırmak için 128, o kur 6.85. Belirli rakamlarla insanları bir yere götürmek için algı operasyonu. Böyle bir şey yoktur. Kafa karıştırmak için algı operasyonu yapıyorlar. O gün öyle yapıldı, böyle yapıldı. Sonucuna bakalım. Hiç kimsenin burnu kanamadan 2020 pandemi krizi atlatılmıştır. 

Kurun oynaklığının sağlıklı bir şekilde yönetilmesi, dolayısıyla müdahale değil. Ben başkan oldum, atandım. Pazar günü basın bildirisiyle açıkladım. Banka müdürlerine de bir müdahalemiz olmayacağını, herkesin kendi bilançosunu yöneteceği şeklinde mesajlar verdim. Ama gece Asya piyasalarında müthiş bir dalgalanma oluşmaya başladı. 11 milyar dolar o bir haftalık süre içerisinde piyasadan çıktı. Ben MB olarak hiçbir şey yapmadım, piyasa karşıladı. 2020'de dövize dönen bireyler otomatik olarak piyasada o talebi karşıladı. Döviz almak isteyenlere dövizini bozdurarak cevap verdi. O gün ülkemin rezervlerinde yeterli para olduğu için piyasa o 11 milyar dolarlık talebi karşıladı. Bir şeylere ulaşmak için değişik hesaplamalara gitmeye gerek yok. 

Rezervler konusunda da iş dünyasının taraf olması gerekiyor bence. 2020'de bu talepleri karşılanmasa borçları kapatılmazdı, o varlıklara sahip olamazlardı. Türkiye'yi, TCMB'yi yıpratmamamız lazım.

Türkiye Merkez Bankası olarak ve TC Devleti olarak şu an olmadığı kadar iyi durumda. Türkiye'de rezervlerin yapısı değişti. Dönemin Enerji Bakanı Berat Albayrak döneminde çok önemli birşey yapılıyor, Türkiye'nin altın üretimi cevherden MB satın alması ve cevherden altın üretimini TL olarak TCMB rezervlerine alıyor. Şu an bu yıllık 50 ton inşallah 1-2 yıl içerisinde 80 tona çıkacak. Önümüzdeki hedef, rezervleri daha kalıcı, güçlü şekilde oluşturmak. Türkiye'de hem rezervlerimizi daha kalıcı hale getireceğiz, hem de üretimi, ihracatı finanse ederek daha iyi bir sistem oluşturacağız. Yıllardır 120 ton altını vardı. 2012'de başlıyor. 2019 ve 2020'de Türkiye 710 ton altına çıkıyor. Türkiye'nin şu an merkez bankası rezervlerinde 710 ton altını var. Türkiye'nin 120 ton altını yurt dışındayken, 2017-18'den sonra Türkiye'nin tüm altınlarını Türkiye'ye getirmiştir. Türkiye'nin tüm altınları şu an Merkez Bankası'ndadır.'

Şu an 90 milyar dolar brüt rezerv var. Rezervin açılımı da önemli. Yaklaşık yüzde 40'ı üzerinde Türkiye'nin kendi altın rezervi. 2003'ten sonra oluşan rezervler nasıl oluşmuş? Portföy girişleriyle, sıcak para girişleriyle. Kur düşük olduğu için döviz alım müdahaleleriyle oluşturulan bir rezerv var, 130 milyar dolara kadar çıkan. Yurt dışından gelen dövizlerin alım ihaleleriyle oluşturuyorsunuz bunu. Türkiye 2020'de de bunu yapmıştır. Şuraya gitmiş, bunun hesabına geçmiş; bu ifadeler doğru değil ve vatandaşımızı da yanlış yönlendiriyorlar.

Rezervler yer değiştirdi. Bankaların, piyasaların ihtiyacı olan TL'yi MB karşıladı. 'MB'nın kaybolan rezervleri' diyorsunuz ya, o rezervler sadece yer değiştirdi. Rezervlerimden çıkıp banka hesaplarına döviz olarak giden parayı ben o parayı tekrar alıyorum döviz olarak, piyasaya TL veriyorum. Bir rezerv kaybı, para kaybı, birilerine para verilmesi söz konusu değil. Giden paranın gittiği yer bankadaki döviz hesapları. Aradaki fark da, ben MB olarak para kazanıyorum. Aldığım dövizleri 2020-19'da daha yüksek kurla piyasaya verdiğim için kâr ettim. Artı, dövizler karşılığında piyasadan TL çektiğim için şu an o TL'yi piyasayı fonlamak için kullanıyorum, kâr ediyorum.

Sıkı para politikasının yüzde 5 enflasyon hedefine ulaşılana kadar devem edeceğiz. Türkiye'nin yüzde 5 enflasyon hedefi var ve bu hedefi tutturana kadar sıkılaşmaya devam edeceğiz. Bireysel kredilerle ilgili tedbirler alacağız. Baktık tüketici kredilerinde artış var sıkı olacağız.Faize karşı olmayan var mı? Yüksek faizden memnun olan kim var? Negatif faizden bahsediyorsak veya yükselen bir enflasyonda farklı şeyler konuşuyorsak bu başka bir şey. Bizim piyasaya verdiğimiz mesaj çok net. İlk gün saat 10'da basın bildirisi açıkladım, aynı mesajları verdim. Sıkı para politikasına devam edeceğiz.

Kripto para düzenlemesinde ödemeleri yasaklamadık. Ödeme kuruluşlarının aracılık etmesini yasakladık. Bankalar aracılığı ile ödeme yapabilirsiniz dedik. Düzenlemelerle ilgili çalışıyoruz. Para yerine kullanımını yasakladık. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın koordinesinde kripto para düzenlemesi çalışılıyor. Çok ciddi bir kripto para trafiği var. Giden para geliyor mu belirsiz. Nereye gittiğini bilemiyoruz bu kripto paraların. Avrupa ve ABD’ye giden bir kripto akışı var. Biz bu konuyu birkaç hafta içerisinde; SPK, BDDK, Bakanlık kendi düzenlemelerini yapıyor.''

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları