loading
close
Dolar: 5,68 TL
Euro: 6,30 TL
Sterlin: 7,07 TL
SON DAKİKALAR

Okula başlama maliyeti yüzde 15 arttı

Okula başlama maliyeti yüzde 15 arttı
Tarih: 02.09.2019 - 11:42
Kategori: Ekonomi

9 Eylül 2019 tarihinde okulların açılacak olması nedeniyle veliler çocuklarının okul ihtiyaçlarını karşılayabilmek için yoğun bir alış veriş mesaisine başladı. Her yıl olduğu gibi bu yılda okula başlama maliyetleri, birçok ailenin bütçesine, ağır bir yük getirdi.

Eğitim-İş'in yaptığı araştırmaya göre okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve liselere başlayacak öğrencilerin “okula başlangıç maliyetlerini” objektif olarak ortaya çıkardı. Araştırma sosyo-ekonomik düzeyi farklı üç bölgede yapıldı.

Piyasadaki 124 ürünün gerçek fiyatları üzerinden yapılan araştırma, okula başlayan bir öğrencinin veliye getirdiği yükü tüm detayları ile ortaya çıkardı. 

OKULA BAŞLANGIÇ GİDERLERİ

2019-2020 eğitim öğretim yılında;

Ø  Okulöncesi eğitime başlayan bir öğrencinin başlangıç gideri 1198,07 TL olarak tespit edildi.

Geçtiğimiz yıla göre, artış oranı %13,81,

Ø İlkokul 1’inci sınıfa başlayan bir öğrencinin başlangıç gideri 1813,77 TL olarak tespit edildi.

Geçtiğimiz yıla göre, artış oranı %11,65,

Ø Ortaokula başlayan öğrencinin başlangıç gideri 1991,48 TL olarak tespit edildi.

Geçtiğimiz yıla göre, artış oranı %17,09,

Ø Liseye başlayan öğrencinin ise 2144,83 TL olarak tespit edildi.

Geçtiğimiz yıla göre, artış oranı %17,20,

TÜM eğitim kademelerindeki ortalama artış ise %14,93 olarak gerçekleşti.

"Tüm bu verilere dayalı olarak; 2020 lira asgari ücretle yaşamını devam ettiren bir aile, ilkokula başlayan çocuğu için bir aylık maaşını, memur ise maaşının yarısından fazlasını okula başlama gideri olarak kullanıyor." ifadelerinin yer aldığı Eğitim İş'in araştırması şöyle:

Yaptığımız bu araştırmada, belirtilen rakamlar içerisinde, okula zorunlu alınan bağışlar, sınıfların dizaynı için toplanan paralar, velilerin çocuklarına verdikleri harçlıklar bulunmuyor. Yasa dışı yollardan bağış adı altında alınan bu ücretleri de eklediğimizde, özellikle alt ve orta gelir düzeyindeki ailelere, okul giderleri ciddi bir yük olacak. Sabit ve dar gelirli aileler bu yükün altından çok zor kalkacak.

Anayasa’nın 42’nci maddesine göre, temel eğitim, tüm vatandaşlarımıza eşit ve parasızdır. Sosyal devlet anlayışı gereği, ülkemizdeki tüm çocukların eşit şart ve olanaklarda eğitim almalarını sağlayacak ortamlar hazırlamalı. Sosyal devlet zorunlu eğitim kapsamındaki öğrencilerin tüm giderlerini karşılamalı.   

Eğitim harcamaları 2017 yılında yüzde 9,8 artarak 176 milyar 452 milyon TL oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2017 yılı eğitim harcamaları istatistiklerini açıkladı. Buna göre; Türkiye’de eğitim harcamaları 2017 yılında 2016 yılına göre yüzde 9,8 artarak 176 milyar 452 milyon TL oldu. 2017 yılında bir önceki yıla göre eğitim harcamalarının en çok arttığı eğitim düzeyleri; yüzde 19 ile ortaöğretim, yüzde 16,1 ile okulöncesi oldu.

Eğitim harcamasının gayri safi yurtiçi hasıla içindeki payı yüzde 5,7’ye geriledi.
Eğitim harcamalarının, gayri safi yurtiçi hasıla içindeki payı 2016 yılında yüzde 6,2 iken, 2017 yılında yüzde 5,7 oldu.

En zengin yüzde 20’lik dilim ile en yoksul %20’lik dilimde bulunan ailelerin eğitime ayırdıkları payda 2017 yılında 23 katlık bir fark bulunurken, 2018 yılında bu fark 32 kat oldu.

Ayrıca 2017 yılına göre 2018’de ailelerin eğitime yaptığı harcamanın %19,86 oranında artığı görülmüştür.

  Geçtiğimiz yıla göre hane halkı ve özel tüzel kişiliklerin harcamaları artarken devlet harcamaları azalmıştır. Hane Halkı harcaması %18,79’dan %19’a, Özel Tüzel kişiliklerin harcaması %6,85’ten %13’e çıkmıştır. Devletin yaptığı eğitim harcamalarının %74,36’dan %68’e düşmesi dikkat çekmiştir.

   Ailelerin eğitim için yaptığı harcama 2016 yılında 29 milyar 989 milyon lira iken 2017 yılında 33 milyar 593 milyon liraya yükselmiştir. Artış oranı %12,01 olarak gerçekleşmiştir.

    Okul öncesi eğitimde devlet harcamaları %14,1 oranında artmıştır. Ailelerin yaptığı harcama ise %13,9 artış gerçekleşmiştir.

   İlkokul düzeyinde devlet harcamalarında %2,2 artış gerçekleşmiş, ailelerin yaptığı harcamalarda ise %8,87 oranında artış gerçekleşmiştir.

   Ortaokul düzeyinde devlet harcamalarında %7,97 artış gerçekleşmiş, ailelerin harcamalarında ise %8,40 oranında artış gerçekleşmiştir.

    Lise düzeyinde devlet harcamalarında %17,70 artış gerçekleşmiş, ailelerin harcamalarında ise %14,56 artış gerçekleşmiştir.

Özel-tüzel kişilikler ve ailelerin yaptığı harcamalar baktığımızda ise %22,66 oranında bir artış gerçekleşmiştir. Bu veriler lise düzeyinde ailelerin çocuklarını özel okullara ve Temel Liselere yönlendirdiğini ortaya koymaktadır.

   Yükseköğretim düzeyinde devlet harcamalarında %4,31 artış gerçekleşmiş, ailelerin harcamalarında ise %14,07 artış gerçekleşmiştir.

   Hane halkı-özel tüzel kişiliklerin toplam eğitim harcamaları 47 milyar 955 milyon liradan, 55 milyar 39 milyon liraya yükselmiştir. Artış oranı %14,77 olarak gerçekleşmiştir.

Ailelerin eğitim harcamalarında ki artış özel okullara yönelişin bir işaretidir. Son yıllarda özel okul ve öğrenci sayısında ciddi artışlar gerçekleşmiştir. 

Okulöncesi düzeyde öğrenci başına 2017’de 2005 dolar harcama yapılmıştır. Önceki yıla göre %14,05 oranında azalma meydana gelmiştir.

İlkokul düzeyinde öğrenci başına 2017’de 1582 dolar harcama yapılmıştır. Önceki yıla göre %13,02 oranında azalma meydana gelmiştir.

    Ortaokul düzeyinde öğrenci başına 2017’de 1600 dolar harcama yapılmıştır. Önceki yıla göre %13,02 oranında azalma meydana gelmiştir.

   Ortaöğretim düzeyinde öğrenci başına 2017’de 2395 dolar harcama yapılmıştır. Önceki yıla göre %0,08 oranında azalma meydana gelmiştir.

   Ortaokul düzeyinde öğrenci başına 2017’de 3736 dolar harcama yapılmıştır. Önceki yıla göre %16,15 oranında azalma meydana gelmiştir. Ayrıca 2011’den bu yana yükseköğretim düzeyinde öğrenci başına yapılan harcama %41,39 oranında azalmıştır.

Üniversite ve öğrenci sayımız sürekli artarken, öğrenci başına yapılan harcamanın ciddi olarak azalması AKP’nin yükseköğretime bakışını ortaya koymuştur.

TÜRKİYE’DE EĞİTİM HARCAMALARI

TÜİK verilerine göre enflasyon %16,65 olarak gerçekleşti. TÜİK’in en son açıkladığı Hanehalkı Tüketim Harcaması araştırmasına göre 2018 yılında Türkiye’deki en yoksul yüzde 20’lik kesim harcamalarının yüzde 28,7’sini gıda için yaparken, en zengin yüzde 20’lik kesim ise gıdaya yüzde 15,4 oranında pay ayırdı. Gıdanın harcamalar içerisindeki payı Türkiye genelinde ise yüzde 20,3 olarak ölçüldü. Dolayısıyla gıda fiyatlarında yaşanan artış ve azalışlar, harcamalarının büyük bölümünü gıdaya ayırmak zorunda bulunan yoksulların enflasyonu zenginlere göre çok daha fazla etkili oldu. Yoksulların, özellikle eğitime ayırdıkları bütçe sürekli azalma eğilimi gösterdi.

Bunun yanı sıra eğitim harcamalarında da yaşanan artış yoksul aileleri önemli ölçüde etkiledi. Bir önceki yıla göre hane halkı ve özel tüzel kişiliklerin eğitim harcamaları artarken devletin harcamaları azaldı. 2017 yılında hane Halkı harcaması %18,79’dan %19’a, Özel Tüzel kişiliklerin harcaması %6,85’ten %13’e çıktı. Devletin yaptığı eğitim harcamalarının %74,36’dan %68’e düşmesi dikkat çekti. Bu veriler Devletin eğitim alanındaki payının gittikçe azaldığını, kamusal eğitim anlayışının terkedildiğini ortaya koydu.

Özellikle 4+4+4 sonrası özel öğretim kurumlarındaki artış,  bu kurumlara verilen devlet desteği, veli ve öğrencilerin özel okullara yönlenmesine neden oldu.

Bir yandan okula başlama maliyetleri artarken, diğer yandan Devlet okullarında niteliğin düşmesi özel okullara olan rağbeti arttırmaya devam etti. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından da veli ve öğrenciler özel okullara kayıt yaptırmaları için teşvik edildi.

Ülkemizdeki adaletsiz gelir dağılımı eğitim harcamalarına belirgin bir şekilde yansımış durumda.

2017 yılında aileler eğitime toplam 24 milyar 157 milyon lira harcama yaparken 2018 yılında bu rakam 28 milyar 956 milyon liraya yükseldi.

Tüik’in açıkladığı (2017) verilerine göre toplam eğitim harcamalarının yüzde 63,6’sını en zengin yüzde 20’lik kesim gerçekleştirdi. En yoksul yüzde 20’lik kesimin yaptığı eğitim harcaması ise yüzde 2,8’de kaldı. En zengin 4 milyon 606 bin aile eğitim için 2017 yılında 15 milyar 362 milyon lira harcarken, en yoksul yüzde 20’lik dilimde yer alan 4 milyon 606 bin aile ise sadece 676 milyon liralık eğitim harcaması yapabildi.  Eğitim için yapılan harcamada iki kesim arasında 23 katlık bir uçurum oluştu. Bu uçurumun daha da arttığı bir sonraki tabloda bulunan 2018 verilerine de yansımış durumda.

2017 yılında en yoksul 4 milyon 606 bin ailenin eğitime 676 milyon lira, en zengin 4 milyon 200 bin ailenin ise 15 milyar 363 milyon lira harcadığı görülüyor.

2018 yılında en yoksul yüzde 20’lik dilimde bulunan ailelerin eğitime 579 milyon lira (%2), en zengin yüzde yirmilik dilimde bulunan ailelerin 18 milyar 445 milyon lira (63,7), diğer yüzde altmışlık dilimde bulunan ailelerin ise 9 milyar 932 milyon lira kaynak ayırdığı görülüyor. Başka bir deyiş ile en zengin yüzde 20’lik dilim ile en yoksul %20’lik dilimde bulunan ailelerin eğitime ayırdıkları payda 32 katlık bir fark bulunuyor.

Ayrıca 2017 yılına göre 2018’de ailelerin eğitime yaptığı harcamanın %19,86 oranında artığı görülüyor.

Eğitim sistemimiz içerisinde okullar arasındaki nitelik farkı herkes tarafından kabul edilen bir gerçek olsa da bu nitelik farkı bir türlü en aza indirgenemedi. Türkiye’de ailelerin gıda harcamaları da eğitim harcamalarına paralellik gösterdi. Tüketim harcamaları araştırmaları, en yoksul yüzde 10’luk kesimin harcadığı her 100 liranın 31 lirasını gıda için yaptığını, en zengin yüzde 10’luk kesimin 100 liralık harcaması içerisinde gıdanın aldığı payın ise 13 lirada kaldığını gösteriyor. Dolayısıyla gıda fiyatlarında yaşanan artış ve azalışlar yoksulların bütçesini zenginlere göre çok daha derinden etkiledi. Yoksul ailelerin gelirlerinin önemli bir parçasını gıda için ayırmaları, eğitime ayırdıkları payın azalmasına neden oldu.

TÜİK’in araştırmalarına göre yoksullar gıda harcamalarının büyük bölümünü ekmek, tahıl ve sebzeye ayırırken, zenginlerin gıda harcamalarının büyük bölümünü et balık ve deniz ürünleri meydana getiriyor. Dolayısıyla zenginlerin çocukları et, balık, deniz ürünleri ile beslenirken, yoksulların çocukları ekmek, tahıl ve sebze ile beslenir oldu.

Gelir dağılımındaki adaletsizlik ailelerin yaptığı harcama kalemlerinin hepsine yansımış durumda. Yoksulun çocuğu hem beslenemiyor hem de iyi eğitim alamıyor. Zenginlerin nitelikli eğitim imkanına çok kolay ulaştığı görülüyor. Öğrenciler, iyi eğitim almış bir azınlık ve iyi eğitim imkanından yararlanamamış çoğunluk olarak ikiye ayrılmış durumda.

Tüm bu veriler, ülkemizdeki gelir dağılımına paralel olarak zengin ve yoksul arasındaki, eğitime ayrılan bütçe açısından oluşan uçurumu ortaya koyuyor.

EĞİTİM HARCAMALARI

Eğitim harcamaları 2017 yılında yüzde 9,8 artarak 176 milyar 452 milyon TL oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2017 yılı eğitim harcamaları istatistiklerini açıkladı. Buna göre; Türkiye’de eğitim harcamaları 2017 yılında 2016 yılına göre yüzde 9,8 artarak 176 milyar 452 milyon TL oldu. 2017 yılında bir önceki yıla göre eğitim harcamalarının en çok arttığı eğitim düzeyleri; yüzde 19 ile ortaöğretim, yüzde 16,1 ile okulöncesi oldu.

EĞİTİM HARCAMASININ GAYRİ SAFİ YURTİÇİ HASILA İÇİNDEKİ PAYI YÜZDE 5,7 OLDU.

Eğitim harcamalarının, gayri safi yurtiçi hasıla içindeki payı 2016 yılında yüzde 6,2 iken, 2017 yılında yüzde 5,7’ye geriledi.

Toplam eğitim harcamalarına baktığımızda 2016 yılına göre 2017’de eğitim harcamalarında %9,8 artarak 176 milyar 452 milyon liraya ulaşmıştır.

Geçtiğimiz yıla göre hane halkı ve özel tüzel kişiliklerin harcamaları artarken devlet harcamaları azalmıştır. Hane Halkı harcaması %18,79’dan %19’a, Özel Tüzel kişiliklerin harcaması %6,85’ten %13’e çıkmıştır. Devletin yaptığı eğitim harcamalarının %74,36’dan %68’e düşmesi dikkat çekmiştir.

Ailelerin eğitim için yaptığı harcama 2016 yılında 29 milyar 989 milyon lira iken 2017 yılında 33 milyar 593 milyon liraya yükselmiştir. Artış oranı %12,01 olarak gerçekleşmiştir.

Okul öncesi eğitimde devlet harcamaları %14,1 oranında artmıştır. Ailelerin yaptığı harcama ise %13,9 artış gerçekleşmiştir.

İlkokul düzeyinde devlet harcamalarında %2,2 artış gerçekleşmiş, ailelerin yaptığı harcamalarda ise %8,87 oranında artış gerçekleşmiştir.

Ortaokul düzeyinde devlet harcamalarında %7,97 artış gerçekleşmiş, ailelerin harcamalarında ise %8,40 oranında artış gerçekleşmiştir.

Lise düzeyinde devlet harcamalarında %17,70 artış gerçekleşmiş, ailelerin harcamalarında ise %14,56 artış gerçekleşmiştir.

Özel-tüzel kişilikler ve ailelerin yaptığı harcamalar baktığımızda ise %22,66 oranında bir artış gerçekleşmiştir. Bu veriler lise düzeyinde ailelerin çocuklarını özel okullara ve Temel Liselere yönlendirdiğini ortaya koymaktadır.

Yükseköğretim düzeyinde devlet harcamalarında %4,31 artış gerçekleşmiş, ailelerin harcamalarında ise %14,07 artış gerçekleşmiştir.

Hane halkı-özel tüzel kişiliklerin toplam eğitim harcamaları 47 milyar 955 milyon liradan, 55 milyar 39 milyon liraya yükselmiştir. Artış oranı %14,77 olarak gerçekleşmiştir.

Ailelerin eğitim harcamalarındaki artış özel okullara yönelişin bir işaretidir. Son yıllarda özel okul ve öğrenci sayısında ciddi artışlar gerçekleşmiştir.

Eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması, bağış vs sorunlarının son bulması için tüm eğitim kurumlarının kadro, fiziki donanım ve diğer yönlerden en üst seviyede eşitlenmesi gerekmektedir. Böylece bazı okullara olan talep patlaması ile yığılmalar ve kademeler arası geçiş sınavları sorunu da en aza inmiş olacaktır

ÖĞRENCİ BAŞINA YAPILAN HARCAMA

Okulöncesi düzeyde öğrenci başına 2017’de 2005 dolar harcama yapılmıştır. Önceki yıla göre %14,05 oranında azalma meydana gelmiştir.

İlkokul düzeyinde öğrenci başına 2017’de 1582 dolar harcama yapılmıştır. Önceki yıla göre %13,02 oranında azalma meydana gelmiştir.

Ortaokul düzeyinde öğrenci başına 2017’de 1600 dolar harcama yapılmıştır. Önceki yıla göre %13,02 oranında azalma meydana gelmiştir.

Ortaöğretim düzeyinde öğrenci başına 2017’de 2395 dolar harcama yapılmıştır. Önceki yıla göre %0,08 oranında azalma meydana gelmiştir.

Yükseköğretim düzeyinde öğrenci başına 2017’de 3736 dolar harcama yapılmıştır. Önceki yıla göre %16,15 oranında azalma meydana gelmiştir. Ayrıca 2011’den bu yana yükseköğretim düzeyinde öğrenci başına yapılan harcama %41,39 oranında azalmıştır.

Üniversite ve öğrenci sayımız sürekli artarken, öğrenci başına yapılan harcamanın ciddi olarak azalması AKP’nin yükseköğretime bakışını ortaya koymuştur.

Eğitim-İş olarak yaptığımız araştırma, okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve liselere başlayacak öğrencilerin “okula başlangıç maliyetlerini” objektif olarak ortaya çıkardı. Araştırma sosyo-ekonomik düzeyi farklı üç bölgede yapıldı.

Kaynak : Vişne Haber Ajansı-www.istanbulgercegi.com

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları