'Barışı koltuklarına kurban ettiler'
"Bundan birkaç yıl önce Sayın Öcalan’ın manifestosuyla bir müzakere masası kuruldu. Sizden alınan onayla müzakere masasına güller koyduk. Ama maalesef o barış gülü sulanacağına, o barışın tüm Türkiye’yi sarması için çaba gösterileceğine gül bahçesinin güllerini soldurmayı tercih ettiler. Barışı bir seçime kurban ettiler. Barışı kendi istikballerine, koltuklarına, mevkilerine kurban ettiler.
'MHP ve Ergenekon’la ittifak kurduğunuz gün ülke yangın yerine döndü'
2013 Newroz’undan bugüne değin 2 yıllık çatışmasızlık döneminin huzurunu bütün bu toplum yaşadı. Bir kez daha Newroz meydanından Ankara’ya çağrımızdır; 2 yıllık müzakere döneminde Kürtlerle Kürt halkıyla diyalog kurduğunuz için ülke hem içeride hem dışarıda umut vahasına dönüşmüştü. Ne zaman ki masayı devirdiniz, ne zaman ki baskı zorla sonuç almaya çalıştınız, ne zaman ki MHP ile Ergenekon’la kirli bir ittifak kurdunuz ülkenin her yanı yangına döndü.
'Sizler birer damla su olup ateşi söndürdünüz'
Bizim mücadelemizin özü Nemrud’a, Dehak’a, Firavunlara karşı bir direnişin mücadelesidir. Nemrud da çok gaddardı insanları diri diri yakmaya kalktı. Ama İbrahimiler bu Newroz alanını dolduran sizler, her biriniz birer damla su oldunuz ateşi söndürdünüz. “Savaşa hayır, çatışmaya hayır” diyen bir birliktelik ve coşku var. Bir kez daha bu duruşunuz önünde saygıyla eğiliyorum.
Çatışmayla, savaşla, baskıyla zor ve zulümle Eşbaşkanlarımız Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ belediye eşbaşkanlarımız Gültan Kışanak, Fırat Anlı, grup başkanvekillerimiz, milletvekillerimiz, belediye başkanlarımız 5 bini aşkın partilimiz cezaevinde. Hukuk ve yargı HDP’nin giyotini haline dönüştürülmüş durumda. 5 aydır Anayasa Mahkemesi kendi içtihadına sahip çıkmıyor. Arkadaşlarımız şu anda cezaevinde. Ama onlar özgürlük mahkumları. Onlar tıpkı sizin yaptığınız gibi zulme karşı savaşa karşı çatıştırma politikalarına karşı boyun eğmedikleri için hep onurla anılacaklar.
'Zindancıbaşlarına hep birlikte hayır diyoruz'
Onları cezaevine koyan AKP-MHP-Ergenekon ittifakı onların cezaevine konulduklarından bugüne yegane sıfata sahipler: zindancıbaşı. Zindancıbaşlarına hep birlikte hayır diyoruz. And olsun ki Demirtaşlar, Yüksekdağlar, Anlılar, Kışanaklar, vekillerimiz, yoldaşlarımız bir gün mutlaka bu alanda bizlerle beraber olacaklar.
Baskıyla, zorla, zulümle sonuç alacaklarına inananlar Newroz alanına çok iyi baksınlar. Bu alan hepimize bir çağrıda bulunuyor. O çağrının özü şu: ey devlet, ey hükümet bu akıl bu yol yol değildir. Gelin bu yoldan vazgeçin. Bugün Amed halkı hepinize yol sunuyor siz bugün o yolun kapısını açtınız. Hayırlı olsun.
'Al birini vur ötekine'
Hani diyorlardı ya ”taş üzerine taş baş üzerine baş bırakmayacağız” diye. Şimdi de yeni bir anayasa paketi ile toplumun huzuruna çıkıyorlar. Yaptıkları bütün bu zulümleri halk eliyle onaylatmaya çalışıyorlar. Kayyum uygulamasını halk eliyle onaylatmaya çalışıyorlar. Amed halkına hep birlikte soruyoruz: Getirdikleri bu pakette Kürtler, Aleviler, bizler var mıyız? Bu pakette demokrasinin D’si var mı? Bu pakette Kürt'e özgürlük var mı? Ha 1982 faşist Anayasası ha şimdi bu faşizm dayatması. Al birini vur ötekine.
'Paketlerinden kabak çıkmıştı, kabak'
Hükümet bir ekonomik paket açmıştı. O pakete hep birlikte ne demiştik? Paketlerinden kabak çıkmıştı, kabak. Dayattıkları bu paketin içinde 1980 cunta darbesinden bugüne elde ettiğimiz tüm kazanımlar geri alınıyor. Ülke bir kez daha karanlığa gömülmek isteniyor. Bir kez daha bu meydandan karanlığa, faşizme hayır diyoruz."
Vişne Haber Ajansı