Sakarya'da Kürtçe konuşan baba-oğula silahlı saldırı: Baba hayatını kaybetti, oğlu ağır yaralı

Sakarya’da Kürtçe konuştukları için silahlı saldırıya uğrayan Kadir Sakçı hayatını kaybetti, ağır yaralanan oğlu B.S. hastanede tedavi altında.
Sakarya’da Kürtçe konuştukları için silahlı saldırıya uğrayan 43 yaşındaki Kadir Sakçı hayatını kaybederken aynı saldırıda ağır yaralanan oğlu 16 yaşındaki B.S. de hastanede tedavi altında tutuluyor.
Olay, 16 Aralık Pazar günü Sakarya’nın Hendek ilçesi Yenimahalle Mahallesi Beştepeler Caddesi'ndeki kıraathanenin önünde meydana geldi.
SALDIRGAN, ‘KÜRT MÜSÜNÜZ, SURİYELİ Mİ’ DİYE SORDU
Rudaw’da yer alan habere göre, Kadir Sakçı oğlu B.S.’nin kıraathane önünde, H.U. ve yanındakiler tarafından önleri kesildi.
Kürtçe konuşan baba ve oğula “Kürt müsünüz, Suriyeli mi?” diye soran H. U., baba ve oğlun “evet Kürdüz” demesi üzerine “zaten sizi sevmiyorum” diyerek belindeki tabancayı çıkarıp ateş etti.
Olayda yaralanan baba-oğul Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Ancak tüm müdahalelere rağmen Kadir Sakçı yaşamını yitirdi. Aynı saldırıda yaralanan oğlu B.S.’nin ise tedavisi devam ediyor.
SALDIRGAN YAKALANDI
Saldırının ardından Bursa’ya kaçan saldırgan Bursa’da gözaltına alındı. Edinilen bilgilere göre saldırgan H. U., “Olay esnasında sarhoştum, hatırlamıyorum” diyerek kendini savundu.
VALİLİKTEN AÇIKLAMA: ÇARPITMA
Sakarya Valiliği’nden olayla ilgili açıklama geldi. Valilik, "Meydana gelen cinayet olayının sebebinin çarpıtılarak ‘etnik bir nedenden kaynaklanmış gibi algı yaratılmaya çalışılmasının’ gerçekle hiçbir alakası yoktur. Olayda her iki tarafın da önceden birbirlerini kesinlikle tanımadıkları, alkollü olan ve pek çok suçtan sabıkası bulunan zanlının yüksek sesle ve küfürlü konuşması üzerine ikaz edildiği için çıkan tartışmaya bağlı olarak bu müessif hadisenin yaşandığı tanık beyanlarından açıkça anlaşılmıştır” açıklamasını yaptı.
HDP'DEN AÇIKLAMA: İKTİDAR BÜTÜN ÜLKEYİ ATEŞE ATACAK NEFRET DİLİNDEN VE ÇATIŞMA ISRARINDAN VAZGEÇMELİ
Saldırıya ilişkin olarak HDP'den de açıklama geldi. HDP Sözcüsü Saruhan Oluç, "Sakarya’daki ırkçı saldırı iktidar politikalarının sonucudur" dedi.
Oluç'un açıklaması şöyle:
"AKP-MHP ittifakının uyguladığı ayrıştırıcı, kutuplaştırıcı ve düşmanlaştırıcı politikalar ortak yaşam zeminini dinamitliyor. Siyasal, kültürel ve tarihsel sorunları içeride ve dışarıda savaş ve çatışma yoluyla çözme arayışı, yüzlerce yıllık ortak yaşamı zehirliyor. İktidarın Kürt fobisi ve düşmanlığı üzerinden yükselttiği söylem ülkeyi tehlikeli bir noktaya sürüklüyor. Kürtçe’nin kamusal alanda yasaklanması, Meclis’te bile taciz ve saldırı gerekçesi yapılması, Kürtler “ülkeyi bölecek” söyleminin sürdürülmesi, Kürtçe müzik dinleyen ve türkü söyleyenlere saldırılara sessiz kalınması ve birçok benzer örnek sıradan insanları bu tür cinayetlere sevk etmektedir. Aynı aileden bir kişinin yine Sakarya’da ırkçı bir saldırı sonucu iki yıl önce katledilmesi de iktidar politikalarının toplumsal yaşamda yarattığı tehdit ve tehlikenin büyüklüğünü göstermektedir.
Kürtçe konuşmayı ve Kürt olmayı cinayet gerekçesi yapan saldırganın zihniyeti ile Meclis’te Kürtçe bir cümleye dahi tahammülsüzlük gösterenlerinki arasında herhangi bir fark yoktur. Farklı düşünen, farklı bir anadili ile konuşan herkesi “terörist” olarak görenler bu iktidardan cesaret almaktadır. Sakçı’yı katleden ve oğlunu yaralayan katil de sırtını bu iktidar anlayışına dayamıştır.
Bu tür ırkçı saldırılar evrensel hukukta ve dünyanın her yerinde nefret suçu kapsamında ve insanlığa karşı suç bağlamında ele alınır. Mevcut iktidar ise cezasızlık politikası uygulayarak adeta saldırganlara cesaret vermekte, bu tür cinayetlerin önünü açmaktadır. Bu gelişme sadece saldırıya maruz kalan Kürtler açısından değil Türkiye’de yaşayan herkes açısından büyük bir tehdit ve tehlikedir. Benzer saldırıların yaygınlaşması, Türkiye’yi gerçek anlamda uçurumun kenarına sürükler. İktidar bütün ülkeyi ateşe atacak bu tehlikeli gidişten, bu ayrıştırıcı nefret dilinden ve politikalarından, bu savaş ve çatışma ısrarından vazgeçmelidir.
Halkımız ve demokratik güçler bu tür provokasyonlara karşı duyarlı olmalıdır. Bu ülkede farklı kültürlere, anadillere, inançlara ve etnik aidiyetlere sahip olan halklarımız eşit ve demokratik bir ortamda bir arada yaşama kararlılığını sürdürecektir. Kimsenin yok sayılmadığı, kimseye üstünlük taslanmadığı eşit ve özgür bir yaşam mücadelesi tüm ırkçı anlayışların panzehiridir."
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları












