SHD'den 'Covid-19 İstanbul Raporu': Çok yönlü bir pandemiden çıkış programına ihtiyaç var

Sosyal Haklar Derneği İstanbul Temsilciliği, Covid-19 İstanbul Raporu'nu yayınladı.
Sosyal Haklar Derneği (SHD) İstanbul Temsilciliği, Covid-19 salgınının İstanbul’a etkilerini ele alan mart, nisan ve mayıs aylarını kapsayan raporunu yayınladı. Raporda toplumun tüm bileşenlerinin ortaklaşacağı, emeği ile geçinen yurttaşları merkeze alan çok yönlü bir “pandemi sürecinden çıkış programına” ihtiyaç olduğu belirtildi.
SHD'nin Covid-19 İstanbul Raporu'nda, salgın sırasında ölüm vaka ve sayılarının artışına neden olan yönetim hataları, kamu hizmetinin yetersizliği ve eşitsizliklerinden kaynaklanan sorunlar sıralandı.
SHD'nin raporu şöyle:
"Salgın ile mücadelede ortaya çıkan aksaklık ve sorunlar ağırlıklı olarak, merkezi iktidarın, salgın ile mücadele sürecini siyasal tercihlerinin ışığında yürütmeye çalışması, muhalefeti, sivil toplum örgütlerini, sürekli bilinçli olarak dışlaması, suçlaması, hatta engellemeye çalışması, faaliyetlerin ortak bir akılla yürütmemesi, yetki ve sorumluluğunu aşağıya doğru dağıtmaması, işbirlikleri geliştirmek yerine her şeyi tekleştirmeye çalışması, koordinasyona açık bir süreç takip etmemesi, denetlenebilir, yanlışlardan hızlıca dönülebilir bir şeffaflıkla çalışmaması, riskli olarak tespit ettiği yurttaş ve sektörler dışında kalan büyük bir sahanın ekonomik ve sosyal sorumluluğunu almaması, siyasal iktidarın bu işbirliğini dışlayan, bilgiyi şeffaflaştırmayan, ülkenin bütün birey, kurum ve kuruluşları ile koordinasyon oluşturmaması, sorumluluk almayan yaklaşımı neticesinde:
-Hükümet, Covid-19 salgını etrafımızı sarmışken ilk resmi vaka açıklanana kadar yurtdışından gelenlerle ilgili karantina tedbirleri almakta gecikti. Umreden gelenlerin ülkenin her yerine salgını taşımalarına neden oldu.
-Ekonomik kaygılar gerekçesiyle ‘zorunlu olmayan üretimin’ durması için tedbir alınmadı. Böylece işyerlerinde ve fabrikalarda salgın hızla yayıldı. Ekonomik ön almaların yetersizliği ise işsizliğin artmasına sebep olurken küçük esnaf sorunları ile baş başa bırakıldı.
- Pandemiyi büyüten yönetemezlik unsurlarından biri de sokağa çıkma yasağı ve yardım dağıtma uygulamalarının plansızlığıydı.
- Sağlık emekçilerinin özverili çalışmalarına karşın koruyucu ekipman sorunları çözülemedi. Özel sağlık sisteminin salgın karşısında büyük oranda kar odaklı konumlanması nedeniyle işlevsiz kalabileceği ortaya çıktı.
-Covid-19 vakaları ve vefatları hakkında şeffaf bir bilgilendirme yapılmayarak, salgına karşı mücadelenin planlanmasında aksaklıklara sebep olundu.
-Salgının ortasında yurttaş sıkıntı içerisindeyken Merkez-Yerel iktidar kavgasına girildi. Bütünlüklü bir mücadele programı oluşturulmayarak yurttaş mağdur edildi.
-Uzaktan eğitim altyapısının eksik ve yetersiz olduğu, diğer taraftan Milli Eğitim Bakanlığı yetkisindeki yayınlarda ideolojik önyargıların çocuklara empoze edilmeye çalışıldığı görüldü."
Rapor’un sonuç bölümünde ise şunlar vurgulandı:
"Merkezi bir planlama, işbirliği ve ortak akıl olmaksızın bir normalleşme sürecine geçilmesi sağlık açısından bu salgının Türkiye ve İstanbul açısından çok daha öldürücü sonuçları olacağı gibi sosyal ve ekonomik alanda ise büyük bir buhrana yol açacaktır. Bütün ülkeyi etkileyen ancak İstanbul’u nüfus ve çalışma hayatı yoğunluğu nedeniyle daha ağır vuran salgının yarattığı tahribatın giderilebilmesi ancak kapsamlı bir ön hazırlık ve toplumun eğitilmesi, bilinçlendirilmesi, ortak sorununun tam olarak bilince çıkartılması ve ortak çözüm önerileri geliştirilmesi ile olur. Fakat hepsinden önemlisi, bu süreçte yurttaşın yaşamını normalleştirecek, sosyal ve ekonomik yaraları saracak, merkezi ve yerel yönetimler ile sivil toplum örgütlerinin bütünlüklü olarak hazırlayacakları çok yönlü bir pandemi sürecinden çıkış programına ihtiyaç bulunmaktadır."
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları












