Siyasi parti liderleri, Ramazan Bayramı'nın arefesinde bayram mesajlarını yayımladılar.
Siyasi parti liderleri, Ramazan Bayramı dolayısıyla birer mesaj yayımladılar.
Erdoğan: Aşırı hızdan kaçınmanızı özellikle rica ediyorum
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ramazan bayramı nedeniyle bir mesaj yayımladı. "Aziz vatandaşlarım, mübarek Ramazan Bayramınızı yürekten tebrik ediyorum” diyen Erdoğan'ın bayram mesajı şu şekilde:
“Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedi azaptan kurtuluş olan Ramazan ayını nihayete erdirerek, yeni umutlarla bir bayrama daha kavuştuk. Ülkemizde yaşanan terör olayları ve bölgemizde devam eden, hatta yenileri ortaya çıkan insani krizler sebebiyle, bu Ramazan ayını da hüzünlü geçirdik. Bayramın huzur ve bereketinin, tüm bu sıkıntıları geride bırakarak, birlik ve beraberlik içinde geleceğe yürümemize vesile olmasını Rabbimden niyaz ediyorum. Özellikle, terör örgütlerine karşı kahramanca mücadele veren güvenlik güçlerimizin başarıları, millet olarak bizleri gururlandırmıştır. Dağlardan ovalara, mağaralardan en izbe köşelere kadar, saklandıkları her yerde bulup hesap sordukları teröristlere dünyayı dar eden güvenlik güçlerimize, milletim adına şükranlarımı sunuyorum. Terörle mücadele esnasında ve 15 Temmuz'da şehit düşen kardeşlerimize, bir kez daha Cenabı Allah'tan rahmet diliyorum. Tedavileri süren gazilerimize Rabbimden acil şifalar temenni ediyorum.
Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet yolunda yürüttüğümüz bu mücadeleyi zaferle taçlandırana kadar bize durmak, dinlenmek yoktur. Milletimizin ve güvenlik güçlerimizin bu konuda ortaya koydukları kararlı irade, bizim en büyük güven ve heyecan kaynağımızdır. Türkiye'nin üzerinde oynanan oyunlara, hazırlanan senaryolara karşı gösterdiği güçlü direniş, devletiyle ele ele vermiş milletimizin eseridir. Ekonomiden dış politikaya, yatırımlardan güvenliğe kadar her alanda ülkemize yönelik saldırıları boşa çıkartan, 15 Temmuz'da destan yazan bu milletin mensubu olmakla iftihar ediyorum. Güvenlik sorunları ve diplomatik krizlerle uğraşırken, halkımızın günlük hayatına dokunan meseleleri de ihmal etmiyoruz.
Ekonomide, kriz tellallarının çıkardıkları tüm gürültüye ve aleyhteki çabalara rağmen, çarklar giderek daha hızlı bir şekilde dönmeye başladı. Bu yılın ilk çeyreğindeki yüzde 5'lik büyüme oranı, ihracatta ilk 5 ayda yaşanan yüzde 8,9'luk artış, işsizlikte görülen 1 puanlık düşüş ve diğer gelişmeler, hepimize ümit verdi, moral verdi.
Gelişmeler, önümüzdeki dönemde, üretimde ve istihdamda çok daha güzel haberleri, inşallah hep birlikte alacağımızı gösteriyor. Türkiye, 2023 hedefleri istikametinde, her gün, adım adım ilerliyor. Orta ve uzun vadeli planlarımızı sürekli güncelliyor, bu doğrultuda gereken tedbirleri vakitlice alıyoruz. Ülkemizi köşeye sıkıştırmak için kurulan tezgâhlar birer birer çökerken, her krizin ardından önümüze yeni fırsatlar çıktığına şahit oluyoruz. 15 Temmuz'da istiklaline ve istikbaline pranga vurulmak istenen Türkiye'nin, aradan bir yıl geçmeden, her bakımdan eskisinden çok daha güçlü bir şekilde yoluna devam ediyor olması, bunun en somut ifadesidir.
Suriye ve Irak'ta oynanan oyunların, bölgede sahnelenmeye çalışılan kriz senaryolarının farkındayız. Ancak herkesin, şu gerçeğin de farkında olduğunu ümit ediyoruz. Türkiye, bu tür oyunlarla yutulamayacak kadar büyük bir lokmadır. Ülkemizi bu tarz tuzaklarla teslim alabileceklerini sananlara cevabımızı, bizzat yerinde, sahada vermekte kararlıyız. Toprak bütünlüğümüze ve milli birliğimize göz dikenler ile onların gönüllü ya da kiralık maşalığını yapanlar, hatalarını anladıklarında hepsi için çok geç olacaktır. Üzerinde yaşadığımız bu toprakları ecdadımız, kanlarıyla yoğurarak bizlere vatan haline getirmiştir. Bize düşen, kendimizden sonraki nesillere, güçlü, müreffeh, istikrarlı, huzur ve güven içinde bir ülke bırakmaktır. Bunun için gece gündüz çalışmayı sürdüreceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun.
Sizlerden, bayram tatilindeki yolculuklarınızda, trafik kurallarına riayet etmenizi; uykusuz araç kullanmaktan ve aşırı hızdan kaçınmanızı özellikle rica ediyorum. Bayram sevincimizi, lütfen acılarla gölgelemeyelim. Bu duygu ve düşüncelerle, aziz milletimizin, İslam dünyasının bayramını en kalbi duygularımla tebrik ediyorum. Ramazan bayramının, tüm gönüllere, hanelere, ülkemize ve İslam dünyasına huzur, saadet, selamet getirmesini diliyorum."
Yıldırım: Bayramlar, sevgi ve merhametin her türlü husumeti yok ettiği müstesna zamanlardır
Başbakan Binali Yıldırım, Ramazan bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, “Bayramlar, sevgi ve merhametin her türlü husumeti yok ettiği müstesna zamanlardır. Ramazan Bayramınızı can-ı gönülden tebrik ediyor, bu mübarek bayramın ülkemize, İslam dünyasına, bütün insanlığa barış ve huzur getirmesini diliyorum” dedi.
Başbakan Yıldırım’ın bayram mesajı şöyle:
“Bizler, Ramazan’ın vesile kıldığı kardeşlik ve yardımlaşma duygularını uzun asırlar boyu içimize sindirmiş; bu atmosferi bütün hayata yaymayı başarmış köklü bir geleneğin mensuplarıyız. Aziz milletimiz, bu Ramazan ayında da büyük bir dayanışma örneği sergileyerek; fitre, sadaka ve zekâtlarıyla yardıma muhtaç olanların elinden tutmuş, ekmeğini-suyunu ihtiyaç sahipleriyle paylaşmıştır.
Rahmet ve bereket ayı Ramazanı uğurlarken, bir taraftan gönüllerimizi birleştiren bayrama erişmenin sevincini; diğer taraftan da İslam âleminin içinde bulunduğu durumun hüznünü yaşıyoruz. Türkiye olarak İslam dünyasında yaşanan acıların bir an önce son bulmasını; bölgemizde ve dünya genelinde huzur, barış ve kardeşliğin hâkim olmasını yürekten arzuluyor, bunun için dua ediyor, bunun için gayret gösteriyoruz.
Bu vesile ile Suriye’den, Irak’tan, Afganistan’dan ülkemize gelen misafirlerimizi hiçbir ayrım gözetmeksizin şefkat, merhamet, kardeşlik duygularıyla bağrına basan milletimize hassaten teşekkür ediyorum.
Küresel İnsani Yardımda dünyanın en cömert ülkesi olan Türkiye, bütün gücü ve kararlılığıyla kimsesizlerin kimsesi, mazlum ve mağdurların hamisi, insanlığın vicdanı olmaya devam edecektir.
Demokrasi kültürü, hukuk devleti kimliği, yükselen gücü ve birikimiyle bölgesel ve küresel önemi her geçen gün daha da belirginleşen Türkiye Cumhuriyeti, bir yandan vatandaşlarının her türlü ihtiyaç ve beklentilerini karşılarken diğer yandan bölgesel ve küresel barış için bütün imkânlarıyla sorumluluk üstlenmeyi sürdürecektir.
Bu duygu ve düşünceler eşliğinde aziz milletimizin Ramazan Bayramı’nı tebrik ediyorum. Bayramın bütün evlere, gönüllere, ülkemize, İslam dünyasına ve insanlığa, huzur ve selamet getirmesini Yüce Allah’tan niyaz ediyorum.”
Kılıçdaroğlu: Adalet bayrağı mutlaka galip gelecek, bu haksızlıklar son bulacak
Ankara'dan İstanbul'a başlattığı 'Adalet Yürüyüşü'nün 10'uncu gününde olan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da, bayram dolayısıyla yayımladığı mesajında, "Bu bayramı ne yazık ki buruk bir şekilde yaşıyoruz. Yüzbinlerce yurttaşımız adalet bekliyor. Bizler bu beklentiye kayıtsız kalamayız. Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır, bizler dilsiz şeytan olmayı kabul edemeyiz" dedi.
Kılıçdaroğlu'nun bayram mesajı şu şekilde:
"Manevi iklimiyle bizleri kuşatan, bütün insanlığı iyiliğe ve güzelliğe sevk eden bir Ramazan ayını daha geride bırakarak bayrama kavuştuk. Mübarek Ramazan Bayramı’nın ülkemizde ve bütün dünyada huzur içerisinde geçmesini, Ramazan ayının bizlere hatırlattığı değerlerle dolu olmasını diliyorum.
Ramazan ayı boyunca bir kez daha elimizdeki nimetlerin değerini, gariplerin, mazlumların halini, ahlak ölçüsü içerisinde yaşamanın kıymetini anlama fırsatı bulduk. Bayramlar bu değerleri yaşamanın ve yaşatmanın en önemli vesilesidir. Bayramlarda yaşanan hoşgörü, saygı, sevgi ve dostluk hisleri her türlü kötülük ve fenalığın önündeki en büyük ilaçtır. Geçmiş öfkeler, kin ve nefret duyguları bayramlarda silinir, insanlar kendi insan kardeşlerine farklı bir gözle, başka bir anlayış ile bakar. Bu da toplumsal bağları güçlendirir, milletimizi ve insanlığı birbirine yaklaştırır.
Bu bayramı ne yazık ki buruk bir şekilde yaşıyoruz. Yüzbinlerce yurttaşımız adalet bekliyor. Bizler bu beklentiye kayıtsız kalamayız. Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır, bizler dilsiz şeytan olmayı kabul edemeyiz.
Adalet toplumsal varlığımızın, mutluluğumuzun, huzur ve barış içerisinde yaşamamızın temelidir. Peygamber efendimiz “Sizden önceki toplumlar, yasaları herkese eşit biçimde uygulamadıkları için helak oldular. Onlar; fakir, kimsesiz biri, suç işlediği zaman en ağır cezayı verirler; zengin ve güçlü bir kişi suç işlediğinde ise onu cezalandırmazlardı. Allah’a yemin ederim ki, bu suçu işleyen, kızım Fatıma da olsa, onu cezalandırmaktan çekinmem.” buyuruyor. Adaletin olmadığı bir ülke en büyük felaketle karşı karşıya demektir. Adaletin temeli de eşitliktir, özgürlüklere ve başkalarının haklarına duyulan saygıdır. Adaleti sağlaması gereken yer de milletimiz adına karar veren bağımsız mahkemelerdir. Eğer yargı siyasi iktidarın bir uzantısı haline dönüşürse, eğer hakimler hukuk ile değil siyasi iradenin baskısıyla karar verirse, eğer mahkemeler hakkın değil birilerinin siyasi çıkarının korunduğu yer haline gelirse orada adalet biter. İnsanların doğuştan sahip olduğu hak ve özgürlüklerin kullanımının birilerinin lütfu olarak görüldüğü ülkeler diktatörlüklerdir, firavunluklardır, zulmün en açık şekilde yaşandığı tiranlıklardır. Özgürlük ve adalet üzerine inşa edilen Cumhuriyetimiz ve ezelden beri bu değerler için yaşayan halkımız böyle bir karanlığa teslim olamaz. Adalet bayrağı mutlaka galip gelecek, bu haksızlıklar son bulacaktır. Çünkü biliyoruz ki haksızlık yapan ile hakkı savunan, zalim ile mazlum arasında yüce Allah tarafsız değildir.
Bu duygu ve düşüncelerle ülkemize adaletin hakim olması için Ramazan ayında türlü zorluklara göğüs gererek yollara düşen çok değerli yol arkadaşlarıma şükranlarımı sunuyorum, çok çeşitli sebeplerle burada bizlerle birlikte olamayan ancak gönlüyle, duasıyla bizlere güç veren herkese teşekkür ediyorum, bütün halkımızın ve İslam dünyasının Ramazan bayramını kutluyor, bu bayramın huzur ve mutluluk içerisinde geçmesini temenni ediyorum."
Bahçeli: Tehdidin dozajı çok fazla, tehlikenin ölçeği çok yüksek
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de, Ramazan Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Bahçeli, mesajında, iç ve dış politikadaki trajik vakaların, Ramazan ayının anlam ve ruhuna gölge düşürdüğünü belirtti.
Bahçeli'nin bayram mesajı şu şekilde:
"Rahmet, mağfiret, manevi kurtuluş ve bereket ayı olan Mübarek Ramazan günlerini geride bırakarak bayrama ulaşmış bulunuyoruz. Allah'tan niyazım tuttuğumuz oruçları, kalpten, ta en derinden kopup gelen dua ve ibadetlerimizi kabul etmesidir. Ramazan; diriliş mevsimi, tövbe mektebi, huzur ve dayanışma medeniyetidir. Ne var ki yaşadığımız ağır buhranlar, iç ve dış politikada vasat ve varlık bulan trajik vakalar Ramazan ayının anlam ve ruhuna gölge düşürmüştür. Hain ve bölücü terör girdiği kanlı vardiyada provokasyonlarını alçakça sürdürmüş, sivil ve güvenlik görevlisi evlatlarımızı acımasızca şehit etmiştir. Türkiye düşmanları Ramazan'da da boş ve atıl durmamıştır. FETÖ-PKK-PYD-YPG-IŞİD gibi canavar yapılar; küresel mahfillerden, karanlık efendilerinden aldıkları emirler doğrultusunda masumlara, ülke ve devletlerin egemenlik haklarına kast etmek için arka arkaya kademeye ve nöbete girmişlerdir. Terör yalnızca Türkiye'nin sorunu değildir. Nitekim dünyanın değişik bölge ve coğrafyalarında görülen saldırı ve suikastlar bunun bariz ispatıdır. İnsanlık terörle boğuşmaktadır. Buna karşılık küresel akıl dağınık, küresel vicdan suskun ve tedirgindir. Türk milletinin terörle mücadelesine şaşı bakan, şüpheyle yaklaşan, bununla yetinmeyip terör örgütlerinin sırtını sıvazlayan çifte standartçı ülkelerin terörizmden şikayetçi olmaları inandırıcı ve ikna edici bir tavır olmayacaktır.
Türkiye yoğun bir beka mücadelesi vermektedir. Üzerinde yaşadığımız vatan coğrafyasından, mensubu olduğumuz aziz millet varlığından, sahibi olduğumuz kutlu devlet yapısından taviz isteyen, çözülme bekleyen, çürüme dileyen çok sayıda iç ve dış mihrak hazır kıta pusudadır. Bu itibarla tehdidin dozajı çok fazla, tehlikenin ölçeği çok yüksektir. Türk milletinin karşı karşıya olduğu vahim meseleler fuzuli yürüyüşlerle aşılamayacak; hezeyan adımlarla engebeli yollarda adalet ve ahlak bulunamayacaktır. Milli birlik ve kardeşlik ruhu diri olduktan, dayanışma ve yardımlaşma şuuru ayakta durduktan sonra hiçbir hain emel, hiçbir yabancı ajan, hiçbir işbirlikçi Türkiye'ye zarar veremeyecektir. Bayram günlerinde olduğu gibi herkes gönülden tokalaşmalı, yürekten kucaklaşmalıdır. Dargınlıklar bitirilmeli, küsler barışmalıdır. Çünkü haricimizde bu kadar saldırı ve sorun varken enerjimizi içe dönük basit anlaşmazlıklarla heba edemeyiz, potansiyel gücümüzü nafile yere harcayamayız.
Türkiye Cumhuriyeti milli güvenliğiyle birlikte, mücavir alanlardaki komşu ülkeleri ve soydaşlarımızı da her zaman gözetmeli, üzerine düşen tarihsel sorumluluğu yerine getirmelidir. Özellikle Türkmen kardeşlerimizin bizleri üzen ve kahreden mağduriyetleri her yönüyle ortadadır. Irak'taki Türkmen kardeşlerimizin daha fazla hak kaybı, daha fazla eziyet ve baskı görmemesi için mutlaka ki öncü ve ana taşıyıcı bir kuruma ihtiyaç vardır. Bu öncü kurum da hiç şüphesiz Irak Türkmen Cephesi, önderi ise Sayın Erşat Salihi'dir. Türkmenli emniyete alınmadan Ankara rahat ve istikrarlı olamayacaktır. Türkmenler huzura kavuşmadan Türk milletinin gergin ve kaygılı bekleyişi son bulmayacaktır. Dileğim bayram ruhunun, kardeşlik ve birlik hukukunun Türk-İslam coğrafyalarına nüfuz etmesidir. Öncelikle bütün vatandaşlarımın, Türk-İslam âleminin Ramazan Bayramı'nı kutluyorum. Şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Şu anda milletimizin varlığı, güvenliği ve istikbali için mücadele veren, nöbet tutan evlatlarımıza sağlık, başarı ve esenlikler temenni ediyor bayramlarını tebrik ediyorum."
Demirtaş: Mesafeler uzak da olsa yüreklerimiz birlikte atıyor, özlemlerimiz aynı, mücadelemiz ortak
Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş da gönderdiği bayram mesajında “Halklarımızla el ele vererek, özlemini duyduğumuz adaleti, özgürlüğü ve eşitliği sağlayacağımıza olan inancımla, tüm İslam aleminin Ramazan Bayramı’nı en içten duygularımla kutluyorum” dedi.
Demirtaş'ın bayram mesajı şöyle:
"Uzun yıllardan sonra ilk kez bir Ramazan Bayramı’nı sizlerle birlikte, yüz yüze ve yan yana karşılayamıyorum. Ama öyle inanıyorum ki, mesafeler uzak da olsa yüreklerimiz birlikte atıyor, özlemlerimiz aynı, mücadelemiz ortak.
Hep birlikte büyük insanlık değerleri için; kardeşçe, eşit, huzurlu, güvenli, refah ve barış içinde, karşılıklı saygı temelinde insanca yaşamak için çaba gösteriyoruz. Bir inançlar ve halklar bahçesi olan coğrafyamızda Ramazan Bayramı dostluğun, dayanışmanın ve acıların paylaşılması demektir.
Ne yazık ki, bu yıl da Ramazan Bayramı’nı acı dolu günlerden geçerken karşılıyoruz. Sadece Türkiye’de değil, Irak ve Suriye’de, Ortadoğu bölgesinde Müslüman halklar savaşların ve baskıların sürdüğü bir ortamı yaşıyor. Mübarek Ramazan ayında bile yaptıklarıyla ve söylemleriyle her alanda çatışmacı ve kutuplaştırıcı tarza sahip bir anlayış ülkemizi yönetiyor.
Tüm bunlara rağmen umutlarımızı ve iyi dileklerimizi unutmuyoruz, bastırmıyoruz. Bu Ramazan Bayramı vesilesiyle, coğrafyamızda ve dünyanın dört bir yanında barış için edilen duaların kabul olmasını, verilen mücadelelerin başarıya ulaşmasını diliyorum.
İster Diyarbakır Sur’da isterse Edirne’de olalım, bugüne kadar bütün bayramları halklarımıza barış ve huzur getirmesi dilekleriyle karşıladık. Umut ediyorum ki, bu bayram da bütün coğrafyamıza aynı heyecanı, umudu ve mücadele azmini taşıyacaktır.
Halklarımızla el ele vererek, özlemini duyduğumuz adaleti, özgürlüğü ve eşitliği sağlayacağımıza olan inancımla, tüm İslam aleminin Ramazan Bayramı’nı en içten duygularımla kutluyorum."
Vişne Haber Ajansı