'Sosyal medya düzenlemesi yasalaşırsa sansür genişleyecek, geriye dönük hükümet eleştirisi içeren haberlerin silinmesi sağlanacak'

Siber Haklar uzmanı Yaman Akdeniz, AKP'nin sosyal medya düzenlemesine ilişkin, "Unutturulmak istenen hükümetin siyasi geçmişi, ortaya çıkartılan yolsuzluk ve usulsüzlüklerdir. Eğer bu taslak Meclisten geçerse tertemiz bir internetimiz ve siyasetimiz olacak" dedi.
AKP’nin hazırladığı ve MHP’nin de imzaladığı sosyal medyayla ilgili yasa teklifi TBMM Başkanlığı’na sunuldu. Siber haklar uzmanı Yaman Akdeniz, sosyal medya hesabından sosyal medya düzenlemesine ilişkin açıklamalar yaptı.
Akdeniz, "Tasarı kabul edilirse sansür genişleyecek, geriye dönük tüm hükümet eleştirileri içeren haberlerin silinmesi sağlanacak. 17-25 Aralık dönemi unutturulacak" dedi.
Akdeniz'in sosyal medya hesabından yaptığı açıklamalar şöyle:
"Türkiye'den mevcut düzende 2019 sonu itibarı ile 408.494 websitesi, 130.000 URL adresi, 7.000 Twitter hesabı, 40.000 tweet, 10.000 YouTube videosu ve 6.200 Facebook içeriği erişime engellenmiştir. Almanya'daki yapı böyle kısıtlayıcı bir yapının üzerine oturtulmamış. Almanya'dan bugüne kadar ne Twitter, ne Youtube, ne Wikipedia ne de Sendika.Org, OdaTV, Independent Türkiye, JinNews ve Ozguruz.Org gibi haber sitelerine erişim engellenmiş.
Türkiye'deki mevcut yapıda erişim engelleme yetkisi sadece yargı organlarına verilmemiş. BTK, ESB, Sağlık Bakanlığı, Sermaye Piyasası Kurulu, Milli Piyango, Spor Toto, Türkiye Jokey Kulübü, Diyanet İşleri Başkanlığı, RTÜK ve hatta Diyanet'e erişim engelleme yetkisi verilmiş. Türkiye’de demokratik kurumlar ve hukuk devleti kuralları işlemiyor. Sulh ceza hakimlikleri 5651 sayılı yasa kapsamında siyasilerden gelen tüm talepleri kabul ediliyor, tüm itirazlar ise reddediliyor. Tek taraflı işleyen bir mekanizma zaten oluşturulmuş. Anayasa Mahkemesi’ne yapılan başvurular ortalama 5 senede sonuçlanıyor. Wikipedia ile ilgili başvuruların karara bağlanması 2.5 sene sürdü. Birgün, Cumhuriyet, Sendika.Org ve Siyasihaber.org tarafından yapılan başvurular ise ortalama 5 senede sonuçlandı.
'Engelli Web 2019: Buz Dağının Görünmeyen Yüzü Raporu'nda açıkladığımız üzere 2019 içinde verilen 6200 karardan sadece 69 tanesinde Anayasa Mahkemesinin İnternet ile ilgili ilkesel kararlarına atıf bulabildik ve sadece 22 tanesinde bu kararların uygulandığını gördük. Dolayısıyla, Anayasa Mahkemesi kararlarını sadece Anayasa Mahkemesi dikkate alırken sulh ceza hakimlikleri AYM kararlarını tamamen göz ardı ediyor, karar verirken veya itirazları değerlendirirken yerleşik AYM içtihadını hiçe sayıyorlar. Kaldı ki Almanya’daki modelin başarılı olduğuna ve amacına ulaştığına dair de bir bulgu yok ve yasa Almanya'da ve uluslararası platformlarda çok tartışılıyor. Dolayısıyla Almanya/Türkiye karşılaştırması basit bir şekilde “Almanya’da var, bizde neden olmasına” indirgenemez.
Bizde önerilen modelde ise sosyal medya platformları zorunlu olarak Türkiye'de ofis açacak. Ofis açmazlarsa 10-40 milyon TL arası idari para cezası ile karşı karşıya kalacaklar ve İnternet trafiği bant genişliği (%50-95 aralığında) sulh ceza hakimlikleri eli ile kısıtlanacak. Sosyal ağlar vatandaşların kişilik hakları ihlali ve özel hayatın gizliliği ile ilgili taleplerini 48 saat içinde karara bağlamak zorunda olacaklar. Olumsuz cevapları gerekçeli olarak vermeleri beklenirken sulh ceza hakimlikleri gerekçesiz karar vermeye devam edecek!
Türkiye’den günlük erişimi bir milyondan fazla olan yurt içi veya yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcılarının Türkiye’deki kullanıcılarının verilerini Türkiye’de barındırma yönünde de bir talep var bugün Meclis'e gelecek taslakta. Eğer lokalizasyon sağlanır & veriler Türkiye'de tutulursa, bu verilere erişim yine sulh ceza hakimlikleri eli ile ve diğer resmi makamlar tarafından (BTK vs) ulaşmak, erişmek ve hatta topluca bu verileri elde etmek kolaylaşacak. Kullanıcılar şeffaflaşacak, soruşturmalar artacak. Taslağa şöyle bir madde eklenmesi de söz konusu: Hukuka aykırılığı hâkim kararı ile tespit edilen içeriğin bildirilmesi durumunda, bildirime rağmen 24 saat içinde içeriği çıkarmayan veya erişimi engellemeyen sosyal ağ sağlayıcı, doğan zararların tazmin edilmesinden sorumludur. Kısacası, sulh ceza hakimlikleri tarafından erişime engellenen hesap ve içerikleri, Twitter ve diğerleri içerikleri kaldırmaz ve hesapları kapatmazsa o zaman haklarında tazminat davası açılabilecek. Dolayısıyla, platformlar "zorunlu olarak" bu kararlara uymak zorunda kalacak. Kaldı ki fırsattan istifade edip, 5651 sayılı Kanun'un diğer maddelerine de sansürü daha da arttıracak "yamalar" yapılacağını gözlemliyorum. Bunlardan en önemlisi kişilik hakkı ihlalleri ile ilgili daha önce olmayan bir yaptırım. Bundan sonra "içerik çıkartma" da olacak. EngelliWeb raporunda 5651, 9. madde kapsamında sadece "erişim engelleme" yaptırımı olduğunu belirtmiştik. Fakat, Meclise gelecek taslakla "içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi" şeklinde bu maddenin kapsamı genişletilecek. Amaç interneti eleştiriden temizlemek. EngelliWeb raporunda erişime engellenen ve silinen haberlerin lig tablosunu yapmıştık. İçerik çıkartma Kanuna eğer eklenirse zorunlu olarak tüm haberler silinecek ve kaldırılacak. Hükümet geriye doğru kendisini Aklayacak ve tüm yolsuzluk ve eleştirel haberler yok edilecek.
Bir başka deyişle, eğer "içerik çıkartma" 9. maddeye eklenirse, o zaman, @cumhuriyetgzt'inden, @BirGun_Gazetesi'ne @DikenComTr'den @bianet_org'e kadar tüm haber siteleri sulh ceza hakimlikleri kararlarına uyup, erişime engellenen içerikleri kaldırmak zorunda kalacaklar. Bu arada yapılmak istenenin vatandaşın "unutulma hakkı" ile de yakından uzaktan bir alakası yok. Asıl unutturulmak istenen hükümetin siyasi geçmişi, ortaya çıkartılan yolsuzluk ve usulsüzlüklerdir. Eğer bu taslak Meclisten geçerse tertemiz bir İnternetimiz ve siyasetimiz olacak. Sosyal medya tasarısı ile yapılmak istenenin ve durumun ne kadar vahim olduğunun @herkesicinCHP ve @HDPgenelmerkezi farkında mı?"
Yaman Akdeniz, sosyal medya düzenlemesinin detaylarının belli olmasından sonra ise şu açıklamaları yaptı:
"Detaylar beklendiği gibi ortaya çıktı ve Meclise Sosyal Medya Teklifi sunuldu. Temsilci olmazsa idari para cezaları ve internet trafiği bant genişliğinin daraltılması öngörülüyor.
Sosyal medya platformları, daha önce belirttiğim üzere kendilerine gönderen kararları uygulamazlar ise doğan zararlardan da sorumlu olacaklar ve çok sayıda dava ile karş karşıya kalacaklar. Kişilik hakları ihlali gerekçesi ile sadece erişim engellenmeyecek, içerikler de tasarı kabul edilirse, çıkartılacak. Sansür genişleyecek, geriye dönük tüm hükümet eleştirileri içeren haberlerin silinmesi sağlanacak. Bu içeriklerin adresleri de arama motorlarından çıkartılacak. Sonuç itibarı ile sosyal medya platformlarının AKPnin sansür teklifini kategoriksel olarak reddetmeleri gerektiğini ve Türkiye'de yasal temsilcilik açmamaları gerektiğini düşünüyorum.
Hatta kamuoyunda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın “Her eve buzdolabı giriyorsa refah seviyesi var demektir” ve “Isparta’ya üniversiteyi biz getirdik” gibi kamuoyundan tepki çeken ve tartışmalı beyanlarının da silinmesi yeni yasa teklifi ile sağlanacak. 17-25 Aralık dönemi unutturulacak. Birgün, Sözcü & haber SoL gibi haber sitelerinin Twitter hesapları ile ilgili Twitter'ın 2015 yılından beri uygulamadığı erişim engelleme kararları var. Eğer Twitter Türkiye'ye gelirse bu kararları uygulamak ve bu hesapları kapatmak zorunda kalacak."
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları












