Spor Bakanı Çağatay Kılıç, Deutsche Welle ile röportaj yaptıktan sonra kayıtlara el konduğu haberi üzerine yayınladığı açıklamada, sunucu tarafından 'Maksadını aşan ifadeler ve ithamlar' kullanıldığını ifade etti.
Spor Bakanı Çağatay Kılıç, Deutsche Welle ile röportaj yaptıktan sonra kayıtlara el konduğu haberi üzerine yayınladığı açıklamada, sunucu tarafından 'Maksadını aşan ifadeler ve ithamlar' kullanıldığını ifade etti.
Deutsche Welle, Spor Bakanı Akif Kılıç'ın Deutsche Welle'de konuk olduğu Michel Friedman'ın Conflict Zone programının kayıtlarına Ankara'da Bakanlık tarafından el konulduğu duyurmuştu. Söyleşinin 5 Eylül 2016 tarihinde akşam üzeri Ankara'daki Bakanlık binasında kaydedildiği, söyleşide işlenecek konuların önceden Bakanlığa bildirildiği belirtilmişti.
Deutsche Welle, röportajın bitmesinin ardından bakanlık yetkililerinin kayıtları istediği, kayıtlar verilene kadar
Deutsche Welle ekibinin bakanlık binasından çıkarılmadığını bildirmişti.
"Sunucu tarafından maksadını aşan ifadeler ve ithamlar kullanıldı!"
Gençlik ve Spor Bakanlığı konuyla ilgili bir açıklama yayınladı. 'Kayıtlara el konulduğu' ifadesinin gerçeği yansıtmadığı belirtildiği açıklamada programın, 'sunucunun maksadını aşan ifade ve ithamlarda bulunduğu' gerekçesiyle yayınlanmamasının istendiği belirtildi.
Yapılan açıklama şöyle:
"Gençlik ve Spor Bakanımız Sayın Akif Çağatay Kılıç'ın uluslararası bir medya kuruluşu ile yaptığı röportajla ilgili "Kayıtlara el konulduğu" ifadesi gerçeği yansıtmadığı için aşağıdaki açıklamanın yapılmasına gerek görülmüştür.
Bant kaydı olarak gerçekleştirilen röportaj sırasında sunucu tarafından "Maksadını aşan ifadeler ve ithamlar" kullanılması üzerine ilgili televizyon yetkililerine söz konusu röportajın yayınlanmaması talebimiz iletilmiştir. Talebimiz üzerine Röportajın yayınlanmamasıyla ilgili tasarrufumuz, söz konusu medya kuruluşunun yayın merkezi olan ülkede hassasiyetle uygulanmakta olan "Authorization/Yetkilendirme" kuralının yerine getirilmesidir."
DW Genel Müdürü Peter Limbourg, olay üzerine "Bu, Türkiye'deki basın özgürlüğünün bir kez daha apaçık şekilde ihlal edilmesi demektir" açıklamasında bulunmuştu.
Vişne Haber Ajansı