loading
close
SON DAKİKALAR

Taksim İçin Mimarlara Çağrı

Taksim İçin Mimarlara Çağrı
Tarih: 20.02.2012 - 07:05
Kategori: Gündem

Mehveş Emin yazdı...

Acaba İngilizcesini yazsam daha mı etkili olur? Mesela “Turkish architects, would you please stand up?” (Türk mimarlar, lütfen ayağa kalkınız) desem, anlarlar mı?

Uluslararası ödüller almış, Türkiye’nin yeni mimarisini şekillendiren, en büyük firmalarla çalışan saygıdeğer mimarlarımız , acaba Taksim’in “yayalaştırma projesi” hakkındaki değerli görüşlerini, kamuoyuyla paylaşır mı?
Yoksa, göz göre göre İstanbul’un, belki de Türkiye’nin en önemli kamusal alanının kuru bir taş yığınına dönüştürülmesini, Topçu Kışlası’nın diriltilişini seyretmekle mi yetenecekler?

Tam bir şehircilik felaketi anlamına gelen “Taksim projesi”ne ses çıkarmayarak, onaylamış mı olmuyorlar mı? Mesleklerini icra ederken tek dertleri, nasıl para kazanacakları veya hangi yarışmada ödül alacakları mı?

Terbiye aracı “imar”

Haftasonu iki önemli mimarın Taksim projesiyle ilgili düşüncelerini okuyunca aklıma bu sorular üşüştü...

Milliyet Pazar ekinde Miraç Zeynep Özkartal, mimarlık tarihi profesörü Uğur Tanyeli ile konuşmuş. Tanyeli, “Taksim’de yapılacak çok iş var. En azından otobüs duraklarının pejmürdeliği giderilebilir. Ama radikal bir değişikliğe Taksim’in ihtiyacı yok. (...) 1930’larda ortadan kaldırılmış Topçu Kışlası’nı ille yeniden yapacağım demek, çocuksu bir inat. Reel bir talep yok. Gezi Parkı, Kışla’dan mimari anlam bağlamında daha önemli” diyor.

Prof. Tanyeli, Taksim ve Beyoğlu’nun dönüştürme çabasını bir “terbiye aracı” olarak değerlendiriyor.

Ne uğruna?

Bilgi Üniversitesi Mimarlık fakültesinden Prof. Dr. İhsan Bilgin, Taraf gazetesinde yayımlanan yazısında şöyle demiş: “İstanbul’un vizyon sözcüğü ile paketlenmiş büyük, rüküş, israfkar ve görgüsüz projelere ihtiyacı yok. Marmaray ile birlikte İstanbul, zaten tarihinin en dönüştürücü projesine kavuşacak.”

Bilgin yazısında, “trafik rahatlasın” bahanesinin, Topçu Kışlası’nın yeniden filizlendirilmesinin anlamsızlığına ve projenin sosyal belleğimizde yaratacağı zararlara değinmiş bu güzel yazısında. Sonunda “Ne uğruna?” diye soruyor.
Bence Türkiye’de kendine “mimar” diyen herkes, mesleğine biraz saygısı varsa, bu soruyu önce kendine, sonra yetkililere sormalı.

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları