loading
close
SON DAKİKALAR

Tanrıkulu, Tutuklu ve hükümlülerin mektuplarını sordu

Tanrıkulu, Tutuklu ve hükümlülerin mektuplarını sordu
Tarih: 07.05.2013 - 11:07
Kategori: Siyaset

Tanrıkulu, Adalet Bakanı Ergin’e Tutuklu ve hükümlülerin mektuplarına “Karalama kararı” uygulanmasını sordu...

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu’nun Adalet Bakanı Sadullah Ergin tarafından yazılı olarak cevaplandırılması istemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sunduğu soru önergesi şöyle;

“İfade özgürlüğü, tutuklu veya hükümlü de olsa, herkesin en temel haklarından biridir. Türkiye’de ise kişiler tutuklu veya hükümlü olarak cezaevlerine konduklarında, ne yazık ki sadece bedenlerine değil, dillerine ve beyinlerine de kilit vurulmak isteniyor. Bu girişimin yeni bir örneğini Tekirdağ 2 No’lu F Tipi Cezaevi’nden gönderilen mektuplara uygulanan “karalama kararı” teşkil etmektedir. Basına yansıdığı kadarıyla Tekirdağ 2 No'lu F Tipi Cezaevi'nden gönderilen mektupta, tutuklu ve hükümlülere uygulanan işkencenin anlatıldığı bir sayfa yok edilirken, ikinci sayfanın yarısı silindi. Silinen bölüme Mektup Okuma Komisyonu'nun mührü basılıp "Karalama kararı alınmıştır" diye yazıldı. Radika Gazetesi’nden İsmail Saymaz’ın haberine göre; cezaevinde kalan Ozan Kanar, ‘Mart 2013 Hak İhlalleri’ başlığı altında kaleme aldığı, cezaevindeki ihlalleri içeren bir mektup yazdı. Zarftan çıkan dört sayfalık mektubun, “Fiziki Saldırı ve İşkence” başlığı altındaki sayfasının bütünüyle yok edildiği, ikinci sayfanın yarısının da silindiği ortaya çıktı. Silinen bölüme ise Mektup Okuma Komisyonu tarafından “Görüldü” damgası vurularak, el yazısıyla “2013/320 Karalama kararı alınmıştır” diye yazıldı.

Söz konusu mektupta, tutuklu veya hükümlülere keyfi gerekçelerle disiplin cezaları verildiği, bu yasaklar gerekçe gösterilerek infazların yakıldığı, Cem Kılıç’ın fazladan iki yıldır yatırıldığı, Kenan Günyel’in bir yıldır aynı muameleye maruz kaldığı, Fırat Özçelik’in ise 20 ay fazladan yatıp çıktığı ifade ediliyor. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmış hükümlülerin günde bir saatlik havalandırma haklarını kullanırken diğer mahkûmlarla görüştürülmedikleri, sohbet haklarının yok sayıldığı da mektuptaki iddialar arasında yer alıyor. Mektupların haftalarca gönderilmediği, bazılarının kaybedildiği, kimi ziyaretçilerin de şüpheli bulunarak görüşme hakkının engellendiği ileri sürülüyor.

Bu bağlamda;

1- Tutuklu ve hükümlülerin mektuplarına “Karalama kararı” uygulanması yeni bir uygulama mıdır?
2- Son bir yılda kaç tutuklu ve hükümlünün mektuplarına “karalama kararı” uygulanmıştır?
3- “Karalama kararı” hangi ifadeler için uygulanmaktadır?
4- Ozan Kanar’ın mektubunda ifade ettiği ve keyfi uygulamalar sonucu hükümlülerin cezaevinde kalma sürelerinin uzatıldığı iddiaları doğru mudur?
5- Halan kaç hükümlü, cezası bittiği halde, cezaevi yönetimlerinin verdiği cezalar dolayısıyla hapishanelerde tutulmaktadır?
6- Tutuklu ve hükümlülerin yazdıkları mektuplar, kitaplar, makaleler hangi karar veya yönetmeliğe göre sansürlenmekte veya “karalamaya” tabi tutulmaktadır?
7- Disiplin cezalarının, cezaevi yönetimlerinin tutuklu ve hükümlülere karşı bir tehdit veya şantaj aleti olarak kullanılmasını önlemek için herhangi bir çalışma yürütmeyi düşünüyor musunuz?”


Vişne Haber Ajansı

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları