'Türkiye'de koronavirüsün yayılımı tamamen kontrolden çıkmış durumda'

Harvard Üniversitesi Öğretim Üyesi Emrah Altındiş, virüs yayılımının kontrolden çıktığını belirterek, "Özellikle nisan ayı için kapalı mekanlarda tüm sosyalleşme planlarınızı iptal etmenizi öneririm" dedi.
Harvard Üniversitesi öğretim görevlisi mikrobiyoloji uzmanı Doç. Dr. Emrah Altındiş, sosyal medya hesabından vaka artışlarına ilişkin açıklamalar yaptı. Doç. Dr. Altındiş, "Turkiye dünyada en çok vaka bulan ve pandeminin varyantlarla tamamen kontrolden çıktığı ülkelerden olduğu için, sadece okulların kapatılması değil, aşıların çok hızlandırıldığı, sosyal devlet/maddi destekli, 4 haftalık bir kapanmaya ihtiyacımız var" ifadelerini kullandı.
Altındiş, "Elimizde bulunan aşılar toplumun % 80'ine Eylül 2021'e kadar uygulanabilir (ve dünyada aşıdan kaçabilen yeni bir varyant çıkmazsa) 2021 kışında COVID19 artık nadiren görülen bir hastalık olacak. Dolayısıyla aşılar yaygınlaşana kadar önlemler ve korunmak çok ama çok önemli" dedi.
Emrah Altındiş'in açıklamaları şöyle:
"Türkiye'de koronavirüsün yayılımı tamamen kontrolden çıkmış durumda. Tüm uyarılara rağmen devlet gerekli bilimsel önlemleri almadığı için önlenebilecek binlerce ölüm ve yüzbinlerce hastalanmayı yaşıyoruz. Bugünler kritik, bu korkunç vaka artışı yoğun bakımları dolduracak.
Türk Yoğun Bakım Derneği Başkanı Prof. İsmail Cinel'in açıklamalarında yaş grubu vurgusu önemli: "Yoğun bakıma aldığımız hasta grupları artık 45 ile 60 yaş arası. Bu virüsün şu anda mutant halinin özelliği daha öldürücü yüzde 50-60'larda daha öldürücü."
Hiçbir bilimsel dayanağı olmayan bir acelecilikle normalleşmeye geçildiği 1 Mart tarihinden bugüne ~700 bin insan hastalandı! 700 bin! Bu hem toplum için, hem de sağlıkçılar/sağlık sistemi için korkunç bir rakam. Oysa kaybettiklerimiz rakam degil, can.
Bugünlerde devlet önlem almadığı için vatandaş olarak sizlerin önlem almanız çok kritik: Varyant cok hızla yayıldığı için iki maske üst üste takmaya çalışın. Zorunlu değilse kesinlikle kapalı alanlara girmeyin, kapalı alanlara gitmek zorundaysanız maskelerinizi çıkarmayın.
Ekonomik kriz ortasında maskeye ulaşım pek çok bireye ağı bir maddi yük olabileceği için bu konuda şehir belediyeleri yurttaşlara, en azından risk altında yurttaşlara, bedava kaliteli maske dağıtabilir. Devlet bunu aylar öncesinde yapmalıydı. Ancak beceriksizlik hat safhada.
Aşı sıranız geldiginde hiç düşünmeden aşılarınızı olun. Türkiye'de uygulanan Sinovac aşısı da, Pfizer aşısı da oldukça güvenli. Yoğun bakımlarda 65 yaş ustu bireylerin sayısının azalması aşının koruyuculuğunun bir göstergesi. Aşılar bu dönem virüse karişı en önemli aracımız.
Özellikle nisan ayı için kapalı mekanlarda tüm sosyalleşme planlarınızı iptal etmenizi öneririm. Ev gezmeleri, ziyaretler, taziyeler, nişanlar/sözler, birlikte yeme içme, kafede/restoranda oturma, ortak iftar, teravih namazı vd ibadetler. Otobüs yolculukları da çok riskli.
Turkiye dünyada en çok vaka bulan ve pandeminin varyantlarla tamamen kontrolden çıktığı ülkelerden olduğu için, sadece okulların kapatılması değil, aşıların çok hızlandırıldığı, sosyal devlet/maddi destekli, 4 haftalık bir kapanmaya ihtiyacımız var.
(İBB Bilim Danışma Kurulunun önerileri) Tamamen destekliyorum. 4 haftalık kapanma: Pandeminin başlangıcından beri uygun strateji en az dört haftalık kapanmadır. İşsizlere asgari ücret, kayıt içi ve kayıt dışı çalışanlara tam ücret, işyeri sahiplerine yeterli ekonomik ve sosyal destek vermek..
Vakalar bu seviyeye çıkmış, özellikle öğretmenler ve öğrenciler risk altında, velileri aşılanmamışken okulların açık olması, sınavlar artık bir tür cinayet. Bir kapanma ile en azından risk gruplarının aşılanması tamamlanana kadar zaman kazanılmalı.
Bu dönem en çok aldığım soru: "Hangi aşıyı olalım?" Öncelikli cevabım bulduğunuz aşıyı sıranız gelir gelmez olun. Ancak yüksek risk altında bir bireyseniz (obez, şişman, diyabet hastası, hipertansiyon, kanser hastası) Pfizer aşısını, aşırı alerjikseniz Sinovac aşısını öneririm.
Aralık 2020'den bugüne muhteşem aşılardan ötürü KOVID19 artık bir önlenebilir hastalık. Dünyada aşının kullanılmaya başladığı günden itibaren yüz binlerce insanı kaybettik, o insanları zamanında aşılayabilsek ölmeyeceklerdi. Tıpkı 1 Şubat'tan beri yitirdiğimiz 6085 insan gibi.
TR'de bu noktaya geleceğimizi şubat sonundan itibaren anlatmaya çalışmıştım, pek cok bilim insanı ve Türk Tabipleri Birliği gibi. Vakalar şubatta tedbirler kalkmadan artmaya başlamıştı. 1 Mart'la açılım, rehavet kongreler ve Fahrettin Koca'nın manasız twitleri...
Pandemi yönetiminde 1 senedir yaşadığımız akıl tutulmasının, milyonlarca insanın bu hızla hastalanmasının, bunca acının temelinde patronların kar hırsı var. Erdoğan bunu tüm acçıklığı ile söylüyor zaten: "Fabrikalarda çarklar hiç durmadı..."
Elimizde bulunan aşılar toplumun % 80'ine Eylül 2021'e kadar uygulanabilir (ve dünyada aşıdan kaçabilen yeni bir varyant çıkmazsa) 2021 kışında COVID19 artık nadiren görülen bir hastalık olacak. Dolayısıyla aşılar yaygınlaşana kadar önlemler ve korunmak çok ama çok önemli.
Bence pandeminin kontrolden çıktığı bu aşamada en azından Saray kontrolünde olmayan belediyelerle sendikalar (@KESK1995, @ArzuCerkezoglu) ve @sesgenelmerkezi ve @ttborgtr ile bir ortak önlem planı yapıp, ellerinden geldiğince şehirlerinde önlemler almalı, iş durdurmalılar.
TR'de testlerde pozitif oranının rekor seviyede yüksek olması test sayılarının düşüklüğünü de gösteriyor. TR en çok günlük vaka bulan ülkeler arasında en az test yapanlar arasında. Pek çok vaka tespit dahi edilemiyor! Test kapasitesi hızla artırılmalı."
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları












