loading
close
SON DAKİKALAR

Karantina Günlüğü 6

Atay Sözer
Tarih: 18.05.2020
Kaynak: www.istanbulgercegi.com

Atay Sözer: Millet yasaklı günler için alışveriş listeleri yaparken bazıları meydanı boş bulup başka listeler yapıyorlar; darbe olduğunda çoluk çocuk dinlemeden kimi asıp kimi kesecekleri ve hangi kadını kim alacak konusunda listeler havada uçuşuyor.

47.GÜN
Şunu anladım ki bu coronavirüs aslında tam olarak bir komünist. Toplumsal sınıflar giderek sıfırlanıyor. Bulaşırken kimsenin sınıfına bakmıyor gerçi işin tedavi aşamasında biraz kalite farkları olsa da neticede yoğun bakımda bilumum boşluklarına borular takılı olarak uyutulu-yorsun. Her ne kadar küresel dünyanın patronları bu durumdan nemalanmaya çalışsa da onları da zorladığı belli. “Yeni dünya düzeni” diyerek dünyayı şekillendirirken bir virüs planlarını bozdu gibi, şimdi “Yeni normal” adıyla çıkardıkları durumun nereye evirileceği belli değil. İşin güzeli o meşhur komünizmle mücadele dernekleri, 141-142 gibi yasalar pek bir işe yaramıyor bu virüse.

48.GÜN
Evde ekmek yapmasını öğrendik, internette adım başı tarif var, hem de görüntülü olarak. İlk gün ölçü tutmamıştı hamur gibi olmuştu. Sonraki günler mükemmele doğru gitti, sonra ramazan pidesi yaptık o da iyi oldu. Sonra peynirli, kıymalı, patatesli pideler; lahmacun bile yaptık o da harikaydı. Simit, açma, kruvasan  geldi arkasından. Artık fırına, pastaneyle falan gitmeye gerek kalmadı ayrıca bu sayede yeni bir meslek sahibi olduk.

49.GÜN
Karantina bir uzun saç sorunu yaşattı, sonradan kısmi olarak düzenlenen berber izini de pek güven vermiyor açıkçası. Yani verdiğin izinden virüsün haberi var mı, ona da tebliğ ettin mi bu durumu? Ettiysen bile, “Madem izin çıktı o zaman bulaşmayayım” diyecek mi bakalım?
İnternetten bir saç tıraş makinesi sipariş ettik, nasıl kullanılacağına dair videolar da mevcut. Ev ahalisi birbirimizi tıraş etmeye başladık; ben kayınpederle oğlanı tıraş ettim pek bir güzel oldu, gerçi oğlan beni tıraş ederken biraz eşek tıraşı yaptı ama zaman için de o da ustalaşacaktır. Kadınlar için saç setini de hanımla kız birbirleri üzerinde denediler. Çok hoşlarına gitti önce biri ötekine röfle yapıyor sonra öteki ona perma sonra onu hemen bozuyor balyaj yapıyorlar sonra ombre, kırık fön, bronde, strobing, cila, dekolore, meç deniyorlar. Ben de onlar sayesinde ilk defa duyduğum bu terimleri öğrendim. Artık ailecek berber masrafından kurtulduk. Yeni normalde bundan sonra böyle hayatımızda berber yok. Hanım da kız da pek mutlu, “Artık o şımarık kuaför kıvrak makas Mahmut’un kaprislerinden kurtulduk” diyorlar. Zaten şu virüs günleri geçsin artık bir kuaför açmak şart oldu.

49.GÜN
Millet yasaklı günler için alışveriş listeleri yaparken bazıları meydanı boş bulup başka listeler yapıyorlar; darbe olduğunda çoluk çocuk dinlemeden kimi asıp kimi kesecekleri ve hangi kadını kim alacak konusunda listeler havada uçuşuyor. İnsan bazen “Acaba ben hangisinin listesindeyim?” diye düşünmeden edemiyor. Televizyonlardan bangır bangır yayınlanırken bunlara bir şeyler söylemesi gereken RTÜK başkanı rapor alıp toplantıyı geçiştiriyor. Sonra da ceza vermeye niyeti olmadığını ama bunu yorumlayan habercilerin kanalını kapatabileceğini söylüyor. Kesinlikle sabrımız sınanmakta.

50.GÜN
Pedofiller, sübyancılar artık kendilerini gizlemeye hiç gerek duymuyor alınları açık bir şekilde yaptıklarının doğal bir şey olduğunu söylüyor hatta reklamlarını yapıyorlar. Ama onlara laf söyleyenler bir trolün ihbarı üzerine anında tutuklanıyorlar. Bu durumu da sabır sınavının bir parçası olarak görüyorum.

51.GÜN
Futbol federasyonu başkanı ligleri açmakta kararlı; tabii emir yukardan buyrulmuş olmasa sıkar biraz bu kadar rahat olmak. Virüs varsa bile onları ayırıp yolumuza devam ederiz, diyor; ölen ölür kalan sağlar bizimdir politikası. Aslında bu da yöntem tabii, virüs çıkan takım elenir son kalan takım da kupayı almaya hak kazanır. Başka bir yöntem daha olabilir tabii buradaki istenen amaç Katarlı kardeşin kanalına para kazandırmak değil mi? O zaman nasıl geçilmeyen köprünün parasını veriyorsunuz burada da izlenmeyen maçın parasını verin olsun bitsin.
Simon Kuper “Futbol Asla Sadece Futbol Değildir” diye bir kitap yazmış bazı arkadaşlar da pek beğenmişler bu sözü her yerde söyleyip duruyorlar, işin içine felsefi, politik bir sürü yorum katıyorlar. Hayır ben katılmıyorum benim için “Futbol sadece ve sadece futboldur” arkadaş. Benim için futbol, futbolcu formalarına ilan alındığı gün bitmiştir.

52.GÜN
Bilim kurulu üyelerinden biri salgını dizi filme benzetmiş, demiş ki; "Bu salgını başlayıp biten film gibi düşünüyorlar, oysa bu bir dizi film. Bazı bölümleri heyecanlı, bazı bölümleri sıkıcı, sönük olabilir. Şu an sıkıcı bölümüne, evresine geldiğimizi söyleyebilirim. Ama etkisini aynı hızda devam ettiriyor; bitmedi…" 
Gerçekten de uygun bir benzetme olmuş, kutlamak gerek. Özellikle bizim başlayıp da bir türlü bitmeyen 3-4 saat süren sündürüldükçe sündürülen dizilerimiz gibi.
Eskiden en fazla 50 dakika süren işler önce 80-90 dakikaya çıktı ona bu olmaz denilince de 180-190 dakikaya çıktı. Bitmek bilmiyor enfekte olmuş virüs gibi içinizi kemiriyor, nefes alamıyorsunuz bir türlü yoğun bakımlık oluyorsunuz, solunum cihazına bağlanıyorsunuz.
Mafya dizilerinde olduğu gibi bir bölümde kaç kişinin öldüğü belli değil.

53.GÜN
Pazar günleri 65 yaş üstüne 12-18 arası izin çıkınca sokaklardaki trafik epey arttı, herkes dışa-rıda: hepsi 65 mi gerçekten, yoksa arada 65 ayağına yatan var mı?
Herkese kimlik kontrolü zor, eh 65 üstü olunca yanında refakatçi hakkın da oluyor.
Bu pek alışık olmadığımız sahnelere neden oluyor; misal 65 üstü bir arkadaş yanında alacağı refakatçi için evde ihale açmış, en yüksek fiyatı veren refakatçi olacak. Oğlu, gelini, üç torunu, kuzenleri katılmışlar iş açık arttırmaya dönmüş rekor bir fiyata kuzenlerden biri refakatçi olmaya hak kazanmış. Arkadaş en güzel günlerinden birini yaşamış, kendini özel biri hissetmiş, koronaya dua edip duruyor.

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları