loading
close
SON DAKİKALAR

Eğitim sorunlarımızın sorumlusu dershaneler midir

Turgut Ünlü
Tarih: 05.11.2012

Turgut Ünlü yazıyor; '' dershaneleri kapatmak çözüm olmayacaktır''...

Dershaneleri bütün eğitim sorunlarının sorumlusuymuş gibi göstererek “günah keçisi” yapan çıkışlar, başta sektördeki öğretmen kökenli dershane sahipleri olmak üzere tüm dershane çalışanlarını yaralıyor. Dershaneleri kapatarak eğitimin bu sorunu çözülecekse dershane sahipleri bu fedakarlığı yapar, sınavlara hazırlık bölümlerini kapatır ama biliyoruz ki kapatmak çözüm olmayacaktır.

Ülkemizdeki dershanelerin yaygınlaşması, ortaya çıkış nedenleri sınavlar olmasa da merkezi sınavların varlığıyla artmıştır kuşkusuz. Ancak merkezi sınavların tamamen kalkması- en azından kısa dönemde olası görünmemekle birlikte- dershanelerin varlığını sürdürmeye engel olmayacaktır. Dünyadaki yönelim de biraz dershanelerin varlık nedenleri olan “özel ders alma” ihtiyacının giderek yaygınlaştığı yönündedir.

Dershanelere ihtiyaç; bir yanda örgün eğitimi destekleme biçiminde devam ederken diğer yanda örgün eğitimle karşılanamayan yeni alanlarda öğrenme ihtiyaçlarının ortaya çıkmasıyla sürmektedir. Öğrenmenin yaşam boyu bir süreci kapsadığını düşündüğümüzde ve eğitim- öğretim alanındaki ihtiyaçlar değişip çeşitlendikçe öğretim kurumları bu gereksinimleri karşılamaya yöneleceklerdir. Dershaneler de bu kurumlar içinde olacaktır.

Özel dershanelerin önemli bir bölümünün sınavlara hazırlık işlevi görmesi ve sınavların varlığı dershanelere talebi artırmaktadır. Bu durum yani dershanelere duyulan talep, asıl sorunların gizlenmesine de araç olmaktadır. Oysa asıl sorunların çözüme kavuşturulması gerekmektedir:

• Eğitim sisteminde mevcut haliyle eğitimin taraflarında istenen motivasyon sağlanamamıştır.

• Öğrenciler sadece bir üst okula hazırlık döneminde eğitim öğretime ilgi duymaktadır.

• Ortaöğretim kurumlarında; Fen Lisesi, Sosyal Bilimler Lisesi, Anadolu Lisesi gibi okulların gelecek hedefi büyük olan öğrenci gruplarından oluşması bu okulların daha çok tercih edilmesine neden olmakta ve bu okullara girişe ayrı önem yüklenmesine yol açmaktadır.

• Okullarda yapılan değerlendirme süreçleri nesnellikten uzak olduğu için seçim yapmada ayrıca merkezi ölçme yöntemlerine ihtiyaç duyulmaktadır.

• Aynı durum yükseköğretim için de geçerlidir ve iyi bir yükseköğretim kurumuna/ bölümüne geçmek iyi bir ortaöğretim kurumuna girmekle olasıdır.

• Yükseköğretime geçişte tüm öğrencileri yerleştirecek kapasite oluşturulsa bile statüsü yüksek bazı üniversitelere ya da bazı bölümlere giriş için de yoğun bir rekabet vardır. ( Ortadan kaldırılamayacak bu rekabet bile özel derse, dershanelere olan ihtiyacı devam ettirecektir.)

• Yapılması gerekenler de bu söylediklerimizin çözüme kavuşturulmasıdır.

Bunları kısaca:

• Okulların niteliğini yükseltmek ve okullar, bölgeler, iller, il içerisindeki yerleşim bölgeleri arası farklılıkları( öğretmen kalitesi, öğretmen sayısı, sınıf mevcudu, fiziksel altyapı) azaltarak talebi yönetmek

• Nicel olarak da talebi karşılayabilir olmak

• Okullarda nesnel ölçme değerlendirme ve yönlendirme sistemleri kurmak

• Ölçme ve değerlendirmeyi merkezi yapı içinde sürece yayarak yamak olarak sıralayabiliriz. 


* Özel dershaneler, çok bilinmese de eğitim sistemimizde önemli birçok sorunu çözme işlevi görmektedir. Bu bakımdan özel dershaneleri sistemin bir sorunu olarak değil, sorunların çözümünde kullanılabilecek bir alternatif olarak görmek gerekir.

* Dün özel dershanelerimizin açılıp yaygınlaşmasına neden olan koşullar/ etmenler bugün de ortadan kalkmış değildir.

* Biliyoruz ki okullarımız; bölgeler, iller hatta ilçe ve semtler arasında gerek alt yapı, donanım gerek insan kaynakları bakımından önemli farklılıklar taşımaktadır. Ve ebeveynler çocuklarına daha iyi gelecek sunmak istemekte, bunun yolunun daha iyi eğitim olanakları yakalamaktan geçtiği kabul edilmektedir.

* Ayrıca özel dershanelerin varlıklarını sadece eğitim sistemimizdeki nitelik farklarıyla açıklamak da yeterli olmamakta; pek çok seçkin ortaöğretim okulunda okuyan pek çok öğrenci de dershanelere devam etmektedir. Bu da dershanelerin yarattığı güven, saygınlık, kabul görme, işini iyi yapma gibi özellikleriyle toplum tarafından ihtiyaç olarak kabul edilip benimsenmeleriyle açıklanmaktadır.

Buna karşın her fırsatta adeta bir “dershane düşmanlığı” yaratılmakta, “dershaneler kaldırılmalı mı, kaldırılmamalı mı?” tartışması sürekli kılınmaktadır. 

Vişne Haber Ajansı

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları