loading
close
SON DAKİKALAR

Yerel Seçimin Söyledikleri

Yerel Seçimin Söyledikleri
Tarih: 04.05.2014 - 10:51
Kategori: Siyaset

Yıldırım Kaya; Seçim yenilgisini yaşayan partiler de ise gerçekçi bir değerlendirme henüz yapılmadı...

2014 Yerel seçimleri birçok tartışmayı geride bırakarak tamamlandı. Siyasi partiler seçim süreçlerini (Politik hat, aday belirleme, propaganda yapma, seçim çalışmaları ve örgütlenme yöntemleri vb.) değerlendirmek yerine sayısal sonuçlar üzerinden bir değerlendirme yapmaya başladılar.

Kimi partiler başarılarını kutlarken, kimi partiler ise kısmi oy artışı ile kendisini değerlendirmektedir. Seçim yenilgisini yaşayan partiler de ise gerçekçi bir değerlendirme henüz yapılmadı.

81 il, 919 ilçe ve 215 belde de yapılan belediye başkanlığı seçimlerinin sonuçlarına rakamsal olarak ve bölgesel olarak baktığımızda; AKP, 18 Büyük Şehir, 30 il, 561 ilçe ve 145 belde belediye başkanlığını, CHP, 6 Büyük Şehir, 8 il, 159 ilçe ve 17 belde, MHP 3 Büyük Şehir, 5 il, 106 ilçe ve 27 belde belediye başkanlığını, BDP ise, 3 Büyük Şehir, 8 il, 67 ilçe ve 11 belde belediye başkanlığı seçimlerini kazandı.

CHP bir bölgeye sıkışmış ve AKP’nin toplamda kazandığı başkanlıklarının dörtte birini ancak alabilmiştir. Oy oranında ise; AKP %43,3 - CHP %25,6 - MHP % 17,6 - BDP/HDP % 6,6 oy almışlardır.

Genel merkezin kendi koyduğu Aday belirleme kriterleri olan; Adayların erken belirlenmesi, aday eğitimlerinin yapılması ve adayların müracaatlarının kabulü için yerine getirilmesi gereken zorunlu şartlar gibi kesin belirtilen maddelerin yine genel merkez tarafından birçok ilde tamamı ya da bir kısmı çiğnenerek aday belirlemesi, il örgütlerini çaresiz bırakmıştır. Güçlü örgütlenmeye sahip olmayan il ve ilçe örgütleri kuralsızlıkların karşısında daha da güçsüzleşmişler ve kaçınılmaz yenilgi yaşanmıştır.

AKP’nin seçimler öncesi yaşadığı politik sorunlar en üst düzeye çıkmışken, kriz ortamı yönetilememiş yaşanan olumsuzlukları halka anlatmakta ve bunu oya dönüştürmekte ciddi sorunlar yaşanmıştır.

Seçimler genel olarak dört aşamada değerlendirilebilinir:
1- Seçim öncesi örgütsel ve politik hazırlıklar (Adayların belirlenmesi, il, ilçe ve beldenin sorunlarının tespiti, örgütlerin konumları, sandık çevresi örgütlenmesi)
CHP genel merkezi 2014 seçimlerine ilişkin olarak ilk defa erken sayılabilecek bir çalışma başlatmış ve aday belirlemede kendi hukuku içerisinde kurallar getirmiş, ancak kendi koyduğu kurallara ve adaylarını erken belirleme takvimine uymayarak ilk yanlışı yapmıştır.
Seçim gecesi sandıklarda yaşanmış sorunlar (Oy çalmalar, ıslak imzalı tutanakların alınmaması, seçmenlerin sandığa taşınmasında yaşanan sorunlar… vb.) seçimlerden aylar öncesinde SANDIK ÇEVRESİ örgütlenme zorunluluğunu açıklanmış olmasına rağmen bunun; il, ilçe ve belde örgütlerince hayata geçirilmemiş olması. İl, ilçe ve beldelerin sorunlarının gerçekçi bir biçimde tespit edilememesi, adayların zamanında belirlenmemiş olması,

2- Seçim propagandalarının, merkezi seçim bildirgesinden yoksun yürütülmesi ve de genel seçim yaşanıyormuşçasına bir çalışma içerisine girilmesi.

3- Adayların belirlenmesinden sonra örgütlerle adayın ortak çalışma yürüt(e)memesi, adayların belediye meclis üyeliklerini örgüte rağmen kendilerinin belirlemesi, kadın ve gençlik kotalarına asla uyulmaması. (Listenin geneli üzerinde uyulmuş gibi gösterilmesi, kadın adayların parti yöneticilerinin 60 yaş ve üzeri eşlerini usulen listeye yazması) Seçmenlerin neredeyse %55’nin kadın olduğu illerde seçilebilecek yerlerde hiçbir kadın ve genç aday gösterilmemesi. Belediye meclis üyeliklerinde bölge, meslek ve liyakat unsurlarına uyulmaması.

4- Mali işleyişlerin denetimsiz olması, sandık örgütlenmesinin son ana bırakılarak, halkın verdiği oylara sahip çıkıl(a)maması gibi sorunlar seçim sonuçlarını çok ciddi olarak etkilemiştir.

Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye’nin temel sorunlarına çözümler üretmekte yetersiz kaldığı için sadece yaşam tarzına ve yaşantısına müdahale kaygısı taşıyan kitleler, Cumhuriyeti tehlikede gören ve de AKP karşısında tutunacak bir dal olarak gördükleri CHP’yi, EGE ve TRAKYA bölgesine sıkışmış bir parti haline getirilmiştir. BDP nasıl ki sadece Kürt sorununda duyarlılık göstererek, Doğu ve Güney Doğuda başarılı olmuşsa, CHP’de; EGE ve TRAKYA bölgesinde başarılı olmuştur. BDP’yi Türkiye partisi değil diye eleştirenler, farklı nedenlerle CHP’yi de Türkiye partisi olmamakla eleştirebilirler.

AKP Türkiye’nin her bölgesinde ciddi bir varlık gösterirken, ana muhalefet partisi, iktidarın en yakın takipçisi CHP, bir bölgeye sıkışmış görülmektedir. Bu sıkışıklığı sadece AKP oyları çaldı, halkı sindirdi ve korkuttu diyerek açıklamak mümkün değildir. CHP Doğu ve Güney Doğu illerinde %1’i geçemeyen bir parti olmuş, İç Anadolu Bölgesinde ise %10’ları geçemeyen (Kırşehir ve Niğde hariç) Karadeniz Bölgesinde ise, %15’ler civarında seyreden bir parti konumuna gelmiştir.

Anadolu illerinde başarısız olan CHP, bu illerden büyük kentlere göç etmiş olan, Anadolu insanlarının yaşadığı metropol ilçelerinde de hiçbir başarı gösterememiştir. (Ankara’da; Mamak, Keçiören, Sincan, Etimesgut vb. İstanbul’da; Sultanbeyli, Beykoz, Tuzla, Esenyurt, Ümraniye… vb) Bu durum kırsal alana ilişkin CHP’nin politikasının olmaması ya da politikalarını halka anlatamamasını göstermektedir.

CHP Türkiye’nin temel sorunlarının başında gelen Kürt sorunu, Demokrasi sorunu, Özgürlükler sorunu, işsizlik sorunu, yoksulluk sorunu ve üretim sorunlarına ilişkin ya politikalar üretememiş ya da ürettiği politikaları kendi kadroları başta olmak üzere halka anlatamamıştır.

Yerelde ve genelde İKTİDAR olmak isteyen bir partinin öncelikle kendi örgütlerine ve üyelerine güven vermesi gerekir, daha sonrada bu güvenle halkı örgütlemesi gerekir. CHP bu güven ilişkisini bir türlü inşa edememiştir.
1946 yılında Demokrat Partinin başarılı olmasından sonra, CHP 1950 seçimlerinde de yenilgi yaşamış ve yenilgilerin nedenini politikasında bulduğundan; sağ ve dini söylemlere yönelmiş ama yine başarılı olamamıştır.

DP Adnan MENDERES ile “ YETER SÖZ MİLLETİN” diyerek iktidar olmuş, CHP Bülent ECEVİT ile “ TOPRAK İŞLEYENİN, SU KULLANANIN” sloganı ile % 42 oy almış ve iktidar olmuş, AKP Tayyip ERDOĞAN ile “ MİNARELER SÜNGÜMÜZ, CAMİLER KIŞLAMIZ……” diyerek On İki yıldır iktidarda.

CHP kendi değerlerine ve söylemlerine dönmediği sürece başarı elde edemediğini bu tarihi süreçlerde görmüş olmalıdır. Sağ politikalar ve sağ adaylarla girilen seçimlerden alınan sonuçlar, CHP’nin bu politikalarını yeniden değerlendirmesini gündeme getirmiştir. Cemaat, liberal, milliyetçi, ırkçı ve ayrıştırıcı olan yapılarla SOL bir İKTİDAR mümkün değildir.

Türkiye’nin emekten yana, SOL ve SOSYAL DEMOKRAT bir programa ihtiyacı dünden daha fazladır. CHP acilen SOL bir programla ve bu programa uygun kadrolarla halkın karşısına çıkmalıdır.

Sağ kulvar doludur, şimdi SOL kulvarda hız yapma zamanıdır. Bu düşünceden, halkı sağ-sol diye ayırmak anlaşılmamalıdır.

Ezilen, sömürülen, dışlanan, işsiz ve yoksul bırakılan halkımızın politik olarak ne düşündüğüne bakmadan, hepsini kucaklayan politikalar geliştirmek zaten SOL düşüncenin gereğidir.

CHP Bölge partisi konumunda hızla TÜRKİYE partisi konumuna geçmelidir. Bunun yolu öncelikle parti içi demokrasiyi hayata geçirmeyi, Demokrasi, Özgürlükler, Emeğin hakları, sendikalar ve sivil toplum örgütlerinin sorunlarına çözümler, geniş halk kitleleri ile birlikte örgütlenme ve üretmekle mümkündür.

Şimdi SOL zamanı, şimdi CHP zamanı

Yıldırım Kaya

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları