Yıldırım’ın görev yaptığı süre boyunca kamu ihalelerinde inşaat şirketleriyle kurulan ilişkiyi haritalayan Mülksüzleştirme ağlarının hazırladığı Ulaştırma Bakanlığı’nın ilişki ağı haritası şöyle;
ihale anatomisi">
Binali Yıldırım’ın torpilli şirketleri şaşırtmadı: Cengiz, Kolin, Limak
Bakanlığı mega yıkım projelerine imza atmakla geçen Binali Yıldırım; görev süresi boyunca 17-25 Aralık’ta ortalığa saçılan yolsuzluk belgelerinde yer alan AKP’nin yandaş/havuz şirketleri Cengiz, Kolin ve Limak’a çalıştı. Bu şirketler devletten en fazla proje alan şirketler oldu. Yıldırım’ın genel başkanlığı açıklanmadan önceki günlerde Kuzey Marmara Otoyolu’nun ihalesi de bu şirketlere verilmişti.
ihale anatomisi">
Hızlandırılmış tren faciasından Kuzey Ormanları’nın katlinde Binali Yıldırım başrolde
Binali Yıldırım Bakanlık yaptığı dönemde kalkınma adı altında hayata geçirdiği projelerdeki katliamlarla da tarihe geçti. Ankara-İstanbul arasında altyapısı iyi hazırlanmadan şov uğruna planlanan hızlandırılmış tren kaza yapmış, 41 kişinin ölümüne neden olmuştu. Bizzat Yıldırım’ın takip ettiği ve bittikten sonra “Yanlış bir projeydi ama yapmak zorundaydık” dediği Karadeniz Sahil Yolu da doğal kıyı çizgisini talan etti, sahille sahil gerisi arasında set oluşturması itibarıyla bölgede su taşkınlarının felaketlere dönüşmesine yol açtı. Yıldırım’ın son dönem Bakanlığı esnasında başlatılan ve İstanbul’un kuzey köylerini şantiye sahasına çeviren, su havzalarının, ormanlarının üzerine “mega proje” denilerek yerleştirilen 3. Havalimanı ve 3. Köprü projesi İstanbul’u geri dönüşü olmayacak ekolojik felakete sürüklüyor.
İnternette sansür ondan sorulur
Haziran İsyanı öncesinde interneti, sosyal medyayı kontrol altına almak üzere yasal düzenleme yapmaya girişen AKP iktidarının Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı olan Binali Yıldırım; internet ve sosyal medya kullanımı için “Kimse, ‘ben yazarım bir şey, çekilirim kenara’ demesin. O tuşa elinizi attığınız zaman, kaybolmuyor, iz bırakıyor. Önünde sonunda o gelir sizi bulur” demişti. Defalarca engellenen Twitter, yasaklanan muhalif siteler ve son olarak sosyal medya ortamındaki paylaşımlardan üretilen “Erdoğan’a hakaret suçu” kapsamındaki davalar, tutuklamalar Yıldırım’ın Bakanlık yaptığı dönemde başlatıldı.
(politeknik.org)