Atatürkçü Düşünce Derneği Adana Şubesi, Adana'nın Düşman işgalinden kurtuluşunun 95. Yıldönümü nedeniyle “Kurtuluş Gecesi” düzenledi.
Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Adana Şubesi, Adana'nın Düşman işgalinden kurtuluşunun 95. Yıldönümü nedeniyle Siyaset Bilimci-Yazar Doç Dr. Barış Doster'in onur konuğu olduğu “Kurtuluş Gecesi” düzenledi.
ADD Adana Şube Başkanı İsa Kayadan ve Yönetim Kurulu üyelerinin ev sahipliği yaptığı “Kurtuluş Gecesi”ne; CHP Adana Milletvekilleri Zülfikar İnönü Tümer, Elif Doğan Türkmen ve İbrahim Özdiş, Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Cemal Güngör, Adana Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Ramazan Akyürek, Seyhan Belediye Başkanı Zeydan Karalar, CHP Seyhan ilçe Başkanı Abeydullah Kolcu, CHP Çukurova ilçe Başkanı Yüksel Erdoğan, CHP Yüreğir ilçe Başkanı İsmet Yüksel ,Eğitim-İş 2. Nolu Şube Başkanı İrfan Irmak, Tarsus Eğitim-İş Şube Başkanı Kurtuluş Gezen, Tarsus ADD Şube Başkanı Banu Ertoprak, Kozan ADD Şube Başkanı Zihni Çubukçu, Beden Öğretmenleri Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Özgür Kaplan, ODATV yazarı Şenol Çarık ile Atatürkçüler katıldı.
Gecede konuşan Atatürkçü Düşünce Derneği Adana Şube Başkanı İsa Kayadan, Atatürkçülük ve Laiklik karşıtı söylemleri eleştirerek “Laiklik, toplum ve devlet yaşamının akla ve bilime dayatılmasıdır” dedi.
Laikliğin ve Atatürkçü düşüncenin önemine değinen Kayadan, “Laiklik her ne kadar din ve vicdan özgürlüğünü içerse de, din ve vicdan özgürlüğünün tanınmış olması, o toplumun düzeninin laik olduğu anlamına gelmez.Öyle olsaydı, Osmanlı da laikti denilebilirdi. Oysa Osmanlı laik değildi, sadece dinsel hoşgörü vardı. Oysa laiklik düzeni bütün din ve inançtan insanların eşit koşullarda aynı kurallara uymak durumunda bulundukları hiç kimseye dinsel ayrıcalık ve üstünlük tanımayan bir toplum düzenidir. Ülkemizde laiklik kurtuluş ve kuruluşla temellenmiştir. İnsanları kutuplaştırmadan ötekileştirmeden eşit bir birey haline getirmiştir. Toplumu birlikte tutma harcıdır, çimentosudur" dedi.
Kayadan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu bilgiler içerisinde laik eğitime müdahale etme onu temelden sarsmak, onun içini boşaltmaya çalışmak, bu toplumun temeline atılmış dinamit etkisi yapar. Eğitim öğretim birliği ortadan kalkar, çağdaş demokratik laik bilimsel ulusal eğitim ortadan kalkmaya başlar. Sonuç yine kutuplaştırma, yine ötekileştirme, kendi gibi düşünüp kendi gibi davranmayanı ya kendine baskıyla dönüştürme, ya da mahalle ve iktidar baskısıyla yaşam hakkını daraltma anlamına gelir. Bu baskıcı bir rejim demektir. Teokratik totaliter bir anlayıştır. Oysa bu anlayış özlediğimiz istediğimiz olması için mücadele ettiğimiz toplum barışını ortadan kaldırır. Laiklik birilerinin kafasında çok bir şey ifade etmese de bizim bu toplumda yaşam temelimizdir. Ortadan kaldırılmasına izin verilemez. Bütün müdahaleler tek tip insan yaratmak üzerinedir. Biat eden aklını, yüreğini, başkasına kiralayan kula kulluk eden anlayış, işte dün 15 temmuz karanlık kalkışmasını yapan anlayıştır. Bugün nasıl oluyor da 15 temmuz karanlık kalkışmasına karşı duranlar (Eğitim Bir Sen) bunu idrak edemiyor. Burada bir samimiyetsizlik var aynı anlayış dün 4+4+4 rantçı, gerici dayatmacı, eğitim sistemini önermişti. Bugün bu sistem tüm baskılara bütün kamufle edilmelere rağmen çökmüştür. 2015 PISA sonuçları bunu ortaya koymuştur. Karanlık saatlerde karanlık bir eğitim sistemini, bu toplum kaldıramaz. Bu toplumun var olma, yaşama, özgür birey olma ereğiyle taban tabana zıttır. Yasal değildir, medeni değildir, bilimsel değildir, barışçıl değildir."
Eğitim Bir-Sen'in “İnkılap tarihi ve Atatürkçülük dersi kalksın” açıklamasında da değinen Kayadan, "Ülkenin içinde bulunduğu ağır koşullara rağmen bugün “İnkılap tarihi ve Atatürkçülük dersi kalksın” demek provokatörlüktür, algı operasyonudur, gündem mühendisliğidir, iktidarın tüm başarısızlıkların üstünü örtmeye çalışmaktır. Bu öneriler akıl vicdan imbiğinden geçmemiş, talimatla verilmiş, sözde çok seslilik aldatmacasıdır. Aslında bugünkü hükümet yetkilileri bu talihsiz açıklamaları yapan kişi ve kurumları bir bir gözden geçirmelidir. Bugün Türkiye Cumhuriyeti halkı büyük önder Mustafa Kemal Atatürk'e ve kuvayi milliye mücadelesi veren Türkiye halkına kurtuluş ve kuruluş için borçludur. Bu ahde vefasızlığı bu nankörlüğü duymazdan görmezden geleceğimizi kimse sakın düşünmesin. Biz susuyorsak toplum barışı içindir, korku seline kapıldığımız için değil. Bu ağır koşullarda milli ve temel değerlerimize yapılmış bir saldırıdır, kınıyoruz. Demokratik hukuksal mücadelemiz sürecek. Eşgüdüm içerisinde Atatürk'ün eserlerine dil ve tarih bilincimize saldırma projelerine yenik düşmeyiz” diye konuştu.
SONAY “ROTAMIZ ATATÜRK'ÜN YOLUDUR”
Konuşmanın ardından ADD Adana Gençlik Kolları Başkanı Alihan Sonay, kısa bir konuşma yaparak, Atatürkçü gençlerin düşüncelerini paylaştı. Sonay, Atatürkçü gençlerin rotasının belli olduğunu ifade ederek,” Vazifemiz bellidir. Bir dakika bile düşünmeye gerek yoktur. Muhtaç olduğumuz kudret Atamızın gözlerinin ışıldayan mavisinde gizlidir” dedi.
Atatürkçü gençler daha sonra şiirler okudu.
Daha sonra kürsüye gelen Kurtuluş Gecesinin onur konuğu olan Siyaset Bilimci ve Yazar Doçent Dr. Barış Doster,”Cumhuriyet Kazanımları”, “Kuvva-i Milliyenin önemi” ve Atatürkçü dış politika” konularında fikirlerini aktardı.
Vişne Haber Ajansı